<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Danıştay Kararları | Frekans İzmir YMM Şirketi</title>
	<atom:link href="https://frekansdenetim.com.tr/category/danistay-kararlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://frekansdenetim.com.tr</link>
	<description>Frekans Yeminli Mali Müşavirlik ve Denetim A.Ş.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 06 Dec 2025 22:29:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2020/08/cropped-favicon_frekans_2-32x32.png</url>
	<title>Danıştay Kararları | Frekans İzmir YMM Şirketi</title>
	<link>https://frekansdenetim.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">175343373</site>	<item>
		<title>Gayrimenkul Ticaretinde Devamlılık ve Ticari Amaç</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/3501-2ivazsiz-iktisap-edilen-gayrimenkul/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=3501-2ivazsiz-iktisap-edilen-gayrimenkul</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Oct 2024 14:31:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Danıştay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Özelgeler]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkul]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[taşınmaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=3501</guid>

					<description><![CDATA[<p>İvazsız olarak iktisap edilen gayrimenkul üzerine inşa edilen bağımsız bölümlerin satılmasından elde edilen kazancın, faaliyetin devamlılık taşımaması ve gayrimenkulün iktisabında ticari amaç bulunmaması nedeniyle, ticari kazanç olarak değerlendirilerek vergilendirilemeyeceği ve Gayrimenkul ticaretinde devamlılık T.C. DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas       : 2005/46 Karar     : 2005/103 Tarih      : 22.04.2005 ÖZET İvazsız [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3501-2ivazsiz-iktisap-edilen-gayrimenkul/">Gayrimenkul Ticaretinde Devamlılık ve Ticari Amaç</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class=" wp-image-3503 alignleft" src="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/images-1.jpeg" alt="" width="259" height="145" />İvazsız olarak iktisap edilen gayrimenkul üzerine inşa edilen bağımsız bölümlerin satılmasından elde edilen kazancın, faaliyetin devamlılık taşımaması ve gayrimenkulün iktisabında ticari amaç bulunmaması nedeniyle, ticari kazanç olarak değerlendirilerek vergilendirilemeyeceği ve Gayrimenkul ticaretinde devamlılık</p>
<pre style="text-align: center;">T.C.
DANIŞTAY
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU</pre>
<p style="text-align: justify;">Esas       : 2005/46</p>
<p style="text-align: justify;">Karar     : 2005/103</p>
<p style="text-align: justify;">Tarih      : 22.04.2005</p>
<p style="text-align: justify;">ÖZET</p>
<p style="text-align: justify;">İvazsız olarak iktisap edilen arsa üzerine inşa edilen binada yer alan bağımsız bölümlerin kat irtifakı halinde satılmasından elde edilen kazancın, faaliyetin devamlılık taşımaması ve gayrimenkulun iktisabında ticari amaç bulunmaması nedeniyle, ticari kazanç olarak değerlendirilerek vergilendirilemeyeceği hakkında.</p>
<p style="text-align: justify;">Temyiz Eden : &#8230;&#8230;. Vergi Dairesi Müdürlüğü</p>
<p style="text-align: justify;">Karşı Taraf : &#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p style="text-align: justify;">Vekili : Av. &#8230;., Av. &#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İstemin Özet : İvazsız olarak iktisap ettiği arsa üzerine inşa ettiği binada yer alan bağımsız bölümlerin kat irtifakı halinde satılmasından elde ettiği ticari kazancını vergi dairesinin bilgisi dışında bıraktığı yolunda düzenlenen vergi tekniği ve vergi inceleme raporuna dayanılarak davacı adına 1998 yılı için re&#8221;sen gelir vergisi ve ek gelir vergisi salınmış, fon payı hesaplanmış, ağır kusur, kusur, vergi zıyaı ve özel usulsüzlük cezası kesilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aydın Vergi Mahkemesi 9.5.2001 günlü ve E:2000/705, K:2001/251 sayılı kararıyla;</strong> üzerine konut ve işyeri inşa edilen gayrimenkulun davacı tarafından veraset yoluyla iktisap edildiği, bunun