<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>izmir mali müşavir | Frekans İzmir YMM Şirketi</title>
	<atom:link href="https://frekansdenetim.com.tr/tag/izmir-mali-musavir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://frekansdenetim.com.tr</link>
	<description>Frekans Yeminli Mali Müşavirlik ve Denetim A.Ş.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 06 Dec 2025 22:29:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/cropped-favicon_frekans_2-32x32.png</url>
	<title>izmir mali müşavir | Frekans İzmir YMM Şirketi</title>
	<link>https://frekansdenetim.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">175343373</site>	<item>
		<title>Yurt Dışında Yapılan Taşeron İnşaata İlişkin Vergisel İstisnalar</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/3385-2yurt-disi-insaatlarda-vergisel-tesvikler/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=3385-2yurt-disi-insaatlarda-vergisel-tesvikler</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Oct 2024 15:13:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Özelgeler]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=3385</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yurt dışında yapılan taşeron inşaatla ilgili faturanın  Türkiye&#8217;deki ana ortak olan firmaya kesilmesinde KV, KDV ve damga vergisinden muaf olup olmadığı hk.T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI KOCAELİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü) Sayı : B.07.1.GİB.4.41.15.01-KVK-2010/13-136    12/09/2011 Konu : Yurt dışında yapılan taşeron inşaatla ilgili faturanın  Türkiye&#8217;deki ana ortak olan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3385-2yurt-disi-insaatlarda-vergisel-tesvikler/">Yurt Dışında Yapılan Taşeron İnşaata İlişkin Vergisel İstisnalar</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="size-thumbnail wp-image-3695 alignleft" src="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/images-23-150x150.jpeg" alt="" width="150" height="150" srcset="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/images-23-150x150.jpeg 150w, https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/images-23-90x90.jpeg 90w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /></p>
<p><strong style="font-size: 14px;"><span style="font-size: 16px;">Yurt dışında yapılan taşeron inşaatla ilgili faturanın  Türkiye&#8217;deki ana ortak olan firmaya kesilmesinde KV, KDV ve damga vergisinden muaf olup olmadığı hk.</span></strong><strong style="text-align: center;">T.C.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI</strong><br />
<strong>KOCAELİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI</strong><br />
<strong>(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sayı : B.07.1.GİB.4.41.15.01-KVK-2010/13-136    12/09/2011</p>
<p style="text-align: justify;">Konu : Yurt dışında yapılan taşeron inşaatla ilgili faturanın  Türkiye&#8217;deki ana ortak olan firmaya kesilmesinde KV, KDV ve damga vergisinden muaf olup olmadığı hk..</p>
<p style="text-align: justify;">İlgide kayıtlı özelge talebiniz ile Libya&#8217;da inşaat işi yapan Türk ortaklı bir firmaya taşeron olarak hizmet vereceğinizi ve Libya&#8217;daki mevzuat gereği inşaatı yapacak firmanın Türk ortak haricinde hizmet alamaması nedeniyle Türkiye&#8217;deki ana ortaklık Libya&#8217;ya mal ve hizmet faturası kesebildiği için taşeron olarak şirketinizin de Türkiye&#8217;deki bu firmaya yurt dışı inşaatla ilgili fatura kesmek zorunda olduğunu belirterek, bu koşullarda yurt dışındaki inşaat işinden elde edeceğiniz kazancın kurumlar, katma değer ile damga vergisi muafiyeti olup olmadığı hususunda bilgi istenilmektedir.</p>
<h2 style="text-align: justify;">KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN</h2>
<p style="text-align: justify;">Bilindiği üzere, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde; yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanarak Türkiye&#8217;de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazançlar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer taraftan, konuyla ilgili olarak 03.04.2007 tarih ve 26487 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin &#8220;5.9. Yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançlarda istisna&#8221; başlıklı bölümünde;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ile yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanarak Türkiye&#8217;de genel sonuç hesaplarına aktarılan kazançlar, herhangi bir koşula bağlanmaksızın kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Benzer şekilde, anılan fıkranın (h) bendi ile de yurt dışında bulunan işyerleri veya daimi temsilcileri aracılığıyla yapılan ve yurt dışında vergilendirilen inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançların (vergi yükü oranına bakılmaksızın), ayrıca yurt içinde de vergilendirilmesinin önüne geçilmesi amacıyla bu kazançlar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu istisnanın uygulanması açısından, yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançların Türkiye&#8217;ye getirilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Söz konusu kazançların Türkiye&#8217;de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilmesi istisnadan yararlanılması</p>
<p style="text-align: justify;">için yeterlidir  &#8220;</p>
<p style="text-align: justify;">açıklamaları yapılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Buna göre, yurt dışında elde edilen kazançların kurumlar vergisinden istisna tutulabilmesi için,</p>
<ul>
<li style="text-align: justify;">Yapılan işin bir inşaat, onarım ve montaj işi ile teknik hizmet olması,</li>
<li style="text-align: justify;">Bu işlerin işyerleri veya daimi temsilciler vasıtasıyla yabancı bir ülkede yapılmış olması,</li>
<li style="text-align: justify;">Bu işlerden elde edilen kazancın yurtdışında vergilendirilmiş ve Türkiye&#8217;de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilmiş olması,</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca, yurt dışındaki inşaat ve onarım işlerinin Türkiye&#8217;de mukim bir firmanın yurt dışındaki bir şubesine ya da bir yabancı ülke firmasına taahhüt edilmiş olması sözü edilen faaliyetten elde edilecek kazancın kurumlar vergisinden istisna tutulmasına engel teşkil etmeyecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu açıklamalara göre, yurt dışında yapılan söz konusu inşaat ve onarım işiyle ilgili olarak şirketinizce elde edilecek olan kazançların kurumlar vergisinden müstesna tutulmasına engel bulunmamaktadır. Ancak, bahse konu ülkede yapılacak taahhüt işinden elde edilecek kazancın anılan istisnadan yararlanabilmesi için, şirketinizce bu işe ilişkin düzenlenecek faturalara yurt dışında yapılan bir iş için olduğuna ilişkin şerh konulması, düzenlenen bu faturanın da yalnızca yurt dışı inşaat işlerine ilişkin kazancın tespitinde dikkate alınarak Türkiye&#8217;deki kazancın tespitine ilişkin kayıtlarda izlenmemesi ve Türkiye&#8217;deki kazancın tespitinde dikkate alınmaması; bahse konu işin yurt dışında şirketinizce taahhüt edilerek yapıldığının ilgili makamlardan alınacak belgelerle tevsik edilmiş olması gerekir.</p>
<h2 style="text-align: justify;">KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN</h2>
<p style="text-align: justify;">3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; Türkiye&#8217;de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; (5766 sayılı Kanunun 12/e maddesiyle değişen bent Yürürlük; 06.06.2008) ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler, serbest bölgedeki müşteriler için yapılan fason hizmetler ve karşılıklı olmak şartıyla uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışındaki müşteriler için Türkiye&#8217;de verilen roaming hizmetleri katma değer vergisinden istisna edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Öte yandan anılan Kanunun 12 inci maddesinde ise, bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için; teslimin yurt dışındaki bir müşteriye veya bir serbest bölgedeki alıcıya ya da yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılması veya malların yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdi edilmesi gerektiği, yurt dışındaki müşteri tabirinin de; ikametgâhı, işyeri, kanunî ve iş merkezi yurt dışında olan alıcılar ile yurt içinde bulunan bir firmanın yurt dışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren şubelerini ifade edeceği, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için; hizmetlerin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer taraftan; 4 seri no.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğine göre,</p>
<p style="text-align: justify;">Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca da bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için;</p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"> Teslimin yurt dışındaki bir müşteriye yapılması,</li>
<li style="text-align: justify;">Teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti gümrük hattından geçerek bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olmalı ya da yetkili gümrük antreposuna konulması,</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca 12 nci maddenin ikinci fıkrasında; yurt dışındaki müşteri kavramına açıklık getirilmiş ve söz konusu kavramın tanımı yapılmıştır. Bu tanımlamaya göre yurt dışındaki müşteri kavramından anlaşılması gereken ikametgahı, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında olan alıcılar ile yurt içinde bulunan firmanın yurt dışında kendi adına müstakil olarak faaliyet gösteren şubeleridir. Öte yandan bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için de;</p>
<ul>
<li style="text-align: justify;">Hizmetlerin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması,</li>
<li style="text-align: justify;">Hizmetten yurt dışında faydalanılması, zorunludur.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca, 60 sıra no.lu KDV Sirkülerinde belirtildiği üzere, Türkiye&#8217;deki bir mükellefin yurt dışında yaptığı inşaat, onarım, montaj işlerinin Türkiye&#8217;de ifa edilmemesi veya bu hizmetlerden Türkiye&#8217;de faydalanılmaması durumunda KDV&#8217;nin konusuna girmediği belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Buna göre, söz konusu faaliyetinizden dolayı firmanızca yapılacak işlemlerde yukarıdaki açıklamalara göre hareket edilmesi gerekmekte olup, yurt dışında yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinin konusuna girmeyeceği tabiidir.</p>
<h2 style="text-align: justify;">DAMGA VERGİSİ YÖNÜNDEN</h2>
<p style="text-align: justify;">488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, yabancı memleketlerle Türkiye&#8217;deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtların, Türkiye&#8217;de resmi dairelere ibraz edildiği, üzerine devir veya ciro işlemleri yürütüldüğü veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalanıldığı takdirde vergiye tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Buna göre, damga vergisi açısından görüş verilebilmesi için somut olaya ilişkin düzenlenen kağıdın görülmesi gerekmektedir</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3385-2yurt-disi-insaatlarda-vergisel-tesvikler%2F&amp;linkname=Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yap%C4%B1lan%20Ta%C5%9Feron%20%C4%B0n%C5%9Faata%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20Vergisel%20%C4%B0stisnalar" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3385-2yurt-disi-insaatlarda-vergisel-tesvikler%2F&amp;linkname=Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yap%C4%B1lan%20Ta%C5%9Feron%20%C4%B0n%C5%9Faata%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20Vergisel%20%C4%B0stisnalar" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3385-2yurt-disi-insaatlarda-vergisel-tesvikler%2F&amp;linkname=Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yap%C4%B1lan%20Ta%C5%9Feron%20%C4%B0n%C5%9Faata%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20Vergisel%20%C4%B0stisnalar" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3385-2yurt-disi-insaatlarda-vergisel-tesvikler%2F&amp;linkname=Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yap%C4%B1lan%20Ta%C5%9Feron%20%C4%B0n%C5%9Faata%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20Vergisel%20%C4%B0stisnalar" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3385-2yurt-disi-insaatlarda-vergisel-tesvikler%2F&amp;linkname=Yurt%20D%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20Yap%C4%B1lan%20Ta%C5%9Feron%20%C4%B0n%C5%9Faata%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20Vergisel%20%C4%B0stisnalar" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3385-2yurt-disi-insaatlarda-vergisel-tesvikler/">Yurt Dışında Yapılan Taşeron İnşaata İlişkin Vergisel İstisnalar</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3385</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İlan ve Reklam Vergisi</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/3355-2-ilan-ve-reklam-vergisi-tarhiyat-usulleri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=3355-2-ilan-ve-reklam-vergisi-tarhiyat-usulleri</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Sep 2024 08:02:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Özelgeler]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[ymm izmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=3355</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlan ve reklam vergisi  ve yoklama fişine istinaden tarh edilen vergi ile ilgili Danıştay Vergi Dava Daire Kurulunun kararına aşağıda yer verilmiştir. T.C. DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas : 2022/405 Karar : 2024/92 Tarih : 14.02.2024 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : &#8230;Belediye Başkanlığı &#8211; &#8230; VEKİLİ : Av. &#8230; KARŞI [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3355-2-ilan-ve-reklam-vergisi-tarhiyat-usulleri/">İlan ve Reklam Vergisi</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;"><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-2603 alignleft" src="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/296-2963400_hammer-gavel-auction-gavel-hd-png-download-300x283.png" alt="" width="300" height="283" srcset="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/296-2963400_hammer-gavel-auction-gavel-hd-png-download-300x283.png 300w, https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/296-2963400_hammer-gavel-auction-gavel-hd-png-download-768x725.png 768w, https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2021/02/296-2963400_hammer-gavel-auction-gavel-hd-png-download.png 860w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></strong></h2>
<p style="text-align: left;"><strong><br />
</strong>İlan ve reklam vergisi  ve yoklama fişine istinaden tarh edilen vergi ile ilgili Danıştay Vergi Dava Daire Kurulunun kararına aşağıda yer verilmiştir.</p>
<pre style="text-align: center;"><strong>
T.C.</strong>
<strong>DANIŞTAY</strong>
<strong>VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU</strong></pre>
<p style="text-align: justify;"><strong>Esas : 2022/405</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Karar : 2024/92</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tarih : 14.02.2024</strong></p>
<p style="text-align: justify;">TEMYİZ EDEN (DAVALI) : &#8230;Belediye Başkanlığı &#8211; &#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">VEKİLİ : Av. &#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">KARŞI TARAF (DAVACI) : İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde . Uluslararası Fuarcılık ve Ticaret Anonim Şirketi</p>
