<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>izmir ymm | Frekans İzmir YMM Şirketi</title>
	<atom:link href="https://frekansdenetim.com.tr/tag/izmir-ymm/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://frekansdenetim.com.tr</link>
	<description>Frekans Yeminli Mali Müşavirlik ve Denetim A.Ş.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 06 Dec 2025 22:29:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/cropped-favicon_frekans_2-32x32.png</url>
	<title>izmir ymm | Frekans İzmir YMM Şirketi</title>
	<link>https://frekansdenetim.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">175343373</site>	<item>
		<title>İhraç Olunan Malın Geri Gelmesi</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/ihrac-olunan-malin-geri-gelmesi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ihrac-olunan-malin-geri-gelmesi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Oct 2024 20:43:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Özelgeler]]></category>
		<category><![CDATA[geri gelen eşya]]></category>
		<category><![CDATA[izmir müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir ymm]]></category>
		<category><![CDATA[tam tasdik]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=3390</guid>

					<description><![CDATA[<p>İhraç olunan malın geri gelmesi halinde KDV uygulamasını, serbest bölge ve/veya yurt dışına ihraç olunan malın geri gelmesi ya da gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına konulan malların satıcılara geri gönderilmesi olarak iki şekilde ele almak gerekmektedir. KDV Uygulama Genel Tebliğine göre şu şekilde işlem yapılması [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/ihrac-olunan-malin-geri-gelmesi/">İhraç Olunan Malın Geri Gelmesi</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-2213 alignleft" src="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/hizmetlerimiz-5-300x150.jpg" alt="" width="300" height="150" srcset="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/hizmetlerimiz-5-300x150.jpg 300w, https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/hizmetlerimiz-5.webp 400w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />İhraç olunan malın geri gelmesi halinde KDV uygulamasını, serbest bölge ve/veya yurt dışına ihraç olunan malın geri gelmesi ya da gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına konulan malların satıcılara geri gönderilmesi olarak iki şekilde ele almak gerekmektedir. KDV Uygulama Genel Tebliğine göre şu şekilde işlem yapılması gerekmektedir.</p>
<h2><strong>1-Serbest Bölge ve/veya Yurt Dışına İhraç Olunan Malın Geri Gelmesi</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">3065 sayılı Kanunun ithalat istisnasını düzenleyen (16/1-b) maddesi uyarınca, ihracat istisnasından faydalanılarak ihraç edilen ancak; Gümrük Kanununun 168, 169 ve 170 inci maddelerinde belirtildiği şekilde geri gelen eşyanın “<strong>ithalat istisnasından</strong>” faydalanabilmesi için,</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Bu eşya ile ilgili olarak <em>“ihracat istisnası nedeniyle faydalanılan miktarın</em>” gümrük idaresine ödenmesi</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">veya</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><em>“Bu miktar kadar teminat gösterilmesi</em>” gerekir.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">İhraç edildikten sonra geri gelen eşya için ithalat istisnasından faydalanılmak istenmemesi halinde, genel hükümler çerçevesinde KDV ödenerek eşyanın ithali mümkündür.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda, ilk ihracat kesin ihracat olarak değerlendirilir.</p>
<p style="text-align: justify;">İhraç olunan malın geri gelmesi halinde ithalat istisnasının uygulanabilmesi için ilgili gümrük idareleri ihracat istisnasından yararlanılan miktarı tespit etmek amacıyla mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesinden durumu bir yazı ile sorar. Bu yazıda geri gelen eşyanın cinsi, miktarı, tutarı, ilgili bulunduğu gümrük beyannamesinin tarih ve sayısı ile diğer gerekli bilgilere de yer verilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>KDV ödenmek suretiyle satın alınan veya işletmede imal edilen malların geri gelmesi halinde, vergi dairelerince ihracat istisnasından faydalanılan miktarın belirlenmesinde, Kanunun 11 inci maddesi ile ihracatçıya getirilen imkânlar göz önüne alınarak aşağıdaki şekilde hareket edilir: </strong></p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>&#8211; İade Talebinde Bulunulmamışsa :</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">İhraç olunan malın geri gelmesi halinde, Vergi dairesince yapılacak inceleme sonunda, mükellefin geri gelen mallarla ilgili olarak ihracat sırasında <strong><em>iade talebinde bulunmadığı</em></strong> tespit edilirse, bu mallarla ilgili olarak ihracat istisnasından yararlanılan bir miktarın bulunmadığı ilgili gümrük idaresine bildirilir. Bu yazıyı alan gümrük idareleri geri gelen eşya ile ilgili olarak ithalat istisnası kapsamında işlem yapar.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>&#8211; İade Talebinde Bulunulmuş Olmasına Rağmen İade Henüz Yapılmamışsa :</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">İhraç olunan malın geri gelmesi halinde, geri gelen malların bünyesine giren vergiler için ihracatçının, bu vergileri indiremeyip nakden veya mahsuben iade olarak talep ettiğinin belirlenmesi halinde, iade henüz yapılmamışsa ihracatçının KDV iadesinden yararlanmadığı kabul edilir ve geri gelen mallar için gümrükte KDV ödenmesi istenmez.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda, ihracatçının ilgili dönem beyannamesinde “iade” olarak beyan edilen tutarın geri gelen mallara isabet eden kısmı, malların geri geldiği vergilendirme dönemi 1 No.lu KDV Beyannamesinin 103 no.lu satırına yazılarak indirilir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>&#8211; Mal İade Yapıldıktan Sonra İade Gelmişse :</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">İhraç olunan malın geri gelmesi halinde, ihraç edilen malın, bu mala ait yüklenilen KDV’nin nakden veya mahsuben iadesinden sonra geri gelmesi halinde, <strong><em>geri gelen mallara isabet eden iade tutarının gümrükte ödenmesinden</em></strong> sonra ithalat istisnası kapsamında işlem yapılır. Dolayısıyla, geri gelen malların bünyesine giren vergiler için ihracatçının, bu vergileri indiremeyip nakden veya mahsuben iade olarak aldığının belirlenmesi halinde bu iadeden; geri gelen mallara isabet eden kısım kadar ihracat istisnasından faydalanıldığı belirtilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi dairelerince, geri gelen eşyayla ilgili olarak ihracatçının ihracat istisnası nedeniyle faydalandığı miktar tespit edildikten sonra ilgili gümrük idaresine durum bildirilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Geri gelen mallara ilişkin olarak yüklenilen vergilerin indirim yolu ile giderilmiş veya iade talep edilmeksizin sonraki dönemlere devredilmiş olması hallerinde, bu vergilere ilişkin olarak bir işlem yapılmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Geri gelen eşya dolayısıyla ihracatçı tarafından ilgili gümrük idaresine ödenen KDV, ilgili dönem beyannamesinde indirim konusu yapılabilir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>2- Gümrüksüz Satış Mağazalarında Satılmak Üzere Bu Mağazalara veya Bunların Depolarına Konulan Malların Satıcılara Geri Gönderilmesi </strong></h2>
<p style="text-align: justify;">İhraç olunan malın geri gelmesi, Gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına konulan malların satıcılara geri gönderilmesi halinde ise mağaza işleticisi tarafından KDV hesaplanmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına yapılan teslim dolayısıyla iade talep edilmemiş olması halinde, yalnızca matrahta meydana gelen değişiklik doğrultusunda defter kayıtları ile beyanların düzeltilmesi yeterlidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak, gümrüksüz satış mağazalarına veya bunların depolarına istisna kapsamında yapılan teslime ait iade talebi sonuçlandırıldıktan sonra KDV iadesini ortaya çıkaran malların geri gelmesi durumunda aşağıdaki şekilde hareket edilir:</p>
<p style="text-align: justify;"> &#8211; Malların geri geldiği vergilendirme döneminde, yukarıda belirtildiği şekilde defter kaydı ve beyanname üzerinde gerekli düzeltmeyi yapan mükellefin vergi dairesine yazılı olarak müracaat edip, daha önce iadesini aldığı tutarı iade etmesi halinde bu tutar, <strong>gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın</strong> mükelleften geri alınır.</p>
<p style="text-align: justify;"> &#8211; Mükellefin, malların geri geldiği dönemde <em>düzeltme işlemini yapmaması halinde</em>; istisna kapsamındaki işlem nedeniyle iade edilen KDV, “ malların geri geldiği dönemden düzeltmenin yapıldığı döneme kadar gecikme faizi uygulanarak vergi ziyaı cezası ile birlikte” mükelleften aranır.</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fihrac-olunan-malin-geri-gelmesi%2F&amp;linkname=%C4%B0hra%C3%A7%20Olunan%20Mal%C4%B1n%20Geri%20Gelmesi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fihrac-olunan-malin-geri-gelmesi%2F&amp;linkname=%C4%B0hra%C3%A7%20Olunan%20Mal%C4%B1n%20Geri%20Gelmesi" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fihrac-olunan-malin-geri-gelmesi%2F&amp;linkname=%C4%B0hra%C3%A7%20Olunan%20Mal%C4%B1n%20Geri%20Gelmesi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fihrac-olunan-malin-geri-gelmesi%2F&amp;linkname=%C4%B0hra%C3%A7%20Olunan%20Mal%C4%B1n%20Geri%20Gelmesi" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fihrac-olunan-malin-geri-gelmesi%2F&amp;linkname=%C4%B0hra%C3%A7%20Olunan%20Mal%C4%B1n%20Geri%20Gelmesi" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/ihrac-olunan-malin-geri-gelmesi/">İhraç Olunan Malın Geri Gelmesi</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3390</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Vergi İdaresine Başvuru ve Dava Açma Süresi</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/vergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=vergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Sep 2024 10:47:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Danıştay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[dava açma süresi]]></category>
		<category><![CDATA[izmir mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir ymm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=3330</guid>

					<description><![CDATA[<p>1. Yasal Düzenleme – İYUK md. 11 İdari işlemlere karşı üst makama başvuru, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesinde (İYUK md. 11) düzenlenmiştir. Buna göre: İlgililer, idari dava açmadan önce, bir idari işlem hakkında “kaldırılması”, “geri alınması”, “değiştirilmesi” veya “yeni bir işlem yapılması”nı üst makamdan, üst makam yoksa [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/vergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi/">Vergi İdaresine Başvuru ve Dava Açma Süresi</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_3593" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-3593" class="size-thumbnail wp-image-3593" src="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2024/01/images-9-150x150.jpeg" alt="" width="150" height="150" srcset="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2024/01/images-9-150x150.jpeg 150w, https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2024/01/images-9-90x90.jpeg 90w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /><p id="caption-attachment-3593" class="wp-caption-text">#başvuru ve dava açma</p></div>
<p style="text-align: justify;">1. Yasal Düzenleme – İYUK md. 11</p>
<p style="text-align: justify;">İdari işlemlere karşı üst makama başvuru, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesinde (İYUK md. 11) düzenlenmiştir. Buna göre:</p>
<p style="text-align: justify;">İlgililer, idari dava açmadan önce, bir idari işlem hakkında</p>
<p style="text-align: justify;">“kaldırılması”,</p>
<p style="text-align: justify;">“geri alınması”,</p>
<p style="text-align: justify;">“değiştirilmesi” veya</p>
<p style="text-align: justify;">“yeni bir işlem yapılması”nı üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan idari dava açma süresi içinde isteyebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu başvuru, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 30 gün içinde cevap verilmezse, istek reddedilmiş sayılır (zımni ret). İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde: Dava açma süresi yeniden işlemeye başlar, Başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu çerçevede özellikle şu soru önemlidir: “Vergi ve ceza ihbarnamesi” ve “ödeme emri” tebliği üzerine idareye başvuru yapıldığında, vergi mahkemesinde dava açma süresi durur mu, durmaz mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Aşağıda, bu soruya ilişkin VDDK (Vergi Dava Daireleri Kurulu) kararları çerçevesinde ödeme emrine ve vergi/ceza ihbarnamesine ilişkin durumlar ayrı ayrı ele alınmıştır.</p>
<h3 style="text-align: justify;">2. Ödeme Emrine Karşı İdareye Başvuru ve Dava Açma Süresi</h3>
<p style="text-align: justify;">Genel ilke:<br />
Ödeme emrinin tebliği üzerine, İYUK md. 11 kapsamında yapılan idari başvurunun, usulüne uygun olduğu takdirde dava açma süresini durdurduğu Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun yeni tarihli kararlarıyla açıkça ortaya konulmuştur (bkz. 6. bölüm).</p>
<p style="text-align: justify;">Özet mantık:</p>
<p style="text-align: justify;">Ödeme emri, idari işlem niteliğindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Özel kanun (6183 sayılı Kanun) ödeme emrine karşı özel bir dava açma süresi öngörmüştür. Bu özel sürenin (halen 15 gün) içinde İYUK 11’e göre idareye başvuru yapılırsa, İdari başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur; Red veya zımni red sonrası süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.</p>
<h3 style="text-align: justify;">3. Vergi ve Ceza İhbarnamesine Karşı Başvuru ve Dava Açma Süresi</h3>
<p style="text-align: justify;">Vergi ve ceza ihbarnamesine karşı idareye başvurulması hâlinde dava açma süresinin durup durmayacağı konusu,</p>
<p style="text-align: justify;">Hem VUK’taki düzeltme–şikâyet müessesesi (VUK md. 116–126),</p>
<p style="text-align: justify;">Hem İYUK md. 11’in uygulanabilirliği çerçevesinde geleneksel olarak tartışmalıydı. Bu konuda iki önemli VDDK kararı çok uzun süredir temel referans olarak kullanılır:</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK, E: 1999/78, K: 1999/462, 22.10.1999</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK, E: 1999/166, K: 1999/493, 26.11.1999</p>
<p style="text-align: justify;">Aşağıda bu iki kararın olguları ve sonuçları kısaca yer almaktadır.</p>
<h4 style="text-align: justify;">3.1. VDDK, E: 1999/78, K: 1999/462 – KDV Beyannamesi Verilmemesi ve Dava Süresi</h4>
<p style="text-align: justify;">Konu:<br />
Mükellef, KDV beyannamelerini süresinde vermediği gerekçesiyle, takdir komisyonu kararı üzerine belirli dönemler için ağır kusur cezalı KDV ile karşılaşır. İhbarnamenin tebliği sonrası: Süresi içinde vergi dairesine düzeltme talebi ile başvurur, Düzeltme talebi reddedilir, Sonrasında vergi mahkemesinde dava açılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Uyuşmazlık: Bu süreçte, dava açma süresi geçmiş midir, geçmemiş midir? Düzeltme talebi, İYUK md. 11’den kaynaklanan bir idari başvuru sayılıp süreyi durdurur mu, yoksa VUK’taki vergi hatası hükümleri kapsamındaki bir düzeltme talebi midir?</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK çoğunluk görüşü (özet):</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi mahkemesinde dava açma süresi 30 gündür; tebliği izleyen günden başlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Tarh ve tebliğe karşı doğrudan dava açılması esastır.</p>
<p style="text-align: justify;">Somut olayda, mükellefin vergi dairesine yaptığı başvuru, VUK md. 116 vd. anlamında açık bir vergi hatasına dayanmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, yapılan başvuru dava açma süresini durdurucu bir başvuru olarak kabul edilmemiş;</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuçta, süre içinde doğrudan vergi mahkemesinde dava açılmadığından, sonradan açılan davanın süre aşımından reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kısa sonuç: 📌 Vergi dairesine müracaat, vergi hatasının düzeltilmesi niteliğinde değilse, bu müracaat tek başına dava açma süresini durdurmaz.</p>
<h4 style="text-align: justify;">3.2. VDDK, E: 1999/166, K: 1999/493 – Tapu Harcı, Düzeltme Talebi ve Süre</h4>
<p style="text-align: justify;">Konu: Bir anonim şirket adına 1989 yılı için kusur cezalı tapu harcı ve gecikme faizi salınır. İhbarnamenin tebliği üzerine:</p>
<p style="text-align: justify;">Mükellef, dava açma süresi içinde vergi dairesine düzeltme talebi ile başvurur, Bu başvuru reddedilir, Sonrasında vergi mahkemesinde dava açılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu dosyada VDDK, düzeltme–şikâyet ve İYUK 11 ilişkisini birlikte değerlendirerek, sadece “süre geçti” deyip davayı reddeden mahkeme kararını isabetli bulmamış, idari başvuru sürecinin dava açma süresinin hesabında dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır.</p>
<h3 style="text-align: justify;">4. Kararların Birlikte Değerlendirilmesi</h3>
<p style="text-align: justify;">Yukarıdaki klasik VDDK kararları birlikte değerlendirildiğinde:</p>
<p style="text-align: justify;">1. Ödeme emri için:</p>
<p style="text-align: justify;">İYUK md. 11’e göre idareye başvuru yapılması mümkündür ve yeni içtihatlarda açık biçimde dava süresini durdurduğu kabul edilmektedir (bkz. 6. bölüm).</p>
<p style="text-align: justify;">2. Vergi ve ceza ihbarnamesi için:</p>
<p style="text-align: justify;">Kural olarak, ihbarnameye karşı 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılmalıdır. Vergi dairesine yapılan başvurunun:</p>
<p style="text-align: justify;">VUK md. 116 vd. kapsamında bir “vergi hatası” düzeltme talebi olup olmadığı, “Üst makama başvuru” niteliğinde olup İYUK md. 11 anlamında dava süresini durdurup durdurmadığı, somut olaya göre ayrı ayrı değerlendirilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Eski içtihatlarda, vergi hatası kapsamında olmayan düzeltme taleplerinin dava süresini durdurmadığı yönünde kararlar daha ağır basarken, son yıllarda idari başvurunun kapsamı ve dava süresine etkisi lehine gelişen, mükellef haklarını gözeten daha esnek bir yaklaşımın güçlendiği görülmektedir (bkz. 6. bölüm).</p>
<h3 style="text-align: justify;">5. Pratik Sonuç – Ne Zaman Dikkat Etmek Gerek?</h3>
<p style="text-align: justify;">Bu kararlar ve güncel içtihatlar ışığında, uygulamada dikkat edilmesi gereken temel noktalar şöyle özetlenebilir:</p>
<p style="text-align: justify;">Ödeme emri geldiğinde:</p>
<p style="text-align: justify;">6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca öngörülen özel dava açma süresi (halen 15 gün) içinde,</p>
<p style="text-align: justify;">İYUK md. 11 kapsamında idareye başvuru yapılırsa,</p>
<p style="text-align: justify;">Bu başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur;</p>
<p style="text-align: justify;">İdarenin açık/vatansız (zımni) ret kararından sonra süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi ve ceza ihbarnamesi geldiğinde:</p>
<p style="text-align: justify;">Esas ilke: Tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılması gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak: Başvurunuz açık bir vergi hatasına dayanan klasik düzeltme talebi ise,</p>