dışında başka gayrimenkul alım-satım ve inşa işiyle uğraşmadığı, devamlılık taşımayan bu faaliyetin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin 2 nci fıkrasının 4 üncü bendinde yer alan düzenleme uyarınca vergiye tabi tutulmasına olanak bulunmadığı, ayrıca inşaatın yapıldığı gayrimenkulun iktisabında ticari amaç bulunmadığı ve servetin değerlendirilmesi amacıyla arsa üzerine inşaat yapıldığı, bu yolla servet biçim değiştirdiğinden ticari nitelik taşımayan faaliyetin arızi ticari kazanç olarak da vergilendirilemeyeceği sonucuna varıldığından, tarhiyatta yasaya uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle vergi ve cezalan kaldırmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen <strong>Danıştay Üçüncü Dairesi 17.9.2003 günlü ve E:2001/3478, K:2003/4056 sayılı kararıyla;</strong> ivazsız olarak iktisap olunan arsa üzerine bina yapılması ya da ivazsız iktisap olunan binanın yıkılarak yerine bina yapılması sonucu ortaya çıkan yeni binanın, arsa bedelinden daha yüksek bir inşaat maliyeti içerdiğinden artık karşılıksız edinilmiş bir mal olmadığı, böyle bir ivaz karşılığı edilenilen uyuşmazlığa konu olan binada yer alan bağımsız bölümlerin kat irtifakı şeklinde değişik tarihlerde elden çıkarılmış olması nedeniyle devamlılık unsurunun oluştuğu, kazanç sağlama amacı dışında satış yapıldığı iddiasının da kanıtlanamadığı, davacının bu faaliyeti nedeniyle elde ettiği kazancının ticari kazanç olarak vergilendirilmesine ilişkin tüm koşulların gerçekleştiği anlaşıldığından, takdir olunan matrahın hukuka uygun olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, tarhiyatın kaldırılması yönünde verilen kararda isabet görülmediği, gerekçesiyle kararı bozmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Bozma kararına uymayan Aydın Vergi Mahkemesi 21.9.2004 günlü ve E:2004/496, K:2004/469 sayılı kararıyla, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak; diğer yandan davacı adına 1998-2000 yılına ilişkin olarak aynı nedenlerle re&#8221;sen salınan cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarına karşı açılan davalarda vergi ve cezaların kaldırılmasına yönelik kararlarının Danıştay Dokuzuncu Dairesince onandığı gerekçesiyle kararında ısrar etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi dairesi müdürlüğü tarafından tarhiyatta yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek ısrar kararı temyiz edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Savunmanın Özet : Savunma verilmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Danıştay Tetkik Hakimi Özlem ULAŞ&#8221;ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar ısrar kararının bozulmasını sağlayacak durumda görülmediğinden temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Danıştay Savcısı Nurten KARAÇAY&#8221;ın Düşüncesi: İdare ve yergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen vergi mahkemesi ısrar kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><img decoding="async" class="size-full wp-image-3457 alignleft" src="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/indir.jpeg" alt="" width="231" height="130" />TÜRK MİLLETİ ADINA</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>
<p style="text-align: justify;">Aydın Vergi Mahkemesinin 21.9.2004 günlü ve E:2004/496, K:2004/469 sayılı ısrar kararı, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenlerle temyiz isteminin reddine, 22.4.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>KARŞI OY</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Milas, Yeni Değirmenciler Mevkiinde kain ve üzerlerinde yapı bulunan 383 ada, (11) ve (13) parsel sayılı taşınmazlar, murisinin ölümüyle davacıya intikal etmiş ve bu intikal, 20.1.1993 tarihinde 286 yevmiye numarasıyla davacı adına tescil yapılarak gerçekleştirilmiş, böylece her iki taşınmaz davacının servetine dahil olmuştur. Servete dahil olan bu taşınmazlara ait parseller, dokuz ay sonra ve 22.9.1993 tarihinde davacının istemi üzerine birleştirilmiş ve (31) parsel sayısı ile tapuda işlem görmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu davanın konusunu; oluşan yeni parsel üzerindeki iki ayrı yapı yıkıldıktan