<p style="text-align: justify;">İSTEMİN KONUSU :. Vergi Mahkemesinin . tarih ve E:., K:. sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>
<h2 style="text-align: justify;">YARGILAMA SÜRECİ :</h2>
<p style="text-align: justify;">Dava konusu istem: Davacı adına 23/09/2014 ve 29/09/2014 tarihli ihbarnamelerle tebliğ edilen 2014 yılına ilişkin olarak idarece tarh edilen ilan ve reklam vergileri, damga vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.</p>
<h2 style="text-align: justify;">. Vergi Mahkemesinin . tarih ve E:., K:. sayılı kararı:</h2>
<p style="text-align: justify;">2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu&#8217;nun &#8220;Belediye Vergileri&#8221; başlıklı birinci kısmının &#8220;İlan ve Reklam Vergisi&#8221; başlıklı ikinci bölümünün &#8220;Konu&#8221; başlıklı 12. maddesinde &#8220;Belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklam, İlan ve Reklam Vergisine tabidir.&#8221; kuralına yer verilmiştir. Kanun&#8217;un &#8220;Mükellef ve sorumlu&#8221; başlıklı 13. maddesinde &#8220;İlan ve Reklam Vergisinin mükellefi, yurt dışından gönderilen ilan ve reklamlar dahil olmak üzere, ilan ve reklamı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzel kişilerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">İlan ve reklam işlerini mutat meslek olarak ifa edenler, başkaları adına yaptıkları ilan ve reklamlara ait vergileri mükellefler adına ilgili belediyeye yatırmaktan sorumludurlar.” kuralı yer almıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı Kanun&#8217;un &#8220;Verginin tarhı ve ödenmesi&#8221; başlıklı 16. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ise şu şekildedir:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Vergiye tabi ilan ve reklamlarda, ilan ve reklam işinin mükellefçe yapılması halinde ilan veya reklam işinin yapılmasından önce mükellef tarafından, ilan ve reklam işinin bu işi mutad meslek olarak ifa edenler tarafından yapılması halinde ilan ve reklam işini yapanlarca ilan veya reklamın yapıldığı ayı takip eden ayın 20 nci günü akşamına kadar verilecek beyanname üzerine, tarh ve tahakkuk ettirilir. Beyannameler vergi tarifesinin 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 ncı bentlerinde yazılı ilan ve reklamlarda bunların yayınlandığı, dağıtıldığı veya teşhir edildiği mahallin belediyesine verilir.</p>
<p style="text-align: justify;">İlan ve Reklam Vergisi, beyanname verme süresi içinde ödenir. Şu kadar ki belediye meclisleri vergi tarifesinin 1, 2 ve 4 üncü bentlerinde yazılı yıllık ilan ve reklamlara ait vergileri, yılı içinde, iki eşit taksitte almaya yetkilidirler.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 127. maddesinde, yoklamadan maksadın mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmek olduğu kurala bağlanmış; Kanun&#8217;un 131. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise yoklama neticelerinin tutanak mahiyetinde olan &#8220;yoklama fişine&#8221; geçirileceği, bu fişlerin yoklama yerinde iki nüsha tanzim olunarak tarihleneceği, bulunursa nezdinde yoklama yapılan veya yetkili adamına imza ettirileceği; bunlar bulunmaz veya imzadan çekinirlerse keyfiyetin fişe yazılacağı ve yoklama fişinin polis, jandarma, muhtar veya ihtiyar meclisi üyelerinden birine imzalattırılacağı öngörülmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;">18/09/2014-21/09/2014 tarihleri arasında davacı şirket tarafından organize edilen fuara ilişkin olarak tanzim olunan &#8230; tarih ve &#8230; sayılı yoklama fişi ile tespit edilen fuar alanında katılımcı firmalar tarafından yapılan ışıksız geçici ilan ve reklamlar ile katılımcılar tarafından yapılan söz konusu tanıtımlardan doğan vergilerden, 2464 sayılı Kanun&#8217;un 13. maddesinin ikinci fıkrası gereği fuar düzenleyicisi olan davacı şirketin sorumlu olduğundan bahisle davacı adına 2014 yılı için tarh edilen ilan ve reklam vergileri ile bu vergilerin bir kısmına bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle işbu dava açılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Olayda, 18/09/2014 tarihli yoklama fişi, yoklama yapılan yerde nezdinde yoklama yapılan veya yetkili adamı bulunmaz veya imzadan çekinirse bilahare mahalle muhtarına (veya diğer ilgililere) imzalatılacağı hükmüne aykırı biçimde tanzim edilmiştir. Zira anılan tutanak, davacı şirket temsilcisinin veya çalışanının bilgi, ifade veya imzasına başvurulduğu şeklinde bir şerhe yer verilmeksizin mahalle muhtarına imzalatılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda tarhiyatın dayanağı yoklama fişinin, yoklama yapılan iş yerinde davacının çalışanlarının imzadan çekildiğine ilişkin bir tespite yer verilmeksizin mahalle muhtarına imzalatılarak tutanak haline getirilmesi karşısında anılan tutanağın bu haliyle hukuken yapılmış bir tespit içerdiğinden söz edilmesi mümkün değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Açıklanan nedenlerle, anılan yoklama fişine dayanılarak tarh edilen vergi ve kesilen cezalarda hukuki isabet bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle vergi ve cezaları kaldırmıştır.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 19/11/2019 tarih ve E:2016/16625, K:2019/5976 sayılı kararı:</h2>
<p style="text-align: justify;">Uyuşmazlığın çözümü için 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu&#8217;nun 13. maddesi ile 213 sayılı Kanun&#8217;un 127, 129, 131 ve 132. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 129. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, yoklama yapanların elinde yoklama yetkilerini gösteren fotoğraflı resmi bir vesikanın bulunacağı, yoklama yapanların bu vesikayı, kendilerinden sorulmasa bile, nezdinde yoklama yapılan kimseye gösterecekleri, aynı Kanun&#8217;un 132. maddesinin birinci fıkrasında ise yoklama fişlerinin birinci nüshasının yoklaması yapılan şahıs veya yetkili adamına bırakılacağı, bunlar bulunmazsa bilinen adresine yedi gün içinde posta ile gönderileceği hükme bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Uyuşmazlık &#8230; tarih ve &#8230; sayılı yoklama tutanağına dayanılarak, 18/09/2014 ve 21/09/2014 tarihleri arasında davacı şirket tarafından organize edilen fuar alanında katılımcı firmalar tarafından yapılan ışıksız geçici ilan ve reklamlar ile tanıtımların ilan ve reklam vergilerinin davalı belediyeye ödenmesinden 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu&#8217;nun 13. maddesinin ikinci fıkrası gereğince davacı şirketin sorumlu olduğundan bahisle, davacı adına 2014 yılı için tarh edilen ilan ve reklam vergileri ile buna bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.</p>
<p style="text-align: justify;">Olayda, dosyada bulunan 24/10/2014, 31/10/2014 ve 08/11/2014 tarihli yoklama tutanaklarının incelenmesinden, davacı şirket yetkililerince yoklama memurlarının denetim ve tespit yapmak amacıyla yürüttükleri kamu görevini yerine getirmesine engel olunduğu ve şirket yetkililerinin yoklama tutanaklarına imza atmaktan imtina ettikleri hususları birlikte dikkate alındığında mahkeme kararında yazılı yoklama tutanaklarının usulüne uygun düzenlenmediği yolundaki gerekçe kabul edilir nitelikte görülmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle davanın esası incelenerek karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından vergi mahkemesince, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Daire bu gerekçeyle temyize konu kararı bozmuş; davacının karar düzeltme istemini reddetmiştir.</p>
<h2 style="text-align: justify;">&#8230; Vergi Mahkemesinin &#8230; tarih ve E:&#8230;, K:&#8230; sayılı ısrar kararı:</h2>
<p style="text-align: justify;">24/10/2014, 31/10/2014 ve 08/11/2014 tarihli tutanaklarda yoklama memurlarının denetim ve tespit yapmak amacıyla yürüttükleri kamu görevini yerine getirmelerine engel olunduğu ve şirket yetkililerinin yoklama tutanaklarına imza atmaktan imtina ettikleri hususları tespit edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dava konusu ihbarnamelerin dayanağının 18/09/2014 tarihli yoklama fişi olduğu, davacı şirket tarafından organize edilen fuarın 18/09/2014 ve 21/09/2014 tarihlerinde gerçekleştirildiği ve ihbarnamelerin de 23/09/2014 ve 29/09/2014 tarihlerinde düzenlendiği görülmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;">Anılan fuarın gerçekleştirildiği ve ihbarnamelerin düzenlendiği tarih itibarıyla davacı şirket yetkililerinin, yoklama memurlarının denetim ve tespit yapmak amacıyla yürüttükleri kamu görevini yerine getirmesine engel olduğuna ilişkin bir tespit bulunmadığından, söz konusu 24/10/2014, 31/10/2014 ve 08/11/2014 tarihli tutanaklar esas alınmak suretiyle hukuken geçerli bir yoklama yapıldığından bahsedilmesine olanak bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi Mahkemesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle ısrar etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tarhiyatın dayanağı olan 18/09/2014 tarihli yoklamanın yapılmasının davacının çalışanları tarafından engellendiği, bu yoklama esnasında şirket yetkilisinin olay yerinde bulunmaması nedeniyle kendisinden gerekli bilginin alınamadığı ve imzasına başvurulamadığı, davacının çalışanları tarafından da ilgili tutanağın imzalanmaması üzerine bu tutanağın mahalle muhtarına imzalatıldığı, bu hususların ayrıca yetkili memurlarca 20/09/2014 tarihinde tanzim edilen tutanakla da tespit edildiği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.</p>
<h2 style="text-align: justify;">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ .&#8217;İN DÜŞÜNCESİ:</h2>
<p style="text-align: justify;">Dava konusu vergi ve cezalar, 18/09/2014 ve 27/09/2014 tarihli yoklama fişlerine dayanmaktadır. Anılan yoklama fişleriyle 18-21 Eylül 2014 ve 25-28 Eylül 2014 tarihleri arasında yapılan fuarlarda, vergiyi doğuran olaya ilişkin birtakım tespitler yapılmıştır. Anılan yoklama fişleri ilgili mahalle muhtarı ve yetkili memurlarca imza altına alınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">İlgili yoklama fişlerinde yoklama yapılan yerde davacının yetkilisinin veya çalışanının bulunmadığı veya imzadan çekindiği, bu nedenle tutanakların mahalle muhtarına imzalatıldığına dair herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak 20/09/2014, 17/10/2014, 24/10/2014, 31/10/2014, 08/11/2014 tarihli tutanaklarda tespit edildiği üzere yoklama memurlarınca ilgili fuar alanında karşılaşılan fiili güçlük nedeniyle denetimin yapılamaması, şirket yetkililerince veya çalışanlarınca 17/10/2014 tarihli tutanak hariç diğer tutanaklara imza atmaktan imtina edilmesi, şirket yetkilisince imzalanan 17/10/2014 tarihli tutanakta ise yoklama memurlarının ilgili fuar alanına alınmadığının tespit edilmesi birlikte dikkate alındığında, davacı tarafından ilgili müessesenin durumunu ve çalışma yerini yoklama memuruna göstermek, memurun müessesede tespit yapmasını sağlamak ve yoklama ile ilgili her türlü izahatı vermek gibi denetimden kaynaklanan bilgi verme ödevinin yerine getirilmediği sonucuna varılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle davacı tarafından anılan ödevlerin yerine getirilmemesi nedeniyle yoklama fişlerinin tarh edilen vergi ve kesilen cezalara dayanak alınabilecek nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda, 213 sayılı Kanun&#8217;un mükerrer 30. maddesi uyarınca tarh edilen vergi ve Kanun&#8217;un 364. maddesi kesilen cezanın dayanağı yoklama fişlerinin içerdiği tespitlerin ve tarhiyat hesabının 2464 sayılı Kanun&#8217;un 15. maddesinde yer alan kurallara uygun olarak belirlenip belirlenmediği değerlendirilmek, ayrıca vergilendirmenin mükerrer nitelikte olup olmadığı incelenmek (dava konusu cezalı tarhiyatın bir kısmının dayandığı 18/09/2014 tarihli yoklama fişine istinaden başka bir tarhiyat daha yapılmış olup bu vergi ve cezalara karşı &#8230; Vergi Mahkemesinin E:&#8230; sayılı dosyasında dava açılmıştır) ve damga vergisi yönünden hukuka uygunluk denetimini yapmak suretiyle karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>
<p style="text-align: justify;">Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>
<h2 style="text-align: justify;">İNCELEME VE GEREKÇE :</h2>
<h2 style="text-align: justify;">MADDİ OLAY:</h2>
<p style="text-align: justify;">İşbu dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler şu şekildedir:</p>
<p style="text-align: justify;">23/09/2014 ve 29/09/2014 tarihli ihbarnameler içeriği vergi ve cezalar sırasıyla 18/09/2014 ve 29/09/2014 tarihli yoklama fişlerine dayanmaktadır. 18-21 Eylül 2014 ve 25-28 Eylül 2014 tarihleri arasında gerçekleşen fuarlarda yapılan yoklamalarda düzenlenen 18/09/2014 ve 29/09/2014 tarihli yoklama fişleriyle ilan ve reklamlara ilişkin tespit edilen hususlar tutanak altına alınmış ve bu yoklama fişleri mahalle muhtarına imzalatılmıştır. Her iki yoklama fişinde, yoklama yapılan yerde davacının yetkilisinin veya çalışanının bulunmadığı veya imzadan çekindiklerine dair herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. 18-21 Eylül 2014 tarihli fuar devam ederken, 20/09/2014 tarihinde yoklama yapmak amacıyla yeniden iş yerine gidilmiş ancak şirket yetkililerince yoklama yapılmasına engel olunması nedeniyle yoklama yapılamamış ve bu hususlara yönelik tespitler fuar görevlisinin imzadan imtina ettiği şerhiyle tutanak altına alınmıştır. 17/10/2014, 24/10/2014, 31/10/2014, 08/11/2014 tarihlerinde de 20/09/2014 tarihinde gerçekleşen olaylara benzer olayların meydana gelmesi nedeniyle yoklama yapılamamış ve bu duruma yönelik tespitleri içeren tutanaklar, 17/10/2014 tarihli tutanak hariç, şirket yetkililerince veya çalışanlarınca imzadan imtina ettiği şerhiyle düzenlenmiştir. 17/10/2014 tarihinde düzenlenen tutanak ise ilgili yetkililerce imzalanmıştır.</p>
<h2 style="text-align: justify;">İLGİLİ MEVZUAT:</h2>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun &#8220;Verginin idarece tarhı&#8221; başlıklı mükerrer 30. maddesi şu şekildedir:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Verginin idarece tarhı; 29 uncu ve 30 uncu maddeler dışında kalan hallerde, mükelleflerin verginin tarhı için vergi kanunları ile muayyen zamanlarda müracaat etmemeleri veya aynı kanunlarla kendilerine tahmil edilen mecburiyetleri yerine getirmemeleri sebebiyle zamanında tarh edilemiyen verginin kanunen belli matrahlar üzerinden idarece tarh edilmesidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu takdirde vergi, 131 inci madde mucibince tanzim edilen yoklama fişine müsteniden tarh olunur.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu şekilde tarh olunan vergilerle cezalarına ilişkin ihbarnameler bir taraftan, mükellefin bilinen adresine posta ile yollanır; diğer taraftan mükellefin adını, soyadını, hesap numarasını, işini, adresini tarh edilen verginin ve kesilen cezanın miktar ve cinsini gösterir bir ilan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılır.</p>
<p style="text-align: justify;">İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tesbit olunur.</p>