<p style="text-align: justify;">VUK md. 116–124 ve İYUK md. 11 birlikte gözetilerek; cevabın verildiği tarih, zımni ret süresi ve şikâyet yolu da dikkate alınarak, dava süresi bazen farklı hesaplanabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi hatası kapsamında olmayan, salt “yeniden değerlendirin” mahiyetindeki başvurular açısından ise, başvurunun dava süresine etkisi somut olaya ve güncel VDDK içtihatlarına göre yorumlanacaktır (aşağıdaki 6. bölümde yer alan 2019/842 ve 2024 tarihli kararlar bu noktada önemlidir).</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuç olarak; vergi ve ceza ihbarnamesi veya ödeme emri tebliğ edildiğinde, hangi kanun yoluna hangi sürede başvurulacağı ve bu başvurunun dava açma süresi üzerindeki etkisi, her somut olayda İYUK md. 7 ve 11 ile VUK md. 116–124 birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">6. Güncel Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararları (İYUK md. 11 Açısından)</h3>
<p style="text-align: justify;">Makaledeki açıklamaları 2021–2024 tarihli VDDK kararları ışığında güncellemekte fayda var. Özellikle ödeme emri ve özel usulsüzlük cezası ihbarnamesi hakkında verilen yeni kararlar, İYUK md. 11 başvurusunun kapsamını ve dava süresine etkisini çok netleştirmiş durumda.</p>
<h4 style="text-align: justify;">6.1. Ödeme Emrine Karşı İYUK 11 Başvurusu ve Sürenin Durması</h4>
<p style="text-align: justify;">Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 2023–2024 tarihli bir dizi kararında, ödeme emri–İYUK 11 ilişkisi şu şekilde özetlenmektedir:</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK, E:2022/1366, K:2024/468, 15.05.2024<br />
Danıştay’ın resmi “Kararlar Bülteni”nde yer alan özet hükme göre, ödeme emrinin tebliği üzerine, iptali istemiyle İYUK md. 11 uyarınca idareye yapılan başvurunun, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı açıkça ifade edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı bültende, VDDK, E:2023/1510, K:2024/148, 06.03.2024 ve VDDK, E:2023/1517, K:2024/147, 06.03.2024 kararları için de özetler kısmında;<br />
“Ödeme emrinin tebliği üzerine İYUK 11 uyarınca idari başvuruda bulunulabileceği ve usulüne uygun yapılan başvurunun dava açma süresini durduracağı” belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yine VDDK’nın E:2022/150, K:2023/665, 07.06.2023 sayılı kararı da, ödeme emrinin 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında idari başvuruya konu olabileceğini ve bu yolun ihtiyari bir başvuru yolu olduğunu vurgulamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kararlar birlikte değerlendirildiğinde:</p>
<p style="text-align: justify;">Ödeme emri açık bir idari işlem olarak kabul edilmekte,</p>
<p style="text-align: justify;">6183 sayılı Kanun’daki özel dava açma süresi içinde İYUK 11’e göre idareye başvurulabileceği,</p>
<p style="text-align: justify;">Bu başvurunun usulüne uygun olması hâlinde işlemekte olan dava açma süresini durduracağı konusunda güncel ve istikrarlı bir içtihat hattı oluştuğu görülmektedir.</p>
<h4 style="text-align: justify;">6.2. Özel Usulsüzlük Cezası İhbarnamesi ve İYUK 11 Başvurusu</h4>
<p style="text-align: justify;">Son yıllarda sadece ödeme emri değil, özel usulsüzlük cezası ihbarnameleri yönünden de İYUK 11 başvurusunun mümkün olduğu ve dava süresine etkili olduğu açıkça ortaya konulmuştur:</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK’nın E:2019/842, K:2021/35, 27.01.2021 tarihli kararında, özel usulsüzlük cezasına ilişkin ihbarnameye karşı 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca idari başvuruda bulunulabileceği belirtilmiş; bu karar, daha sonraki bültenlerde de emsal olarak açıkça anılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Danıştay’ın 2023 ve 2024 tarihli VDDK bültenlerinde (örneğin E:2024/676, K:2024/1073 ve E:2023/435, K:2024/1057 karar özetlerinde),</p>
<p style="text-align: justify;">Hem ödeme emri hem de özel usulsüzlük cezası ihbarnamesi bakımından,</p>
<p style="text-align: justify;">İYUK 11 başvurusunun vergi mahkemesinde dava açma süresi içinde yapılması gerektiği,</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle usulüne uygun bir şekilde yapılan başvurunun, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durduracağı tekrar edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu çerçevede bugün gelinen noktada şunu söylemek mümkün:</p>
<p style="text-align: justify;">&gt; Sadece ödeme emrinde değil, özel usulsüzlük cezası ihbarnamelerinde de, süresi içinde yapılan İYUK 11 başvurusu, usulüne uygun olmak kaydıyla vergi mahkemesinde dava açma süresini durdurur.</p>
<h4 style="text-align: justify;">6.3. İhbarnamenin Şekil Yönünden Hukuka Uygunluğu</h4>
<p style="text-align: justify;">– E:2022/1336, K:2024/465</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK’nın aynı tarihli (15.05.2024) bir başka önemli kararı da, ihbarname şekline ilişkindir:</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK, E:2022/1336, K:2024/465, 15.05.2024 sayılı kararda;<br />
mükellefin adı, soyadı/unvanı konusunda muhatabında tereddüt uyandıracak şekilde düzenlenen ihbarnamenin, VUK md. 35’e uygun olmadığı açıkça belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu karar, vergi/ceza ihbarnamelerine karşı açılacak davalarda şekil yönünden iptal sebeplerinin de güçlü biçimde kullanılabileceğini; özellikle ihbarnamenin muhatabının ve borcun konusunun açık ve tereddütsüz şekilde gösterilmesi gerektiğini bir kez daha vurgulamaktadır.</p>
<h4 style="text-align: justify;">6.4. Makaledeki Değerlendirmeye Güncel Etkisi</h4>
<p style="text-align: justify;">Bu yeni içtihatlar ışığında, makaledeki ana sonuçları şöyle güncellemek mümkündür:</p>
<p style="text-align: justify;">1. Ödeme emri</p>
<p style="text-align: justify;">6183 sayılı Kanun’daki özel dava süresi içinde, İYUK md. 11’e uygun idari başvuru yapılabilir. VDDK’nın 2023–2024 tarihli kararlarına göre, bu başvuru işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur.</p>
<p style="text-align: justify;">2. Vergi ve ceza ihbarnamesi (özellikle özel usulsüzlük cezası)</p>
<p style="text-align: justify;">İhbarnamenin tebliği üzerine, İYUK 11’e uygun şekilde idari başvuru yapılması artık açıkça mümkün kabul edilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">2019/842 E., 2021/35 K. kararı ve bu karara atıf yapan 2023–2024 tarihli VDDK kararları, Usulüne uygun yapılan bu başvurunun, Vergi mahkemelerinde dava açma süresini durduracağı yönünde net bir hat oluşturmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">3. Şekil yönünden ihbarnamenin iptali</p>
<p style="text-align: justify;">Mükellefin adı/unvanı, verginin türü, dönemi, tutarı gibi unsurlarda tereddüt uyandıran ihbarnameler, VUK md. 35’e aykırılık sebebiyle şekil yönünden iptal edilebilecek niteliktedir (E:2022/1336, K:2024/465).</p>
<p style="text-align: justify;">Bu güncel kararlar, hem mükellef lehine başvuru yollarını güçlendiriyor, hem de süre hesaplamalarında İYUK 11 başvurusunun etkisini daha güvenli ve öngörülebilir hale getiriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="TqgDw6JqhP"><p><a href="https://frekansdenetim.com.tr/5-vergi-dava-danismanligi/">Vergi Davaları Danışmanlığı</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Vergi Davaları Danışmanlığı&#8221; &#8212; Frekans Denetim A.Ş. İzmir YMM" src="https://frekansdenetim.com.tr/5-vergi-dava-danismanligi/embed/#?secret=LsYHtKZYgF#?secret=TqgDw6JqhP" data-secret="TqgDw6JqhP" width="500" height="282" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fvergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi%2F&amp;linkname=Vergi%20%C4%B0daresine%20Ba%C5%9Fvuru%20ve%20Dava%20A%C3%A7ma%20S%C3%BCresi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fvergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi%2F&amp;linkname=Vergi%20%C4%B0daresine%20Ba%C5%9Fvuru%20ve%20Dava%20A%C3%A7ma%20S%C3%BCresi" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fvergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi%2F&amp;linkname=Vergi%20%C4%B0daresine%20Ba%C5%9Fvuru%20ve%20Dava%20A%C3%A7ma%20S%C3%BCresi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fvergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi%2F&amp;linkname=Vergi%20%C4%B0daresine%20Ba%C5%9Fvuru%20ve%20Dava%20A%C3%A7ma%20S%C3%BCresi" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fvergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi%2F&amp;linkname=Vergi%20%C4%B0daresine%20Ba%C5%9Fvuru%20ve%20Dava%20A%C3%A7ma%20S%C3%BCresi" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/vergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi/">Vergi İdaresine Başvuru ve Dava Açma Süresi</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3330</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Takdir Komisyonu Kararına İstinaden Tarh Edilen Vergiye İlişkin Örnek Dava Dilekçesi Analizi</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/3318-2takdir-komisyonu/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=3318-2takdir-komisyonu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 20:53:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon düzeltmesi]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon muhasebesi]]></category>
		<category><![CDATA[izmir müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir ymm]]></category>
		<category><![CDATA[muhasebesi]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=3318</guid>

					<description><![CDATA[<p>Takdir Komisyonu Kararına İstinaden Tarh Edilen Vergiye İlişkin Örnek Dava Dilekçesi Analizi Takdir komisyonu kararına istinaden tarh edilen vergi ve kesilen cezaya yönelik açılan bir davanın dilekçesine aşağıda yer verilmiştir. A. Defter ve Belgeler Mükelleften İstenmeden Re’sen Tarhiyat Yapılması Vergi Usul Hukuku’na Aykırıdır Takdir komisyonlarının görev ve yetkileri ile ilgili [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3318-2takdir-komisyonu/">Takdir Komisyonu Kararına İstinaden Tarh Edilen Vergiye İlişkin Örnek Dava Dilekçesi Analizi</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_3583" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-3583" class="size-thumbnail wp-image-3583" src="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2024/01/images-19-150x150.jpeg" alt="" width="150" height="150" srcset="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2024/01/images-19-150x150.jpeg 150w, https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2024/01/images-19-90x90.jpeg 90w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /><p id="caption-attachment-3583" class="wp-caption-text">#Takdir Komisyonu</p></div>
<h1 style="text-align: justify;" data-start="222" data-end="316">Takdir Komisyonu Kararına İstinaden Tarh Edilen Vergiye İlişkin Örnek Dava Dilekçesi Analizi</h1>
<p style="text-align: justify;" data-start="318" data-end="453">Takdir komisyonu kararına istinaden tarh edilen vergi ve kesilen cezaya yönelik açılan bir davanın dilekçesine aşağıda yer verilmiştir.</p>
<hr data-start="455" data-end="458" />
<h2 style="text-align: justify;" data-start="460" data-end="564">A. Defter ve Belgeler Mükelleften İstenmeden Re’sen Tarhiyat Yapılması Vergi Usul Hukuku’na Aykırıdır</h2>
<p style="text-align: justify;" data-start="566" data-end="964">Takdir komisyonlarının görev ve yetkileri ile ilgili düzenlemeler, <strong data-start="633" data-end="679">213 sayılı Kanun’un 74 ve 75. maddelerinde</strong> yer almaktadır. Mezkur yasanın 75. maddesinin birinci fıkrası ile, matrah takdiri yapmakla görevli ve Kanun’un 72. maddesinin birinci fıkrasına göre kurulmuş takdir komisyonlarının, bu görevleri dolayısıyla Kanun’da yazılı <strong data-start="903" data-end="931">vergi inceleme yetkisini</strong> haiz oldukları kabul edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="966" data-end="1364">Yasadaki bu düzenlemeler, matrahın defter ve belgeler ya da yasal ölçülere göre saptanmasına olanak bulunmaması nedeniyle <strong data-start="1088" data-end="1110">re’sen tarh yoluna</strong> başvurulduğunda ve vergi incelemesi yapmaya yetkililerce düzenlenmiş bir inceleme raporu bulunmadığı takdirde, matrah tespiti ile ilgili her türlü incelemenin <strong data-start="1270" data-end="1327">vergi dairesine ve takdir komisyonlarına ait görevler</strong> arasında bulunduğunu göstermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="1366" data-end="1860">Öte yandan Vergi Usul Kanunu’nun <strong data-start="1399" data-end="1418">134. maddesinde</strong>, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu; <strong data-start="1535" data-end="1554">141. maddesinde</strong> ise inceleme esnasında lüzum görülen hallerde vergilendirme ile ilgili olaylar ve hesap durumlarının ayrıca tutanak ile tespit edileceği, ilgililerin itiraz ve mülahazaları varsa bunların da tutanağa geçirileceği, bu suretle düzenlenen tutanakların birer suretinin yükümlüye verileceği hükme bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="1862" data-end="1920">Ayrıca VUK’un <strong data-start="1876" data-end="1899">3. maddesinin ispat</strong> başlıklı fıkrasında:</p>
<ul style="text-align: justify;" data-start="1922" data-end="2485">
<li data-start="1922" data-end="2031">
<p data-start="1924" data-end="2031">Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin <strong data-start="1994" data-end="2028">gerçek mahiyetinin esas olduğu</strong>,</p>
</li>
<li data-start="2032" data-end="2161">
<p data-start="2034" data-end="2161">Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin <strong data-start="2107" data-end="2158">yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği</strong>,</p>
</li>
<li data-start="2162" data-end="2295">
<p data-start="2164" data-end="2295">Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı,</p>
</li>
<li data-start="2296" data-end="2485">
<p data-start="2298" data-end="2485">İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde <strong data-start="2429" data-end="2483">ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu</strong></p>
</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;" data-start="2487" data-end="2506">hükme bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="2508" data-end="2685">Dava konusu olayda ise, takdir ve tarhiyata konu olan hususla ilgili olarak <strong data-start="2584" data-end="2630">mükelleften herhangi bir bilgi istenmediği</strong> gibi, defter ve belgeler de kendisinden istenmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="2687" data-end="3114">Türk vergi sisteminde aksine hüküm olmadıkça <strong data-start="2732" data-end="2770">mükellefin beyanının esas alınması</strong> gerekir. Beyanın kaynağı ise defter ve belgelerdir. Yetkili makamlarca kanunların yüklediği sorumluluklar yerine getirilmeden ve bu anlamda defter ve belgeler üzerinden herhangi bir tespit yapılmadan matrah takdirine ve tarhiyata gidilmesi, <strong data-start="3012" data-end="3114">usul bakımından yapılan tarhiyatın ve matrah takdirinin yok hükmünde sayılmasını gerektirmektedir.</strong></p>
<hr data-start="3116" data-end="3119" />
<h2 style="text-align: justify;" data-start="3121" data-end="3226">B. Takdir Komisyonu Kararında Matrah Takdiri ve Tarhiyatın Dayanağına Yer Verilmeden İşlem Yapılmıştır</h2>
<p style="text-align: justify;" data-start="3228" data-end="3697">Mükelleften defter ve belgeler istenmediği gibi, tarhiyata dayanak oluşturan takdir komisyonunun <strong data-start="3325" data-end="3360">“Takdirin Müstenidatı ve İzahı”</strong> kısmında sadece “<strong data-start="3378" data-end="3429">213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30/06. maddesi</strong>” yer almaktadır. Bahse konu kanun maddesinde re’sen takdir nedenleri sayılmış olup, 6. bentte de “<strong data-start="3528" data-end="3630">Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin yansıtmadığına dair delil bulunursa</strong>” mükellefin matrahının re’sen takdir olunacağı hükme bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="3699" data-end="3943">Ayrıca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun <strong data-start="3739" data-end="3757">31. maddesinde</strong> takdir komisyonu kararlarında bulunması gereken hususlara yer verilmiş olup, 8. bent, takdir kararlarında <strong data-start="3864" data-end="3917">“takdirin müstenidatına ve takdir hakkında izaha”</strong> yer verileceğine amirdir.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="3945" data-end="4108">Defter ve belgeler mükelleften istenmediğine göre, beyannamenin hangi nedenle gerçek durumu yansıtmadığının <strong data-start="4053" data-end="4097">en azından ana hatlarıyla ifade edilmesi</strong> gerekirdi.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="4110" data-end="4479">Zira takdir komisyonları, mükelleflerin vergi matrahlarını takdir ederken <strong data-start="4184" data-end="4254">takdire sevk gerekçesine göre işlem ve araştırma/inceleme yapmakla</strong> yükümlüdür. Takdire sevkin gerekçesi dışında matrah takdirine gidemez. Ayrıca vergi daireleri, mükellefleri vergi matrahlarının takdiri için takdir komisyonuna sevk ederken <strong data-start="4428" data-end="4479">her türlü doneyi komisyona vermekle yükümlüdür.</strong></p>
<p style="text-align: justify;" data-start="4481" data-end="4960">Tüm bu hükümler, vergi dairesi müdürlükleri ve takdiri yapacak komisyonlarca, tarhı gereken vergiye ait matrahın <strong data-start="4594" data-end="4697">gerçeğe en yakın miktarının saptanması için gerekli araştırmaların yapılmasını zorunlu kılmaktadır.</strong> Ancak vergi dairesince tarafımıza tebliğ edilen ve dava konusunu oluşturan vergi ve ceza ihbarnameleri ekinde yer alan takdir komisyonu kararlarında, takdire sevkin gerekçesini oluşturan hususlar ile varsa bunlara ilişkin donelerin neler olduğu belirtilmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="4962" data-end="5046">Dolayısıyla vergi dairesince yapılan tarhiyatın <strong data-start="5010" data-end="5046">hukuki dayanağı bulunmamaktadır.</strong></p>
<blockquote data-start="5048" data-end="5210">
<p data-start="5050" data-end="5210">Danıştay 4. Daire, 29.02.1996 Tarih, E: 1995/4870, K: 1996/666:<br data-start="5113" data-end="5116" />“Takdir komisyonu kararında kararın müstenidatı ve takdir hakkında bilgi bulunması gerekir.”</p>
</blockquote>
<hr data-start="5212" data-end="5215" />
<h2 style="text-align: justify;" data-start="5217" data-end="5396">C. Ödenmesi Gereken Verginin Tespitinde Takdir Komisyonunca Gerekli İnceleme Yapılmadan ve Kanaate Dayalı, Soyut İfadelerle Matrah Takdiri/Tarhiyat Yapılmış ve Ceza Kesilmiştir</h2>
<p style="text-align: justify;" data-start="5398" data-end="5499">213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun <strong data-start="5431" data-end="5449">30. maddesinde</strong> re’sen vergi tarhı hükümlerine yer verilmiş olup:</p>
<blockquote data-start="5501" data-end="5861">
<p data-start="5503" data-end="5861">“Re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır.”</p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;" data-start="5863" data-end="5887">şeklinde tanımlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="5889" data-end="6096">Re’sen vergi tarhı ile ulaşılmak istenen şeyin, vergi dairelerinin bilgisi dışında bırakılan kazancın/matrahın <strong data-start="6000" data-end="6042">gerçeğe en yakın miktarının saptanması</strong> olduğu, VUK’un 30. maddesi hükmünden anlaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="6098" data-end="6334">Bir olayda sadece re’sen takdir yoluna başvurulması için gerekli koşulların gerçekleşmiş olması, <strong data-start="6195" data-end="6262">takdir olunan matrahın hukuka uygunluğunu kabule yeterli olamaz</strong>; gerekli ve yeterli inceleme ve araştırmaların yapılması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="6336" data-end="6407">Yeterli bir vergi incelemesinin yapılmış olduğundan söz edebilmek için:</p>
<ul style="text-align: justify;" data-start="6409" data-end="6650">
<li data-start="6409" data-end="6501">
<p data-start="6411" data-end="6501">Vergileme ile ilgili olaylar ve hesap durumlarının <strong data-start="6462" data-end="6498">inandırıcı biçimde araştırılması</strong>,</p>