sonra yeni imar durumuna göre alınan inşaat ruhsatı uyarınca inşa maliyetinin tümü davacı tarafından karşılanarak inşa olunan bir bodrum, (27) iş yeri ve (3) konuttan oluşan ve kat irtifakı da kurulan yapıdan yapılan bağımsız bölüm satışlarının niteliği oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Davacının üçüncü katta yapmayı planladığı üç konutun imar mevzuatına aykırı olması nedeniyle tamamlanamadığı ancak, birinci ve ikinci katlardaki (27) iş yeri ve bürodan; beşini 1996 yılında, dördünü 1997 yılında, sekizini 1998 yılında, altısını 1999 ve dördünü 2000 yıllarında üçüncü kişilere devir ve temlik ettiği tapu kayıtlarında yapılan tescillerle kanıtlıdır. Tapuda yapılan bu işlemlerin her biri, diğerinden bağımsız satışlardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin ikinci fıkrasına bağlı (4) işaretli bent, taşınmaz alım, satım ve inşaı işleriyle devamlı olarak uğraşanların, varsa bu işlerden doğan kazançlarının ticari kazanç olarak vergilendirilmesini düzenlemiştir. Bentte yer verilen <strong>&#8220;devamlı olarak uğraşmak&#8221;</strong> koşulundan ne anlaşılması gerektiği ayrıca düzenlenmemiştir. Aynı koşul (5) işaretli bentte, kendi nam ve hesabına menkul kıymet alım-satımı yapanlar için de aranmıştır. Bu faaliyetlerle <strong>&#8220;devamlı olarak uğraşmak&#8221;tan</strong> ne anlaşılması gerektiği konusunda Danıştay, elli yıldır süren içtihadıyla <strong><em>&#8220;bir muamelenin aynı vergilendirme döneminde birden çok kez yinelenmesi veya birden çok yılda bir kişi ile işlem yapılması halinde ilgilinin devamlı olarak bu işle uğraştığının kabul edilmesi&#8221;</em></strong> gerektiğini benimsemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yasanın aynı maddesinin birbirini izleyen iki bendinde yer alan <strong>&#8220;devamlı olarak uğraşma&#8221;</strong> anlatımına, faiz karşılığı borç para verenler yönünden verilen anlama uygun anlam verilmesi gerektiği açıktır. Bu yüzden, öncelikle bir işlemin aynı yılda tekrarlanması yahut birden çok yılda yapılması halinde işlemin içerdiği faaliyetle devamlı olarak uğraşıldığının Danıştay kararları gereğince kabulü gerekmektedir. Diğer yönden, edinilmiş çok sayıda taşınmaz satışında bu satışlardan her birinin ayrı işlemle yapılması nedeniyle aynı tarihte de yapılsa, aynı kimseye de satılsa taşınmaz satışının tekrarlandığı açıktır. Son olarak, 37 nci maddenin (4) işaretli bendi, taşınmazın bulunduğu yer ve niteliği hakkında bir ayırım yapmamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu düzenlemeler ve Danıştay&#8221;ın sözü geçen içtihadında ifadesini bulmasına karşın, (4) işaretli bentte yasa yapıcının ne şekilde satış aradığı ve bu bendin hangi koşullarda uygulanabileceği gösterilmeksizin, kanunun aradığı anlamda bir alım-satım söz konusu olmadığı gerekçesiyle verilen ısrar kararı hukuka aykırıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Belirtilen nedenlerle, vergilendirme matrahının hukuka uygunluğu incelendikten sonra yeniden karar verilmek üzere vergi mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, temyiz isteminin ısrar kararındaki hukuksal nedenlerle reddi yolundaki karara katılmıyoruz.</p>
<p><a href="https://frekansdenetim.com.tr/miras-kalan-tasinmazlarin-mirascilar-tarafindan-satisinda-vergileme/">https://frekansdenetim.com.tr/miras-kalan-tasinmazlarin-mirascilar-tarafindan-satisinda-vergileme/</a></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3501-2ivazsiz-iktisap-edilen-gayrimenkul%2F&amp;linkname=Gayrimenkul%20Ticaretinde%20Devaml%C4%B1l%C4%B1k%20ve%20Ticari%20Ama%C3%A7" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3501-2ivazsiz-iktisap-edilen-gayrimenkul%2F&amp;linkname=Gayrimenkul%20Ticaretinde%20Devaml%C4%B1l%C4%B1k%20ve%20Ticari%20Ama%C3%A7" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3501-2ivazsiz-iktisap-edilen-gayrimenkul%2F&amp;linkname=Gayrimenkul%20Ticaretinde%20Devaml%C4%B1l%C4%B1k%20ve%20Ticari%20Ama%C3%A7" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3501-2ivazsiz-iktisap-edilen-gayrimenkul%2F&amp;linkname=Gayrimenkul%20Ticaretinde%20Devaml%C4%B1l%C4%B1k%20ve%20Ticari%20Ama%C3%A7" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3501-2ivazsiz-iktisap-edilen-gayrimenkul%2F&amp;linkname=Gayrimenkul%20Ticaretinde%20Devaml%C4%B1l%C4%B1k%20ve%20Ticari%20Ama%C3%A7" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3501-2ivazsiz-iktisap-edilen-gayrimenkul/">Gayrimenkul