<p style="text-align: justify;">(Değişik: 23/6/1982-2686/6 md.) Verginin tahakkuku ve cezanın kesinleşmesi için geçmesi gereken vergi mahkemesinde dava açma süresi; mükellefin bilinen adresinde tebligat yapıldığı hallerde tebliğ tarihinden, aksi halde tutanakla tespit olunan ilan tarihinden başlar.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Kanun&#8217;un 127. maddesinde, yoklamadan maksadın mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmek olduğu kurala bağlanmış, Kanun&#8217;un &#8220;Yoklama fişi&#8221; başlıklı 131. maddesinde ise yoklama neticelerinin tutanak mahiyetinde olan &#8220;yoklama fişine&#8221; geçirileceği, bu fişlerin yoklama yerinde iki nüsha tanzim olunarak tarihleneceği, bulunursa nezdinde yoklama yapılan veya yetkili adamına imza ettirileceği, bunlar bulunmaz veya imzadan çekinirlerse keyfiyetin fişe yazılacağı ve yoklama fişinin polis, jandarma, muhtar veya ihtiyar meclisi üyelerinden birine imzalatılacağı hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca Kanun&#8217;un &#8220;Yoklama neticelerinin bildirilmesi&#8221; başlıklı 132. maddesinde, yoklama fişlerinin birinci nüshasının yoklaması yapılan şahıs veya yetkili adamına bırakılacağı, anılan şahısların bulunmaması halinde anılan fişin bilinen adresine yedi gün içinde posta ile gönderileceği kurala bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı Kanun&#8217;un &#8220;Cezayı gerektiren olayın tesbiti&#8221; başlıklı 364. maddesinde &#8220;Vergi cezalarını gerektiren olaylar vergi dairelerince veya yoklamaya ve vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından tesbit olunur.&#8221; şeklinde kurala yer verilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu&#8217;nun &#8220;Belediye Vergileri&#8221; başlıklı birinci kısmının &#8220;İlan ve Reklam Vergisi&#8221; başlıklı ikinci bölümünün &#8220;Konu&#8221; başlıklı 12. maddesinde &#8220;Belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklam, İlan ve Reklam Vergisine tabidir.&#8221; kuralına yer verilmiştir. Kanun&#8217;un &#8220;Mükellef ve sorumlu&#8221; başlıklı 13. maddesinde “İlan ve Reklam Vergisinin mükellefi, yurt dışından gönderilen ilan ve reklamlar dahil olmak üzere, ilan ve reklamı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzel kişilerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">İlan ve reklam işlerini mutat meslek olarak ifa edenler, başkaları adına yaptıkları ilan ve reklamlara ait vergileri mükellefler adına ilgili belediyeye yatırmaktan sorumludurlar.” kuralı yer almaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">2464 sayılı Kanun&#8217;un &#8220;Tarife ve Nispet&#8221; başlıklı 15. maddesinin 5281 sayılı Kanun ile değişik halinde ise ilan ve reklam vergisinin tarhında esas alınacak tarife ile tarifenin uygulanmasında uyulacak esaslar belirlenmiştir.</p>
<h2 style="text-align: justify;">HUKUKİ DEĞERLENDİRME:</h2>
<p style="text-align: justify;">Mükelleflerce beyan dışı bırakılan vergilendirmeye konu bir unsurun varlığının vergi idaresince tespit edilmesi halinde ikmalen, re&#8217;sen veya idarece tarh yoluyla vergi tarhiyatı yapılabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">İkmalen vergi tarhının yapılabilmesi için, önceden bir verginin tarh edilmiş olması ve bu vergiye ilişkin olarak hesaplanan matrah farkının, defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespit edilmiş olması gerekir. Re&#8217;sen vergi tarhının yapılabilmesi ise vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerin varlığına bağlıdır. Re&#8217;sen vergi tarhı bu hallere dayalı olarak takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlemiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">İkmalen ve re&#8217;sen tarhın yapılabileceği haller dışında başvurulabilen diğer tarh yöntemi ise idarece tarh yöntemidir. Verginin idarece tarh edilebilmesi için şu sebeplerden herhangi birinin gerçekleşmiş olması gerekmektedir:</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Mükelleflerin verginin tarhı için vergi kanunları ile belirli zamanlarda müracaat etmemeleri</li>
<li>Mükelleflerin vergi kanunlarıyla kendilerine yüklenen ödevleri süresinde yerine getirmemeleri</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">Vergilendirmeye ilişkin bu ödevlerin zamanına yerine getirilmemesi nedeniyle tarh ve tahakkuk etmeyen vergi, ilgili kanunda gösterilen matrah üzerinden Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 131. maddesi gereğince düzenlenen yoklama fişine istinaden idarece tarh yöntemiyle tarh edilir. İdarece tarh edilen vergi ile kesilen cezalar, ihbarname kuralına göre tebliğ edilmesinin yanısıra belli başlı bilgileri içeren ilanı vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılmak suretiyle de duyurulmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yoklama müessesesi, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmek amacıyla öngörülen bir vergi denetim aracıdır. Yoklama esnasında düzenlenen yoklama fişi, tespit edilen hususları tevsik edici nitelikte ve tutanak mahiyetinde olan bir belgedir. Yoklama fişinin nezdinde yoklama yapılanın yetkilisine veya çalışanına imzalatılması, bu kişilerin bulunmaması veya imzadan imtina etmesi durumunda ise bu hususların yoklama fişine yazılması ve bu durumda yoklama fişinin polis, jandarma, muhtar veya ihtiyar meclisi üyelerinden birine imzalatılması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak hakkında yoklama yapılan mükelleflerin, yoklamaya yetkili memura yoklama yapılan yerin durumuna göre çalışma yerini göstermek, yoklama ile ilgili izahat vermek, yetkili memurun iş yerini gezip görmesini ve yoklama konusuyla ilgili tespit yapılmasına imkân sağlamak gibi hususlarda yoklama memurlarına gerekli kolaylıkları göstermesi gerekmektedir. Yoklama memurları da, yoklama yetkilerini gösteren fotoğraflı resmi bir vesikalarını, nezdinde yoklama yapılan kişi sormasa dahi ibraz etmek, yoklama konusu iş hakkında mükellefe izahat vermek ve mükellefin haklarını gözetmekle yükümlüdür.</p>
<p style="text-align: justify;">Yoklamaya başlamadan önce, yoklama esnasında veya yoklamadan sonra yoklama memurlarınca karşılaşılan herhangi bir engelleme, zorluk çıkarma ve benzeri durumlar sebebiyle emniyeti sağlayıcı bir tedbir alınmasına ihtiyaç duyulması halinde yetkililerin talebi üzerine Vergi Usul Kanunu&#8217;nun &#8220;İdarenin yardımı&#8221; başlıklı 7. maddesinde yer alan &#8220;Bilümum mülkiye amirleri, emniyet amir ve memurları, belediye başkanları, köy muhtarları ve kamu müesseseleri vergi kanunlarının uygulanmasında uygulama ile ilgili memurlara ve komisyonlara ellerindeki bütün imkanlarla kolaylık göstermeye ve yardımda bulunmaya mecburdurlar.&#8221; kuralı gereğince muhtarlar yoklama memurlarına gerekli yardımı yapmakla mükelleflerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Belediye Gelirleri Kanunu&#8217;nda ilan ve reklam vergisi matrahının, fiziksel ölçülere ve miktara bağlı olarak hesaplanması öngörüldüğünden, ilan ve reklam vergisinin vergilendirilmesinde spesifik ölçütler esas alınmıştır. 2464 sayılı Kanun&#8217;un 16. maddesinde sayılan kişiler tarafından beyanda bulunulmaması halinde Belediyelerde görevli ve yetkili memurlarca vergilendirmeye konu olabilecek ilan ve/veya reklam mahiyetindeki levha, yazı, resim, bez, broşür, katalog gibi ilan ve/veya reklamın mahiyetine göre yapıldığı alanın yüz ölçümü, süresi veya miktarının usulüne uygun bir biçimde düzenlenecek yoklama fişiyle tespit edilmesi üzerine idarece tarh yöntemiyle tarhiyat yapılabilmektedir. Bu nedenle idarece tarh edilen ilan ve reklam vergisinin dayanağı yoklama fişinin, Vergi Usul Kanunun&#8217;un 131. maddesinde öngörülen kurallara göre tanzim edilmesi gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi Usul Kanunun&#8217;un 131. maddesinde öngörülen kuralların yanısıra yoklama yapan memurlar ile yoklama yapılan mükelleflerce kendilerine düşen ödev ve sorumluluklarının yerine getirilmesinin de yoklamanın usulüne uygun bir şekilde yapılması ve sonuçlanmasına katkı sunacağında herhangi bir şüphe bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dava konusu vergi ve cezalar, 18/09/2014 ve 27/09/2014 tarihli yoklama fişlerine dayanmaktadır. Anılan yoklama fişleriyle 18-21 Eylül 2014 ve 25-28 Eylül 2014 tarihleri arasında yapılan fuarlarda, vergiyi doğuran olaya ilişkin birtakım tespitler yapılmıştır. Anılan yoklama fişleri ilgili mahalle muhtarı ve yetkili memurlarca imza altına alınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">İlgili yoklama fişlerinde yoklama yapılan yerde davacının yetkilisinin veya çalışanının bulunmadığı veya imzadan çekindiği, bu nedenle tutanakların mahalle muhtarına imzalatıldığına dair herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak 20/09/2014, 17/10/2014, 24/10/2014, 31/10/2014, 08/11/2014 tarihli tutanaklarda tespit edildiği üzere yoklama memurlarınca ilgili fuar alanında karşılaşılan fiili güçlük nedeniyle denetimin yapılamaması, şirket yetkililerince veya çalışanlarınca 17/10/2014 tarihli tutanak hariç diğer tutanaklara imza atmaktan imtina edilmesi, şirket yetkilisince imzalanan 17/10/2014 tarihli tutanakta ise yoklama memurlarının ilgili fuar alanına alınmadığının tespit edilmesi birlikte dikkate alındığında davalı idarece yapılmaya çalışılan yoklamalar esnasında davacı tarafından denetimden kaynaklanan bilgi verme ödevinin yerine getirilmemesi nedeniyle yoklamada karşılaşılan güçlükler karşısında yardımda bulunan muhtar nezdinde düzenlenen yoklama fişlerinin tarh edilen vergi ve kesilen cezalara dayanak alınabilecek nitelikte olduğu sonucuna varılmış ve yoklama fişlerinde, anılan açıklamaya yer verilmemesi tarhiyatı kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda, 213 sayılı Kanun&#8217;un mükerrer 30. maddesi uyarınca tarh edilen vergi ve Kanun&#8217;un 364. maddesi uyarınca kesilen cezanın dayanağı yoklama fişlerinin içerdiği tespitlerin ve tarh edilen vergi tutarının 2464 sayılı Kanun&#8217;un 15. maddesinde yer alan kurallara uygun olarak belirlenip belirlenmediği değerlendirilmek, ayrıca vergilendirmenin mükerrer nitelikte olup olmadığı incelenmek (dava konusu cezalı tarhiyatın bir kısmının dayandığı 18/09/2014 tarihli yoklama fişine istinaden başka bir tarhiyat daha yapılmış olup bu vergi ve cezalara karşı &#8230; Vergi Mahkemesinin E:&#8230; sayılı dosyasında dava açılmıştır) ve damga vergisi yönünden hukuka uygunluk denetimi yapılmak suretiyle karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerekmiştir.</p>
<h2 style="text-align: justify;">KARAR SONUCU :</h2>
<p style="text-align: justify;">Açıklanan nedenlerle;</p>
<p style="text-align: justify;">Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,</p>
<p style="text-align: justify;">. Vergi Mahkemesinin . tarih ve E:., K:. sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,</p>
<p style="text-align: justify;">Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,</p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı Kanun&#8217;un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3355-2-ilan-ve-reklam-vergisi-tarhiyat-usulleri%2F&amp;linkname=%C4%B0lan%20ve%20Reklam%20Vergisi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3355-2-ilan-ve-reklam-vergisi-tarhiyat-usulleri%2F&amp;linkname=%C4%B0lan%20ve%20Reklam%20Vergisi" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3355-2-ilan-ve-reklam-vergisi-tarhiyat-usulleri%2F&amp;linkname=%C4%B0lan%20ve%20Reklam%20Vergisi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3355-2-ilan-ve-reklam-vergisi-tarhiyat-usulleri%2F&amp;linkname=%C4%B0lan%20ve%20Reklam%20Vergisi" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3355-2-ilan-ve-reklam-vergisi-tarhiyat-usulleri%2F&amp;linkname=%C4%B0lan%20ve%20Reklam%20Vergisi" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3355-2-ilan-ve-reklam-vergisi-tarhiyat-usulleri/">İlan ve Reklam Vergisi</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3355</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Vergi İdaresine Başvuru ve Dava Açma Süresi</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/vergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=vergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Sep 2024 10:47:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Danıştay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[dava açma süresi]]></category>
		<category><![CDATA[izmir mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir ymm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=3330</guid>

					<description><![CDATA[<p>1. Yasal Düzenleme – İYUK md. 11 İdari işlemlere karşı üst makama başvuru, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesinde (İYUK md. 11) düzenlenmiştir. Buna göre: İlgililer, idari dava açmadan önce, bir idari işlem hakkında “kaldırılması”, “geri alınması”, “değiştirilmesi” veya “yeni bir işlem yapılması”nı üst makamdan, üst makam yoksa [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/vergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi/">Vergi İdaresine Başvuru ve Dava Açma Süresi</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_3593" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-3593" class="size-thumbnail wp-image-3593" src="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2024/01/images-9-150x150.jpeg" alt="" width="150" height="150" srcset="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2024/01/images-9-150x150.jpeg 150w, https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2024/01/images-9-90x90.jpeg 90w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /><p id="caption-attachment-3593" class="wp-caption-text">#başvuru ve dava açma</p></div>
<p style="text-align: justify;">1. Yasal Düzenleme – İYUK md. 11</p>
<p style="text-align: justify;">İdari işlemlere karşı üst makama başvuru, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesinde (İYUK md. 11) düzenlenmiştir. Buna göre:</p>
<p style="text-align: justify;">İlgililer, idari dava açmadan önce, bir idari işlem hakkında</p>
<p style="text-align: justify;">“kaldırılması”,</p>
<p style="text-align: justify;">“geri alınması”,</p>
<p style="text-align: justify;">“değiştirilmesi” veya</p>
<p style="text-align: justify;">“yeni bir işlem yapılması”nı üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan idari dava açma süresi içinde isteyebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu başvuru, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 30 gün içinde cevap verilmezse, istek reddedilmiş sayılır (zımni ret). İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde: Dava açma süresi yeniden işlemeye başlar, Başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu çerçevede özellikle şu soru önemlidir: “Vergi ve ceza ihbarnamesi” ve “ödeme emri” tebliği üzerine idareye başvuru yapıldığında, vergi mahkemesinde dava açma süresi durur mu, durmaz mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Aşağıda, bu soruya ilişkin VDDK (Vergi Dava Daireleri Kurulu) kararları çerçevesinde ödeme emrine ve vergi/ceza ihbarnamesine ilişkin durumlar ayrı ayrı ele alınmıştır.</p>
<h3 style="text-align: justify;">2. Ödeme Emrine Karşı İdareye Başvuru ve Dava Açma Süresi</h3>
<p style="text-align: justify;">Genel ilke:<br />
Ödeme emrinin tebliği üzerine, İYUK md. 11 kapsamında yapılan idari başvurunun, usulüne uygun olduğu takdirde dava açma süresini durdurduğu Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun yeni tarihli kararlarıyla açıkça ortaya konulmuştur (bkz. 6. bölüm).</p>
<p style="text-align: justify;">Özet mantık:</p>
<p style="text-align: justify;">Ödeme emri, idari işlem niteliğindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Özel kanun (6183 sayılı Kanun) ödeme emrine karşı özel bir dava açma süresi öngörmüştür. Bu özel sürenin (halen 15 gün) içinde İYUK 11’e göre idareye başvuru yapılırsa, İdari başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur; Red veya zımni red sonrası süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.</p>
<h3 style="text-align: justify;">3. Vergi ve Ceza İhbarnamesine Karşı Başvuru ve Dava Açma Süresi</h3>
<p style="text-align: justify;">Vergi ve ceza ihbarnamesine karşı idareye başvurulması hâlinde dava açma süresinin durup durmayacağı konusu,</p>
<p style="text-align: justify;">Hem VUK’taki düzeltme–şikâyet müessesesi (VUK md. 116–126),</p>