</li>
<li data-start="6502" data-end="6573">
<p data-start="6504" data-end="6573">Eleştirilecek hususlarla ilgili tespitlerin <strong data-start="6548" data-end="6570">sağlıklı yapılması</strong>,</p>
</li>
<li data-start="6574" data-end="6650">
<p data-start="6576" data-end="6650">Saptanan hususların <strong data-start="6596" data-end="6635">doğru bir biçimde değerlendirilmesi</strong> gerekmektedir.</p>
</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;" data-start="6652" data-end="7146">Bununla birlikte, takdir komisyonunca veya inceleme elemanınca belirlenen matrah veya matrah farkı ile ilgili tespitlerin, takdir komisyonu kararlarında veya inceleme raporlarında açıkça belirtilmesiyle, vergi yükümlüsünün hangi nedenle re’sen tarhla muhatap tutulduğunu bilmesine ve anlamasına olanak sağlanmış olacaktır. Ayrıca bu hükümlerle, mükellefiyetle ilgili maddi olayların, kayıtların ve konuların, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılarak tespiti sağlanmak istenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="7148" data-end="7205">Davaya konu olayda; komisyon kararında şöyle denmektedir:</p>
<blockquote data-start="7207" data-end="7712">
<p data-start="7209" data-end="7712">“Mükellefin sevk fişine ekli olarak gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden ilgili dönem beyannamesini verdiği, bu dönemlerle ilgili olarak vergiye tabi durumunu beyan ettiği, ancak gerçek durumu yansıtmadığı görülmüştür.<br data-start="7437" data-end="7440" />………………………kayıtlarına intikal ettirdiği yanıltıcı belge tutarı 2023/2: 45.000,00 TL’dir (2023/3: 45.000,00 TL, 2013/439.000,00 TL).<br data-start="7572" data-end="7575" />Anılan nedenle dönem matrahının mükellefin beyan ettiği miktarda olmak üzere ………………. TL olarak takdirine oy birliği ile karar verildi.”</p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;" data-start="7714" data-end="8102">Yasal hükümler ve tespitler birlikte değerlendirildiğinde; defterler mükelleften istenmeden ve dolayısıyla defter üzerinden herhangi bir inceleme yapılmadan, dava konusu matrah farkının defter kayıtlarında yer alıp almadığı ve beyannamelerin gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığı tespit edilmeksizin <strong data-start="8012" data-end="8061">varsayıma dayalı olarak tarhiyat yapılmıştır.</strong> Bu husus ise kanunlara alenen aykırıdır.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="8104" data-end="8514">Çünkü takdir komisyonları da kendilerine intikal eden konularda <strong data-start="8168" data-end="8206">vergi inceleme yetkisini haiz olup</strong>, kararlarında vergi incelemesinden maksadın hasıl olmasını sağlayacak şekilde <strong data-start="8285" data-end="8369">“ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamakla”</strong> görevlidir. Kendilerince hiçbir inceleme yapılmadan, bir ölçü ve emsal belirtmeden, tamamen kanaate dayalı matrah takdiri yetkisi verilmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="8516" data-end="9146">Her ne kadar olayda takdir komisyonu kararının incelenmesinden, matrah takdirinde mükellefin işi, iş yerinin bulunduğu yer, satılan emtia veya hizmet türünün muhtemel satış ve hasılat tutarına istinaden kârlılık durumu, işe bağlanan sermaye, bu yıldaki ekonomik durum, mal ve hizmet fiyatlarına, satış ve hasılata etki edebilecek sair unsurlar, aynı işi yapan emsalleri, diğer karinelerin ölçü olarak alındığı belirtilmekte ise de; bu soyut ve klişeleşmiş ifadelerin inceleme raporu veya tutanak gibi somut belgelere dayandırılmadığı anlaşılmakta olup, <strong data-start="9069" data-end="9146">aksi sabit oluncaya kadar yükümlü beyanına itibar edilmesi gerekmektedir.</strong></p>
<p style="text-align: justify;" data-start="9148" data-end="9208">Müstekar (yerleşik) hale gelen Danıştay kararlarına göre de:</p>
<blockquote data-start="9210" data-end="9385">
<p data-start="9212" data-end="9385">“Takdir komisyonlarının bir ölçü ve emsal belirtmeksizin, tamamen kanaate dayalı takdir yetkisi yoktur.”<br data-start="9316" data-end="9319" />(Danıştay 4. Daire, 17.02.1989 Tarih, E: 1986/5703, K: 1989/740)</p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;" data-start="9387" data-end="9836">Bu nedenle, mükellefin ihtilaflı yıldaki faaliyeti ve teslimlerine ilişkin ne idarece ne de komisyonca yapılmış bir araştırma ve saptama bulunmaksızın uygulanan tarhiyat <strong data-start="9557" data-end="9587">hukuki ve kanuni değildir.</strong> Zira esas olan ödenmesi gereken verginin doğruluğunun tespit edilmesi iken, kanaat üzerinden vergi tarh edilmiş ve buna bağlı vergi ziyaı cezası kesilmiştir. Konuyla ilgili olarak Danıştay’ın müstekar hale gelen görüşlerine aşağıda yer verilmiştir:</p>
<ul style="text-align: justify;" data-start="9838" data-end="12114">
<li data-start="9838" data-end="10304">
<p data-start="9840" data-end="10304">Danıştay 11. Daire, 15.01.1996 Tarih, E: 1995/5095, K: 1997/216:<br data-start="9904" data-end="9907" />“Vergi Usul Kanunu’nun 31/8. maddesinde, takdir komisyonu kararının gerekçeli olması ve takdir komisyonunca yapılacak inceleme ve araştırma ile saptanacak matrahın gerçeğe en yakın biçimde tespiti zorunlu olduğu halde, takdir komisyonunca takdir edilen matrah etraflı bir araştırmaya dayanmadığından bu karara göre yapılan kaçakçılık cezalı katma değer vergisi tarhiyatında yasal isabet yoktur.”</p>
</li>
<li data-start="10306" data-end="10769">
<p data-start="10308" data-end="10769">Danıştay 11. Daire, 07.01.1997 Tarih, E: 1995/4873, K: 1997/43:<br data-start="10371" data-end="10374" />“Vergi Dairesi Müdürlüğünce, davacının ihtilaflı dönem defter ve belgeleri incelenmek suretiyle veya yoklama ile takdir komisyonuna done verilmediği gibi, takdir komisyonunca da matrah takdiri yapılırken hiçbir somut doneden yararlanılmadığı, kaldı ki anılan yasanın 31. maddesi hükmüne göre takdirin müstenidatı da gösterilmediğinden yapılan cezalı tarhiyatta kanuna uyarlık bulunmamaktadır.”</p>
</li>
<li data-start="10771" data-end="11093">
<p data-start="10773" data-end="11093">Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu, 19.06.1998 Tarih, E: 1996/363, K: 1998/125:<br data-start="10860" data-end="10863" />“Takdir komisyonlarının, Vergi Usul Kanunu’nun 72. maddesi uyarınca inceleme yetkisine sahip olduklarından, inceleme raporu düzenlenmeksizin takdire sevk edilen konularda somut verilere dayanarak matrah takdir etmeleri gerekir.”</p>
</li>
<li data-start="11095" data-end="11316">
<p data-start="11097" data-end="11316">Danıştay 11. Daire, 19.03.1998 Tarih, E: 1997/4439, K: 1998/1115:<br data-start="11162" data-end="11165" />“Vergi incelemesi ve re’sen tarh usullerinde amaç, vergiye konu olabilecek matrahın gerçek veya gerçeğe en yakın tutarının saptanmasını sağlamaktır.”</p>
</li>
<li data-start="11318" data-end="11648">
<p data-start="11320" data-end="11648">Danıştay 11. Daire, 07.12.1999 Tarih, E: 1998/2647, K: 1999/4697:<br data-start="11385" data-end="11388" />“Matrah takdirinin, VUK’un 31/8. maddesinde belirtilen ilkelere uygun yapılmadığı, somut bir araştırma ve incelemeyi içermediğinin anlaşılması halinde, dayanağı bulunmayan takdir komisyonu kararı esas alınarak yapılan cezalı tarhiyatın kaldırılması gerekir.”</p>
</li>
<li data-start="11650" data-end="11892">
<p data-start="11652" data-end="11892">Danıştay 3. Daire, 17.12.1986 Tarih, E: 1986/967, K: 1986/2600:<br data-start="11715" data-end="11718" />“Takdir komisyonunca, VUK’un 75. maddesinde kendisine verilen inceleme yetkisi kullanılmadan, soyut ve varsayıma dayalı ifadelerle yapılan matrah takdirinde isabet yoktur.”</p>
</li>
<li data-start="11894" data-end="12114">
<p data-start="11896" data-end="12114">Danıştay 3. Daire, 19.10.1988 Tarih, E: 987/2578, K: 1988/2375:<br data-start="11959" data-end="11962" />“Takdir komisyonları inceleme elemanı gibi her türlü incelemeyi yapabilecek, hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadan matrah takdiri yapılamayacaktır.”</p>
</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;" data-start="12116" data-end="12448">Yukarıda yer verilen Danıştay kararlarından da görüleceği üzere; mükellefin defter, belge ve beyanları üzerinde hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadan, soyut ve klişeleşmiş ifadelerle alınan takdir komisyonu kararı ve bunun üzerine tarh edilen vergi ve kesilen cezalar, Yüksek Yargı mercileri tarafından da <strong data-start="12424" data-end="12448">kabul görmemektedir.</strong></p>
<hr data-start="12450" data-end="12453" />
<h2 style="text-align: justify;" data-start="12455" data-end="12547">D. Kararda Komisyon Üyelerinin Bilgileri (İsim ve Bağlı Olduğu Teşekkül) Yer Almamaktadır</h2>
<p style="text-align: justify;" data-start="12549" data-end="12622">213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun <strong data-start="12582" data-end="12599">72. maddesine</strong> göre takdir komisyonu;</p>
<ul style="text-align: justify;" data-start="12624" data-end="12906">
<li data-start="12624" data-end="12652">
<p data-start="12626" data-end="12652">İllerde <strong data-start="12634" data-end="12649">defterdarın</strong>,</p>
</li>
<li data-start="12653" data-end="12816">
<p data-start="12655" data-end="12816">İlçelerde <strong data-start="12665" data-end="12681">malmüdürünün</strong> (müstakil vergi dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunları tevkil edecekleri memurların başkanlığı altında,</p>
</li>
<li data-start="12817" data-end="12871">
<p data-start="12819" data-end="12871">İlgili vergi dairesinin yetkili <strong data-start="12851" data-end="12865">iki memuru</strong> ile</p>
</li>
<li data-start="12872" data-end="12906">
<p data-start="12874" data-end="12906">Seçilmiş <strong data-start="12883" data-end="12897">iki üyeden</strong> kurulur.</p>
</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;" data-start="12908" data-end="12993"><strong data-start="12908" data-end="12925">73. maddesine</strong> göre de (2365 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle değişen fıkra), üyeler:</p>
<ul style="text-align: justify;" data-start="12995" data-end="13126">
<li data-start="12995" data-end="13035">
<p data-start="12997" data-end="13035">Tüccarlar için <strong data-start="13012" data-end="13032">ticaret odasınca</strong>,</p>
</li>
<li data-start="13036" data-end="13126">
<p data-start="13038" data-end="13126">Diğer sanat ve meslek erbabı için bunların mensup oldukları <strong data-start="13098" data-end="13123">mesleki teşekküllerce</strong>,</p>
</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;" data-start="13128" data-end="13417">kendi üyeleri arasından veya hariçten seçilir. Bu teşekküller, takdir komisyonu başkanının yazılı talebi üzerine en geç bir ay içinde <strong data-start="13262" data-end="13291">iki asıl ve iki yedek üye</strong> seçmeye mecburdurlar. Bu mecburiyet zamanında yerine getirilmezse, üyeler mahallin en büyük mülkiye amiri tarafından seçilir.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="13419" data-end="13853">(2686 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle değişen fıkra) Komisyon toplantılarına mükellefin sanat veya meslek bakımından bağlı veya ilgili olduğu teşekkülden, servet takdiri işlerinde ise yalnız ticaret odasından seçilen üyeler (3210 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle değişen hüküm; arsalara ait asgari ölçüde birim değerlerinin tespiti sırasında ticaret odasından seçilen üyelerden biri yerine ilgili mahalle veya köyün muhtarı) iştirak eder.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="13855" data-end="14128">Ticaret odası ve mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde bunlar tarafından seçilecek üyeler, yukarıdaki esaslara göre <strong data-start="13970" data-end="14005">belediyeler tarafından seçilir.</strong> Komisyonlar kendilerine tahsis edilen dairede, yoksa vergi dairesinde toplanırlar ve keyfiyet bir tutanakla tespit olunur.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="14130" data-end="14335">Mezkur yasanın <strong data-start="14145" data-end="14162">89. maddesine</strong> göre de takdir komisyonları <strong data-start="14191" data-end="14222">üye tam sayısının çoğunluğu</strong> ile toplanır ve çoğunlukla karar verirler. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunlukta sayılır.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="14337" data-end="14617">Davaya konu vergi ve ceza ihbarnamelerinin ekinde yer alan takdir komisyonu karar tutanağında <strong data-start="14431" data-end="14465">“oy birliği ile karar verildi”</strong> denilmiş ve <strong data-start="14478" data-end="14496">“aslı gibidir”</strong> kaşesi vurulmuştur. Ancak başkan ve üyelerin <strong data-start="14542" data-end="14599">adı, soyadı ve hangi üyelerin katılımı ile toplandığı</strong> belirtilmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="14619" data-end="15123">Alınan kararların hukuka uygunluğunun (komisyonun oy birliği ve komisyona katılmaya yetkili kimselerin mi katılımıyla karar verildiğinin) denetlenebilmesi, vergi ve ceza ihbarnameleri ekinde yer alan kararda bu hususların açıkça belirtilmesi ile mümkündür. Bu meyanda Danıştay kararlarından da görüleceği üzere, esnaf ve sanatkârlar odasından birinin katılması gerekirken ticaret ya da sanayi odasından birinin katılımıyla karar verilmesi halinde, bu takdir işleminin <strong data-start="15087" data-end="15123">hukuka uygunluğu kabul edilemez.</strong></p>
<p style="text-align: justify;" data-start="15125" data-end="15357">Dolayısıyla komisyona katılanların isminin ve meslek veya sanat bakımından bağlı veya ilgili olduğu teşekkülün açıkça belirtilmediği takdir komisyonu kararıyla yapılan tarhiyat ve kesilen cezanın <strong data-start="15321" data-end="15357">hukuki dayanağı bulunmamaktadır.</strong></p>
<hr data-start="15359" data-end="15362" />
<h2 style="text-align: justify;" data-start="15364" data-end="15441">E. Sahte Belge Kullandığı Varsayımıyla Tarhiyat Yapılamaz ve Ceza Kesilmez</h2>
<p style="text-align: justify;" data-start="15443" data-end="15729">İşletmemiz <strong data-start="15454" data-end="15501">hiçbir şekilde sahte fatura kullanmamıştır.</strong> Bütün giderlerine ait faturalar ve ödemeler, Vergi Usul Kanunu’nda hüküm bulan belgelerle yapılmıştır. Diğer bir ifadeyle, mükellef herhangi bir kimse ya da firmadan mal/hizmet satın almaksızın fatura alıp gider kaydetmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="15731" data-end="15983">Keza takdir komisyonu tarafından bizden defter ve belgelerin istenmiş ve defter ve belgeler üzerinden gerekli inceleme ve araştırma yapılmış olsaydı, bu hususlar kolaylıkla tespit edilebilir, haksız ve usulsüz bir vergi ve cezası ile muhatap olunmazdı.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="15985" data-end="16297">Diğer taraftan, mükellef mal ve hizmet firmalarının gerçek faaliyetlerinin dışında ayrıca sahte fatura düzenlemiş olmaları ise <strong data-start="16112" data-end="16164">mükelleflerin belgelerine halel getirmemektedir.</strong> Çünkü böyle bir belgenin tarafımızca kullanılıp kullanılmadığı, defter ve belgelerimiz üzerinden hiçbir şekilde tespit edilmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;" data-start="16299" data-end="16733">Danıştay kararlarında da yer aldığı gibi; mükellef adına gerçeği yansıtmayan bir faturayı gider olarak kaydettiği ileri sürülerek, takdir komisyonu kararına dayanılarak re’sen vergi salınıp vergi ziyaı cezası uygulanması olayında; mükellefin defter ve belgeleri incelenmeden ve <strong data-start="16577" data-end="16659">sahte olduğu iddia edilen fatura ile ilgili olarak hiçbir araştırma yapılmadan</strong>, dayanağı olmayan takdir komisyonu kararına istinaden tarhiyat yapılamaz.</p>
<blockquote data-start="16735" data-end="16800">
<p data-start="16737" data-end="16800">Danıştay 4. Daire, 15.10.1998 Tarih, E: 1997/2982, K: 1998/3694</p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;" data-start="16802" data-end="17101">Keza, sahte olduğu kabul edilen faturalar konusunda yeterli araştırma yapılmadan, satıcı firmalar nezdinde karşıt incelemeye gidilmeden, sadece şirket yetkililerinin satıcı firmaları tanımadığı ve ödemelerin nakit olduğu yönündeki ifadelerine dayanılarak faturaların sahte olduğu sonucuna varılamaz.</p>
<blockquote data-start="17103" data-end="17168">
<p data-start="17105" data-end="17168">Danıştay 4. Daire, 11.11.1999 Tarih, E: 1999/2183, K: 1999/3989</p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://frekansdenetim.com.tr/3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava/">https://frekansdenetim.com.tr/3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava/</a></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3318-2takdir-komisyonu%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20%C4%B0stinaden%20Tarh%20Edilen%20Vergiye%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20%C3%96rnek%20Dava%20Dilek%C3%A7esi%20Analizi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3318-2takdir-komisyonu%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20%C4%B0stinaden%20Tarh%20Edilen%20Vergiye%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20%C3%96rnek%20Dava%20Dilek%C3%A7esi%20Analizi" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3318-2takdir-komisyonu%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20%C4%B0stinaden%20Tarh%20Edilen%20Vergiye%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20%C3%96rnek%20Dava%20Dilek%C3%A7esi%20Analizi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3318-2takdir-komisyonu%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20%C4%B0stinaden%20Tarh%20Edilen%20Vergiye%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20%C3%96rnek%20Dava%20Dilek%C3%A7esi%20Analizi" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3318-2takdir-komisyonu%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20%C4%B0stinaden%20Tarh%20Edilen%20Vergiye%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20%C3%96rnek%20Dava%20Dilek%C3%A7esi%20Analizi" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3318-2takdir-komisyonu/">Takdir Komisyonu Kararına İstinaden Tarh Edilen Vergiye İlişkin Örnek Dava Dilekçesi Analizi</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3318</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Takdir Komisyonu Kararına Karşı Dava Açma</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava</link>
					<comments>https://frekansdenetim.com.tr/3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 18:45:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Danıştay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[izmir mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir ymm]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=3304</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanun&#8217;da takdir komisyonu kararlarının mükelleflere tebliğ edilmesi yönünde bir usul benimsenmemiş olması durumu gözetilerek mükelleflerce emlak vergisine esas asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının öğrenme tarihinden itibaren (30) günlük genel dava açma süresi içerisinde ve en geç anılan kararın alındığı yılın son gününe kadar [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava/">Takdir Komisyonu Kararına Karşı Dava Açma</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanun&#8217;da takdir komisyonu kararlarının mükelleflere tebliğ edilmesi yönünde bir usul benimsenmemiş olması durumu gözetilerek mükelleflerce emlak vergisine esas asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının öğrenme tarihinden itibaren (30) günlük genel dava açma süresi içerisinde ve en geç anılan kararın alındığı yılın son gününe kadar dava açabileceklerinin kabul edilmesi gerekmekte olup bu tarihten sonra dava açma imkanı bulunmamaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<pre style="text-align: center;"><strong>T.C.