Ticaretinde Devamlılık ve Ticari Amaç</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3501</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Vergi İdaresine Başvuru ve Dava Açma Süresi</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/vergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=vergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Sep 2024 10:47:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Danıştay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[dava açma süresi]]></category>
		<category><![CDATA[izmir mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir ymm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=3330</guid>

					<description><![CDATA[<p>1. Yasal Düzenleme – İYUK md. 11 İdari işlemlere karşı üst makama başvuru, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesinde (İYUK md. 11) düzenlenmiştir. Buna göre: İlgililer, idari dava açmadan önce, bir idari işlem hakkında “kaldırılması”, “geri alınması”, “değiştirilmesi” veya “yeni bir işlem yapılması”nı üst makamdan, üst makam yoksa [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/vergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi/">Vergi İdaresine Başvuru ve Dava Açma Süresi</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_3593" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-3593" class="size-thumbnail wp-image-3593" src="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2024/01/images-9-150x150.jpeg" alt="" width="150" height="150" srcset="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2024/01/images-9-150x150.jpeg 150w, https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2024/01/images-9-90x90.jpeg 90w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /><p id="caption-attachment-3593" class="wp-caption-text">#başvuru ve dava açma</p></div>
<p style="text-align: justify;">1. Yasal Düzenleme – İYUK md. 11</p>
<p style="text-align: justify;">İdari işlemlere karşı üst makama başvuru, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesinde (İYUK md. 11) düzenlenmiştir. Buna göre:</p>
<p style="text-align: justify;">İlgililer, idari dava açmadan önce, bir idari işlem hakkında</p>
<p style="text-align: justify;">“kaldırılması”,</p>
<p style="text-align: justify;">“geri alınması”,</p>
<p style="text-align: justify;">“değiştirilmesi” veya</p>
<p style="text-align: justify;">“yeni bir işlem yapılması”nı üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan idari dava açma süresi içinde isteyebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu başvuru, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 30 gün içinde cevap verilmezse, istek reddedilmiş sayılır (zımni ret). İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde: Dava açma süresi yeniden işlemeye başlar, Başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu çerçevede özellikle şu soru önemlidir: “Vergi ve ceza ihbarnamesi” ve “ödeme emri” tebliği üzerine idareye başvuru yapıldığında, vergi mahkemesinde dava açma süresi durur mu, durmaz mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Aşağıda, bu soruya ilişkin VDDK (Vergi Dava Daireleri Kurulu) kararları çerçevesinde ödeme emrine ve vergi/ceza ihbarnamesine ilişkin durumlar ayrı ayrı ele alınmıştır.</p>
<h3 style="text-align: justify;">2. Ödeme Emrine Karşı İdareye Başvuru ve Dava Açma Süresi</h3>
<p style="text-align: justify;">Genel ilke:<br />
Ödeme emrinin tebliği üzerine, İYUK md. 11 kapsamında yapılan idari başvurunun, usulüne uygun olduğu takdirde dava açma süresini durdurduğu Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun yeni tarihli kararlarıyla açıkça ortaya konulmuştur (bkz. 6. bölüm).</p>
<p style="text-align: justify;">Özet mantık:</p>