<p style="text-align: justify;">Hem İYUK md. 11’in uygulanabilirliği çerçevesinde geleneksel olarak tartışmalıydı. Bu konuda iki önemli VDDK kararı çok uzun süredir temel referans olarak kullanılır:</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK, E: 1999/78, K: 1999/462, 22.10.1999</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK, E: 1999/166, K: 1999/493, 26.11.1999</p>
<p style="text-align: justify;">Aşağıda bu iki kararın olguları ve sonuçları kısaca yer almaktadır.</p>
<h4 style="text-align: justify;">3.1. VDDK, E: 1999/78, K: 1999/462 – KDV Beyannamesi Verilmemesi ve Dava Süresi</h4>
<p style="text-align: justify;">Konu:<br />
Mükellef, KDV beyannamelerini süresinde vermediği gerekçesiyle, takdir komisyonu kararı üzerine belirli dönemler için ağır kusur cezalı KDV ile karşılaşır. İhbarnamenin tebliği sonrası: Süresi içinde vergi dairesine düzeltme talebi ile başvurur, Düzeltme talebi reddedilir, Sonrasında vergi mahkemesinde dava açılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Uyuşmazlık: Bu süreçte, dava açma süresi geçmiş midir, geçmemiş midir? Düzeltme talebi, İYUK md. 11’den kaynaklanan bir idari başvuru sayılıp süreyi durdurur mu, yoksa VUK’taki vergi hatası hükümleri kapsamındaki bir düzeltme talebi midir?</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK çoğunluk görüşü (özet):</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi mahkemesinde dava açma süresi 30 gündür; tebliği izleyen günden başlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Tarh ve tebliğe karşı doğrudan dava açılması esastır.</p>
<p style="text-align: justify;">Somut olayda, mükellefin vergi dairesine yaptığı başvuru, VUK md. 116 vd. anlamında açık bir vergi hatasına dayanmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, yapılan başvuru dava açma süresini durdurucu bir başvuru olarak kabul edilmemiş;</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuçta, süre içinde doğrudan vergi mahkemesinde dava açılmadığından, sonradan açılan davanın süre aşımından reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kısa sonuç: 📌 Vergi dairesine müracaat, vergi hatasının düzeltilmesi niteliğinde değilse, bu müracaat tek başına dava açma süresini durdurmaz.</p>
<h4 style="text-align: justify;">3.2. VDDK, E: 1999/166, K: 1999/493 – Tapu Harcı, Düzeltme Talebi ve Süre</h4>
<p style="text-align: justify;">Konu: Bir anonim şirket adına 1989 yılı için kusur cezalı tapu harcı ve gecikme faizi salınır. İhbarnamenin tebliği üzerine:</p>
<p style="text-align: justify;">Mükellef, dava açma süresi içinde vergi dairesine düzeltme talebi ile başvurur, Bu başvuru reddedilir, Sonrasında vergi mahkemesinde dava açılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu dosyada VDDK, düzeltme–şikâyet ve İYUK 11 ilişkisini birlikte değerlendirerek, sadece “süre geçti” deyip davayı reddeden mahkeme kararını isabetli bulmamış, idari başvuru sürecinin dava açma süresinin hesabında dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır.</p>
<h3 style="text-align: justify;">4. Kararların Birlikte Değerlendirilmesi</h3>
<p style="text-align: justify;">Yukarıdaki klasik VDDK kararları birlikte değerlendirildiğinde:</p>
<p style="text-align: justify;">1. Ödeme emri için:</p>
<p style="text-align: justify;">İYUK md. 11’e göre idareye başvuru yapılması mümkündür ve yeni içtihatlarda açık biçimde dava süresini durdurduğu kabul edilmektedir (bkz. 6. bölüm).</p>
<p style="text-align: justify;">2. Vergi ve ceza ihbarnamesi için:</p>
<p style="text-align: justify;">Kural olarak, ihbarnameye karşı 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılmalıdır. Vergi dairesine yapılan başvurunun:</p>
<p style="text-align: justify;">VUK md. 116 vd. kapsamında bir “vergi hatası” düzeltme talebi olup olmadığı, “Üst makama başvuru” niteliğinde olup İYUK md. 11 anlamında dava süresini durdurup durdurmadığı, somut olaya göre ayrı ayrı değerlendirilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Eski içtihatlarda, vergi hatası kapsamında olmayan düzeltme taleplerinin dava süresini durdurmadığı yönünde kararlar daha ağır basarken, son yıllarda idari başvurunun kapsamı ve dava süresine etkisi lehine gelişen, mükellef haklarını gözeten daha esnek bir yaklaşımın güçlendiği görülmektedir (bkz. 6. bölüm).</p>
<h3 style="text-align: justify;">5. Pratik Sonuç – Ne Zaman Dikkat Etmek Gerek?</h3>
<p style="text-align: justify;">Bu kararlar ve güncel içtihatlar ışığında, uygulamada dikkat edilmesi gereken temel noktalar şöyle özetlenebilir:</p>
<p style="text-align: justify;">Ödeme emri geldiğinde:</p>
<p style="text-align: justify;">6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca öngörülen özel dava açma süresi (halen 15 gün) içinde,</p>
<p style="text-align: justify;">İYUK md. 11 kapsamında idareye başvuru yapılırsa,</p>
<p style="text-align: justify;">Bu başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur;</p>
<p style="text-align: justify;">İdarenin açık/vatansız (zımni) ret kararından sonra süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi ve ceza ihbarnamesi geldiğinde:</p>
<p style="text-align: justify;">Esas ilke: Tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılması gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak: Başvurunuz açık bir vergi hatasına dayanan klasik düzeltme talebi ise,</p>
<p style="text-align: justify;">VUK md. 116–124 ve İYUK md. 11 birlikte gözetilerek; cevabın verildiği tarih, zımni ret süresi ve şikâyet yolu da dikkate alınarak, dava süresi bazen farklı hesaplanabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi hatası kapsamında olmayan, salt “yeniden değerlendirin” mahiyetindeki başvurular açısından ise, başvurunun dava süresine etkisi somut olaya ve güncel VDDK içtihatlarına göre yorumlanacaktır (aşağıdaki 6. bölümde yer alan 2019/842 ve 2024 tarihli kararlar bu noktada önemlidir).</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuç olarak; vergi ve ceza ihbarnamesi veya ödeme emri tebliğ edildiğinde, hangi kanun yoluna hangi sürede başvurulacağı ve bu başvurunun dava açma süresi üzerindeki etkisi, her somut olayda İYUK md. 7 ve 11 ile VUK md. 116–124 birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">6. Güncel Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararları (İYUK md. 11 Açısından)</h3>
<p style="text-align: justify;">Makaledeki açıklamaları 2021–2024 tarihli VDDK kararları ışığında güncellemekte fayda var. Özellikle ödeme emri ve özel usulsüzlük cezası ihbarnamesi hakkında verilen yeni kararlar, İYUK md. 11 başvurusunun kapsamını ve dava süresine etkisini çok netleştirmiş durumda.</p>
<h4 style="text-align: justify;">6.1. Ödeme Emrine Karşı İYUK 11 Başvurusu ve Sürenin Durması</h4>
<p style="text-align: justify;">Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 2023–2024 tarihli bir dizi kararında, ödeme emri–İYUK 11 ilişkisi şu şekilde özetlenmektedir:</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK, E:2022/1366, K:2024/468, 15.05.2024<br />
Danıştay’ın resmi “Kararlar Bülteni”nde yer alan özet hükme göre, ödeme emrinin tebliği üzerine, iptali istemiyle İYUK md. 11 uyarınca idareye yapılan başvurunun, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı açıkça ifade edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı bültende, VDDK, E:2023/1510, K:2024/148, 06.03.2024 ve VDDK, E:2023/1517, K:2024/147, 06.03.2024 kararları için de özetler kısmında;<br />
“Ödeme emrinin tebliği üzerine İYUK 11 uyarınca idari başvuruda bulunulabileceği ve usulüne uygun yapılan başvurunun dava açma süresini durduracağı” belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yine VDDK’nın E:2022/150, K:2023/665, 07.06.2023 sayılı kararı da, ödeme emrinin 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında idari başvuruya konu olabileceğini ve bu yolun ihtiyari bir başvuru yolu olduğunu vurgulamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kararlar birlikte değerlendirildiğinde:</p>
<p style="text-align: justify;">Ödeme emri açık bir idari işlem olarak kabul edilmekte,</p>
<p style="text-align: justify;">6183 sayılı Kanun’daki özel dava açma süresi içinde İYUK 11’e göre idareye başvurulabileceği,</p>
<p style="text-align: justify;">Bu başvurunun usulüne uygun olması hâlinde işlemekte olan dava açma süresini durduracağı konusunda güncel ve istikrarlı bir içtihat hattı oluştuğu görülmektedir.</p>
<h4 style="text-align: justify;">6.2. Özel Usulsüzlük Cezası İhbarnamesi ve İYUK 11 Başvurusu</h4>
<p style="text-align: justify;">Son yıllarda sadece ödeme emri değil, özel usulsüzlük cezası ihbarnameleri yönünden de İYUK 11 başvurusunun mümkün olduğu ve dava süresine etkili olduğu açıkça ortaya konulmuştur:</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK’nın E:2019/842, K:2021/35, 27.01.2021 tarihli kararında, özel usulsüzlük cezasına ilişkin ihbarnameye karşı 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca idari başvuruda bulunulabileceği belirtilmiş; bu karar, daha sonraki bültenlerde de emsal olarak açıkça anılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Danıştay’ın 2023 ve 2024 tarihli VDDK bültenlerinde (örneğin E:2024/676, K:2024/1073 ve E:2023/435, K:2024/1057 karar özetlerinde),</p>
<p style="text-align: justify;">Hem ödeme emri hem de özel usulsüzlük cezası ihbarnamesi bakımından,</p>
<p style="text-align: justify;">İYUK 11 başvurusunun vergi mahkemesinde dava açma süresi içinde yapılması gerektiği,</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle usulüne uygun bir şekilde yapılan başvurunun, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durduracağı tekrar edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu çerçevede bugün gelinen noktada şunu söylemek mümkün:</p>
<p style="text-align: justify;">&gt; Sadece ödeme emrinde değil, özel usulsüzlük cezası ihbarnamelerinde de, süresi içinde yapılan İYUK 11 başvurusu, usulüne uygun olmak kaydıyla vergi mahkemesinde dava açma süresini durdurur.</p>
<h4 style="text-align: justify;">6.3. İhbarnamenin Şekil Yönünden Hukuka Uygunluğu</h4>
<p style="text-align: justify;">– E:2022/1336, K:2024/465</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK’nın aynı tarihli (15.05.2024) bir başka önemli kararı da, ihbarname şekline ilişkindir:</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK, E:2022/1336, K:2024/465, 15.05.2024 sayılı kararda;<br />
mükellefin adı, soyadı/unvanı konusunda muhatabında tereddüt uyandıracak şekilde düzenlenen ihbarnamenin, VUK md. 35’e uygun olmadığı açıkça belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu karar, vergi/ceza ihbarnamelerine karşı açılacak davalarda şekil yönünden iptal sebeplerinin de güçlü biçimde kullanılabileceğini; özellikle ihbarnamenin muhatabının ve borcun konusunun açık ve tereddütsüz şekilde gösterilmesi gerektiğini bir kez daha vurgulamaktadır.</p>
<h4 style="text-align: justify;">6.4. Makaledeki Değerlendirmeye Güncel Etkisi</h4>
<p style="text-align: justify;">Bu yeni içtihatlar ışığında, makaledeki ana sonuçları şöyle güncellemek mümkündür:</p>
<p style="text-align: justify;">1. Ödeme emri</p>
<p style="text-align: justify;">6183 sayılı Kanun’daki özel dava süresi içinde, İYUK md. 11’e uygun idari başvuru yapılabilir. VDDK’nın 2023–2024 tarihli kararlarına göre, bu başvuru işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur.</p>
<p style="text-align: justify;">2. Vergi ve ceza ihbarnamesi (özellikle özel usulsüzlük cezası)</p>
<p style="text-align: justify;">İhbarnamenin tebliği üzerine, İYUK 11’e uygun şekilde idari başvuru yapılması artık açıkça mümkün kabul edilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">2019/842 E., 2021/35 K. kararı ve bu karara atıf yapan 2023–2024 tarihli VDDK kararları, Usulüne uygun yapılan bu başvurunun, Vergi mahkemelerinde dava açma süresini durduracağı yönünde net bir hat oluşturmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">3. Şekil yönünden ihbarnamenin iptali</p>
<p style="text-align: justify;">Mükellefin adı/unvanı, verginin türü, dönemi, tutarı gibi unsurlarda tereddüt uyandıran ihbarnameler, VUK md. 35’e aykırılık sebebiyle şekil yönünden iptal edilebilecek niteliktedir (E:2022/1336, K:2024/465).</p>
<p style="text-align: justify;">Bu güncel kararlar, hem mükellef lehine başvuru yollarını güçlendiriyor, hem de süre hesaplamalarında İYUK 11 başvurusunun etkisini daha güvenli ve öngörülebilir hale getiriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="TqgDw6JqhP"><p><a href="https://frekansdenetim.com.tr/5-vergi-dava-danismanligi/">Vergi Davaları Danışmanlığı</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Vergi Davaları Danışmanlığı&#8221; &#8212; Frekans Denetim A.Ş. İzmir YMM" src="https://frekansdenetim.com.tr/5-vergi-dava-danismanligi/embed/#?secret=LsYHtKZYgF#?secret=TqgDw6JqhP" data-secret="TqgDw6JqhP" width="500" height="282" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fvergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi%2F&amp;linkname=Vergi%20%C4%B0daresine%20Ba%C5%9Fvuru%20ve%20Dava%20A%C3%A7ma%20S%C3%BCresi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fvergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi%2F&amp;linkname=Vergi%20%C4%B0daresine%20Ba%C5%9Fvuru%20ve%20Dava%20A%C3%A7ma%20S%C3%BCresi" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fvergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi%2F&amp;linkname=Vergi%20%C4%B0daresine%20Ba%C5%9Fvuru%20ve%20Dava%20A%C3%A7ma%20S%C3%BCresi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fvergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi%2F&amp;linkname=Vergi%20%C4%B0daresine%20Ba%C5%9Fvuru%20ve%20Dava%20A%C3%A7ma%20S%C3%BCresi" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fvergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi%2F&amp;linkname=Vergi%20%C4%B0daresine%20Ba%C5%9Fvuru%20ve%20Dava%20A%C3%A7ma%20S%C3%BCresi" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/vergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi/">Vergi İdaresine Başvuru ve Dava Açma Süresi</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3330</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Borç Döküm Listesine Dava Açılması</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/borc-dokum-listesine-dava-acilmasi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=borc-dokum-listesine-dava-acilmasi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 19:15:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Danıştay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[süre uzatımı]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=3308</guid>

					<description><![CDATA[<p>Borç döküm listesi, mükelleflerin fiziksel yahut elektronik ortamdaki talepleri üzerine vergi dairelerince hazırlanarak mükellefe verilen, güncel borç durumunu gösteren dökümlerdir. Vergilendirme açısından hüküm ifade eden bir vesika yahut yazı niteliği taşımaması sebebiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 93. maddesi kapsamında bir &#8220;vergi vesikası&#8221; olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. &#160; T.C. DANIŞTAY [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/borc-dokum-listesine-dava-acilmasi/">Borç Döküm Listesine Dava Açılması</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Borç döküm listesi, mükelleflerin fiziksel yahut elektronik ortamdaki talepleri üzerine vergi dairelerince hazırlanarak mükellefe verilen, güncel borç durumunu gösteren dökümlerdir. Vergilendirme açısından hüküm ifade eden bir vesika yahut yazı niteliği taşımaması sebebiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 93. maddesi kapsamında bir &#8220;vergi vesikası&#8221; olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<pre style="text-align: center;"><strong>T.C.