DANIŞTAY
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU</strong></pre>
<table style="height: 126px;" width="982">
<tbody>
<tr>
<td width="50">Esas</td>
<td>: 2022/14</td>
</tr>
<tr>
<td>Karar</td>
<td>: 2023/2</td>
</tr>
<tr>
<td>Tarih</td>
<td>: 15.02.2023</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>ARSA VE ARAZİ BİRİM DEĞERLERİNİN TESPİTİNE YÖNELİK TAKDİR KOMİSYONU KARARLARININ İPTALİ İSTEMİ</strong></li>
<li><strong>EMLAK VERGİSİNİN MATRAHI</strong></li>
<li><strong>ARSA VE ARAZİLERE AİT ASGARİ ÖLÇÜDE BİRİM DEĞER TESPİTİNE İLİŞKİN DEĞERLERİN BELİRLENMESİ</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>ÖZET</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>28.04.2023 tarihinde www.resmigazete.gov.tr&#8217;de yayınlanan Danıştay Veri Dava Daireleri Kurulu kararı. Asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerlerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarına karşı en geç anılan kararların alındığı yılın son gününe kadar dava açılabileceği hakkında.</em></p>
<p style="text-align: justify;">BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR</p>
<p style="text-align: justify;">I- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ</p>
<p style="text-align: justify;">İSTEMİNDE BULUNAN : Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu</p>
<p style="text-align: justify;">II- İSTEMİN ÖZETİ : Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 06/10/2022 tarih ve E:2022/299, K:2022/526 sayılı kararı ile İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 22/09/2022 tarih ve E:2022/2287, K:2022/1742; 25/10/2022 tarih ve E:2022/2454, K:2022/1994; 20/09/2022 tarih ve E:2022/2286, K:2022/1727 sayılı kararları ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2022/4101, K:2022/1119 sayılı kararı, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin 06/04/2021 tarih ve E:2021/151, K:2021/735 sayılı kararı ile Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 04/06/2021 tarih ve E:2021/1318, K:2021/1316 sayılı kararı arasındaki aykırılığın 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun&#8217;un 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca giderilmesi, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin bu yöndeki istemini uygun gören Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 01/12/2022 tarih ve E:2022/12, K:2022/13 sayılı kararıyla istenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">III- MADDİ OLAY:</p>
<p style="text-align: justify;">Davacılar tarafından, maliki oldukları taşınmazlar için tahakkuk eden emlak vergisi matrahlarına esas teşkil etmek üzere belirlenen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerlerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının iptali istemiyle davalar açılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">IV- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI:</p>
<p style="text-align: justify;">A-Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin E:2022/299 sayılı dosyasına konu yargılama süreci:</p>
<p style="text-align: justify;">Dava konusu istemin özeti: Davacı tarafından, 2022 yılı emlak vergisi matrahlarına esas teşkil etmek üzere belirlenen asgari ölçüde arsa birim değerlerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararının 09/02/2022 tarihinde davalı idareye yapılan başvuruya cevaben yazılan aynı tarihli yazıyla öğrenildiği ileri sürülerek söz konusu kararın maliki olduğu taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Samsun Vergi Mahkemesinin 15/03/2022 tarih ve E:2022/293, K:2022/187 sayılı kararı:</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 31/05/2012 tarih ve E:2011/38, K:2012/89 sayılı kararıyla iptal edilmeden önceki birinci cümlesi, &#8220;Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirler.&#8221; şeklindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisinin tarh ve tahakkukunu düzenleyen 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun ilgili maddeleri 09/04/2002 tarihli Resmî Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren 4751 sayılı Kanun ile değiştirilmiş ve yapılan değişiklikle tarh ve tahakkuka ilişkin esaslar getirilmiş, emlak vergisi uygulaması sonucunda görülen olumsuzlukları ortadan kaldırmak ve vergilemede kolaylığın ve basitliğin sağlanması amacıyla dört yılda bir alınmakta olan beyan esasının kaldırılması ve sadece vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde mükelleflerden bildirim alınmasını sağlamaya yönelik değişiklikler yapılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Arsa ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespiti takdir komisyonlarınca dört yılda bir yapılmakta olup kesinleşen asgari ölçüde birim değerleri esas alınarak hesaplanan bina ve arazilere ilişkin emlak vergisi, takdirin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve Şubat ayında yıllık olarak tarh olunmakta ve tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılarak Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nda mükellef olarak belirtilenler tarafından birinci taksiti Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksiti ise Kasım ayında olmak üzere iki eşit taksitte ödenmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisi mükelleflerinin takdir komisyonu kararlarına karşı idari dava açma haklarını kısıtlayan düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmeden önce daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilmekte iken söz konusu düzenlemenin iptal edilmesi ile birlikte verginin mükellefi olan bireylerin menfaatlerinin ihlal edilmesi halinde verginin tarh ve tahakkukuna dayanak olan asgari arsa ve arazi birim değerlerinin belirlenmesine ilişkin takdir komisyonu kararlarına karşı dava açma hakkının önünde herhangi bir yasal sınırlama kalmamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra dava açma ehliyetine sahip olan mükellefler tarafından takdir komisyonu kararının iptali istemiyle açılan davalarda dava açma süresi ile ilgili bir yasal düzenleme bulunmadığından dava açma süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağı ve en son hangi tarihe kadar dava açılabileceği hususlarının 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun ilgili hükümleri çerçevesinde ve emlak vergisinin genel özellikleri dikkate alınarak irdelenmesi gerekmektedir,</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının üçüncü bendinde yer alan dava açma süresini içeren cümle tamamen iptal edildiğinden, takdir komisyonu kararlarına karşı açılacak davalarda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 7. maddesinde yer alan yasal dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Kanun&#8217;un mükerrer 49. maddesinde arsa ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdir komisyonu kararlarının, öteden beri dava açma ehliyeti bulunan odalara, belediyeler ile köy ve mahalle muhtarlıklarına imza karşılığı verileceği belirtilmekte ise de emlak vergisi mükelleflerine ilan yoluyla tebliğ edileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı gibi ilgililere ne suretle tebliğ edileceği de düzenlenmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda, Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde yer alan hükümler, emlak vergisi ile ilgili yasal düzenlemeler ve emlak vergisinin özelliği göz önüne alınarak emlak vergisi mükelleflerinin hangi tarihe kadar dava açabilecekleri hususunun da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisinin matrahı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun 29. maddesinde tanımlanan vergi değeri olup bina, arsa ve arazilere ilişkin emlak vergisi hesaplamasına esas alınan vergi değeri dört yılda bir ilgili belediyeler tarafından yeniden hesaplanmakta ve vergi değerinin hesaplanmasında esas alınan arsa ve arazi birim değerleri de dört yılda bir takdir komisyonları tarafından belirlenmektedir. Belediyelerce de Emlak Vergisi Kanunu&#8217;na göre dört yılda bir defa belirlenen ve kesinleşen arsa ile arazi metrekare birim değerleri göz önüne alınarak emlak vergileri tarh ve tahakkuk ettirilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Arsa ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin değerlerin nasıl belirleneceğine dair usuller Emlak Vergisi Kanunu&#8217;ndaki hükümlerden ayrı olarak Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde özel olarak düzenlenmiş olup emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti, kesinleşmesi ve ilanı ile takdir komisyonu kararlarına karşı kimlerin hangi sürelerde yargı yoluna gidecekleri açıklanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anılan Kanun&#8217;un mükerrer 49. maddesinin son fıkrasında, kesinleşen asgari ölçüde birim değerlerinin ilgili belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir yere asılmak suretiyle tarh ve tahakkukun yapıldığı yılın başından Mayıs ayı sonuna kadar ilan edileceği belirtilmektedir. Maddede yer alan &#8220;kesinleşme&#8221; tabiri dava açılmayarak dava açma süresinin dolması ya da dava açılarak sonuçlanması anlamını taşıdığından, herhangi bir değerin ya da bedelin kesinleşmesinden sonra değiştirilmesi kanunen ve hukuken mümkün olamayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anılan maddede arsa ve arazilere ait asgari ölçüde belirlenen birim değerleri yönünden dava açılması ve devamı özel olarak düzenlendiğinden, maddede kesinleşen değerlerin ilanından bahsedilmek suretiyle verginin tahakkuk ettirildiği yılın başından önce vergi değerinin kesinleşmesi sağlanmak istenmiştir. Belediyelerce kesinleşen bu değerler esas alınarak tarh ve tahakkuk yapıldığından, mükelleflerin takdir komisyonlarınca dört yılda bir belirlenen arsa ve arazi asgari metrekare birim değerlerinin kesinleşmesinden önce idareye yapılacak başvuru sonucu verilen cevaptan ya da herhangi bir şekilde öğrenildiği tarihten itibaren 2577 sayılı Kanun&#8217;un 7. maddesinde yer alan ve (30) günlük genel dava açma süresi içerisinde söz konusu işlemin iptali istemiyle dava açmaları gerekmektedir. Sözü edilen değerlerin kesinleşmesinden sonra ise dava açma imkanı bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisi mükellefleri, takdir komisyonlarınca dört yılda bir belirlenen değerlere karşı kesinleştikten sonra veya kesinleşme ile birlikte tarh ve tahakkuktan önceki dönemlerde ya da verginin tarh ve tahakkukundan sonra açtıkları davalarda ilgili takdir komisyonu kararlarının iptalini isteyemeyeceklerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, davacı tarafından, vergi değerinin kesinleşmesinden sonra, başka bir anlatımla, kesinleşen vergi değeri esas alınarak tarh ve tahakkuk yapıldıktan sonra asgari arsa birim değerinin belirlendiği takdir komisyonu kararının maliki olduğu taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Nitekim Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 28/05/2015 tarih ve E:2015/4646, K:2015/5755 sayılı kararı da bu yöndedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkeme, bu gerekçeyle davayı süre aşımı nedeniyle reddetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Davacının istinaf istemini inceleyen Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 06/10/2022 tarih ve E:2022/299, K:2022/526 sayılı kararı:</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye Cumhuriyeti Anayasası&#8217;nın &#8220;Hak arama hürriyeti&#8221; başlıklı 36. maddesinde herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu ve hiç bir mahkemenin, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamayacağı hükme bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkemeye erişim hakkı Anayasa&#8217;nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en temel unsurlarındandır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında özetle, mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tabi olabildiği, bununla birlikte getirilen kısıtlamaların hakkın özünü ortadan kaldıracak şekilde kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiği, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşme&#8217;nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile bağdaşabileceği, bu ilkelerden hareketle, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla beraber mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kaldırılmasına neden olacak kadar aşırı bir esneklikten kaçınılması gerektiği belirtilmektedir (İdari Yargıda Adil Yargılanma Hakkına İlişkin Emsal Kararlar Kitabı, Sayfa 440, İnceoğlu, Arat, Duymaz).</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde arsa ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdir komisyonu kararlarının, öteden beri dava açma ehliyeti bulunan odalara, belediyeler ile köy ve mahalle muhtarlıklarına imza karşılığı verileceği belirtilmekte ise de emlak vergisi mükelleflerine ilan yoluyla tebliğ edileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı gibi ilgililere ne suretle tebliğ edileceği de düzenlenmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 8. maddesinde sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı ifade edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Kanun&#8217;un mükerrer 49. maddesinde, arsa ve arazi birim değerlerinin verginin tahakkuk edeceği yılın başından önce yargı yolu dahil kesinleştirilmesi amaçlanmış ise de bu süreçte ilan edilmeyen arsa veya arazi birim değerinin mükelleflere tebliğ de edilmemesi nedeniyle mükelleflerin, idareye başvuruları üzerine haberdar oldukları birim değerlerine karşı tebliğ veya öğrenme tarihinden itibaren otuz gün içerisinde dava açabileceklerinin kabulü gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Aksi durumun kabulü halinde dava açma hakkı, şeklen Kanun&#8217;da yer almış olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, davaya konu takdir komisyonu kararından 09/02/2022 tarihinde haberdar olan davacının, 01/03/2022 tarihli dilekçesi ile açtığı davanın süresinde olduğunun kabulü gerekeceğinden işin esasına girilerek karar verilmesi gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi Dava Dairesi bu gerekçeyle istinaf istemini kabul ederek vergi mahkemesi kararını kaldırdıktan sonra açıklanan hususlar dikkate alınarak yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Vergi Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 25/10/2022 tarih ve E:2022/2454, K:2022/1994; 22/09/2022 tarih ve E:2022/2287, K:2022/1742 ve 20/09/2022 tarih ve E:2022/2286, K:2022/1727 sayılı kararlarına konu maddi olay ve yargılama süreci yukarıda özetlenen Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin E:2022/299 sayılı dosyasına konu maddi olay ve yargılama süreci ile benzerlik arz etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">B- Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin E:2021/151 sayılı dosyasına konu yargılama süreci:</p>
<p style="text-align: justify;">Dava konusu istemin özeti: Davacı tarafından, 2020 yılı için tahakkuk eden emlak vergisi matrahlarına esas teşkil etmek üzere belirlenen arsa birim değerlerinin tespitine yönelik 03/05/2017 tarih ve 39 sayılı takdir komisyonu kararının 28/05/2020 tarihinde öğrenildiği ileri sürülerek söz konusu kararın iptali ve 2020 yılının 1. ve 2. dönemleri için tahakkuk ederek ihtirazi kayıtla ödenen emlak vergisinin iadesi istemiyle dava açılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Eskişehir 1. Vergi Mahkemesinin 19/11/2020 tarih ve E:2020/322, K:2021/581 sayılı kararı:</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkeme, 03/05/2017 tarih ve 39 sayılı takdir komisyonu kararı yönünden, yukarıda değinilen Samsun Vergi Mahkemesinin 15/03/2022 tarih ve E:2022/293, K:2022/187 sayılı kararında yer alan aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle 2018 yılına ait kesinleşen vergi değeri esas alınarak tahakkuk ettikten sonra davacı tarafından, 08/06/2020 tarihinde dava konusu edilen asgari ölçüde arsa birim değerinin tespitine ilişkin takdir komisyonu kararının iptali istemini süre aşımı nedeniyle reddetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">2020 yılının 1. ve 2. dönemleri için tahakkuk ederek ihtirazi kayıtla ödenen emlak vergisinin iadesi istemi yönünden ise emlak vergisi muafiyeti devam eden taşınmaz için tahakkuk ettirilen vergide hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bu istem yönünden davayı kabul ederek uyuşmazlık konusu verginin davacıya iadesine karar vermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Tarafların istinaf istemlerini inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin 06/04/2021 tarih ve E:2021/151, K:2021/735 sayılı kararı:</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu vergi mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istemleri reddetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2022/4101, K:2022/1119 sayılı kararı ile Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 04/06/2021 tarih ve E:2021/1318, K:2021/1316 sayılı kararına konu maddi olay ve yargılama süreci yukarıda özetlenen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin E:2021/151 sayılı dosyasına konu maddi olay ve yargılama süreci ile benzerlik arz etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">V- SAMSUN BÖLGE İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLAR KURULUNUN GÖRÜŞÜ:</p>
<p style="text-align: justify;">Başkanlar Kurulu, arsalara ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdir komisyonu kararlarına karşı vergi değerinin kesinleşmesinden sonra, başka bir ifadeyle, arsa ve arazi vergisinin tarh ve tahakkukundan sonra emlak vergisi mükelleflerince açılan davaların süresinde açılmış bir dava olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varıldığını belirterek, aykırılığın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2022/4101, K:2022/1119; Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin 06/04/2021 tarih ve E:2021/151, K:2021/735 ve Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 04/06/2021 tarih ve E:2021/1318, K:2021/1316 sayılı kararları doğrultusunda giderilmesi yönünde görüş bildirilmesine oyçokluğuyla karar vermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">VI- İLGİLİ MEVZUAT:</p>
<p style="text-align: justify;">1- i. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının ilgili bölümü şu şekildedir:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin dört yılda bir yapacakları takdirler, tarh ve tahakkuk işleminin (Emlâk Vergisi Kanununun 33 üncü maddesinin (8) numaralı fıkrasına göre yapılacak takdirler dahil) yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanarak, arsalara ait olanlar takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere, araziye ait olanlar il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve belediyelere imza karşılığında verilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Büyükşehir belediyesi bulunan illerde takdir komisyonu kararları, vali veya vekalet vereceği memurun başkanlığında, defterdar veya vekalet vereceği memur, vali tarafından görevlendirilecek tapu sicil müdürü ile ticaret odası, serbest muhasebeci mali müşavirler odası ve esnaf ve sanatkârlar odaları birliğince görevlendirilecek birer üyeden oluşan merkez komisyonuna imza karşılığında verilir. Merkez komisyonu kendilerine tebliğ edilen kararları onbeş gün içinde inceler ve inceleme sonucu belirlenen değerleri ilgili takdir komisyonuna geri gönderir. Merkez komisyonunca farklı değer belirlenmesi halinde bu değerler ilgili takdir komisyonlarınca yeniden takdir yapılmak suretiyle dikkate alınır.</p>
<p style="text-align: justify;">(İptal edilen birinci cümle: Anayasa Mahkemesinin 31/5/2012 tarihli ve E:2011/38, K:2012/89 sayılı kararıyla) (&#8230;) (***) Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine onbeş gün içinde Danıştaya başvurulabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kesinleşen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri, ilgili belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir yere asılmak suretiyle tarh ve tahakkukun yapıldığı yılın başından Mayıs ayı sonuna kadar ilân edilir.&#8221;</p>
<ol style="text-align: justify;" start="49">
<li>Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının üçüncü paragrafının Anayasa Mahkemesinin 31/5/2012 tarihli ve E:2011/38, K:2012/89 sayılı kararıyla iptal edilmeden önceki birinci cümlesi, &#8220;Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirler.&#8221; şeklindedir.</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">iii. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (c) işaretli fıkrası ilgili şu şekildedir:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Yukarıdaki fıkralara göre, Danıştay ve vergi mahkemelerinde dava açılması halinde, davalının onbeş gün içinde vereceği tek savunma ile dosya tekemmül etmiş sayılır. Danıştay ve vergi mahkemelerince bu davalar, dosyanın tekemmül ettiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">2- i. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun 11. maddesi şu şekildedir:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Bina vergisi, ilgili belediye tarafından;</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,</li>
<li>b) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep yılın son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte,</li>
<li>c) 33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir il veya ilçe sınırları içerisinde birden fazla belediye olması halinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan araziye ait arazi vergisini tarha yetkili olacak belediye, ilgili valiler tarafından belirlenir.&#8221;</p>
<ol style="text-align: justify;" start="21">
<li>1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun 21. maddesi şu şekildedir:</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Arazi vergisi, ilgili belediye tarafından;</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,</li>