<p style="text-align: justify;">Ödeme emri, idari işlem niteliğindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Özel kanun (6183 sayılı Kanun) ödeme emrine karşı özel bir dava açma süresi öngörmüştür. Bu özel sürenin (halen 15 gün) içinde İYUK 11’e göre idareye başvuru yapılırsa, İdari başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur; Red veya zımni red sonrası süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.</p>
<h3 style="text-align: justify;">3. Vergi ve Ceza İhbarnamesine Karşı Başvuru ve Dava Açma Süresi</h3>
<p style="text-align: justify;">Vergi ve ceza ihbarnamesine karşı idareye başvurulması hâlinde dava açma süresinin durup durmayacağı konusu,</p>
<p style="text-align: justify;">Hem VUK’taki düzeltme–şikâyet müessesesi (VUK md. 116–126),</p>
<p style="text-align: justify;">Hem İYUK md. 11’in uygulanabilirliği çerçevesinde geleneksel olarak tartışmalıydı. Bu konuda iki önemli VDDK kararı çok uzun süredir temel referans olarak kullanılır:</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK, E: 1999/78, K: 1999/462, 22.10.1999</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK, E: 1999/166, K: 1999/493, 26.11.1999</p>
<p style="text-align: justify;">Aşağıda bu iki kararın olguları ve sonuçları kısaca yer almaktadır.</p>
<h4 style="text-align: justify;">3.1. VDDK, E: 1999/78, K: 1999/462 – KDV Beyannamesi Verilmemesi ve Dava Süresi</h4>
<p style="text-align: justify;">Konu:<br />
Mükellef, KDV beyannamelerini süresinde vermediği gerekçesiyle, takdir komisyonu kararı üzerine belirli dönemler için ağır kusur cezalı KDV ile karşılaşır. İhbarnamenin tebliği sonrası: Süresi içinde vergi dairesine düzeltme talebi ile başvurur, Düzeltme talebi reddedilir, Sonrasında vergi mahkemesinde dava açılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Uyuşmazlık: Bu süreçte, dava açma süresi geçmiş midir, geçmemiş midir? Düzeltme talebi, İYUK md. 11’den kaynaklanan bir idari başvuru sayılıp süreyi durdurur mu, yoksa VUK’taki vergi hatası hükümleri kapsamındaki bir düzeltme talebi midir?</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK çoğunluk görüşü (özet):</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi mahkemesinde dava açma süresi 30 gündür; tebliği izleyen günden başlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Tarh ve tebliğe karşı doğrudan dava açılması esastır.</p>
<p style="text-align: justify;">Somut olayda, mükellefin vergi dairesine yaptığı başvuru, VUK md. 116 vd. anlamında açık bir vergi hatasına dayanmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, yapılan başvuru dava açma süresini durdurucu bir başvuru olarak kabul edilmemiş;</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuçta, süre içinde doğrudan vergi mahkemesinde dava açılmadığından, sonradan açılan davanın süre aşımından reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kısa sonuç: 📌 Vergi dairesine müracaat, vergi hatasının düzeltilmesi niteliğinde değilse, bu müracaat tek başına dava açma süresini durdurmaz.</p>
<h4 style="text-align: justify;">3.2. VDDK, E: 1999/166, K: 1999/493 – Tapu Harcı, Düzeltme Talebi ve Süre</h4>
<p style="text-align: justify;">Konu: Bir anonim şirket adına 1989 yılı için kusur cezalı tapu harcı ve gecikme faizi salınır. İhbarnamenin tebliği üzerine:</p>
<p style="text-align: justify;">Mükellef, dava açma süresi içinde vergi dairesine düzeltme talebi ile başvurur, Bu başvuru reddedilir, Sonrasında vergi mahkemesinde dava açılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu dosyada VDDK, düzeltme–şikâyet ve İYUK 11 ilişkisini birlikte değerlendirerek, sadece “süre geçti” deyip davayı reddeden mahkeme kararını isabetli bulmamış, idari başvuru sürecinin dava açma süresinin hesabında dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır.</p>
<h3 style="text-align: justify;">4. Kararların Birlikte Değerlendirilmesi</h3>
<p style="text-align: justify;">Yukarıdaki klasik VDDK kararları birlikte değerlendirildiğinde:</p>
<p style="text-align: justify;">1. Ödeme emri için:</p>
<p style="text-align: justify;">İYUK md. 11’e göre idareye başvuru yapılması mümkündür ve yeni içtihatlarda açık biçimde dava süresini durdurduğu kabul edilmektedir (bkz. 6. bölüm).</p>
<p style="text-align: justify;">2. Vergi ve ceza ihbarnamesi için:</p>