DANIŞTAY
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU</strong></pre>
<table style="height: 189px;" width="989">
<tbody>
<tr>
<td width="50">Esas</td>
<td>: 2022/607</td>
</tr>
<tr>
<td>Karar</td>
<td>: 2022/1387</td>
</tr>
<tr>
<td>Tarih</td>
<td>: 16.11.2022</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;">TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı</p>
<p style="text-align: justify;">(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)</p>
<p style="text-align: justify;">VEKİLİ : Av. …</p>
<p style="text-align: justify;">KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Taahhüt Gıda ve Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketi</p>
<p style="text-align: justify;">VEKİLİ : Av. …</p>
<p style="text-align: justify;">İSTEMİN KONUSU : &#8230; Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">YARGILAMA SÜRECİ :</p>
<p style="text-align: justify;">Dava konusu istem: Davacının 28/11/2014 tarihli borç döküm listesiyle öğrendiğini belirttiği 2002, 2006, 2007, 2012 yıllarına ilişkin muhtelif vergi, ceza, gecikme faizi ve gecikme zammının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong><strong>&#8230; Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Davanın konusu vergi borcuna yönelik olduğundan davalı idarenin davanın süresinde açılmadığına yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Olayda, davaya konu borç sorgulama işleminin dayanağı 2007 yılının Ocak ila Eylül dönemleri ile aynı yılın Ocak-Aralık ve 2012 yılına ait borca ilişkin ihbarnameler davacının ikametgâh adresinde tebliğe çalışılmış, davacının imzadan imtina etmesi nedeniyle 21/12/2012 tarihinde muhtara tebliğ edilmiş ve bir nüshası da davacının önüne bırakılarak tutanak düzenlenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda, usulüne uygun tebliğ edildiği halde ödenmeyen ve dava da açılmayan söz konusu borçta hukuka aykırılık bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Davalı idarece, 2002 yılının Haziran dönemi ile 2007 yılının Ocak-Mart ila Ekim-Aralık dönemlerine ait borca ilişkin ihbarname ve tebliğ alındısı ibraz edilmemiştir. Bu durumda borcun usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği anlaşılamadığından değinilen kısımda hukuka uygunluk görülmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer taraftan, mahkeme kararıyla kaldırılan 2006 yılına ilişkin vergi borcunda da hukuki isabet görülmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle borç döküm listesiyle öğrenildiği belirtilen 2002 yılına ait ceza, 2006 yılına ait vergi, ceza ve gecikme zammı ile 2007 yılının Ocak-Mart ila Ekim-Aralık dönemlerine ait gecikme zammını kaldırmış, 2007 yılının Ocak ila Eylül dönemleri ile aynı yılın Ocak-Aralık ve 2012 yılına ait vergi, ceza, gecikme faizi ve gecikme zammı yönünden davayı reddetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 19/12/2019 tarih ve E:2016/11358, K:2019/7290 sayılı kararı:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Borç döküm listeleri, mükelleflerin fiziksel yahut elektronik ortamdaki talepleri üzerine vergi dairelerince hazırlanarak mükellefe verilen, güncel borç durumunu gösteren dökümlerdir. Vergilendirme açısından hüküm ifade eden bir vesika yahut yazı niteliği taşımaması sebebiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 93. maddesi kapsamında bir &#8220;vergi vesikası&#8221; olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bilgilendirme amacı taşıyan bir dökümün aynı zamanda bazı durumlarda haberdar etme niteliği de taşıyabileceği açıktır. Borç döküm listesini alan bir kişiye, içeriği vergi ve cezalara karşı açacağı davada, döküm içeriği vergi ve cezalara ilişkin düzenlenen vergi vesikalarının (ihbarnamelerin, ödeme emirlerinin) 213 sayılı Kanun&#8217;da öngörülen tebligat esaslarına uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin irdelenmesine imkan tanınması mahkemeye erişim hakkının bir gereğidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Borç döküm listesinin 213 sayılı Kanun kapsamında bir vergi vesikası olmaması sebebiyle, borç döküm listesiyle öğrenilen vergi ve cezalara karşı açılacak davaların 2577 sayılı Kanun hükümleri uyarınca vergi ve cezaların öğrenildiği borç döküm listesinin temin edilmesinden itibaren genel dava süresi içinde açılması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Olayda, dava dilekçesine ekli borç sorgu dökümünün 28/11/2014 tarihli olduğu, yargılama esnasında Mahkemece verilen ara kararla taraflardan, borç döküm çıktısının hangi tarihte tebliğ edildiğinin sorulması üzerine davalı idarece, borç döküm çıktısının yapılandırma işlemine yönelik olarak başvuru sahiplerine verildiği, ayrıca tebliğ edilmediği, davacı tarafından ise borçlardan 14/12/2014 tarihinde haberdar olunduğu belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda, tarafların ara karara cevapları ile davacı tarafından dava dilekçesi ekine 28/11/2014 tarihli borç dökümü çıktısının eklendiği maddi gerçeği göz önüne alındığında, davacının borç döküm listesi içeriği vergilerden haberdar olma tarihinin borç döküm listesi üzerinde yazılı 28/11/2014 olarak kabulüyle yasal dava açma süresi geçtikten sonra 09/01/2015 tarihinde açılan davanın süre aşımı yönünden reddi gerekmekte iken işin esası incelenmek suretiyle verilen Mahkeme kararının davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Daire, bu gerekçeyle kararın, 2002 yılına ait ceza, 2006 yılına ait vergi, ceza ve gecikme zammı ile 2007 yılının Ocak-Mart ila Ekim-Aralık dönemlerine ait gecikme zammını kaldırılması yolundaki hüküm fıkrasını bozmuş; davacının karar düzeltme istemini reddetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8230; Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Borç döküm listesiyle öğrenilen vergi ve cezalara karşı açılacak davalarda, dava açma süresinin hesabında borç döküm listesinin temin edildiği tarih değil, vergilendirmeye ilişkin vesikaların tebliğ edilmesine dair tarihin dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle ihbarnamelerin tebliğ edildiğini gösteren evrakların ayrı ayrı irdelenmesi sonucunda davalı idarenin davanın süresinde açılmadığına yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Olayda, davaya konu borç döküm listesinde yer alan vergi ve cezaların dayanağı olan ve ihbarname ve tebliğ alındıları dava dosyasına ibraz edilemeyen 2007 yılının Ocak-Mart ila Ekim-Aralık dönemlerine ait geçici vergilerin (1086 vergi kodlu gecikme zamları) usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği davalı idarece ispatlanamadığından, söz konusu amme borçlarında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer taraftan, 2002 yılının Haziran dönemine ait ceza ile 2006 yılına ilişkin vergi ve cezalara (3073 kodlu usulsüzlük cezaları, 1086 vergi kodlu gecikme zammı, 0010 vergi kodlu kurumlar vergisi) ilişkin amme borçlarının dayanağı ihbarnamelerin ara kararıyla davalı idareden istenildiği halde, 2002 yılının Haziran dönemine ilişkin ihbarname ve tebliğ alındısının ibraz edilemediği görülmekle usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği davalı idarece ispatlanamamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca Mahkeme kararları ile dayanağı ihbarnamelerin iptal edildiği anlaşılan 2006 yılına ilişkin vergi ve cezalarda da (3073 kodlu usulsüzlük cezaları, 1086 vergi kodlu gecikme zammı, 0010 vergi kodlu kurumlar vergisi) hukuki isabet görülmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi Mahkemesi ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle bozulan hüküm fıkrası yönünden ısrar etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Israr kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir</p>
<p style="text-align: justify;">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …&#8217;iN DÜŞÜNCESİ:</p>
<p style="text-align: justify;">Temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddi ile Mahkeme kararının diğer yönlerden temyizen incelenmesi için dosyanın Danıştay Üçüncü Dairesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>
<p style="text-align: justify;">Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İNCELEME VE GEREKÇE:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İLGİLİ MEVZUAT:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) işaretli bendinde; idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtilmiştir. Kanun&#8217;un 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasında ise dilekçelerin, görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 2577 sayılı Kanun&#8217;un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anılan Kanun&#8217;un 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinde de dilekçelerde, aynı Kanun&#8217;un 14. maddenin 3/c (ehliyet), 3/d (idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlemin olup olmadığı) ve 3/e (süre aşımı) bentlerinde yazılı hallerin bulunması halinde davanın reddine karar verileceğine yer verilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 377. maddesinin birinci fıkrasında, mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilecekleri düzenlenmiştir. Kanun&#8217;un 378. maddesinde ise, vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödeme yapılmış veya ödemeyi yapan taraftan verginin kesilmiş olması gerektiği belirtilmiştir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">HUKUKİ DEĞERLENDİRME :</h3>
<ol style="text-align: justify;" start="14">
<li><strong><em> Dava konusu edilen işlemin, 2577 sayılı Kanun&#8217;un 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (d) işaretli bendi uyarınca idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde olup olmadığı yönünden hukuki değerlendirme:</em></strong></li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">Davacı tarafından borç döküm listesi ile öğrenilmiş olan vergi ve cezalar ile bunlara bağlı olarak hesaplanan fer&#8217;iler dava konusu edilmiştir<strong>. Dava dilekçesinde borç döküm listesinin iptali istenilmemiştir</strong>. Vergi uyuşmazlığından doğan idari davanın konusu belirlenirken, 2577 sayılı Kanun&#8217;un 63. maddesi uyarınca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun kaldırılan hükümleri arasında yer verilmeyip hukuki varlığı korunan ve bu konuda özel hüküm niteliği taşıyan 213 sayılı Kanun&#8217;un 377 ve 378. maddelerinin de dikkate alınması gerekir. Dava konusu vergi ve cezaların 213 sayılı Kanun&#8217;un anılan kuralları uyarınca idari davanın konusunu oluşturabileceğinde duraksama bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kurul Üyeleri …, …, …, …, … bu görüşe aşağıdaki gerekçeyle katılmamışlardır:</p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 14. maddesinde dava dilekçelerinin kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği, Kanun&#8217;un 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinde dava konusu edilebilecek bir işlem bulunmadığı takdirde davanın reddedileceği hüküm altına alınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi mahkemesinde dava açmaya yetkili olanları belirleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 377. maddesinin birinci fıkrasında, mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilecekleri belirtilmiştir. Anılan Kanun&#8217;un 378. maddesinde de vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödeme yapılmış veya ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması gerektiği belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı Kanun&#8217;un 2. maddesinde öngörülen idari davalara konu edilebilecek idari işlemler, idari makamlar tarafından bir kamu hizmetini yürütmek üzere kendilerine tanınan kamu gücü kullanılarak ve idarenin tek yanlı iradesiyle tesis edilen, kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte olup ilgililerin menfaatini etkileyen hukuksal işlemlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi mahkemelerinde dava konusu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler, tesis sebepleri, şekli, doğuracağı hukuki sonuçları vergi kanunlarıyla belirlenmiş vergi tarhiyatına, ceza kesilmesine ve vergi tevkifatına ilişkin işlemler ile düzeltme işlemleri, düzeltme ve şikayet başvurularının reddine ilişkin işlemler, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun&#8217;un uygulanmasına ilişkin ödeme emri, haciz, ihtiyati tahakkuk, ihtiyati haciz gibi işlemler ile ilgililerin hukuki menfaatini etkileyen diğer işlemlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda mükelleflerin vergi idaresine olan borçlarını gösterir bilgilendirici mahiyette olan borç döküm listeleri idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai nitelikte işlem olmadıklarından, 2577 sayılı Kanun&#8217;un 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendi uyarınca, borç sorgulama sonucu öğrenilen vergi borçlarının kaldırılması istemiyle açılan davanın incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle işin esasını incelenerek verilen ısrar kararında hukuki isabet görülmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı Kanun&#8217;un 22. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer verilen, 15. maddede sayılan sebeplerden biri ile veya yargılama usulüne ilişkin meselelerde azınlıkta kalanların işin esası hakkında da oylarını kullanacaklarına ilişkin kural ve Kurulumuzun usule ilişkin meselelerde azınlıkta kalanların diğer usuli meselelerde ve nihai kararda oy kullanacaklarına dair içtihadı uyarınca usuli mesele yönünden karşı oyda kalanlar işbu davanın süresinde açılıp açılmadığı yönünden de oylamaya katılmıştır.</p>
<ol style="text-align: justify;" start="14">
<li><strong><em> Vergi Mahkemesince işin esası incelenerek verilen ısrar kararıyla kaldırılan vergi ve cezalar ile bunların üzerinden hesaplanan fer&#8217;ilere karşı açılan davanın, 2577 sayılı Kanun&#8217;un 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (e) işaretli bendi uyarınca süresinde açılıp açılmadığı yönünden değerlendirme:</em></strong></li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">Danıştay Üçüncü Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">KARAR SONUCU :</p>
<p style="text-align: justify;">Açıklanan nedenlerle;</p>
<p style="text-align: justify;">Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,</p>
<p style="text-align: justify;">&#8230; Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,</p>
<p style="text-align: justify;">Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,</p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı Kanun&#8217;un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.</p>
<p style="text-align: justify;">XX &#8211; KARŞI OY:</p>
<p style="text-align: justify;">Temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddi ile kararın diğer yönlerden temyizen incelenmesi için dosyanın Danıştay Üçüncü Dairesine gönderilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="DWZABx7Scy"><p><a href="https://frekansdenetim.com.tr/5-vergi-dava-danismanligi/">Vergi Davaları Danışmanlığı</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Vergi Davaları Danışmanlığı&#8221; &#8212; Frekans Denetim A.Ş. İzmir YMM" src="https://frekansdenetim.com.tr/5-vergi-dava-danismanligi/embed/#?secret=2KZPHuuJTu#?secret=DWZABx7Scy" data-secret="DWZABx7Scy" width="500" height="282" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fborc-dokum-listesine-dava-acilmasi%2F&amp;linkname=Bor%C3%A7%20D%C3%B6k%C3%BCm%20Listesine%20Dava%20A%C3%A7%C4%B1lmas%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fborc-dokum-listesine-dava-acilmasi%2F&amp;linkname=Bor%C3%A7%20D%C3%B6k%C3%BCm%20Listesine%20Dava%20A%C3%A7%C4%B1lmas%C4%B1" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fborc-dokum-listesine-dava-acilmasi%2F&amp;linkname=Bor%C3%A7%20D%C3%B6k%C3%BCm%20Listesine%20Dava%20A%C3%A7%C4%B1lmas%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fborc-dokum-listesine-dava-acilmasi%2F&amp;linkname=Bor%C3%A7%20D%C3%B6k%C3%BCm%20Listesine%20Dava%20A%C3%A7%C4%B1lmas%C4%B1" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fborc-dokum-listesine-dava-acilmasi%2F&amp;linkname=Bor%C3%A7%20D%C3%B6k%C3%BCm%20Listesine%20Dava%20A%C3%A7%C4%B1lmas%C4%B1" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/borc-dokum-listesine-dava-acilmasi/">Borç Döküm Listesine Dava Açılması</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3308</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Takdir Komisyonu Kararına Karşı Dava Açma</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava</link>
					<comments>https://frekansdenetim.com.tr/3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 18:45:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Danıştay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[izmir mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir ymm]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=3304</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanun&#8217;da takdir komisyonu kararlarının mükelleflere tebliğ edilmesi yönünde bir usul benimsenmemiş olması durumu gözetilerek mükelleflerce emlak vergisine esas asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının öğrenme tarihinden itibaren (30) günlük genel dava açma süresi içerisinde ve en geç anılan kararın alındığı yılın son gününe kadar [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava/">Takdir Komisyonu Kararına Karşı Dava Açma</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanun&#8217;da takdir komisyonu kararlarının mükelleflere tebliğ edilmesi yönünde bir usul benimsenmemiş olması durumu gözetilerek mükelleflerce emlak vergisine esas asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının öğrenme tarihinden itibaren (30) günlük genel dava açma süresi içerisinde ve en geç anılan kararın alındığı yılın son gününe kadar dava açabileceklerinin kabul edilmesi gerekmekte olup bu tarihten sonra dava açma imkanı bulunmamaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<pre style="text-align: center;"><strong>T.C.