<li>b) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte,</li>
<li>c) 33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan arazi vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir il veya ilçe sınırları içerisinde birden fazla belediye olması halinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan araziye ait arazi vergisini tarha yetkili olacak belediye, ilgili valiler tarafından belirlenir.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">3- Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun &#8220;Vergi değeri&#8221; başlıklı 29. maddesinin ilgili bölümü şu şekildedir:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Vergi değeri;</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>a) Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre,</li>
<li>b) Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan (700 Sayılı KHK&#8217;nın 59 uncu maddesiyle değişen ibare; Yürürlük:09.07.2018)yönetmelik hükümlerinden yararlanılmak suretiyle,</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">Hesaplanan bedeldir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi değeri, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunur.</p>
<p style="text-align: justify;">33 üncü maddeye (8 numaralı fıkra hariç) göre mükellefiyet tesisi gereken hallerde vergi değerinin hesaplanmasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 49 uncu maddesinin (b) fıkrasına göre belirlenen arsa ve arazi birim değerleri, takdir işleminin yapıldığı yılı takip eden ikinci yıldan başlamak suretiyle her yıl, bir önceki yıl birim değerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle dikkate alınır.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">VII- HUKUKİ DEĞERLENDİRME:</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde takdir komisyonlarının arsa ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin kararlarına karşı sadece kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıklarının onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği açıkça belirtilmişti. Bununla birlikte söz konusu düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesinden sonra bu kararların mükelleflere tebliğine ilişkin bir düzenleme yapılmadığından mükellefler tarafından anılan takdir komisyonu kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda dava açma süresi ile ilgili bir boşluk oluşmuştur. Bu nedenle, dava açma süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağı ve en son hangi tarihe kadar dava açılabileceği hususlarının Vergi Usul Kanunu ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun ilgili hükümleri çerçevesinde ve emlak vergisinin genel özellikleri dikkate alınarak irdelenmesi gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisinin tarh ve tahakkukunu düzenleyen Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun ilgili maddeleri 09/04/2002 tarih ve 24721 sayılı Resmî Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren 4751 sayılı Kanun&#8217;la değiştirilmiştir. Bu Kanun&#8217;la emlak vergisi uygulaması sonucunda görülen olumsuzlukları ortadan kaldırmak ve vergilemede kolaylığın ve basitliğin sağlanması amacıyla dört yılda bir alınmakta olan beyan esasının kaldırılması ve sadece vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde mükelleflerden bildirim alınmasını sağlamaya yönelik değişiklikler yapılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun yukarıda anılan hükümleri uyarınca bina ve arazi vergileri, dört yılda bir defa takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve Şubat aylarında Kanun&#8217;un 29. maddesine göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunacaktır. Tarh olunan vergilerin tahakkuk etmiş sayılacağı da Kanun&#8217;da ayrıca öngörülmüştür. Yine anılan Kanun hükümleri uyarınca yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29. maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina ve arazi vergileri, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılacaktır. Ayrıca vergi değeri mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisinin tarh ve tahakkuk ettirilmesinde esas alınan vergi değeri ise Kanun&#8217;da öngörülen diğer unsurlar yanında, Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesi uyarınca asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlere göre takdir komisyonlarınca takdir olunan birim değerler dikkate alınarak hesaplanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla sahip olduğu bina veya arazi nedeniyle emlak vergisi ödemekle yükümlü olan vergi mükellefleri açısından, takdir komisyonlarınca belirlenen asgari ölçüde birim değerleri, takdirin yapıldığı yılı takip eden ve bunu izleyen yıllarda, takdir komisyonunca kanunda öngörülen süre ve koşullar altında yeni bir birim değer takdir edilinceye kadar, ödenecek emlak vergisi tutarının belirlenmesi açısından önem arz etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisi mükellefleri, muhatap olacakları vergi yükünün hesaplanmasında esas alınacak takdir komisyonlarınca takdir edilen asgari ölçüde birim değerleri ile bu değerler üzerinden hesaplanarak bulunan vergi değerinin ve vergi değeri esas alınarak her yıl için tarh ve tahakkuk ettirilecek emlak vergisi tutarının hukuka uygun bir biçimde hesaplanıp hesaplanmadığını yargı mercileri önünde ihtilaf konusu yapmak isteyebilirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Kanun&#8217;un dört yıllık bir dönem boyuncu emlak vergisinin hesaplanması ile tarh ve tahakkuk ettirilmesi açısından öngördüğü yukarıda ana hatlarıyla belirlenen yöntem emlak vergisi mükellefleri yönünden hukuken belirli ve öngörülebilir niteliktedir. Bu nedenle emlak vergisi mükellefleri, vergi yükünün belirlenmesinde temel bileşeni oluşturan ve takdir komisyonlarınca takdir olunan asgari ölçüde birim değerlerinin hukuka uygunluğunu yargı mercileri önünde ihtilafa konu etmek istedikleri takdirde, davanın, Kanun&#8217;da hukuken belirli ve öngörülebilir bir biçimde düzenlenen bu tarh ve tahakkuk usulüne uygun bir şekilde açılması, kanun koyucunun anılan tarh ve tahakkuk usulünü benimseme amacını da gözeten bir yaklaşım olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Arsa ve arazilere ait asgari ölçüde birim değerlerinin nasıl belirleneceğine dair usul, Emlak Vergisi Kanunu&#8217;ndaki hükümlerden ayrı olarak Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir. Buna göre, takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin dört yılda bir yapacakları takdirler, tarh ve tahakkuk işleminin yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanacaktır. Ayrıca takdir edilen birim değerlerden, arsalara ait olanlar takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere, araziye ait olanlar il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve belediyelere imza karşılığında verilecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Takdir komisyonu kararlarına karşı kimlerin hangi sürelerde yargı yoluna gidecekleri hususunda, Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi ve bu hususa ilişkin yeni bir düzenleme yapılmamış olması nedeniyle bir açıklık bulunmamakta ise de Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi dikkate alındığında anılan kararlara karşı mükelleflerin dava açabileceklerinin kabulü gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kanun koyucu tarafından, dört yılda bir olmak üzere, takip eden yılda Ocak ve Şubat aylarında tarh ve tahakkuk edecek bina vergisi ve arazi vergisi yönünden arsa ve arazi birim değerlerinin belirlenerek ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere imza karşılığında bildirilmesi sürecinin, emlak vergisinin tarh ve tahakkuk edeceği tarihten altı ay önce başlaması ve ivedi bir şekilde özel bir yargılama usulü benimseyerek dava sürecinin yeni yıldan önce bitirilmiş olmasının amaçlandığı açıktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kanun koyucunun amacı bu şekilde olmakla birlikte Anayasa Mahkemesinin takdir komisyonlarınca belirlenen değerlere karşı bu değer belirlenmesinden menfaati etkilenen mükelleflere yargı yolunun kapatılmasının Anayasa&#8217;nın hak arama hürriyeti ve hukuk devletine ilişkin 2 ve 36. maddelerine aykırı görerek 213 sayılı Kanun&#8217;un mükerrer 49. maddesinin (b) bendinde yer alan kuralı iptal etmesi ve mükelleflere anılan kararların tebliğine ilişkin bir düzenleme yapılmamış olması karşısında mükelleflerin açacakları davalarda dava açma süresinin hak arama hürriyetine uygun bir yaklaşımla ele alınması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda Kanun&#8217;da takdir komisyonu kararlarının mükelleflere tebliğ edilmesi yönünde bir usul benimsenmemiş olması durumu gözetilerek mükelleflerce emlak vergisine esas asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının öğrenme tarihinden itibaren (30) günlük genel dava açma süresi içerisinde ve en geç anılan kararın alındığı yılın son gününe kadar dava açabileceklerinin kabul edilmesi gerekmekte olup bu tarihten sonra dava açma imkanı bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">VI-SONUÇ:</p>
<p style="text-align: justify;">Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle aykırılığın, arsa ve arazi birim değerlerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarına karşı en geç anılan kararların alındığı yılın son gününe kadar dava açılabileceği yönünde giderilmesine, 15.02.2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.</p>
<p style="text-align: justify;">X &#8211; KARŞI OY:</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisine esas arsa ve arazi birim değerlerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarına karşı emlak vergisi mükellefleri tarafından öğrenme tarihi itibarıyla açılan davaların süresinde açılmış dava olarak kabul edilip edilmeyeceği hususunda Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi istenilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (d) işaretli bendinde, dava dilekçelerinin, ortada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemin olup olmadığı yönünden inceleneceği hükmüne yer verilmiş; Kanun&#8217;un 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinde de böyle bir işlemin bulunmaması halinde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 377. maddesinde, mükellefler ve kendisine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilecekleri; 378. maddesinde ise vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması gerektiği hükme bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">İdari davaya konu olabilecek işlemler, idarenin tek yanlı, kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemleridir. Bu nedenle vergilendirme ile ilgili olarak tarh edilmesi gereken verginin tespitine yönelik olarak tesis edilen takdir komisyonu kararlarının tek başına dava konusu edilmesi mümkün olmayıp ancak söz konusu takdir komisyonu kararı esas alınarak salınan vergi ve kesilen cezanın dava konusu yapılması halinde dayanağı takdir komisyonu kararının da tartışılması mümkündür. Böyle bir durumda da tartışılarak değerlendirilmesi yapılan söz konusu takdir komisyonu kararının hukuk aleminden kaldırılıp kaldırılmaması yönünde hüküm kurulmaksızın, takdir komisyonu kararının hukuka uygunluğu değerlendirilerek bu karara dayalı olarak yapılan vergilendirme hakkında yargı yerlerince hüküm kurulabilmesi mümkün olabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bununla birlikte kanun koyucu tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 31/05/2012 tarih ve E:2011/38, K:2012/89 sayılı kararıyla iptal edilmeden önceki birinci cümlesinde yer alan, emlak vergisinin özellikleri dikkate alınarak yapılan istisnai düzenlemeyle takdir komisyonu kararlarına karşı sınırlı sayıda kişi ve kurumun dava açabilmesine imkan tanınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu şekilde, takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerlerinin yargısal denetiminin yapılması sağlanmış ve milyonlarca emlak vergisi mükellefinin tahakkuk eden emlak vergisine karşı dava açma ihtiyacı ortadan kaldırılmış olmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">İstisnai bir düzenleme ile dava konusu edilebilir hale gelen takdir komisyonu kararları, söz konusu yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi ile dava konusu yapılabilme niteliğini kaybetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Takdir komisyonunca belirlenen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerlerine karşı dava açma imkanı ortadan kalkmış olduğundan, artık sadece emlak vergisi tahakkukuna karşı açılacak davalarda takdir komisyonu kararlarının yargısal denetimi yapılabilecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu itibarla, takdir komisyonu kararlarının vergilendirmeye yönelik tarhiyatın hazırlayıcısı mahiyetinde olması, tek başına kişinin hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmesinin hukuken mümkün bulunmaması, kesin ve yürütülmesi gerekli icrai nitelikte bir işlem olmaması nedeniyle söz konusu kararların iptali istemiyle açılan davanın incelenmeksizin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">XX &#8211; KARŞI OY:</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa&#8217;nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biridir. Söz konusu hak, mahkemeye başvuru konusunda tutarlı bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada açık, pratik ve etkili fırsatlara sahip olmasını gerektirmektedir. Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkansız hale getiren uygulamalar hariç olmak üzere dava açmak için belli sürelerin öngörülmesi, mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmamakla birlikte, yargı yerlerinin usul kurallarını uygularken bir yandan adil yargılanma hakkını ihlal edebilecek aşırı şekilcilikten, diğer yandan da yasalar tarafından düzenlenen usul kurallarının ortadan kaldırılması sonucunu doğurabilecek aşırı esneklikten kaçınmaları gerekmektedir (AİHM, Walchli/Fransa B. No: 35787/03, 26/07/2007, §29; Eşim/Türkiye B. No: 59601/09, 17/09/2013, §19-21).</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde arsa ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdir komisyonu kararlarının, öteden beri dava açma ehliyeti bulunan odalara, belediyeler ile köy ve mahalle muhtarlıklarına imza karşılığı verileceği belirtilmekte ise de emlak vergisi mükelleflerine ilan yoluyla tebliğ edileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı gibi ilgililere ne suretle tebliğ edileceği de düzenlenmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa&#8217;nın 125. maddesinin üçüncü fıkrasında idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağı hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 8. maddesinde de sürelerin, 7. madde bağlamında tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı ifade edilmiştir. Kimi hallerde ortada bir tebligat olmasa da tebliğin varlığı kabul edilerek (olayda olduğu üzere öğrenme üzerine) dava hakkının doğduğu ve dava açma süresinin başladığı kabul edilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Takdir komisyonu kararına dayanılarak salınan emlak vergisine karşı açılan davalarda, davacıya ait taşınmazların bulunduğu cadde ve sokaklar için takdir edilen asgari arsa ve arazi birim değerinin tespitine ilişkin takdir komisyonu kararı, daha önce başka mükellefler tarafından açılan davalar sonucunda iptal veya kısmen iptal edilmiş ise, bunun neticelerinden aynı mahalle, cadde, sokak veya bölgede bulunan ve dava açmayan diğer tüm emlak vergisi mükellefleri de etkileneceğinden, taşınmazların bulunduğu yer için dava açılıp açılmadığının, açılmış ise vergi değerlerinin ne şekilde kesinleştiğinin araştırılması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla, 2577 sayılı Kanun&#8217;un 7. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca, emlak vergisi tarhiyatının bildirilmesi veya öğrenilmesi gibi uygulama işlemleri üzerine dayanağı takdir komisyonu kararlarının iptalinin en geç emlak vergisinin ilk taksit süresine kadar istenebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Aksi durumun kabulü, kendisine herhangi bir bildirim yapılmayan mükelleflerin uygulama işlemi üzerine takdir komisyonu kararının iptali istemiyle açtıkları davaların süre aşımı nedeniyle; emlak vergisine karşı açtıkları davaların da takdir komisyonu kararının dava açılmayarak kesinleştiği gerekçesiyle reddi sonucunu doğuracak ve dava açma hakkı, şeklen Kanun&#8217;da yer almış olacaktır. Bu durum adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkının ihlali sonucunu doğuracaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, emlak vergisine esas arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarına karşı emlak vergisi mükellefleri tarafından en geç emlak vergisinin ilk taksit süresine kadar açılan davaların süresinde açılmış olduğunun kabulü gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">XXX- KARŞI OY:</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi Usul Kanununun mükerrer 49. maddesi ile arsa ve arazilere ilişkin asgari ölçüde birim değerleri yönünden davanın açılması ve devamı özel olarak düzenlenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Maddede kesinleşen değerlerin ilanından bahsedilerek kanun koyucu tarafından verginin tahakkuk ettirildiği yılın başından önce vergi değerinin kesinleşmesi sağlanmak istenilmiş olup belediyelerce kesinleşen bu değerler esas alınarak tarh ve tahakkuk yapılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle mükelleflerin takdir komisyonlarınca dört yılda bir belirlenen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerlerinin kesinleşmesinden önce idareye yapılan başvuru sonucu verilen cevaptan ya da herhangi bir şekilde öğrenildiği tarihten itibaren 2577 sayılı Kanun&#8217;un 7. maddesinde yer alan (30) günlük genel dava açma süresi içerisinde söz konusu işlemin iptali istemiyle dava açmaları gerekmekte olup sözü edilen değerlerin kesinleşmesinden sonra dava açma imkanı bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun emlak vergisinin tarh ve tahakkukuna ilişkin esasların düzenlendiği 11 ve 21. maddelerinde, bina ve arazi vergilerinin dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve Şubat aylarında 29. maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunacağı ve bu suretle tarh olunan vergilerin tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılacağı düzenlenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla emlak vergisine esas arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının alındığı yılın son günü itibarıyla kesinleşmiş olduğu dikkate alındığında, anılan kararlara karşı kesinleşme tarihini takip eden günden itibaren (30) günlük genel dava açma süresi içinde dava açılabileceği sonucuna varılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, emlak vergisine esas arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarına karşı emlak vergisi mükellefleri tarafından takdir komisyonu kararlarının alındığı yılın son gününü takip eden günden itibaren (30) günlük genel dava açma süresi içinde açılan davaların süresinde açılmış olduğunun kabulü gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">XXXX-KARŞI OY:</p>