<p style="text-align: justify;">Kural olarak, ihbarnameye karşı 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılmalıdır. Vergi dairesine yapılan başvurunun:</p>
<p style="text-align: justify;">VUK md. 116 vd. kapsamında bir “vergi hatası” düzeltme talebi olup olmadığı, “Üst makama başvuru” niteliğinde olup İYUK md. 11 anlamında dava süresini durdurup durdurmadığı, somut olaya göre ayrı ayrı değerlendirilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Eski içtihatlarda, vergi hatası kapsamında olmayan düzeltme taleplerinin dava süresini durdurmadığı yönünde kararlar daha ağır basarken, son yıllarda idari başvurunun kapsamı ve dava süresine etkisi lehine gelişen, mükellef haklarını gözeten daha esnek bir yaklaşımın güçlendiği görülmektedir (bkz. 6. bölüm).</p>
<h3 style="text-align: justify;">5. Pratik Sonuç – Ne Zaman Dikkat Etmek Gerek?</h3>
<p style="text-align: justify;">Bu kararlar ve güncel içtihatlar ışığında, uygulamada dikkat edilmesi gereken temel noktalar şöyle özetlenebilir:</p>
<p style="text-align: justify;">Ödeme emri geldiğinde:</p>
<p style="text-align: justify;">6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca öngörülen özel dava açma süresi (halen 15 gün) içinde,</p>
<p style="text-align: justify;">İYUK md. 11 kapsamında idareye başvuru yapılırsa,</p>
<p style="text-align: justify;">Bu başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur;</p>
<p style="text-align: justify;">İdarenin açık/vatansız (zımni) ret kararından sonra süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi ve ceza ihbarnamesi geldiğinde:</p>
<p style="text-align: justify;">Esas ilke: Tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılması gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak: Başvurunuz açık bir vergi hatasına dayanan klasik düzeltme talebi ise,</p>
<p style="text-align: justify;">VUK md. 116–124 ve İYUK md. 11 birlikte gözetilerek; cevabın verildiği tarih, zımni ret süresi ve şikâyet yolu da dikkate alınarak, dava süresi bazen farklı hesaplanabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi hatası kapsamında olmayan, salt “yeniden değerlendirin” mahiyetindeki başvurular açısından ise, başvurunun dava süresine etkisi somut olaya ve güncel VDDK içtihatlarına göre yorumlanacaktır (aşağıdaki 6. bölümde yer alan 2019/842 ve 2024 tarihli kararlar bu noktada önemlidir).</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuç olarak; vergi ve ceza ihbarnamesi veya ödeme emri tebliğ edildiğinde, hangi kanun yoluna hangi sürede başvurulacağı ve bu başvurunun dava açma süresi üzerindeki etkisi, her somut olayda İYUK md. 7 ve 11 ile VUK md. 116–124 birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">6. Güncel Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararları (İYUK md. 11 Açısından)</h3>
<p style="text-align: justify;">Makaledeki açıklamaları 2021–2024 tarihli VDDK kararları ışığında güncellemekte fayda var. Özellikle ödeme emri ve özel usulsüzlük cezası ihbarnamesi hakkında verilen yeni kararlar, İYUK md. 11 başvurusunun kapsamını ve dava süresine etkisini çok netleştirmiş durumda.</p>
<h4 style="text-align: justify;">6.1. Ödeme Emrine Karşı İYUK 11 Başvurusu ve Sürenin Durması</h4>
<p style="text-align: justify;">Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 2023–2024 tarihli bir dizi kararında, ödeme emri–İYUK 11 ilişkisi şu şekilde özetlenmektedir:</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK, E:2022/1366, K:2024/468, 15.05.2024<br />
Danıştay’ın resmi “Kararlar Bülteni”nde yer alan özet hükme göre, ödeme emrinin tebliği üzerine, iptali istemiyle İYUK md. 11 uyarınca idareye yapılan başvurunun, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı açıkça ifade edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı bültende, VDDK, E:2023/1510, K:2024/148, 06.03.2024 ve VDDK, E:2023/1517, K:2024/147, 06.03.2024 kararları için de özetler kısmında;<br />