DANIŞTAY
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU</strong></pre>
<table style="height: 126px;" width="982">
<tbody>
<tr>
<td width="50">Esas</td>
<td>: 2022/14</td>
</tr>
<tr>
<td>Karar</td>
<td>: 2023/2</td>
</tr>
<tr>
<td>Tarih</td>
<td>: 15.02.2023</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>ARSA VE ARAZİ BİRİM DEĞERLERİNİN TESPİTİNE YÖNELİK TAKDİR KOMİSYONU KARARLARININ İPTALİ İSTEMİ</strong></li>
<li><strong>EMLAK VERGİSİNİN MATRAHI</strong></li>
<li><strong>ARSA VE ARAZİLERE AİT ASGARİ ÖLÇÜDE BİRİM DEĞER TESPİTİNE İLİŞKİN DEĞERLERİN BELİRLENMESİ</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>ÖZET</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>28.04.2023 tarihinde www.resmigazete.gov.tr&#8217;de yayınlanan Danıştay Veri Dava Daireleri Kurulu kararı. Asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerlerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarına karşı en geç anılan kararların alındığı yılın son gününe kadar dava açılabileceği hakkında.</em></p>
<p style="text-align: justify;">BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR</p>
<p style="text-align: justify;">I- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ</p>
<p style="text-align: justify;">İSTEMİNDE BULUNAN : Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu</p>
<p style="text-align: justify;">II- İSTEMİN ÖZETİ : Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 06/10/2022 tarih ve E:2022/299, K:2022/526 sayılı kararı ile İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 22/09/2022 tarih ve E:2022/2287, K:2022/1742; 25/10/2022 tarih ve E:2022/2454, K:2022/1994; 20/09/2022 tarih ve E:2022/2286, K:2022/1727 sayılı kararları ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2022/4101, K:2022/1119 sayılı kararı, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin 06/04/2021 tarih ve E:2021/151, K:2021/735 sayılı kararı ile Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 04/06/2021 tarih ve E:2021/1318, K:2021/1316 sayılı kararı arasındaki aykırılığın 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun&#8217;un 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca giderilmesi, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin bu yöndeki istemini uygun gören Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 01/12/2022 tarih ve E:2022/12, K:2022/13 sayılı kararıyla istenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">III- MADDİ OLAY:</p>
<p style="text-align: justify;">Davacılar tarafından, maliki oldukları taşınmazlar için tahakkuk eden emlak vergisi matrahlarına esas teşkil etmek üzere belirlenen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerlerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının iptali istemiyle davalar açılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">IV- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI:</p>
<p style="text-align: justify;">A-Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin E:2022/299 sayılı dosyasına konu yargılama süreci:</p>
<p style="text-align: justify;">Dava konusu istemin özeti: Davacı tarafından, 2022 yılı emlak vergisi matrahlarına esas teşkil etmek üzere belirlenen asgari ölçüde arsa birim değerlerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararının 09/02/2022 tarihinde davalı idareye yapılan başvuruya cevaben yazılan aynı tarihli yazıyla öğrenildiği ileri sürülerek söz konusu kararın maliki olduğu taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Samsun Vergi Mahkemesinin 15/03/2022 tarih ve E:2022/293, K:2022/187 sayılı kararı:</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 31/05/2012 tarih ve E:2011/38, K:2012/89 sayılı kararıyla iptal edilmeden önceki birinci cümlesi, &#8220;Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirler.&#8221; şeklindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisinin tarh ve tahakkukunu düzenleyen 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun ilgili maddeleri 09/04/2002 tarihli Resmî Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren 4751 sayılı Kanun ile değiştirilmiş ve yapılan değişiklikle tarh ve tahakkuka ilişkin esaslar getirilmiş, emlak vergisi uygulaması sonucunda görülen olumsuzlukları ortadan kaldırmak ve vergilemede kolaylığın ve basitliğin sağlanması amacıyla dört yılda bir alınmakta olan beyan esasının kaldırılması ve sadece vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde mükelleflerden bildirim alınmasını sağlamaya yönelik değişiklikler yapılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Arsa ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespiti takdir komisyonlarınca dört yılda bir yapılmakta olup kesinleşen asgari ölçüde birim değerleri esas alınarak hesaplanan bina ve arazilere ilişkin emlak vergisi, takdirin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve Şubat ayında yıllık olarak tarh olunmakta ve tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılarak Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nda mükellef olarak belirtilenler tarafından birinci taksiti Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksiti ise Kasım ayında olmak üzere iki eşit taksitte ödenmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisi mükelleflerinin takdir komisyonu kararlarına karşı idari dava açma haklarını kısıtlayan düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmeden önce daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilmekte iken söz konusu düzenlemenin iptal edilmesi ile birlikte verginin mükellefi olan bireylerin menfaatlerinin ihlal edilmesi halinde verginin tarh ve tahakkukuna dayanak olan asgari arsa ve arazi birim değerlerinin belirlenmesine ilişkin takdir komisyonu kararlarına karşı dava açma hakkının önünde herhangi bir yasal sınırlama kalmamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra dava açma ehliyetine sahip olan mükellefler tarafından takdir komisyonu kararının iptali istemiyle açılan davalarda dava açma süresi ile ilgili bir yasal düzenleme bulunmadığından dava açma süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağı ve en son hangi tarihe kadar dava açılabileceği hususlarının 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun ilgili hükümleri çerçevesinde ve emlak vergisinin genel özellikleri dikkate alınarak irdelenmesi gerekmektedir,</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının üçüncü bendinde yer alan dava açma süresini içeren cümle tamamen iptal edildiğinden, takdir komisyonu kararlarına karşı açılacak davalarda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 7. maddesinde yer alan yasal dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Kanun&#8217;un mükerrer 49. maddesinde arsa ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdir komisyonu kararlarının, öteden beri dava açma ehliyeti bulunan odalara, belediyeler ile köy ve mahalle muhtarlıklarına imza karşılığı verileceği belirtilmekte ise de emlak vergisi mükelleflerine ilan yoluyla tebliğ edileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı gibi ilgililere ne suretle tebliğ edileceği de düzenlenmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda, Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde yer alan hükümler, emlak vergisi ile ilgili yasal düzenlemeler ve emlak vergisinin özelliği göz önüne alınarak emlak vergisi mükelleflerinin hangi tarihe kadar dava açabilecekleri hususunun da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisinin matrahı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun 29. maddesinde tanımlanan vergi değeri olup bina, arsa ve arazilere ilişkin emlak vergisi hesaplamasına esas alınan vergi değeri dört yılda bir ilgili belediyeler tarafından yeniden hesaplanmakta ve vergi değerinin hesaplanmasında esas alınan arsa ve arazi birim değerleri de dört yılda bir takdir komisyonları tarafından belirlenmektedir. Belediyelerce de Emlak Vergisi Kanunu&#8217;na göre dört yılda bir defa belirlenen ve kesinleşen arsa ile arazi metrekare birim değerleri göz önüne alınarak emlak vergileri tarh ve tahakkuk ettirilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Arsa ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin değerlerin nasıl belirleneceğine dair usuller Emlak Vergisi Kanunu&#8217;ndaki hükümlerden ayrı olarak Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde özel olarak düzenlenmiş olup emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti, kesinleşmesi ve ilanı ile takdir komisyonu kararlarına karşı kimlerin hangi sürelerde yargı yoluna gidecekleri açıklanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anılan Kanun&#8217;un mükerrer 49. maddesinin son fıkrasında, kesinleşen asgari ölçüde birim değerlerinin ilgili belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir yere asılmak suretiyle tarh ve tahakkukun yapıldığı yılın başından Mayıs ayı sonuna kadar ilan edileceği belirtilmektedir. Maddede yer alan &#8220;kesinleşme&#8221; tabiri dava açılmayarak dava açma süresinin dolması ya da dava açılarak sonuçlanması anlamını taşıdığından, herhangi bir değerin ya da bedelin kesinleşmesinden sonra değiştirilmesi kanunen ve hukuken mümkün olamayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anılan maddede arsa ve arazilere ait asgari ölçüde belirlenen birim değerleri yönünden dava açılması ve devamı özel olarak düzenlendiğinden, maddede kesinleşen değerlerin ilanından bahsedilmek suretiyle verginin tahakkuk ettirildiği yılın başından önce vergi değerinin kesinleşmesi sağlanmak istenmiştir. Belediyelerce kesinleşen bu değerler esas alınarak tarh ve tahakkuk yapıldığından, mükelleflerin takdir komisyonlarınca dört yılda bir belirlenen arsa ve arazi asgari metrekare birim değerlerinin kesinleşmesinden önce idareye yapılacak başvuru sonucu verilen cevaptan ya da herhangi bir şekilde öğrenildiği tarihten itibaren 2577 sayılı Kanun&#8217;un 7. maddesinde yer alan ve (30) günlük genel dava açma süresi içerisinde söz konusu işlemin iptali istemiyle dava açmaları gerekmektedir. Sözü edilen değerlerin kesinleşmesinden sonra ise dava açma imkanı bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisi mükellefleri, takdir komisyonlarınca dört yılda bir belirlenen değerlere karşı kesinleştikten sonra veya kesinleşme ile birlikte tarh ve tahakkuktan önceki dönemlerde ya da verginin tarh ve tahakkukundan sonra açtıkları davalarda ilgili takdir komisyonu kararlarının iptalini isteyemeyeceklerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, davacı tarafından, vergi değerinin kesinleşmesinden sonra, başka bir anlatımla, kesinleşen vergi değeri esas alınarak tarh ve tahakkuk yapıldıktan sonra asgari arsa birim değerinin belirlendiği takdir komisyonu kararının maliki olduğu taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Nitekim Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 28/05/2015 tarih ve E:2015/4646, K:2015/5755 sayılı kararı da bu yöndedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkeme, bu gerekçeyle davayı süre aşımı nedeniyle reddetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Davacının istinaf istemini inceleyen Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 06/10/2022 tarih ve E:2022/299, K:2022/526 sayılı kararı:</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye Cumhuriyeti Anayasası&#8217;nın &#8220;Hak arama hürriyeti&#8221; başlıklı 36. maddesinde herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu ve hiç bir mahkemenin, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamayacağı hükme bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkemeye erişim hakkı Anayasa&#8217;nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en temel unsurlarındandır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında özetle, mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tabi olabildiği, bununla birlikte getirilen kısıtlamaların hakkın özünü ortadan kaldıracak şekilde kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiği, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşme&#8217;nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile bağdaşabileceği, bu ilkelerden hareketle, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla beraber mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kaldırılmasına neden olacak kadar aşırı bir esneklikten kaçınılması gerektiği belirtilmektedir (İdari Yargıda Adil Yargılanma Hakkına İlişkin Emsal Kararlar Kitabı, Sayfa 440, İnceoğlu, Arat, Duymaz).</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde arsa ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdir komisyonu kararlarının, öteden beri dava açma ehliyeti bulunan odalara, belediyeler ile köy ve mahalle muhtarlıklarına imza karşılığı verileceği belirtilmekte ise de emlak vergisi mükelleflerine ilan yoluyla tebliğ edileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı gibi ilgililere ne suretle tebliğ edileceği de düzenlenmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 8. maddesinde sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı ifade edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Kanun&#8217;un mükerrer 49. maddesinde, arsa ve arazi birim değerlerinin verginin tahakkuk edeceği yılın başından önce yargı yolu dahil kesinleştirilmesi amaçlanmış ise de bu süreçte ilan edilmeyen arsa veya arazi birim değerinin mükelleflere tebliğ de edilmemesi nedeniyle mükelleflerin, idareye başvuruları üzerine haberdar oldukları birim değerlerine karşı tebliğ veya öğrenme tarihinden itibaren otuz gün içerisinde dava açabileceklerinin kabulü gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Aksi durumun kabulü halinde dava açma hakkı, şeklen Kanun&#8217;da yer almış olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, davaya konu takdir komisyonu kararından 09/02/2022 tarihinde haberdar olan davacının, 01/03/2022 tarihli dilekçesi ile açtığı davanın süresinde olduğunun kabulü gerekeceğinden işin esasına girilerek karar verilmesi gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi Dava Dairesi bu gerekçeyle istinaf istemini kabul ederek vergi mahkemesi kararını kaldırdıktan sonra açıklanan hususlar dikkate alınarak yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Vergi Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 25/10/2022 tarih ve E:2022/2454, K:2022/1994; 22/09/2022 tarih ve E:2022/2287, K:2022/1742 ve 20/09/2022 tarih ve E:2022/2286, K:2022/1727 sayılı kararlarına konu maddi olay ve yargılama süreci yukarıda özetlenen Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin E:2022/299 sayılı dosyasına konu maddi olay ve yargılama süreci ile benzerlik arz etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">B- Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin E:2021/151 sayılı dosyasına konu yargılama süreci:</p>
<p style="text-align: justify;">Dava konusu istemin özeti: Davacı tarafından, 2020 yılı için tahakkuk eden emlak vergisi matrahlarına esas teşkil etmek üzere belirlenen arsa birim değerlerinin tespitine yönelik 03/05/2017 tarih ve 39 sayılı takdir komisyonu kararının 28/05/2020 tarihinde öğrenildiği ileri sürülerek söz konusu kararın iptali ve 2020 yılının 1. ve 2. dönemleri için tahakkuk ederek ihtirazi kayıtla ödenen emlak vergisinin iadesi istemiyle dava açılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Eskişehir 1. Vergi Mahkemesinin 19/11/2020 tarih ve E:2020/322, K:2021/581 sayılı kararı:</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkeme, 03/05/2017 tarih ve 39 sayılı takdir komisyonu kararı yönünden, yukarıda değinilen Samsun Vergi Mahkemesinin 15/03/2022 tarih ve E:2022/293, K:2022/187 sayılı kararında yer alan aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle 2018 yılına ait kesinleşen vergi değeri esas alınarak tahakkuk ettikten sonra davacı tarafından, 08/06/2020 tarihinde dava konusu edilen asgari ölçüde arsa birim değerinin tespitine ilişkin takdir komisyonu kararının iptali istemini süre aşımı nedeniyle reddetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">2020 yılının 1. ve 2. dönemleri için tahakkuk ederek ihtirazi kayıtla ödenen emlak vergisinin iadesi istemi yönünden ise emlak vergisi muafiyeti devam eden taşınmaz için tahakkuk ettirilen vergide hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bu istem yönünden davayı kabul ederek uyuşmazlık konusu verginin davacıya iadesine karar vermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Tarafların istinaf istemlerini inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin 06/04/2021 tarih ve E:2021/151, K:2021/735 sayılı kararı:</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu vergi mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istemleri reddetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2022/4101, K:2022/1119 sayılı kararı ile Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 04/06/2021 tarih ve E:2021/1318, K:2021/1316 sayılı kararına konu maddi olay ve yargılama süreci yukarıda özetlenen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin E:2021/151 sayılı dosyasına konu maddi olay ve yargılama süreci ile benzerlik arz etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">V- SAMSUN BÖLGE İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLAR KURULUNUN GÖRÜŞÜ:</p>
<p style="text-align: justify;">Başkanlar Kurulu, arsalara ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdir komisyonu kararlarına karşı vergi değerinin kesinleşmesinden sonra, başka bir ifadeyle, arsa ve arazi vergisinin tarh ve tahakkukundan sonra emlak vergisi mükelleflerince açılan davaların süresinde açılmış bir dava olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varıldığını belirterek, aykırılığın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2022/4101, K:2022/1119; Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin 06/04/2021 tarih ve E:2021/151, K:2021/735 ve Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 04/06/2021 tarih ve E:2021/1318, K:2021/1316 sayılı kararları doğrultusunda giderilmesi yönünde görüş bildirilmesine oyçokluğuyla karar vermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">VI- İLGİLİ MEVZUAT:</p>
<p style="text-align: justify;">1- i. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının ilgili bölümü şu şekildedir:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin dört yılda bir yapacakları takdirler, tarh ve tahakkuk işleminin (Emlâk Vergisi Kanununun 33 üncü maddesinin (8) numaralı fıkrasına göre yapılacak takdirler dahil) yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanarak, arsalara ait olanlar takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere, araziye ait olanlar il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve belediyelere imza karşılığında verilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Büyükşehir belediyesi bulunan illerde takdir komisyonu kararları, vali veya vekalet vereceği memurun başkanlığında, defterdar veya vekalet vereceği memur, vali tarafından görevlendirilecek tapu sicil müdürü ile ticaret odası, serbest muhasebeci mali müşavirler odası ve esnaf ve sanatkârlar odaları birliğince görevlendirilecek birer üyeden oluşan merkez komisyonuna imza karşılığında verilir. Merkez komisyonu kendilerine tebliğ edilen kararları onbeş gün içinde inceler ve inceleme sonucu belirlenen değerleri ilgili takdir komisyonuna geri gönderir. Merkez komisyonunca farklı değer belirlenmesi halinde bu değerler ilgili takdir komisyonlarınca yeniden takdir yapılmak suretiyle dikkate alınır.</p>
<p style="text-align: justify;">(İptal edilen birinci cümle: Anayasa Mahkemesinin 31/5/2012 tarihli ve E:2011/38, K:2012/89 sayılı kararıyla) (&#8230;) (***) Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine onbeş gün içinde Danıştaya başvurulabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kesinleşen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri, ilgili belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir yere asılmak suretiyle tarh ve tahakkukun yapıldığı yılın başından Mayıs ayı sonuna kadar ilân edilir.&#8221;</p>
<ol style="text-align: justify;" start="49">
<li>Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının üçüncü paragrafının Anayasa Mahkemesinin 31/5/2012 tarihli ve E:2011/38, K:2012/89 sayılı kararıyla iptal edilmeden önceki birinci cümlesi, &#8220;Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirler.&#8221; şeklindedir.</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">iii. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (c) işaretli fıkrası ilgili şu şekildedir:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Yukarıdaki fıkralara göre, Danıştay ve vergi mahkemelerinde dava açılması halinde, davalının onbeş gün içinde vereceği tek savunma ile dosya tekemmül etmiş sayılır. Danıştay ve vergi mahkemelerince bu davalar, dosyanın tekemmül ettiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">2- i. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun 11. maddesi şu şekildedir:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Bina vergisi, ilgili belediye tarafından;</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,</li>