<p style="text-align: justify;">Arsa ve arazi birim metrekare değerlerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının kesinleşmesinden sonra açılan davaların süresinde açılmış dava olarak kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin olarak bölge idare mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun görüşü doğrultusunda giderilmesi için 2575 sayılı Kanun&#8217;un 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca Danıştayca bu konuda karar verilmesi istemiyle başvurulmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisinin matrahı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun 29. maddesinde tanımlanan vergi değeri olup bina, arsa ve arazilere ilişkin emlak vergisi hesaplamasına esas alınan vergi değeri dört yılda bir ilgili belediyeler tarafından yeniden hesaplanmakta ve vergi değerinin hesaplanmasında esas alınan asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri de dört yılda bir takdir komisyonları tarafından belirlenmektedir. Belediyelerce de Emlak Vergisi Kanunu&#8217;na göre dört yılda bir defa belirlenen ve kesinleşen arsa ile arazi metrekare birim değerleri göz önüne alınarak emlak vergileri tarh ve tahakkuk ettirilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Arsalara ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin değerlerin nasıl belirleneceğine dair usuller Emlak Vergisi Kanunu&#8217;ndaki hükümlerden ayrı olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde özel olarak düzenlenmiş olup emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti, kesinleşmesi ve ilanı ile takdir komisyonu kararlarına karşı kimlerin hangi sürelerde yargı yoluna başvurabilecekleri açıklanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Kanun&#8217;un sözü edilen maddesinin (b) işaretli fıkrasında, takdir komisyonlarında arsalara araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin dört yıl bir yapacakları takdirlerin tarh ve tahakkuk işlemlerinin yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanacağı belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Anılan Kanun&#8217;un mükerrer 49. maddesinin son fıkrasında, kesinleşen asgari ölçüde birim değerlerinin ilgili belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir yere asılma suretiyle tarh ve tahakkukun yapıldığı yılın başından Mayıs ayı sonuna kadar ilan edileceği belirtilmektedir. Maddede yer alan &#8221;kesinleşme&#8221; tabiri dava açılmayarak dava açma süresinin dolması ya da dava açılarak sonuçlanması anlamı taşıdığından, herhangi bir değerin ya da bedelin kesinleşmesinden sonra değiştirilmesi mümkün olamayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca yayımlanan 2021/1 Seri Nolu Emlak Vergisi Kanunu İç Genelgesi&#8217;nin, &#8220;II. TAKDİR SÜRESİ&#8221; başlıklı bölümünün &#8220;2.&#8221; işaretli kısmında, 213 sayılı Kanun&#8217;un mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrası uyarınca asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değer takdir işlemlerinin tamamlanarak karara bağlanması ve kararların ilgililere tebliğ işlemlerinin 30/06/2021 günü mesai saati bitimine kadar yapılması gerektiği öngörülmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde, mükelleflere bu takdir komisyonları kararlarının tebliğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi sözü edilen maddenin (b) işaretli fıkrasındaki dava açılmasıyla ilgili düzenlemede Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararından sonra da kanun koyucu tarafından mükelleflere bu kararların tebliği ve dava açma süresine ilişkin yeni bir düzenleme getirilmediğinden mükelleflerin bu kararlara karşı nasıl dava açabilecekleri tartışmalı hale gelmiş, uygulamada ise emlak vergisi mükelleflerinin muhtarlıklara asılan ilan panolarından bu takdir kararlarını öğrenmiş sayıldıkları kabul edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kabulün, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun ilgili hükümleri çerçevesinde ve emlak vergisinin genel özellikleri yanı sıra uygulamanın getirdiği zorunluluktan kaynaklandığı düşünülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Zira emlak vergisinin takdirin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve Şubat ayında yıllık olarak tarh edilip bu tarihte de tahakkuk etmiş sayılacağı dikkate alındığında, artık verginin kesinliği ile ilgili bir tartışma olmaksızın ödemenin gerçekleşmesi sağlanmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla ilgili takdir komisyonu kararının ilan edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde dava açılması ve aykırılığın bu yönde giderilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="aUcHS642V5"><p><a href="https://frekansdenetim.com.tr/1319-emlak-vergisi/">Emlak Vergisinde Vergi Ziyaı Cezası Uygulanamaz.</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Emlak Vergisinde Vergi Ziyaı Cezası Uygulanamaz.&#8221; &#8212; Frekans Denetim A.Ş. İzmir YMM" src="https://frekansdenetim.com.tr/1319-emlak-vergisi/embed/#?secret=P1L1a3ynyJ#?secret=aUcHS642V5" data-secret="aUcHS642V5" width="500" height="282" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<p><a href="https://frekansdenetim.com.tr/5-vergi-dava-danismanligi/">https://frekansdenetim.com.tr/5-vergi-dava-danismanligi/</a></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Dava%20A%C3%A7ma" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Dava%20A%C3%A7ma" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Dava%20A%C3%A7ma" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Dava%20A%C3%A7ma" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Dava%20A%C3%A7ma" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava/">Takdir Komisyonu Kararına Karşı Dava Açma</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://frekansdenetim.com.tr/3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3304</post-id>	</item>
		<item>
		<title>KDV İndirim Reddi</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/3301-kdv-indirim-reddi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=3301-kdv-indirim-reddi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 18:14:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Danıştay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[izmir mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir ymm]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[ymm izmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=3301</guid>

					<description><![CDATA[<p>Takdir komisyonlarının görevi; Vergi Usul Kanunu uyarınca, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ile vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmektir. 3065 sayılı Yasa&#8217;da öngörülen indirim mekanizması ise vergilendirme tekniği açısından, matrah takdirinden farklı bir müessese olup mükelleflerin; gerek sahte fatura kullanmaları, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3301-kdv-indirim-reddi/">KDV İndirim Reddi</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Takdir komisyonlarının görevi; Vergi Usul Kanunu uyarınca, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ile vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmektir. 3065 sayılı Yasa&#8217;da öngörülen indirim mekanizması ise vergilendirme tekniği açısından, matrah takdirinden farklı bir müessese olup mükelleflerin; gerek sahte fatura kullanmaları, gerek defter ve belgelerini ibraz etmemeleri durumlarında, matrah takdirini gerektiren bir husus bulunmaması nedeniyle, bu tür fiillerin, Katma Değer Vergisi Kanunu&#8217;nun 29 ve 34. maddelerinde düzenlenen, indirim mekanizması içinde değerlendirilmesi suretiyle, katma değer vergisi indirimleri yönünden yapılacak vergi incelemesi ile bir sonuca bağlanması gerekmektedir. Bu nedenle, bu gibi hâllerde, mükelleflerin matrah takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmesi ve kendisine matrah, servet ve kıymet takdiri görevi verilmiş olup KDV indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonlarınca takdir edilen matrah üzerinden mükellefler adına cezalı tarhiyat yapılması mümkün değildir.</p>
<pre style="text-align: center;"><strong>T.C.</strong>
<strong>DANIŞTAY</strong>
<strong>DOKUZUNCU DAİRE</strong></pre>
<table style="height: 193px;" width="964">
<tbody>
<tr>
<td width="50">Esas</td>
<td>: 2024/940</td>
</tr>
<tr>
<td>Karar</td>
<td>: 2024/3742</td>
</tr>
<tr>
<td>Tarih</td>
<td>: 27.06.2024</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;">TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…</p>
<p style="text-align: justify;">VEKİLİ : Av. …</p>
<p style="text-align: justify;">KARŞI TARAF (DAVACI) : &#8230; Çevir. Dan. İnş. Rek. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.</p>
<p style="text-align: justify;">VEKİLİ : Av. …</p>
<p style="text-align: justify;">İSTEMİN KONUSU : Davacı adına bir kısım alış faturalarının sahte olduğundan bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2009/Nisan ilâ Aralık dönemleri için re&#8217;sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı; dava konusu cezalı tarhiyatın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın, Danıştay Dördüncü Dairesince bozulması üzerine bozma kararına uymayarak ilk kararında ısrar eden Bölge İdare Mahkemesi kararının Vergi Dava Daireleri Kurulu tarafından dava konusu cezalı tarhiyatın zamanaşımına uğramadığı, işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, öte yandan davacının duruşma talebinin gözetilmemesinde de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bozulması üzerine bozma kararına uyarak Vergi Mahkemesi kararını kaldırıp, duruşma prosedürü izlendikten sonra yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine iadesi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan temyiz istemini reddeden ve dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesi yönünde karar veren Vergi Dava Daireleri Kurulu kararı üzerine dosyayı yeniden incelemek suretiyle davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden … Bölge İdare Mahkemesi &#8230; Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Önceki beyanların tekrarıyla dava konusu işlemin yerinde ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, kararın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması istenilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.</p>
<p style="text-align: justify;">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …&#8217;NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>TÜRK MİLLETİ ADINA</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İNCELEME VE GEREKÇE:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>MADDİ OLAY:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Davacı adına bir kısım alış faturalarının sahte olduğundan bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2009/Nisan ilâ Aralık dönemleri için re&#8217;sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>Takdir Komisyonlarının Yetkileri Hakkında Mevzuat</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun &#8220;Re&#8217;sen vergi tarhı&#8221; başlıklı 30. maddesinin 1. fıkrasında, re&#8217;sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hâllerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış ve maddenin 2. fıkrasının 3. bendinde; tutulması zorunlu olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmaması veya tasdik ettirilmemesi veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi hâli, 6. bendinde de; tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması hâli re&#8217;sen tarh nedeni olarak sayılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı Kanun&#8217;un &#8220;Takdir kararı&#8221; başlıklı 31. maddesinde, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanacağı belirtilmiş, &#8220;Komisyonların görevleri&#8221; başlıklı 74. maddesinin (a) fıkrasının 1. bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak; 2. bendinde de vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek, komisyonun görevleri olarak belirlenmiştir. Kanun&#8217;un &#8220;Maksat&#8221; başlıklı 134. maddesinde; vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu,135. maddesinde ise, vergi incelemesinin; vergi müfettişleri, vergi müfettiş yardımcıları, ilin en büyük mal memuru veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılacağı, Gelir İdaresi Başkanlığının merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında görev yapanların her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haiz olduğu belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu&#8217;nun 29. maddesinde de katma değer vergisi indirim mekanizması düzenlenmiş, anılan maddenin (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiştir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>Takdir Komisyonlarının KDV İndirim Reddi Hakkında Hukuki değerlendirme </strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Yukarıdaki Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla düzenlenen fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtmadığı ve sahte olduğu hususunun ortaya konulmuş olması durumunda, 3065 sayılı Kanun ile getirilen ve katma değer vergisine özgü bir mekanizma olan indirim mekanizmasından yararlanamayacakları, ancak davacının sahte fatura kullandığı hususunun, Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 134. maddesi uyarınca usulüne uygun yapılacak vergi incelemesi sonucunda düzenlenecek vergi inceleme raporu ile tespit edilebilecek bir durum olduğu, zira, burada tespit edilecek hususun, matrahın beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi değil, mükellefin yasal defterlerine kaydetmek suretiyle indirim konusu yaptığı fatura ve belgelerin gerçek durumu yansıtıp yansıtmaması olduğu, söz konusu fatura ve belgelerin gerçek durumu yansıtmaması durumunda ise vergi dairesince, mükellefin katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle hakkında tarhiyat yapılabileceği anlaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin 2009 yılı hesap ve işlemlerinin incelemesi için takdire sevk edilmesi üzerine, şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu dikkate alınarak tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin davacıya tebliğ edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Takdir komisyonlarının görevi; Vergi Usul Kanunu uyarınca, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ile vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmektir. 3065 sayılı Yasa&#8217;da öngörülen indirim mekanizması ise vergilendirme tekniği açısından, matrah takdirinden farklı bir müessese olup mükelleflerin; gerek sahte fatura kullanmaları, gerek defter ve belgelerini ibraz etmemeleri durumlarında, matrah takdirini gerektiren bir husus bulunmaması nedeniyle, bu tür fiillerin, Katma Değer Vergisi Kanunu&#8217;nun 29 ve 34. maddelerinde düzenlenen, indirim mekanizması içinde değerlendirilmesi suretiyle, katma değer vergisi indirimleri yönünden yapılacak vergi incelemesi ile bir sonuca bağlanması gerekmektedir. Bu nedenle, bu gibi hâllerde, mükelleflerin matrah takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmesi ve kendisine matrah, servet ve kıymet takdiri görevi verilmiş olup katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonlarınca takdir edilen matrah üzerinden mükellefler adına cezalı tarhiyat yapılması mümkün değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">İdari işlem ve tasarruflarla kişilerin hukukunda haricen değişiklik yapma yetki ve imtiyazına sahip olan idarenin, bu yetkisini kullanırken öncelikle yetkinin kullanılmasına ilişkin şekil ve koşullarının belirlendiği usul kanunlarının kendi üzerine yüklediği görevler çerçevesinde hareket etmesi gerekir. Zira Anayasa&#8217;da yer alan hukuk devleti ilkesinin doğal bir sonucu da idarenin işlem ve eylemlerini, hukuk kuralları çerçevesinde ve yine bu kuralların yüklediği görev ve yetki kapsamında yürütmesidir. Bu nedenle, yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca, davacı şirketin takdir komisyonuna sevk edilmesi üzerine, katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonunca alınan karara istinaden davacı adına yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın kabulü yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle yasal isabetsizlik bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">KARAR SONUCU:</p>
<p style="text-align: justify;">Açıklanan nedenlerle;</p>
<p style="text-align: justify;">Davalının temyiz isteminin reddine,</p>
<p style="text-align: justify;">… Bölge İdare Mahkemesi &#8230; Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA,</p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi &#8230; Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/06/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.</p>
<p style="text-align: justify;">(X)KARŞI OY :Davacının fatura aldığı mükellef hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle verilen Daire kararına katılmıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3301-kdv-indirim-reddi%2F&amp;linkname=KDV%20%C4%B0ndirim%20Reddi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3301-kdv-indirim-reddi%2F&amp;linkname=KDV%20%C4%B0ndirim%20Reddi" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3301-kdv-indirim-reddi%2F&amp;linkname=KDV%20%C4%B0ndirim%20Reddi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3301-kdv-indirim-reddi%2F&amp;linkname=KDV%20%C4%B0ndirim%20Reddi" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3301-kdv-indirim-reddi%2F&amp;linkname=KDV%20%C4%B0ndirim%20Reddi" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3301-kdv-indirim-reddi/">KDV İndirim Reddi</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3301</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yapım İşleri İle Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık Ve Etüt- Proje Hizmetlerinde KDV Tevkifatı ve İade Uygulaması</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/2642-2-yapim-isleri-kdv-tevkifati-ve-iade/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=2642-2-yapim-isleri-kdv-tevkifati-ve-iade</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Mar 2021 09:40:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[fatura düzenlememe]]></category>
		<category><![CDATA[ibraz etmeme]]></category>
		<category><![CDATA[izmir yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir ymm]]></category>
		<category><![CDATA[karapara]]></category>
		<category><![CDATA[süre uzatımı]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavirlik]]></category>
		<category><![CDATA[ymm izmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=2642</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hangi Yapım İşleri KDV Tevkifatına Tabidir? 3194 sayılı İmar Kanununun 5 inci maddesinde, &#8220;Yapı, karada ve suda daimi ve muvakkat resmi ve hususi yer altı ve yer üstü inşaat ile bunlara ilave değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir.&#8221;  Denilmiştir. Öte yandan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun &#8220;Tanımlar&#8221; [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/2642-2-yapim-isleri-kdv-tevkifati-ve-iade/">Yapım İşleri İle Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık Ve Etüt- Proje Hizmetlerinde KDV Tevkifatı ve İade Uygulaması</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_3694" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-3694" class="size-medium wp-image-3694" src="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/images-24.jpeg" alt="" width="294" height="171" /><p id="caption-attachment-3694" class="wp-caption-text"><span style="text-align: justify; font-size: 16px;">Yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt- proje hizmetlerinde, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin tamamı değil, bu işlemler için belirlenen orandaki kısmı, alıcılar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecek; tevkifata tabi tutulmayan kısım ise satıcılar tarafından mükellef sıfatıyla beyan edilip (beyannamede ödenmesi gereken KDV çıkması halinde) ödenecektir</span><a style="text-align: justify; font-size: 16px;" href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a><span style="text-align: justify; font-size: 16px;">.</span></p></div>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Hangi Yapım İşleri KDV Tevkifatına Tabidir?</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">3194 sayılı İmar Kanununun 5 inci maddesinde, &#8220;<em><strong>Yapı, karada ve suda daimi ve muvakkat resmi ve hususi yer altı ve yer üstü inşaat ile bunlara ilave değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir.&#8221;</strong></em>  Denilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Öte yandan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun &#8220;Tanımlar&#8221; başlıklı 4 üncü maddesinde daha geniş bir tanım yapılmıştır. Burada &#8220;<em>Yapım: Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, </em><strong><em>haberleşme ve enerji nakil hattı,</em></strong><em> baraj, enerji santrali, </em><strong><em>rafineri tesisi</em></strong><em>, </em><strong><em>sulama tesisi,</em></strong> <strong><em>toprak ıslahı,</em></strong> <strong><em>taşkın koruma ve dekapaj</em></strong><em> gibi her türlü inşaat işleri ve </em><strong><em>bu işlerle ilgili tesisat, imalat, ihzarat, nakliye, tamamlama, büyük onarım, restorasyon, çevre düzenlemesi, sondaj, yıkma, güçlendirme ve montaj işleri ile benzeri yapım işleri</em>&#8220;</strong> olarak tanımlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Çalışma Bakanlığınca hazırlanan, 10/11/1983 tarih ve 83/7376 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan, ancak Sosyal Güvenlik Bakanlığının 13/1/2014 tarihli ve 628 sayılı yazısı üzerine, Bakanlar Kurulu’nca 26/3/2014 tarihinde kararlaştırılarak 2014/6162 sayılı kararla 22 Mayıs 2014 tarihinde yürürlükten kaldırılan İşkolları Tüzüğünde <em><strong>&#8220;İnşaat; bina, yol, köprü, demiryolu, tünel, metro, kanalizasyon, liman, dalgakıran, havuz, istihkam, havaalanı, dekovil ve tramvay yolu, spor alanları yapımı gibi her çeşit yapıcılık işleri ile bunların etüd, proje, araştırma, bakım, onarım ve benzeri işler&#8221;</strong></em> olarak tanımlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu tanımlara bakıldığında yapı kapsamına kara ve suda, yer altında ya da üstündeki daimi ya da geçici tesisler ile bu tesislerle ilgili <strong><em>imalat, ihzarat, nakliye, tamamlama, büyük onarım, restorasyon, çevre düzenlemesi, sondaj, yıkma, güçlendirme ve montaj işleri ile benzeri yapım işleri girmektedir. </em></strong><em>Yapı inşaatından bağımsız olarak yapılan ya da imal edilen  diğer tesis ve montajlar girmemektedir.</em></p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>KDV Uygulama Genel Tebliğine göre;</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri.</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma &#8211; soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, boya badana dahil her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur.</p>
<p style="text-align: justify;">Yapım işleri ile birlikte ifa edilen; mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dâhil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler. Bu hizmetler yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak verildiği takdirde tevkifat uygulaması diğer düzenlemelre göre yapılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca yapım işinden bağımsız olarak verilen mal teslimleri KDV tevkifatına tabi değildir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Kimler Tevkifat Yapmakla Sorumludur </strong><strong>?</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulabilecekler iki gruba ayrılmıştır.</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>
<h3><strong>KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir) Tarafından Yapılması Gerelen KDV Tevkifatı</strong></h3>
</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">İnşaat hizmet bedelinin KDV dahil 5.000.000,00 TL’yi aşması halinde, işlem bedeline ait KDV’nin tamamı üzerinden tevkifat yapılacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">5.000.000,00 TL’lik sınırın tespitinde yapılan her bir ihale ya da sözleşme bedeli dikkate alınacaktır. Ancak işin kısım kısım ihale edilmesi ve her bir kısmın farklı kişi ya da kuruluşlar tarafından üstlenilmesi halinde, 5.0000.000,00 TL’lik sınırın tesptinde her bir firmaya ilişkin ihale ya da sözleşme bedeli dikkate alınacaktır. Ayrıca bir işin devamı niteliğinde olan, diğer bir işle bütünlük arz eden işlerin, aynı firmaya ihale edilmesi ya da sözleşme imzalanması halinde, bahse konu sınırın tespitinde sözleşme bedelleri ya da ihale bedelleri toplu olarak dikkate alınacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Örneğin bir işin zemin kısmının ayrı, kaba inşaat kısmının ayrı, çatı kısmının ayrı sözleşmelerle ya da ihalelerle aynı firmaya yaptırılması halinde tevkifat sınırı sözleşme bedellerinin toplamı dikkate alınmak suretiyle dikkate alınacaktır.</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>
<h3><strong>Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın) Tarafından Yapılması Gereken KDV Tevkifatı</strong></h3>
</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">KDV dahil tutarı 1.000,00 Tl’yi aşan yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt- proje hizmetlerinde aşağı sayılan kurum ve kuruluşlar, yapılacak ödemeye ait KDV tutarı üzerinde tevkifat yapmakla yükümlüdür. Bunlara KDV tevkifat uygulamasında belirlenmiş alıcılar denilmektedir.</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri,</li>
<li>Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları,</li>
<li>Döner sermayeli kuruluşlar,</li>
<li>Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,</li>
<li>Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları,</li>
<li>Bankalar,</li>
<li>Sigorta ve reasürans şirketleri,</li>
<li>Sendikalar ve üst kuruluşları,</li>
<li>Vakıf üniversiteleri,</li>
<li>Mobil elektronik haberleşme işletmecileri</li>
<li>Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri</li>
<li>Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri),</li>
<li>Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar,</li>
<li>Türkiye Varlık Fonu ile alt fonlara devredilen kuruluşlar,</li>
<li>Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar,</li>
<li>Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler,</li>
<li>Payları Borsa İstanbul (BİST)A.Ş.’nde işlem gören şirketler,</li>
<li>Kalkınma ve yatırım ajansları.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Okul aile birlikleri ve Sağlık Bakanlığına bağlı aile hekimliği kurumları bu kapsama girmemektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Belirlenmiş alıcıların birbirlerine karşı yaptıkları teslim ve hizmetlerde (şirketleşenler dahil profesyonel spor kulüplerince yapılanlar hariç), KDV tevkifatı uygulanmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşların tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarına ait bedellerin, genel bütçe ödenekleri dışındaki bir kaynaktan ödenmesi tevkifat uygulamasına engel değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kapsamda tevkif edilen vergiler, vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV Beyannamesi ile yetki alanı içerisinde bulunulan vergi dairesine, genel hükümler beyan edilip kanuni süresi içerisinde ödenir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Tevkifat Oranı Kaçtır?</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Gerek KDV mükelleflerine karşı ifa edilen yapım işleri, gerek yukarıda yer alan belirlenmiş alıcılara  karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.</p>
<p style="text-align: justify;">Proj enin genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi ve benzeri nedenlerle iş bedelinin daha sonra 5 milyon TL’yi aşması halinde, bu durumun ortaya çıktığı tarihten itibaren tevkifat uygulanır.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>Belirlenmiş Alıcıların Dışında Yer Alan ve KDV mükellefi Olmayanlara Karşı İfa Edilen Yapım İşlerinde Tevkifat Var mıdır?</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Belirlenmiş alıcıların dışında yer ve KDV mükellefiyeti bulunmayanların, kısmi tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarında tevkifat uygulaması söz konusu olmayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Örnek: KDV mükellefiyeti bulunmayan apartman yönetimlerine verilen özel güvenlik hizmetlerinde ya da KDV mükellefiyeti bulunmayan konut yapı kooperatiflerine verilen yapı denetim hizmetlerinde, tevkifat uygulanmayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Keza KDV mükellefi olmayan belediyelere karşı üstlenilen yapım hizmetlerinde de belediyelerin KDV tevkifatı yapma yükümlülüğü bulunmamaktadır.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>Mücbir Sebep Halinde KDV Tevkifatı Uygulanır mı?</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Kanuna göre, mücbir sebebin başladığı tarihten sona erdiği tarihe kadar geçen sürede, mücbir sebepten yararlanan mükelleflerin vergi ödevleri ertelenmektedir. Bu kapsamda beyanname verme yükümlülükleri ileri tarihe ertelenen mükelleflerin, mücbir sebep halinde bulunduğu süre içerisinde kısmi tevkifat kapsamındaki alımlarında tevkifat uygulanmaz. Şu kadar ki, işleme taraf satıcı mükellefin de mücbir sebep kapsamında bulunması halinde, söz konusu alımlarda genel hükümler çerçevesinde tevkifat uygulamasına devam olunur.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Yapım İşlerinin Alt Yüklenicelere Devredilmesi Halinde KDV Tevkifatı Uygulaması Nasıl Olacaktır</strong><strong>?</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere (taşeronlara) veya daha alt yüklenicilere devredilen yapım işlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Örnek 1: (A) Bakanlığı tarafından yapılan enerji nakil hattı işi ihalesini (B) İnşaat A.Ş. kazanmıştır. (B) bu işe ait nakliye işlerini (C) firmasına devretmiştir. Bu durumda, (B)’nin (A)’ya, (C)’nin (B)’ye düzenledikleri faturalarda tevkifat uygulanacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Örnek 2: DSİ tarafından yaptırılan bir baraj inşasında kullanılacak hazır betonun, işin asıl yüklenicisi (A) İnş. Taah. A.Ş. tarafından (B) Hazır Beton A.Ş. nden temin edilmesi durumunda, hazır betonun hazırlanması, nakli ve yerine konulması işinin belirli bir yapım işinin bölümlerini teşkil eden işlerden olması ve bu nedenle inşaat taahhüt işi olarak kabul edilmesi nedeniyle, (B) tarafından verilen hazır beton taahhüt ve temini hizmeti tevkifat uygulaması kapsamında olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Tevkifat uygulaması kapsamındaki işin bir kısmının alt yüklenicilere (taşeronlara) devredilmesi halinde, devir işlemlerinin yazılı bir sözleşmeye dayanıp dayanmaması tevkifat uygulaması bakımından önem arz etmemektedir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Hangi İşlere Ait KDV Tevkifata Tabi Tutulmaz </strong><strong>?</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Alıcının belirlenmiş alıcılar kategorisinde yer almaması veya belirlenmiş alıcılar içersinde yer alan KDV mükelleflerinin haricindeki KDV mükelleflerine karşı yapılan yapım işi bedelinin 5 milyon TL’nin altında olması halinde, ilk yüklenicinin ve alt yüklenicilerin bu kapsamdaki hizmetleri tevkifata tabi tutulmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak ilk yüklenicinin belirlenmiş alıcı sınıfında yer alması halinde, ilk aşamada tevkifat kapsamına girmeyen bu işin kısmen veya tamamen devredildiği alt yüklenicilerden tevkifat yapılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Örnek 3: Belirlenmiş alıcı ayrımı kapsamına girmeyen (A) Ltd. Şti., yaptıracağı hizmet binası inşaatını (B) A.Ş. ne ihale etmiştir. (B), hisse senetleri BİST’te işlem gören bir şirkettir. (B), bu inşaatın su basmanı işini (C) firmasına yaptırmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda, (B)’nin (A)’ya düzenlediği faturada tevkifat uygulanmayacak, (C)’nin (B)’ye düzenlediği faturada ise tevkifat uygulanacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Alıcı ve ilk yüklenicinin belirlenmiş alıcılardan oluşması halinde, ilk safhada tevkifat söz konusu değildir. Ancak ilk yüklenicinin bu yapım işini belirlenmiş alıcı dışında yer alan alt yüklenicilere devretmesi halinde, kendisi tarafından tevkifat uygulanır.</p>
<p style="text-align: justify;">Tevkifata tabi olan işlerin, 3065 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde vergiden müstesna olması halinde, işlem bedelleri üzerinden KDV hesaplanmayacağı için herhangi bir tevkifat da yapılmaz.</p>
<p style="text-align: justify;"> Ancak, vergiden istisna olan işlerin alt yüklenicilere devredilmesi ve alt yüklenicilerin yaptığı işlemin KDV’den müstesna olmaması halinde, alt yüklenicilerin gerçekleştirdikleri işlemler üzerinden hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulur.</p>
<p style="text-align: justify;">Örnek 4:Hisse senetleri BİST’de işlem gören (X) A.Ş. ne, işlettiği limanın genişletilmesi işi ile ilgili olarak 3065 sayılı Kanunun (13/e) maddesi kapsamında verilen inşaat taahhüt işlerinin, asıl yüklenici tarafından alt yüklenicilere devredilmesi halinde, alt yükleniciler ve daha alt yüklenicilerin ifa ettikleri inşaat taahhüt (yapım) işlerinde, yüklenicilerin belirlenmiş alıcı kapsamında olmamaları kaydıyla, tevkifat uygulanır.</p>
<p style="text-align: justify;">Mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dahil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri işlerin ilk yüklenici tarafından yapım işinin bir kısmı ile birlikte alt yüklenicilere devredilmesi halinde, alt yüklenici tarafından düzenlenen faturalarda tevkifat uygulanır. Yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dahil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri işlerin alt yükleniciye devredilmesi halinde yapım işleri kapsamında işlem tesis edilmez.</p>
<p style="text-align: justify;">Yapım işinin, yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılması halinde de alt yüklenicilere devredilen işler bakımından yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde işlem tesis edilir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Sözleşme Bedelinden Mal Bedelleri Düşülmek Suretiyle KDV Tevkifatı Dışına Çıkmak Mümkün müdür?</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Kısmi tevkifat kapsamındaki işlemlerin tamamı &#8220;hizmet&#8221; mahiyetinde olup, &#8220;teslim&#8221; mahiyetindeki işlemler tevkifat kapsamına girmemektedir.  Bu nedenle, tevkifat uygulayacak alıcıların tevkifat kapsamına giren hizmetlerde kullanılmak üzere piyasadan yapacakları mal alımlarında tevkifat uygulanmayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak, bu bölüm kapsamına giren hizmetleri ifa edenlerin bu amaçla kullandıkları mallara ait tutarlar hizmet bedelinden düşülmeyecek; tevkifat, kullanılan mallara ait tutarlar da dahil olmak üzere toplam hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV tutarına göre belirlenecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Örnek: Bir banka şubesi bahçe duvarının inşası işini, malzeme bankaya, işçilik müteahhide ait olmak üzere 4.000 TL + 720 TL KDV karşılığında ihale etmiştir. Banka şubesi, kum, demir, çimento, tuğla, briket vb. malzemeyi piyasadan 6.000 TL + 1.080 TL KDV’ye temin etmiştir. Banka şubesi, malzemelerin alımı sırasında tevkifat uygulamayacak, müteahhidin yapacağı 4.000 TL tutarındaki hizmete ilişkin 720 TL KDV üzerinden ise tevkifat uygulanacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Banka şubesinin, bahçe duvarı yapım işini malzemeler de müteahhide ait olmak üzere TL karşılığında ihale etmesi halinde, müteahhidin faturasında malzeme ve işçilik tutarları  TL ve 4.000 TL olarak ayrı ayrı gösterilse bile, 10.000 TL tutarındaki toplam bedel üzerinden hesaplanacak 1.800 TL KDV’ye, yapım işleri için geçerli olan oranda tevkifat uygulanacaktır.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Belge Düzeni</strong><strong> Nasıl Olacaktır</strong><strong>?</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Tevkifata tabi işlemler dolayısıyla satıcılar tarafından düzenlenecek belgelerde; “İşlem Bedeli”, “Hesaplanan KDV”, “Tevkifat Oranı”, “Alıcı Tarafından Tevkif Edilecek KDV Tutarı”, “Tevkifat Dahil Toplam Tutar” ve “Tevkifattan Sonra Tahsil Edilmesi Gereken Toplam Bedel (Tevkifat Hariç Toplam Tutar)” ayrıca gösterilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu fatura satıcı açısından, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’ye tevkifat uygulandığını tevsik eden belge mahiyetini de taşımaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Faturaya, borçlanılan miktar olarak rakam ve yazı ile tevkifattan sonra kalan tutar yazılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Örnek: KDV hariç 3.000 TL tutarındaki (% 18) oranında KDV’ye tabi bir işlem (5/10) oranında KDVtevkifatına tabidir. Bu işleme ait fatura aşağıdaki şekilde düzenlenecektir:</p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td width="260">İşlem Bedeli :</td>
<td width="115">3.000 TL</td>
</tr>
<tr>
<td width="260">Hesaplanan KDV :</td>
<td width="115">540 TL</td>
</tr>
<tr>
<td width="260">Tevkifat Oranı :</td>
<td width="115">5/10</td>
</tr>
<tr>
<td width="260">Alıcı tarafından Tevkif Edilecek KDV :</td>
<td width="115">270 TL</td>
</tr>
<tr>
<td width="260">Tevkifat Dahil Toplam Tutar :</td>
<td width="115">3.540 TL</td>
</tr>
<tr>
<td width="260">Tevkifat Hariç Toplam Tutar :</td>
<td width="115">3.270 TL</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" width="374">Yalnız ÜçbinikiyüzyetmişTLdir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;">Tevkifata tabi tutulan işlemlerle tevkifat uygulaması kapsamında bulunmayan işlemlerin birlikte yapılması halinde bu işlemlerin tek fatura ile belgelendirilmesi mümkündür.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda, tevkifata tabi işlem bedeli ve bu bedel üzerinden hesaplanan KDV ile tevkif edilen KDV tutarı fatura üzerinde ayrıca gösterilir. Bu şekilde yapılan faturalamalarda da tevkifat uygulaması kapsamındaki işlem bedelinin KDV dahil tutarının belirlenen alt sınırı aşıp aşmadığı dikkate alınır, aşmıyorsa tevkifat uygulanmaz.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Beyannamenin Düzenlenmesi</strong></h2>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>Alıcıların Beyanı</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Tevkifata tabi tutulan KDV, alıcılar tarafından (genel bütçeli idareler hariç), tevkifata tabi işlemin vuku bulduğu tarihi içine alan vergilendirme dönemine ait 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilir ve ödenir. 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşların tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarına ait bedellerin, genel bütçe ödenekleri dışındaki bir kaynaktan ödenmesi tevkifat uygulamasına engel olmadığından, bu durumda da genel bütçeli idareler tarafından tevkif edilen vergiler, vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilip ödenir.</p>
<p style="text-align: justify;">2 No.lu KDV beyannamesinin &#8220;Genel Bilgiler&#8221; kulakçığında vergi sorumlusu mükellefe ait sicil bilgilerinin doldurulmasına ilişkin satırlar yer almaktadır. Tevkifat yapan mükellefler, &#8220;Vergi Sorumlusuna Ait Sicil Bilgilerini&#8221; kapsayan satırlara kendi sicil bilgilerini yazarlar.</p>
<p style="text-align: justify;">“Kesinti Yapılan Satıcılar” kulakçığında ise her bir kesinti yapılan mükellef itibarıyla, tevkifat uygulaması kapsamındaki işlemleri yapan (satıcı) mükellefle ilgili kimlik bilgileri, tevkifata tabi işleme ait matrah ve tevkifat tutarına ilişkin kayıt yapılır. Söz konusu kulakçığın “Kısmi Tevkifat Uygulanan İşlemlere Ait Bildirim” tablosunda ise Maliye Bakanlığınca kısmi tevkifat uygulaması kapsamına alınması uygun görülen ve işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV tutarının tamamının değil, alıcı tarafından tevkif edilen kısmının beyanı yapılır. “Matrah” alanına işlemin KDV hariç bedeli, “Oran” alanına işlemin tabi olduğu KDV oranı, “Tevkifat Oranı” alanına beyanı yapılan işlem için öngörülmüş alıcıların yapacağı tevkifat oranı yazılır. İşlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’ye tevkifat oranının uygulanması suretiyle bulunan ve alıcı tarafından tevkif edilen tutarı gösteren “Vergi” alanı, e-beyanname programı tarafından hesaplanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">3065 sayılı Kanunun (9/1) inci maddesi kapsamında sorumlu tayin edilenlerin, sorumlu sıfatıyla beyan edip ödemeleri gereken vergilerin beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, bu vergi tutarının ikmalen veya resen tarh edilerek vergi ziyaı cezası kesilmesi ve gecikme faizi hesaplanması gerekmektedir. Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen tutarın 1 No.lu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılmamış olması bu şekilde işlem tesis edilmesine engel değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen KDV tutarının satıcı tarafından beyan edilmiş ve Hazineye ödenmiş olması halinde sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı aranmaz. Sorumlu tarafından beyan edilip ödenmesi gerekirken satıcı tarafından beyan edilen ve Hazineye ödenen bu verginin normal vade tarihinden ödendiği tarihe kadar hesaplanan gecikme faizi alıcıdan aranır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Söz konusu vergi satıcı tarafından beyan edilmiş olmakla birlikte, tahakkuk eden verginin ödenmemesi veya ödenecek KDV çıkmaması nedenleriyle Hazineye ödenmeyen vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar alıcıdan aranır.</strong></p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>Satıcıların Beyanı</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Kısmi tevkifat uygulaması kapsamındaki işlemleri yapan mükelleflerin beyanına ilişkin olarak, ilgili dönem 1 No.lu KDV Beyannamesinin iki ayrı bölümüne kayıt yapılır. Birinci kayıt, “Matrah” kulakçığında “Kısmi Tevkifat Uygulanan İşlemler” tablosuna; ikinci kayıt “İstisnalar- Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” kulakçığında “Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” tablosuna yapılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Öncelikle, “Kısmi Tevkifat Uygulanan İşlemler” tablosunun “İşlem Türü” alanı, bu alana ilişkin işlem türü listesinden seçim yapılmak suretiyle doldurulur. “Matrah” alanına kısmi tevkifat uygulanan işleme ait bedel (KDV hariç) tam olarak yazılır. “Oran” alanına işlemin tabi olduğu KDV oranı, “Tevkifat Oranı” alanına ise tevkifat uygulaması kapsamına alınan işlemlerde alıcı için öngörülen tevkifat oranı (alıcının uygulayacağı tevkifat oranı) yazılır.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>Yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt- proje hizmetlerinde kdv tevkifatı oranı 4/10 seçilir.</strong></h3>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong>“Vergi” alanı, tevkifat oranının tersi alınarak beyanname programı tarafından hesaplanmaktadır. Buna göre, “Vergi” alanında, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin tevkifata tabi tutulmayan kısmı yer alır.</p>
<p style="text-align: justify;">Daha sonra, “İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” kulakçığında “Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” tablosunda “İşlem Türü” listesinden, yapılan işleme ait “Kod” seçilir.</p>