<li>b) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep yılın son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte,</li>
<li>c) 33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir il veya ilçe sınırları içerisinde birden fazla belediye olması halinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan araziye ait arazi vergisini tarha yetkili olacak belediye, ilgili valiler tarafından belirlenir.&#8221;</p>
<ol style="text-align: justify;" start="21">
<li>1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun 21. maddesi şu şekildedir:</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Arazi vergisi, ilgili belediye tarafından;</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,</li>
<li>b) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte,</li>
<li>c) 33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan arazi vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir il veya ilçe sınırları içerisinde birden fazla belediye olması halinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan araziye ait arazi vergisini tarha yetkili olacak belediye, ilgili valiler tarafından belirlenir.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">3- Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun &#8220;Vergi değeri&#8221; başlıklı 29. maddesinin ilgili bölümü şu şekildedir:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Vergi değeri;</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>a) Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre,</li>
<li>b) Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan (700 Sayılı KHK&#8217;nın 59 uncu maddesiyle değişen ibare; Yürürlük:09.07.2018)yönetmelik hükümlerinden yararlanılmak suretiyle,</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">Hesaplanan bedeldir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi değeri, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunur.</p>
<p style="text-align: justify;">33 üncü maddeye (8 numaralı fıkra hariç) göre mükellefiyet tesisi gereken hallerde vergi değerinin hesaplanmasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 49 uncu maddesinin (b) fıkrasına göre belirlenen arsa ve arazi birim değerleri, takdir işleminin yapıldığı yılı takip eden ikinci yıldan başlamak suretiyle her yıl, bir önceki yıl birim değerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle dikkate alınır.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">VII- HUKUKİ DEĞERLENDİRME:</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde takdir komisyonlarının arsa ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin kararlarına karşı sadece kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıklarının onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği açıkça belirtilmişti. Bununla birlikte söz konusu düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesinden sonra bu kararların mükelleflere tebliğine ilişkin bir düzenleme yapılmadığından mükellefler tarafından anılan takdir komisyonu kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda dava açma süresi ile ilgili bir boşluk oluşmuştur. Bu nedenle, dava açma süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağı ve en son hangi tarihe kadar dava açılabileceği hususlarının Vergi Usul Kanunu ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun ilgili hükümleri çerçevesinde ve emlak vergisinin genel özellikleri dikkate alınarak irdelenmesi gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisinin tarh ve tahakkukunu düzenleyen Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun ilgili maddeleri 09/04/2002 tarih ve 24721 sayılı Resmî Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren 4751 sayılı Kanun&#8217;la değiştirilmiştir. Bu Kanun&#8217;la emlak vergisi uygulaması sonucunda görülen olumsuzlukları ortadan kaldırmak ve vergilemede kolaylığın ve basitliğin sağlanması amacıyla dört yılda bir alınmakta olan beyan esasının kaldırılması ve sadece vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde mükelleflerden bildirim alınmasını sağlamaya yönelik değişiklikler yapılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun yukarıda anılan hükümleri uyarınca bina ve arazi vergileri, dört yılda bir defa takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve Şubat aylarında Kanun&#8217;un 29. maddesine göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunacaktır. Tarh olunan vergilerin tahakkuk etmiş sayılacağı da Kanun&#8217;da ayrıca öngörülmüştür. Yine anılan Kanun hükümleri uyarınca yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29. maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina ve arazi vergileri, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılacaktır. Ayrıca vergi değeri mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisinin tarh ve tahakkuk ettirilmesinde esas alınan vergi değeri ise Kanun&#8217;da öngörülen diğer unsurlar yanında, Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesi uyarınca asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlere göre takdir komisyonlarınca takdir olunan birim değerler dikkate alınarak hesaplanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla sahip olduğu bina veya arazi nedeniyle emlak vergisi ödemekle yükümlü olan vergi mükellefleri açısından, takdir komisyonlarınca belirlenen asgari ölçüde birim değerleri, takdirin yapıldığı yılı takip eden ve bunu izleyen yıllarda, takdir komisyonunca kanunda öngörülen süre ve koşullar altında yeni bir birim değer takdir edilinceye kadar, ödenecek emlak vergisi tutarının belirlenmesi açısından önem arz etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisi mükellefleri, muhatap olacakları vergi yükünün hesaplanmasında esas alınacak takdir komisyonlarınca takdir edilen asgari ölçüde birim değerleri ile bu değerler üzerinden hesaplanarak bulunan vergi değerinin ve vergi değeri esas alınarak her yıl için tarh ve tahakkuk ettirilecek emlak vergisi tutarının hukuka uygun bir biçimde hesaplanıp hesaplanmadığını yargı mercileri önünde ihtilaf konusu yapmak isteyebilirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Kanun&#8217;un dört yıllık bir dönem boyuncu emlak vergisinin hesaplanması ile tarh ve tahakkuk ettirilmesi açısından öngördüğü yukarıda ana hatlarıyla belirlenen yöntem emlak vergisi mükellefleri yönünden hukuken belirli ve öngörülebilir niteliktedir. Bu nedenle emlak vergisi mükellefleri, vergi yükünün belirlenmesinde temel bileşeni oluşturan ve takdir komisyonlarınca takdir olunan asgari ölçüde birim değerlerinin hukuka uygunluğunu yargı mercileri önünde ihtilafa konu etmek istedikleri takdirde, davanın, Kanun&#8217;da hukuken belirli ve öngörülebilir bir biçimde düzenlenen bu tarh ve tahakkuk usulüne uygun bir şekilde açılması, kanun koyucunun anılan tarh ve tahakkuk usulünü benimseme amacını da gözeten bir yaklaşım olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Arsa ve arazilere ait asgari ölçüde birim değerlerinin nasıl belirleneceğine dair usul, Emlak Vergisi Kanunu&#8217;ndaki hükümlerden ayrı olarak Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir. Buna göre, takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin dört yılda bir yapacakları takdirler, tarh ve tahakkuk işleminin yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanacaktır. Ayrıca takdir edilen birim değerlerden, arsalara ait olanlar takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere, araziye ait olanlar il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve belediyelere imza karşılığında verilecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Takdir komisyonu kararlarına karşı kimlerin hangi sürelerde yargı yoluna gidecekleri hususunda, Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi ve bu hususa ilişkin yeni bir düzenleme yapılmamış olması nedeniyle bir açıklık bulunmamakta ise de Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi dikkate alındığında anılan kararlara karşı mükelleflerin dava açabileceklerinin kabulü gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kanun koyucu tarafından, dört yılda bir olmak üzere, takip eden yılda Ocak ve Şubat aylarında tarh ve tahakkuk edecek bina vergisi ve arazi vergisi yönünden arsa ve arazi birim değerlerinin belirlenerek ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere imza karşılığında bildirilmesi sürecinin, emlak vergisinin tarh ve tahakkuk edeceği tarihten altı ay önce başlaması ve ivedi bir şekilde özel bir yargılama usulü benimseyerek dava sürecinin yeni yıldan önce bitirilmiş olmasının amaçlandığı açıktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kanun koyucunun amacı bu şekilde olmakla birlikte Anayasa Mahkemesinin takdir komisyonlarınca belirlenen değerlere karşı bu değer belirlenmesinden menfaati etkilenen mükelleflere yargı yolunun kapatılmasının Anayasa&#8217;nın hak arama hürriyeti ve hukuk devletine ilişkin 2 ve 36. maddelerine aykırı görerek 213 sayılı Kanun&#8217;un mükerrer 49. maddesinin (b) bendinde yer alan kuralı iptal etmesi ve mükelleflere anılan kararların tebliğine ilişkin bir düzenleme yapılmamış olması karşısında mükelleflerin açacakları davalarda dava açma süresinin hak arama hürriyetine uygun bir yaklaşımla ele alınması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda Kanun&#8217;da takdir komisyonu kararlarının mükelleflere tebliğ edilmesi yönünde bir usul benimsenmemiş olması durumu gözetilerek mükelleflerce emlak vergisine esas asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının öğrenme tarihinden itibaren (30) günlük genel dava açma süresi içerisinde ve en geç anılan kararın alındığı yılın son gününe kadar dava açabileceklerinin kabul edilmesi gerekmekte olup bu tarihten sonra dava açma imkanı bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">VI-SONUÇ:</p>
<p style="text-align: justify;">Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle aykırılığın, arsa ve arazi birim değerlerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarına karşı en geç anılan kararların alındığı yılın son gününe kadar dava açılabileceği yönünde giderilmesine, 15.02.2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.</p>
<p style="text-align: justify;">X &#8211; KARŞI OY:</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisine esas arsa ve arazi birim değerlerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarına karşı emlak vergisi mükellefleri tarafından öğrenme tarihi itibarıyla açılan davaların süresinde açılmış dava olarak kabul edilip edilmeyeceği hususunda Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi istenilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (d) işaretli bendinde, dava dilekçelerinin, ortada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemin olup olmadığı yönünden inceleneceği hükmüne yer verilmiş; Kanun&#8217;un 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinde de böyle bir işlemin bulunmaması halinde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 377. maddesinde, mükellefler ve kendisine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilecekleri; 378. maddesinde ise vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması gerektiği hükme bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">İdari davaya konu olabilecek işlemler, idarenin tek yanlı, kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemleridir. Bu nedenle vergilendirme ile ilgili olarak tarh edilmesi gereken verginin tespitine yönelik olarak tesis edilen takdir komisyonu kararlarının tek başına dava konusu edilmesi mümkün olmayıp ancak söz konusu takdir komisyonu kararı esas alınarak salınan vergi ve kesilen cezanın dava konusu yapılması halinde dayanağı takdir komisyonu kararının da tartışılması mümkündür. Böyle bir durumda da tartışılarak değerlendirilmesi yapılan söz konusu takdir komisyonu kararının hukuk aleminden kaldırılıp kaldırılmaması yönünde hüküm kurulmaksızın, takdir komisyonu kararının hukuka uygunluğu değerlendirilerek bu karara dayalı olarak yapılan vergilendirme hakkında yargı yerlerince hüküm kurulabilmesi mümkün olabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bununla birlikte kanun koyucu tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 31/05/2012 tarih ve E:2011/38, K:2012/89 sayılı kararıyla iptal edilmeden önceki birinci cümlesinde yer alan, emlak vergisinin özellikleri dikkate alınarak yapılan istisnai düzenlemeyle takdir komisyonu kararlarına karşı sınırlı sayıda kişi ve kurumun dava açabilmesine imkan tanınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu şekilde, takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerlerinin yargısal denetiminin yapılması sağlanmış ve milyonlarca emlak vergisi mükellefinin tahakkuk eden emlak vergisine karşı dava açma ihtiyacı ortadan kaldırılmış olmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">İstisnai bir düzenleme ile dava konusu edilebilir hale gelen takdir komisyonu kararları, söz konusu yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi ile dava konusu yapılabilme niteliğini kaybetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Takdir komisyonunca belirlenen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerlerine karşı dava açma imkanı ortadan kalkmış olduğundan, artık sadece emlak vergisi tahakkukuna karşı açılacak davalarda takdir komisyonu kararlarının yargısal denetimi yapılabilecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu itibarla, takdir komisyonu kararlarının vergilendirmeye yönelik tarhiyatın hazırlayıcısı mahiyetinde olması, tek başına kişinin hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmesinin hukuken mümkün bulunmaması, kesin ve yürütülmesi gerekli icrai nitelikte bir işlem olmaması nedeniyle söz konusu kararların iptali istemiyle açılan davanın incelenmeksizin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">XX &#8211; KARŞI OY:</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa&#8217;nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biridir. Söz konusu hak, mahkemeye başvuru konusunda tutarlı bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada açık, pratik ve etkili fırsatlara sahip olmasını gerektirmektedir. Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkansız hale getiren uygulamalar hariç olmak üzere dava açmak için belli sürelerin öngörülmesi, mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmamakla birlikte, yargı yerlerinin usul kurallarını uygularken bir yandan adil yargılanma hakkını ihlal edebilecek aşırı şekilcilikten, diğer yandan da yasalar tarafından düzenlenen usul kurallarının ortadan kaldırılması sonucunu doğurabilecek aşırı esneklikten kaçınmaları gerekmektedir (AİHM, Walchli/Fransa B. No: 35787/03, 26/07/2007, §29; Eşim/Türkiye B. No: 59601/09, 17/09/2013, §19-21).</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde arsa ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdir komisyonu kararlarının, öteden beri dava açma ehliyeti bulunan odalara, belediyeler ile köy ve mahalle muhtarlıklarına imza karşılığı verileceği belirtilmekte ise de emlak vergisi mükelleflerine ilan yoluyla tebliğ edileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı gibi ilgililere ne suretle tebliğ edileceği de düzenlenmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa&#8217;nın 125. maddesinin üçüncü fıkrasında idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağı hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 8. maddesinde de sürelerin, 7. madde bağlamında tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı ifade edilmiştir. Kimi hallerde ortada bir tebligat olmasa da tebliğin varlığı kabul edilerek (olayda olduğu üzere öğrenme üzerine) dava hakkının doğduğu ve dava açma süresinin başladığı kabul edilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Takdir komisyonu kararına dayanılarak salınan emlak vergisine karşı açılan davalarda, davacıya ait taşınmazların bulunduğu cadde ve sokaklar için takdir edilen asgari arsa ve arazi birim değerinin tespitine ilişkin takdir komisyonu kararı, daha önce başka mükellefler tarafından açılan davalar sonucunda iptal veya kısmen iptal edilmiş ise, bunun neticelerinden aynı mahalle, cadde, sokak veya bölgede bulunan ve dava açmayan diğer tüm emlak vergisi mükellefleri de etkileneceğinden, taşınmazların bulunduğu yer için dava açılıp açılmadığının, açılmış ise vergi değerlerinin ne şekilde kesinleştiğinin araştırılması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla, 2577 sayılı Kanun&#8217;un 7. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca, emlak vergisi tarhiyatının bildirilmesi veya öğrenilmesi gibi uygulama işlemleri üzerine dayanağı takdir komisyonu kararlarının iptalinin en geç emlak vergisinin ilk taksit süresine kadar istenebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Aksi durumun kabulü, kendisine herhangi bir bildirim yapılmayan mükelleflerin uygulama işlemi üzerine takdir komisyonu kararının iptali istemiyle açtıkları davaların süre aşımı nedeniyle; emlak vergisine karşı açtıkları davaların da takdir komisyonu kararının dava açılmayarak kesinleştiği gerekçesiyle reddi sonucunu doğuracak ve dava açma hakkı, şeklen Kanun&#8217;da yer almış olacaktır. Bu durum adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkının ihlali sonucunu doğuracaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, emlak vergisine esas arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarına karşı emlak vergisi mükellefleri tarafından en geç emlak vergisinin ilk taksit süresine kadar açılan davaların süresinde açılmış olduğunun kabulü gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">XXX- KARŞI OY:</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi Usul Kanununun mükerrer 49. maddesi ile arsa ve arazilere ilişkin asgari ölçüde birim değerleri yönünden davanın açılması ve devamı özel olarak düzenlenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Maddede kesinleşen değerlerin ilanından bahsedilerek kanun koyucu tarafından verginin tahakkuk ettirildiği yılın başından önce vergi değerinin kesinleşmesi sağlanmak istenilmiş olup belediyelerce kesinleşen bu değerler esas alınarak tarh ve tahakkuk yapılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle mükelleflerin takdir komisyonlarınca dört yılda bir belirlenen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerlerinin kesinleşmesinden önce idareye yapılan başvuru sonucu verilen cevaptan ya da herhangi bir şekilde öğrenildiği tarihten itibaren 2577 sayılı Kanun&#8217;un 7. maddesinde yer alan (30) günlük genel dava açma süresi içerisinde söz konusu işlemin iptali istemiyle dava açmaları gerekmekte olup sözü edilen değerlerin kesinleşmesinden sonra dava açma imkanı bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun emlak vergisinin tarh ve tahakkukuna ilişkin esasların düzenlendiği 11 ve 21. maddelerinde, bina ve arazi vergilerinin dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve Şubat aylarında 29. maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunacağı ve bu suretle tarh olunan vergilerin tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılacağı düzenlenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla emlak vergisine esas arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının alındığı yılın son günü itibarıyla kesinleşmiş olduğu dikkate alındığında, anılan kararlara karşı kesinleşme tarihini takip eden günden itibaren (30) günlük genel dava açma süresi içinde dava açılabileceği sonucuna varılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, emlak vergisine esas arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarına karşı emlak vergisi mükellefleri tarafından takdir komisyonu kararlarının alındığı yılın son gününü takip eden günden itibaren (30) günlük genel dava açma süresi içinde açılan davaların süresinde açılmış olduğunun kabulü gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">XXXX-KARŞI OY:</p>
<p style="text-align: justify;">Arsa ve arazi birim metrekare değerlerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının kesinleşmesinden sonra açılan davaların süresinde açılmış dava olarak kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin olarak bölge idare mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun görüşü doğrultusunda giderilmesi için 2575 sayılı Kanun&#8217;un 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca Danıştayca bu konuda karar verilmesi istemiyle başvurulmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisinin matrahı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun 29. maddesinde tanımlanan vergi değeri olup bina, arsa ve arazilere ilişkin emlak vergisi hesaplamasına esas alınan vergi değeri dört yılda bir ilgili belediyeler tarafından yeniden hesaplanmakta ve vergi değerinin hesaplanmasında esas alınan asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri de dört yılda bir takdir komisyonları tarafından belirlenmektedir. Belediyelerce de Emlak Vergisi Kanunu&#8217;na göre dört yılda bir defa belirlenen ve kesinleşen arsa ile arazi metrekare birim değerleri göz önüne alınarak emlak vergileri tarh ve tahakkuk ettirilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Arsalara ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin değerlerin nasıl belirleneceğine dair usuller Emlak Vergisi Kanunu&#8217;ndaki hükümlerden ayrı olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde özel olarak düzenlenmiş olup emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti, kesinleşmesi ve ilanı ile takdir komisyonu kararlarına karşı kimlerin hangi sürelerde yargı yoluna başvurabilecekleri açıklanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Kanun&#8217;un sözü edilen maddesinin (b) işaretli fıkrasında, takdir komisyonlarında arsalara araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin dört yıl bir yapacakları takdirlerin tarh ve tahakkuk işlemlerinin yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanacağı belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Anılan Kanun&#8217;un mükerrer 49. maddesinin son fıkrasında, kesinleşen asgari ölçüde birim değerlerinin ilgili belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir yere asılma suretiyle tarh ve tahakkukun yapıldığı yılın başından Mayıs ayı sonuna kadar ilan edileceği belirtilmektedir. Maddede yer alan &#8221;kesinleşme&#8221; tabiri dava açılmayarak dava açma süresinin dolması ya da dava açılarak sonuçlanması anlamı taşıdığından, herhangi bir değerin ya da bedelin kesinleşmesinden sonra değiştirilmesi mümkün olamayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca yayımlanan 2021/1 Seri Nolu Emlak Vergisi Kanunu İç Genelgesi&#8217;nin, &#8220;II. TAKDİR SÜRESİ&#8221; başlıklı bölümünün &#8220;2.&#8221; işaretli kısmında, 213 sayılı Kanun&#8217;un mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrası uyarınca asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değer takdir işlemlerinin tamamlanarak karara bağlanması ve kararların ilgililere tebliğ işlemlerinin 30/06/2021 günü mesai saati bitimine kadar yapılması gerektiği öngörülmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde, mükelleflere bu takdir komisyonları kararlarının tebliğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi sözü edilen maddenin (b) işaretli fıkrasındaki dava açılmasıyla ilgili düzenlemede Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararından sonra da kanun koyucu tarafından mükelleflere bu kararların tebliği ve dava açma süresine ilişkin yeni bir düzenleme getirilmediğinden mükelleflerin bu kararlara karşı nasıl dava açabilecekleri tartışmalı hale gelmiş, uygulamada ise emlak vergisi mükelleflerinin muhtarlıklara asılan ilan panolarından bu takdir kararlarını öğrenmiş sayıldıkları kabul edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kabulün, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun ilgili hükümleri çerçevesinde ve emlak vergisinin genel özellikleri yanı sıra uygulamanın getirdiği zorunluluktan kaynaklandığı düşünülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Zira emlak vergisinin takdirin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve Şubat ayında yıllık olarak tarh edilip bu tarihte de tahakkuk etmiş sayılacağı dikkate alındığında, artık verginin kesinliği ile ilgili bir tartışma olmaksızın ödemenin gerçekleşmesi sağlanmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla ilgili takdir komisyonu kararının ilan edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde dava açılması ve aykırılığın bu yönde giderilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="aUcHS642V5"><p><a href="https://frekansdenetim.com.tr/1319-emlak-vergisi/">Emlak Vergisinde Vergi Ziyaı Cezası Uygulanamaz.</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Emlak Vergisinde Vergi Ziyaı Cezası Uygulanamaz.&#8221; &#8212; Frekans Denetim A.Ş. İzmir YMM" src="https://frekansdenetim.com.tr/1319-emlak-vergisi/embed/#?secret=P1L1a3ynyJ#?secret=aUcHS642V5" data-secret="aUcHS642V5" width="500" height="282" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<p><a href="https://frekansdenetim.com.tr/5-vergi-dava-danismanligi/">https://frekansdenetim.com.tr/5-vergi-dava-danismanligi/</a></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Dava%20A%C3%A7ma" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Dava%20A%C3%A7ma" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Dava%20A%C3%A7ma" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Dava%20A%C3%A7ma" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Dava%20A%C3%A7ma" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava/">Takdir Komisyonu Kararına Karşı Dava Açma</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://frekansdenetim.com.tr/3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3304</post-id>	</item>
		<item>
		<title>KDV İndirim Reddi</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/3301-kdv-indirim-reddi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=3301-kdv-indirim-reddi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 18:14:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Danıştay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[izmir mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir ymm]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[ymm izmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=3301</guid>

					<description><![CDATA[<p>Takdir komisyonlarının görevi; Vergi Usul Kanunu uyarınca, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ile vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmektir. 3065 sayılı Yasa&#8217;da öngörülen indirim mekanizması ise vergilendirme tekniği açısından, matrah takdirinden farklı bir müessese olup mükelleflerin; gerek sahte fatura kullanmaları, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3301-kdv-indirim-reddi/">KDV İndirim Reddi</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Takdir komisyonlarının görevi; Vergi Usul Kanunu uyarınca, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ile vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmektir. 3065 sayılı Yasa&#8217;da öngörülen indirim mekanizması ise vergilendirme tekniği açısından, matrah takdirinden farklı bir müessese olup mükelleflerin; gerek sahte fatura kullanmaları, gerek defter ve belgelerini ibraz etmemeleri durumlarında, matrah takdirini gerektiren bir husus bulunmaması nedeniyle, bu tür fiillerin, Katma Değer Vergisi Kanunu&#8217;nun 29 ve 34. maddelerinde düzenlenen, indirim mekanizması içinde değerlendirilmesi suretiyle, katma değer vergisi indirimleri yönünden yapılacak vergi incelemesi ile bir sonuca bağlanması gerekmektedir. Bu nedenle, bu gibi hâllerde, mükelleflerin matrah takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmesi ve kendisine matrah, servet ve kıymet takdiri görevi verilmiş olup KDV indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonlarınca takdir edilen matrah üzerinden mükellefler adına cezalı tarhiyat yapılması mümkün değildir.</p>
<pre style="text-align: center;"><strong>T.C.</strong>
<strong>DANIŞTAY</strong>
<strong>DOKUZUNCU DAİRE</strong></pre>
<table style="height: 193px;" width="964">
<tbody>
<tr>
<td width="50">Esas</td>
<td>: 2024/940</td>
</tr>
<tr>
<td>Karar</td>
<td>: 2024/3742</td>
</tr>
<tr>
<td>Tarih</td>
<td>: 27.06.2024</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;">TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…</p>
<p style="text-align: justify;">VEKİLİ : Av. …</p>
<p style="text-align: justify;">KARŞI TARAF (DAVACI) : &#8230; Çevir. Dan. İnş. Rek. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.</p>
<p style="text-align: justify;">VEKİLİ : Av. …</p>
<p style="text-align: justify;">İSTEMİN KONUSU : Davacı adına bir kısım alış faturalarının sahte olduğundan bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2009/Nisan ilâ Aralık dönemleri için re&#8217;sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı; dava konusu cezalı tarhiyatın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın, Danıştay Dördüncü Dairesince bozulması üzerine bozma kararına uymayarak ilk kararında ısrar eden Bölge İdare Mahkemesi kararının Vergi Dava Daireleri Kurulu tarafından dava konusu cezalı tarhiyatın zamanaşımına uğramadığı, işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, öte yandan davacının duruşma talebinin gözetilmemesinde de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bozulması üzerine bozma kararına uyarak Vergi Mahkemesi kararını kaldırıp, duruşma prosedürü izlendikten sonra yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine iadesi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan temyiz istemini reddeden ve dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesi yönünde karar veren Vergi Dava Daireleri Kurulu kararı üzerine dosyayı yeniden incelemek suretiyle davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden … Bölge İdare Mahkemesi &#8230; Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Önceki beyanların tekrarıyla dava konusu işlemin yerinde ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, kararın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması istenilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.</p>
<p style="text-align: justify;">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …&#8217;NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>TÜRK MİLLETİ ADINA</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İNCELEME VE GEREKÇE:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>MADDİ OLAY:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Davacı adına bir kısım alış faturalarının sahte olduğundan bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2009/Nisan ilâ Aralık dönemleri için re&#8217;sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>Takdir Komisyonlarının Yetkileri Hakkında Mevzuat</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun &#8220;Re&#8217;sen vergi tarhı&#8221; başlıklı 30. maddesinin 1. fıkrasında, re&#8217;sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hâllerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış ve maddenin 2. fıkrasının 3. bendinde; tutulması zorunlu olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmaması veya tasdik ettirilmemesi veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi hâli, 6. bendinde de; tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması hâli re&#8217;sen tarh nedeni olarak sayılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı Kanun&#8217;un &#8220;Takdir kararı&#8221; başlıklı 31. maddesinde, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanacağı belirtilmiş, &#8220;Komisyonların görevleri&#8221; başlıklı 74. maddesinin (a) fıkrasının 1. bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak; 2. bendinde de vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek, komisyonun görevleri olarak belirlenmiştir. Kanun&#8217;un &#8220;Maksat&#8221; başlıklı 134. maddesinde; vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu,135. maddesinde ise, vergi incelemesinin; vergi müfettişleri, vergi müfettiş yardımcıları, ilin en büyük mal memuru veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılacağı, Gelir İdaresi Başkanlığının merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında görev yapanların her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haiz olduğu belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu&#8217;nun 29. maddesinde de katma değer vergisi indirim mekanizması düzenlenmiş, anılan maddenin (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiştir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>Takdir Komisyonlarının KDV İndirim Reddi Hakkında Hukuki değerlendirme </strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Yukarıdaki Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla düzenlenen fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtmadığı ve sahte olduğu hususunun ortaya konulmuş olması durumunda, 3065 sayılı Kanun ile getirilen ve katma değer vergisine özgü bir mekanizma olan indirim mekanizmasından yararlanamayacakları, ancak davacının sahte fatura kullandığı hususunun, Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 134. maddesi uyarınca usulüne uygun yapılacak vergi incelemesi sonucunda düzenlenecek vergi inceleme raporu ile tespit edilebilecek bir durum olduğu, zira, burada tespit edilecek hususun, matrahın beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi değil, mükellefin yasal defterlerine kaydetmek suretiyle indirim konusu yaptığı fatura ve belgelerin gerçek durumu yansıtıp yansıtmaması olduğu, söz konusu fatura ve belgelerin gerçek durumu yansıtmaması durumunda ise vergi dairesince, mükellefin katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle hakkında tarhiyat yapılabileceği anlaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin 2009 yılı hesap ve işlemlerinin incelemesi için takdire sevk edilmesi üzerine, şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu dikkate alınarak tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin davacıya tebliğ edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Takdir komisyonlarının görevi; Vergi Usul Kanunu uyarınca, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ile vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmektir. 3065 sayılı Yasa&#8217;da öngörülen indirim mekanizması ise vergilendirme tekniği açısından, matrah takdirinden farklı bir müessese olup mükelleflerin; gerek sahte fatura kullanmaları, gerek defter ve belgelerini ibraz etmemeleri durumlarında, matrah takdirini gerektiren bir husus bulunmaması nedeniyle, bu tür fiillerin, Katma Değer Vergisi Kanunu&#8217;nun 29 ve 34. maddelerinde düzenlenen, indirim mekanizması içinde değerlendirilmesi suretiyle, katma değer vergisi indirimleri yönünden yapılacak vergi incelemesi ile bir sonuca bağlanması gerekmektedir. Bu nedenle, bu gibi hâllerde, mükelleflerin matrah takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmesi ve kendisine matrah, servet ve kıymet takdiri görevi verilmiş olup katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonlarınca takdir edilen matrah üzerinden mükellefler adına cezalı tarhiyat yapılması mümkün değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">İdari işlem ve tasarruflarla kişilerin hukukunda haricen değişiklik yapma yetki ve imtiyazına sahip olan idarenin, bu yetkisini kullanırken öncelikle yetkinin kullanılmasına ilişkin şekil ve koşullarının belirlendiği usul kanunlarının kendi üzerine yüklediği görevler çerçevesinde hareket etmesi gerekir. Zira Anayasa&#8217;da yer alan hukuk devleti ilkesinin doğal bir sonucu da idarenin işlem ve eylemlerini, hukuk kuralları çerçevesinde ve yine bu kuralların yüklediği görev ve yetki kapsamında yürütmesidir. Bu nedenle, yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca, davacı şirketin takdir komisyonuna sevk edilmesi üzerine, katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonunca alınan karara istinaden davacı adına yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın kabulü yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle yasal isabetsizlik bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">KARAR SONUCU:</p>
<p style="text-align: justify;">Açıklanan nedenlerle;</p>
<p style="text-align: justify;">Davalının temyiz isteminin reddine,</p>
<p style="text-align: justify;">… Bölge İdare Mahkemesi &#8230; Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA,</p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi &#8230; Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/06/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.</p>
<p style="text-align: justify;">(X)KARŞI OY :Davacının fatura aldığı mükellef hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle verilen Daire kararına katılmıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3301-kdv-indirim-reddi%2F&amp;linkname=KDV%20%C4%B0ndirim%20Reddi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3301-kdv-indirim-reddi%2F&amp;linkname=KDV%20%C4%B0ndirim%20Reddi" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3301-kdv-indirim-reddi%2F&amp;linkname=KDV%20%C4%B0ndirim%20Reddi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3301-kdv-indirim-reddi%2F&amp;linkname=KDV%20%C4%B0ndirim%20Reddi" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3301-kdv-indirim-reddi%2F&amp;linkname=KDV%20%C4%B0ndirim%20Reddi" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3301-kdv-indirim-reddi/">KDV İndirim Reddi</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3301</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Elektronik Defterlerin Oluşturulma ve İmzalanma Süresi ile Elektronik Defter Beratlarının Yüklenme Süresinin Uzatılması</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/e-defter-beratlari/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=e-defter-beratlari</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 May 2020 08:25:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[kdv iade]]></category>
		<category><![CDATA[müşavir izmir]]></category>
		<category><![CDATA[süre uzatımı]]></category>
		<category><![CDATA[tam tasdik]]></category>
		<category><![CDATA[vergi iade]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=1258</guid>

					<description><![CDATA[<p>28/05/2020 tarih ve VUK-131/2020-10 Sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile; e-Defter uygulamasına dâhil olan ve 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen mücbir sebepler kapsamında olmayan mükellefler tarafından, 31 Mayıs 2020 günü  (bu günün hafta sonu olması nedeniyle 1 Haziran 2020 günü) sonuna kadar oluşturulması ve imzalanması gereken, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/e-defter-beratlari/">Elektronik Defterlerin Oluşturulma ve İmzalanma Süresi ile Elektronik Defter Beratlarının Yüklenme Süresinin Uzatılması</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1311 alignleft" src="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2019/04/duyuru.jpg" alt="" width="251" height="201" />28/05/2020 tarih ve VUK-131/2020-10 Sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile; e-Defter uygulamasına dâhil olan ve 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen mücbir sebepler kapsamında olmayan mükellefler tarafından, 31 Mayıs 2020 günü  (bu günün hafta sonu olması nedeniyle 1 Haziran 2020 günü) sonuna kadar oluşturulması ve imzalanması gereken, aylık tercihte bulunan mükellefler için Şubat/2020 ile üç aylık tercihte bulunan mükelleflerin Ocak-Şubat-Mart/2020 dönemleri e-Defterlerinin oluşturulma ve imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süresi 19 Haziran 2020 Cuma günü sonuna kadar uzatılmıştır.</span></p>
<p>Kaynak : <a href="https://www.gib.gov.tr/node/143929">https://www.gib.gov.tr/node/143929</a></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fe-defter-beratlari%2F&amp;linkname=Elektronik%20Defterlerin%20Olu%C5%9Fturulma%20ve%20%C4%B0mzalanma%20S%C3%BCresi%20ile%20Elektronik%20Defter%20Beratlar%C4%B1n%C4%B1n%20Y%C3%BCklenme%20S%C3%BCresinin%20Uzat%C4%B1lmas%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fe-defter-beratlari%2F&amp;linkname=Elektronik%20Defterlerin%20Olu%C5%9Fturulma%20ve%20%C4%B0mzalanma%20S%C3%BCresi%20ile%20Elektronik%20Defter%20Beratlar%C4%B1n%C4%B1n%20Y%C3%BCklenme%20S%C3%BCresinin%20Uzat%C4%B1lmas%C4%B1" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fe-defter-beratlari%2F&amp;linkname=Elektronik%20Defterlerin%20Olu%C5%9Fturulma%20ve%20%C4%B0mzalanma%20S%C3%BCresi%20ile%20Elektronik%20Defter%20Beratlar%C4%B1n%C4%B1n%20Y%C3%BCklenme%20S%C3%BCresinin%20Uzat%C4%B1lmas%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fe-defter-beratlari%2F&amp;linkname=Elektronik%20Defterlerin%20Olu%C5%9Fturulma%20ve%20%C4%B0mzalanma%20S%C3%BCresi%20ile%20Elektronik%20Defter%20Beratlar%C4%B1n%C4%B1n%20Y%C3%BCklenme%20S%C3%BCresinin%20Uzat%C4%B1lmas%C4%B1" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fe-defter-beratlari%2F&amp;linkname=Elektronik%20Defterlerin%20Olu%C5%9Fturulma%20ve%20%C4%B0mzalanma%20S%C3%BCresi%20ile%20Elektronik%20Defter%20Beratlar%C4%B1n%C4%B1n%20Y%C3%BCklenme%20S%C3%BCresinin%20Uzat%C4%B1lmas%C4%B1" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/e-defter-beratlari/">Elektronik Defterlerin Oluşturulma ve İmzalanma Süresi ile Elektronik Defter Beratlarının Yüklenme Süresinin Uzatılması</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1258</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