<p style="text-align: justify;">“Teslim ve Hizmet Tutarı” alanına, işleme ait bedelin (KDV hariç) tamamı yazılır. Bu alana yazılan tutar, beyanı yapılan işlem ile ilgili olarak “Kısmi Tevkifat Uygulanan İşlemler” tablosunun “Matrah” alanına yazılan tutarla aynı olmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">“İadeye Konu Olan KDV” alanına, alıcı tarafından tevkifata tabi tutularak sorumlu sıfatıyla beyan edilen tutar yazılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Tevkifat uygulaması nedeniyle iade almak istemeyen mükellefler bu tabloya kayıt yapmazlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Beyannamenin usulüne uygun olarak doldurulmasından sonra &#8220;Sonuç Hesapları&#8221; kulakçığında yer alan &#8220;İade Edilmesi Gereken KDV&#8221; satırındaki tutarın bu uygulamadan kaynaklanan kısmı, talep edilmesi halinde KDV Uygulama Genel Tebliğinde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, mükellefe iade edilir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>Matrahta Değişiklik</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Fiyat farkı, kur farkı ve benzeri nedenlerle tevkifata tabi işlemin bedelinde sonradan bir artış ortaya çıkması halinde, bu artış ile ilgili olarak fatura düzenlenerek KDV hesaplanır ve hesaplanan KDV üzerinden (tevkifat alt sınırı dikkate alınmaksızın) tevkifat uygulanır. Bu şekilde işlem yapılabilmesi için fiyat farkı, kur farkı ve benzerinin ait olduğu asıl işleme ait KDV dahil bedelin tevkifat alt sınırını geçmiş ve tevkifata tabi tutulmuş olması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Alıcı lehine, ödemenin yapıldığı tarihte kur farkı oluşması halinde ise kur farkı tutarı üzerinden alıcı tarafından satıcıya bir fatura düzenlenerek, teslim ve hizmetin yapıldığı tarihteki oran üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Böylece, matrahta oluşan azalma tutarı, tevkifata tabi tutulmayan KDV tutarı ile birlikte, satıcı tarafından alıcıya iade edilir. Ayrıca, söz konusu KDV tutarı alıcı tarafından 1 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hizmetin bir kısmının tamamlanmaması, hizmetin sözleşmede belirtilen evsafa uymaması ve benzeri nedenlerle tevkifata tabi işlem bedelinde sonradan bir azalma meydana gelmişse, azalma miktarı ile ilgili olarak tahsil edilen (tevkifat dışı kalan) KDV tutar ve oranı üzerinden işlem yapılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Örnek: Satıcı (A) Firması, (7/10) oranında tevkifata tabi bir işlem için alıcı (B) Firmasına, 2021/Nisan döneminde bu işle ilgili olarak 100.000 TL ’lik fatura düzenlemiş, faturada gösterilen (100.000 x 0,18 =) 18.000 TL KDV’nin (18.000 x 0,30=) 5.400 TL ’si (A)’ya ödenmiş, (18.000 x 0,70=) 12.600 TL’lik kısmı ise (B) tarafından tevkifata tabi tutularak sorumlu sıfatıyla beyan edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Satıcı (A), bu işin bir kısmını tamamlayamadığından bedelde 20.000 TL’lik bir azalma meydana gelmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">2021/Mayıs döneminde ortaya çıkan bu değişiklik nedeniyle tarafların karşılıklı düzeltme yapması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Buna göre satıcı (A), alıcı (B)’ye 20.000 TL ile birlikte bu tutara ait (20.000 x 0,18=) 3.600 TL KDV’nin tevkifata tabi tutulmayan (3.600 x 0,30=) 1.080 TL’sini (toplam 21.080 TL) iade edecek, 2021/Nisan döneminde beyan ettiği 1.080 TL’yi 2021/Mayıs dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Alıcı (B) ise 2021/Nisan döneminde indirim konusu yaptığı 1.080 TL’yi, 2021/Mayıs döneminde 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Alıcı (B)’nin bu işlem nedeniyle tevkifata tabi tutarak beyan ettiği verginin, 20.000 TL’ye isabet eden kısmı olan (3.600 x 0,70=) 2.520 TL aynı zamanda indirim konusu yapılmış olduğundan, bir düzeltme işlemine konu olmayacaktır.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Fazla veya Yersiz Tevkif Edilen Vergilerin İadesi</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Fazla veya yersiz tevkif edilerek ödenen vergi bulunması halinde, gerek alıcı gerekse satıcının beyanlarının düzeltilmesi suretiyle işlemin tevkifat uygulanmadan önceki hale döndürülmesi gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Fazla veya yersiz tevkif edilen vergi, öncelikle tevkifatı yapan alıcı tarafından satıcıya iade edilir. Alıcının, fazla veya yersiz tevkif ettiği KDV tutarını satıcıya ödediğini gösterir belge ve satıcının düzeltmeyi yaptığını gösterir vergi dairesi yazısı ile birlikte başvurması halinde, fazla veya yersiz tevkif edilen vergi, bu vergiyi vergi dairesine beyan ederek ödeyen <strong>alıcıya iade edilir.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><u>Tevkifata tabi olmadığı halde tevkifat uygulanan ve satıcı tarafından verginin tamamının beyan edildiği durumlarda, satıcının düzeltmeyi yaptığını gösterir vergi dairesi yazısının ibrazı aranmaz.</u></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Tevkifata tabi olan ve tevkifata tabi tutulan, ancak satıcı tarafından verginin tamamının beyan edildiği durumlarda, satıcının düzeltmeyi yapmasından sonra, varsa önceki beyanı üzerine ödenen KDV’nin, söz konusu işlemle sınırlı kısmı satıcıya iade edilir. Dolayısıyla bu durumda alıcıya iade söz konusu olmaz.</em></p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Yapılacak iadelerde teminat, YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ve Vergi İnceleme Raporu aranmaz.</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Tevkifata tabi tutulan KDV’nin alıcı tarafından beyan edilmiş ancak ödenmemiş olması halinde, sorumlu sıfatıyla beyan edilen bu vergi tahakkuktan terkin edilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin muhasebe birimleri tarafından yapılan fazla veya yersiz tevkifatlar, satıcının beyanlarını düzelttiğini gösterir vergi dairesi yazısını ibraz etmesi üzerine ödemeyi yapan muhasebe birimlerince düzeltilir ve gereken durumlarda iade edilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer taraftan fazla veya yersiz tevkif edilen KDV’nin alıcı tarafından beyan edilip ödenmiş olması halinde, alıcı ve satıcının yazılı talebi üzerine, alıcıya fazla veya yersiz ödenen KDV’nin iade edilmemesi kaydıyla, fazla veya yersiz tevkif edilen vergiye göre satıcının yapmış olduğu beyana ve bu beyana istinaden kısmi tevkifat uygulamasından kaynaklanan iadeye ilişkin herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak, fazla veya yersiz KDV tevkif edildiğinin, satıcıya KDV iadesi yapılmadan önce anlaşılması halinde, fazla veya yersiz tevkifata ilişkin satıcıya KDV iadesi yapılmaz. Bu durumda işlemlerin tevkifat uygulanmadan önceki hale döndürülmesi gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Örnek: (A) Ltd. Şti., (B) İnşaat A.Ş.nden almış olduğu inşaat taahhüt hizmeti nedeniyle hesaplanan 400 TL KDV üzerinden tevkifata tabi olmadığı halde (4/10) oranında tevkifat yapmış ve tevkif etmiş olduğu 160 TL KDV’yi 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmiş ve vergi dairesine ödemiştir. (B) İnşaat A.Ş. ise hesaplanan KDV’nin tevkif edilmeyen 240 TL ’lik kısmını 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmiş ve tevkif edilen 160 TL KDV’nin 50 TL ’sini iade almıştır. Ancak bu işlemle ilgili olarak tevkifat yapılmaması gerektiğinin sonradan anlaşılması durumunda, <strong>(A) Ltd. Şti. ile (B) İnşaat A.Ş.nin talep etmeleri halinde, (B) İnşaat A.Ş.nin KDV Beyannamesinde ve almış olduğu KDV iadesinde herhangi bir düzeltme yapılmayacaktır. Ayrıca (A) Ltd. Şti.ne fazla ve yersiz tevkif ederek ödediği KDV’ye ilişkin de herhangi bir KDV iadesi yapılmayacaktır</strong>.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>Tevkifata Tabi işlemlerde KDV iadesi</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Tevkifat uygulamasından doğan KDV alacaklarının mükellefe iade edilebilmesi için, satıcının tevkifat uygulanmayan KDV tutarını 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmiş olması, alıcının da yaptığı tevkifatla ilgili 2 No.lu KDV Beyannamesini vergi dairesine vermiş olması zorunludur.</p>
<p style="text-align: justify;">İade taleplerinin yerine getirilmesinde, alıcı tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV’nin ödenmiş olması şarttır.</p>
<p style="text-align: justify;">Genel bütçe kapsamındaki idarelere yapılan işlemlerde ise hakedişin harcama yetkilisince onaylanmış olması gerekir. Bunlara yapılan işlemlerde, ayrıca beyan ve ödeme aranmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">İade olarak talep edilen tutar, işlemin bünyesine giren KDV değil, tevkif edilen KDV esas alınarak belirlenir. İadesi istenilen KDV, hiçbir surette tevkifata tabi tutulan KDV’den fazla olamaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Tevkifat uygulamasından kaynaklanan iade taleplerinde, vergi dairelerince;</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>429 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen standart iade talep dilekçesi ve internet vergi dairesi aracılığı ile gönderilen listelere ait internet vergi dairesi liste alındısı,</li>
<li>Tevkifatlı işlemlerin gerçekleştiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi,</li>
<li>Tevkifat uygulanan işleme ilişkin satış faturalarının dökümünü gösteren liste,</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">aranacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">İade talebinde bulunulabilmesi için iade tutarının yer aldığı, ilgili dönem KDV beyannamesi ve eki <strong>“Kısmi Tevkifat Uygulaması Kapsamındaki İşlemlere Ait Bildirim”</strong>in verilmiş olması zorunludur.</p>
<p style="text-align: justify;">İade taleplerinde standart iade talep dilekçesinin yanı sıra iade hakkı doğuran işlem itibarıyla yukarıda belirtilen belgelerin ibrazı şarttır.</p>
<p style="text-align: justify;">Tevkifata tabi işlemlere ait satış faturası listesi ve indirilecek KDV listesi Gelir İdaresi Başkanlığınca öngörülen şekil ve içeriğe uygun olarak internet vergi dairesi aracılığıyla gönderilir. İnternet vergi dairesi aracılığı ile gönderilen listeler ayrıca kâğıt ortamında vergi dairesine ibraz edilmez.</p>
<p style="text-align: justify;">İade talepleri, yukarıda belirtilen belgeler tamamlanmadıkça hüküm ifade etmez.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi inceleme raporu, YMM Raporu ve/veya teminat ile yapılacak nakden iade talepleri, bunların eksiksiz ibraz edildiği tarihte geçerlik kazanır.</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı şekilde, teminat veya YMM Raporu ile yapılacak mahsuben iade talepleri, diğer belgelerle birlikte bunların eksiksiz ibraz edildiği tarihte geçerlik kazanır. VİR sonucuna göre sonuçlandırılacak mahsuben iade taleplerinde ise mahsup talep dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibarıyla iadeye hak kazanılır.</p>
<p style="text-align: justify;">YMM Raporunun arandığı hallerde, YMM raporlarına ilişkin limitlerde gümrük beyannameli mal ihracından kaynaklanan iade talepleri için öngörülen tutarlar geçerlidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Özel esaslara yönelik düzenlemelerin yer aldığı KDV Uygulama Genel Tebliğinin (IV/E) bölümündeki açıklamalar, tevkifat uygulamasından doğan iade taleplerinin yerine getirilmesi bakımından da geçerlidir. Satıcının özel esaslara tabi olması halinde, tevkifatlı işlemlerinden doğan iade talepleri Tebliğin (IV/E) bölümündeki açıklamalara göre yerine getirilecektir. Alıcının bu işlemle ilgili olarak tevkifat tutarını beyan etmesi ve ödemiş olması özel esaslar uygulanmasına engel değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Alıcının, hakkında olumsuz rapor veya tespit bulunanlardan tevkifat uygulayarak temin ettiği mal ya da hizmeti iade hakkı doğuran bir işlemde kullanması ve bu işleme ilişkin olarak iade talebinde bulunması halinde iade talebi, hakkında olumsuz rapor veya tespit bulunanlardan alımlarda tevkifata tabi tutulan KDV’nin sorumlu sıfatıyla vergi dairesine nakden veya mahsuben ödenmiş olması kaydıyla, tevkifatlı işlemlere ilişkin olarak satıcıya ödenen/borçlanılan KDV hariç, genel esaslara göre yerine getirilir. Bu şekilde işlem tesisi için alıcının diğer alımları ile ilgili olarak özel esas uygulamasını gerektirecek bir durumunun olmaması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tevkifata tabi alımları nedeniyle tevkifat uygulayan alıcılar tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen verginin 1 No.lu KDV Beyannamesinde indirim konusu yapılması ve aynı dönemde indirim yoluyla giderilemeyen bu verginin iade alacağına dönüşmesi nedeniyle aynı dönem 2 No.lu KDV Beyannamesinden doğan borca mahsup edilmiş olması halinde, önceki paragrafta belirtilen ödeme şartının sağlanmadığı kabul edilir. Ancak, diğer dönemlere ilişkin iade alacağının söz konusu borca mahsup edilmesi halinde, ödeme şartı gerçekleşmiş sayılır.</strong></p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>İADE UYGULAMASI</strong></h2>
<h3 style="text-align: justify;">Mahsuben İade Talepleri</h3>
<p style="text-align: justify;">Mükellefler, tevkifat uygulamasından kaynaklanan iade alacaklarının, aşağıdaki borçlara mahsubunu talep edebilirler. ile Yapı ve yapım işlerinden kaynaklanan ve 5.000TL’yi aşmayan mahsuben iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranılmaksızın yerine getirilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mükellefler, KDV iade alacaklarını; kendilerinin, ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve adi komandit şirketlerde ortakların (komandit şirketlerde sadece komandite ortakların) aşağıda belirtilen borçlarına mahsubunu talep edebilirler. Şu kadar ki, 3065 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin ikinci fıkrasının Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, KDV iade alacağı ÖTV Kanunundan doğan borçlara (ÖTV’ye tabi olan malların indirimli oran uygulanmak suretiyle tesliminden kaynaklanan KDV iade alacağının, bu mallara ilişkin ÖTV borçlarına mahsuben iadesi hariç) mahsup edilemez.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahsup kapsamına, tevkifatla ilgili olarak verilen 2 No.lu KDV Beyannamesine göre tahakkuk eden vergiler de dahildir.</p>
<p style="text-align: justify;">1 No.lu KDV Beyannamesinde gösterilen ve mahsuben iade şartlarını taşıyan KDV iade alacağı, aynı döneme ilişkin 2 No.lu KDV Beyannamesine göre tahakkuk eden KDV borcuna mahsup edilebilir.</p>
<h4 style="text-align: justify;"><strong>Vergi Dairelerince Takip Edilen Amme Alacaklarına Mahsup</strong></h4>
<p style="text-align: justify;">İade alacağının, vergi dairelerine olan bütün borçlara (Devlete ait olup vergi dairelerince takip edilen tüm amme alacaklarına) mahsubu suretiyle iadesi talep edilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi dairelerine olan borçlara mahsup talebi, gerekli bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden 10 gün içinde tamamlanır.</p>
<h4 style="text-align: justify;"><strong>İthalde Alınan Vergilere Mahsup</strong></h4>
<p style="text-align: justify;">KDV iade alacağının ithalde alınan vergilere mahsubu için, ilgili gümrük idaresinden mükellefin vergi dairesine hitaben yazılan ve ithalde alınan vergiler ile varsa gecikme faizi, zam ve ceza tutarları ile ödemenin yapılacağı gümrük muhasebe birimi ve hesap numarasını belirten bir yazı alınır. Mahsup tutarını gösteren muhasebe işlem fişi talep tarihinden itibaren 10 gün içinde ilgili gümrük muhasebe birimine gönderilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Herhangi bir nedenle mahsup yapılamaması halinde, gümrük muhasebe birimince düzenlenecek muhasebe işlem fişi ile mahsup edilemeyen tutar ilgili vergi dairesine iade edilir.</p>
<h4 style="text-align: justify;"><strong>SGK Prim Borçlarına Mahsup</strong></h4>
<p style="text-align: justify;">KDV iade alacağının, SGK’ya olan borçlara (sosyal sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası borçları ile bunların ferilerine) mahsubu mümkündür.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu talep, mükellefin SGK’dan alıp mahsup dilekçesine ekleyeceği, mahsubu talep edilecek prim borçlarını ve varsa gecikme zammı ve cezası tutarlarını gösteren belgeye göre değerlendirilir. Cari dönem borçlarına ilişkin mahsup taleplerinde söz konusu belge aranmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Söz konusu belgeye prim alacaklısı SGK şubesinin banka hesap numarası da yazılır. Mahsup edilecek prim borcu tutarları mükellefin vergi dairesince ilgili şubenin banka hesap numarasına gönderilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu şubelerdeki prim borcu, vergi iadesi talep eden mükellefin kurumdan getirdiği belgelerin tesliminden sonra, ödeme veya diğer nedenlerle vergi dairelerince gönderilen tutara göre azalmışsa, prim borcu tutarından arta kalan kısım ilgili SGK şubesi tarafından vergi dairesine iade edilir. Arta kalan tutarın prim borçlusuna iadesi veya ileride doğacak prim borçlarına mahsup edilmek üzere SGK şubesinde bekletilmesi mümkün değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">SGK prim borçlarının tahsilinde de 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulandığından, vergi dairesince bu işlemlerin gerçekleştirildiği tarihte prim borcunun vadesinin geçmiş olması halinde, borcun vade tarihi ile SGK’ya ödemenin yapıldığı tarihler arasında gecikme zammı uygulanabileceği hususunun mükelleflerce göz önünde bulundurulması gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">KDV iade alacaklarının SGK prim borçlarına mahsubunu isteyen mükelleflerin mahsup dilekçesi ve iade talebinde aranan belgeleri verilmesi mümkün olan en erken tarihte, fakat en geç KDV beyannamelerinin verildiği ayın son gününe kadar vergi dairelerine intikal ettirmeleri gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">SGK prim borçlarına mahsup işlemleri, KDV Uygulama Genel Tebliğinde belirtilen belgelerin yukarıda belirtilen süre içerisinde ibrazından sonra, en geç 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun  88 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak lehine mahsup talep edilenler için belirlenecek prim borcu vade tarihinden önce tamamlanır.</p>
<p style="text-align: justify;">İade taleplerinde vergi daireleri, gerekli kontrolleri yaparak, belge ya da belgelerdeki muhteviyat eksikliklerinin tespiti halinde, eksiklikleri mükellefe yazı ile bildirir. Yazının tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde eksiklikleri tamamlayan mükelleflerin vergi inceleme raporu, YMM Raporu ve teminat istenmeyen mahsuben iade talepleri, mahsup dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibarıyla yerine getirilir ve bunlara gecikme zammı uygulanmaz. 30 günlük ek süreden sonra eksikliklerini tamamlayan mükelleflerin mahsup talepleri ise eksikliklerin tamamlandığı tarih itibarıyla yerine getirilir ve borcun vadesinden mahsup tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı uygulanır.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>Nakden İade İşlemleri</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Yapı ve Yapım işlerinden kaynaklanan 5.000TL ve üzerindeki nakden iade talepleri ise vergi inceleme raporu sonucuna göre veya YMM raporu ile yerine getirilir 5.000 TL’yi aşan kısım için teminat verilmesi halinde teminat, vergi inceleme raporu sonucuna göre veya YMM raporu ile çözülür.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>Mahsup Sonrası Alacağın Nakden İadesi</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">İade hakkı sahipleri, iade alacaklarının yukarıda belirtilen şekillerde mahsubundan sonra kalan kısmının nakden iadesini talep ederlerse nakden iade taleplerinin yerine getirilmesine ilişkin  usullere göre işlem yapılır. Bu şekilde yapılacak iadede, mahsup yoluyla iade edilen kısım, 5.000,00 TL’lik sınırın hesaplanmasında dikkate alınmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">İade alacağının üçüncü kişilere nakden veya mahsuben ödenmesinin talep edilmesi halinde de nakden iadeye ilişkin düzenlemeler uygulanır. Mahsup sonrası alacağın, üçüncü kişilere nakden iadesinin talep edilmesi halinde, alacağın üçüncü kişilere ödenmesine ilişkin talep, alacağın açık bir şekilde kime temlik edildiğini içeren, noter tarafından onaylanmış/düzenlenmiş alacağın temliki sözleşmesine dayanarak yapılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahsup sonrası alacağın, borçlarına mahsup yapılabilecekler dışındakilerin borçlarına mahsubunun talep edilmesi halinde, iade hakkı sahibi mükellefe nakden iadeye ilişkin usul ve esaslar uygulanır. Bu durumda da önceki paragrafta belirtilen alacağın temliki sözleşmesi aranır.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>İade Uygulaması ile İlgili Diğer Hususlar</strong></h2>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Tevkifat uygulamasından kaynaklanan iade taleplerinin yerine getirilmesi ile ilgili olarak, KDV Uygulama Genel Tebliğinde açık düzenleme bulunmayan hallerde mal ihracından kaynaklanan iade talepleri için geçerli olan usul ve esaslara göre işlem yapılır.</li>
<li>Mükelleflerin tevkifat uygulaması kapsamındaki işler dolayısıyla alıcı tarafından tevkifata tabi tutulan KDV’yi, ilgili dönemde iade konusu yapmama tercihinde bulunduktan sonra, izleyen dönemlerde bu tercihlerinden vazgeçerek iade talep etmeleri mümkündür. Ancak, tevkifatlı işlemin gerçekleştiği dönem için düzeltme beyannamesi verilecektir.</li>
<li>Aynı şekilde, mükelleflerin tevkifat uygulanan tutarı beyannamede iade olarak gösterdikten sonra, iade işlemi tamamlanıncaya kadar bu tercihlerinden vazgeçmeleri mümkündür. Bu durumda da iade beyanının yapıldığı dönem için düzeltme beyannamesi verilecektir.</li>
<li>Her iki durumun da bir dilekçe ile bağlı olunan vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir.</li>
<li>Aynı işlem dolayısıyla, tevkifat ve indirimli oran uygulamaları nedeniyle KDV iade alacağı doğmuşsa, öncelikle tevkifattan doğan KDV alacağı iade edilir.</li>
<li>Mükellefin aynı dönemde başka iade hakkı doğuran işlemlerinin bulunması halinde bu işlemlere ait iade talepleri, söz konusu işlem veya işlemlerle ilgili usul ve esaslar çerçevesinde sonuçlandırılır.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Vergi uygulamasında KDV’nin bir kısmının alıcı tarafından satıcı yerine hazineye ödenmesine kısmi tevkifat uygulaması denilmektedir.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="https://frekansdenetim.com.tr/4-kdv-iadesi-hizmetleri/">https://frekansdenetim.com.tr/4-kdv-iadesi-hizmetleri/</a></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F2642-2-yapim-isleri-kdv-tevkifati-ve-iade%2F&amp;linkname=Yap%C4%B1m%20%C4%B0%C5%9Fleri%20%C4%B0le%20Bu%20%C4%B0%C5%9Flerle%20Birlikte%20%C4%B0fa%20Edilen%20M%C3%BChendislik-Mimarl%C4%B1k%20Ve%20Et%C3%BCt-%20Proje%20Hizmetlerinde%20KDV%20Tevkifat%C4%B1%20ve%20%C4%B0ade%20Uygulamas%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F2642-2-yapim-isleri-kdv-tevkifati-ve-iade%2F&amp;linkname=Yap%C4%B1m%20%C4%B0%C5%9Fleri%20%C4%B0le%20Bu%20%C4%B0%C5%9Flerle%20Birlikte%20%C4%B0fa%20Edilen%20M%C3%BChendislik-Mimarl%C4%B1k%20Ve%20Et%C3%BCt-%20Proje%20Hizmetlerinde%20KDV%20Tevkifat%C4%B1%20ve%20%C4%B0ade%20Uygulamas%C4%B1" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F2642-2-yapim-isleri-kdv-tevkifati-ve-iade%2F&amp;linkname=Yap%C4%B1m%20%C4%B0%C5%9Fleri%20%C4%B0le%20Bu%20%C4%B0%C5%9Flerle%20Birlikte%20%C4%B0fa%20Edilen%20M%C3%BChendislik-Mimarl%C4%B1k%20Ve%20Et%C3%BCt-%20Proje%20Hizmetlerinde%20KDV%20Tevkifat%C4%B1%20ve%20%C4%B0ade%20Uygulamas%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F2642-2-yapim-isleri-kdv-tevkifati-ve-iade%2F&amp;linkname=Yap%C4%B1m%20%C4%B0%C5%9Fleri%20%C4%B0le%20Bu%20%C4%B0%C5%9Flerle%20Birlikte%20%C4%B0fa%20Edilen%20M%C3%BChendislik-Mimarl%C4%B1k%20Ve%20Et%C3%BCt-%20Proje%20Hizmetlerinde%20KDV%20Tevkifat%C4%B1%20ve%20%C4%B0ade%20Uygulamas%C4%B1" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F2642-2-yapim-isleri-kdv-tevkifati-ve-iade%2F&amp;linkname=Yap%C4%B1m%20%C4%B0%C5%9Fleri%20%C4%B0le%20Bu%20%C4%B0%C5%9Flerle%20Birlikte%20%C4%B0fa%20Edilen%20M%C3%BChendislik-Mimarl%C4%B1k%20Ve%20Et%C3%BCt-%20Proje%20Hizmetlerinde%20KDV%20Tevkifat%C4%B1%20ve%20%C4%B0ade%20Uygulamas%C4%B1" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/2642-2-yapim-isleri-kdv-tevkifati-ve-iade/">Yapım İşleri İle Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık Ve Etüt- Proje Hizmetlerinde KDV Tevkifatı ve İade Uygulaması</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2642</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