“Ödeme emrinin tebliği üzerine İYUK 11 uyarınca idari başvuruda bulunulabileceği ve usulüne uygun yapılan başvurunun dava açma süresini durduracağı” belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yine VDDK’nın E:2022/150, K:2023/665, 07.06.2023 sayılı kararı da, ödeme emrinin 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında idari başvuruya konu olabileceğini ve bu yolun ihtiyari bir başvuru yolu olduğunu vurgulamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kararlar birlikte değerlendirildiğinde:</p>
<p style="text-align: justify;">Ödeme emri açık bir idari işlem olarak kabul edilmekte,</p>
<p style="text-align: justify;">6183 sayılı Kanun’daki özel dava açma süresi içinde İYUK 11’e göre idareye başvurulabileceği,</p>
<p style="text-align: justify;">Bu başvurunun usulüne uygun olması hâlinde işlemekte olan dava açma süresini durduracağı konusunda güncel ve istikrarlı bir içtihat hattı oluştuğu görülmektedir.</p>
<h4 style="text-align: justify;">6.2. Özel Usulsüzlük Cezası İhbarnamesi ve İYUK 11 Başvurusu</h4>
<p style="text-align: justify;">Son yıllarda sadece ödeme emri değil, özel usulsüzlük cezası ihbarnameleri yönünden de İYUK 11 başvurusunun mümkün olduğu ve dava süresine etkili olduğu açıkça ortaya konulmuştur:</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK’nın E:2019/842, K:2021/35, 27.01.2021 tarihli kararında, özel usulsüzlük cezasına ilişkin ihbarnameye karşı 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca idari başvuruda bulunulabileceği belirtilmiş; bu karar, daha sonraki bültenlerde de emsal olarak açıkça anılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Danıştay’ın 2023 ve 2024 tarihli VDDK bültenlerinde (örneğin E:2024/676, K:2024/1073 ve E:2023/435, K:2024/1057 karar özetlerinde),</p>
<p style="text-align: justify;">Hem ödeme emri hem de özel usulsüzlük cezası ihbarnamesi bakımından,</p>
<p style="text-align: justify;">İYUK 11 başvurusunun vergi mahkemesinde dava açma süresi içinde yapılması gerektiği,</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle usulüne uygun bir şekilde yapılan başvurunun, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durduracağı tekrar edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu çerçevede bugün gelinen noktada şunu söylemek mümkün:</p>
<p style="text-align: justify;">&gt; Sadece ödeme emrinde değil, özel usulsüzlük cezası ihbarnamelerinde de, süresi içinde yapılan İYUK 11 başvurusu, usulüne uygun olmak kaydıyla vergi mahkemesinde dava açma süresini durdurur.</p>
<h4 style="text-align: justify;">6.3. İhbarnamenin Şekil Yönünden Hukuka Uygunluğu</h4>
<p style="text-align: justify;">– E:2022/1336, K:2024/465</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK’nın aynı tarihli (15.05.2024) bir başka önemli kararı da, ihbarname şekline ilişkindir:</p>
<p style="text-align: justify;">VDDK, E:2022/1336, K:2024/465, 15.05.2024 sayılı kararda;<br />
mükellefin adı, soyadı/unvanı konusunda muhatabında tereddüt uyandıracak şekilde düzenlenen ihbarnamenin, VUK md. 35’e uygun olmadığı açıkça belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu karar, vergi/ceza ihbarnamelerine karşı açılacak davalarda şekil yönünden iptal sebeplerinin de güçlü biçimde kullanılabileceğini; özellikle ihbarnamenin muhatabının ve borcun konusunun açık ve tereddütsüz şekilde gösterilmesi gerektiğini bir kez daha vurgulamaktadır.</p>
<h4 style="text-align: justify;">6.4. Makaledeki Değerlendirmeye Güncel Etkisi</h4>
<p style="text-align: justify;">Bu yeni içtihatlar ışığında, makaledeki ana sonuçları şöyle güncellemek mümkündür:</p>
<p style="text-align: justify;">1. Ödeme emri</p>
<p style="text-align: justify;">6183 sayılı Kanun’daki özel dava süresi içinde, İYUK md. 11’e uygun idari başvuru yapılabilir. VDDK’nın 2023–2024 tarihli kararlarına göre, bu başvuru işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur.</p>
<p style="text-align: justify;">2. Vergi ve ceza ihbarnamesi (özellikle özel usulsüzlük cezası)</p>
<p style="text-align: justify;">İhbarnamenin tebliği üzerine, İYUK 11’e uygun şekilde idari başvuru yapılması artık açıkça mümkün kabul edilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">2019/842 E., 2021/35 K. kararı ve bu karara atıf yapan 2023–2024 tarihli VDDK kararları, Usulüne uygun yapılan bu başvurunun, Vergi mahkemelerinde dava açma süresini durduracağı yönünde net bir hat oluşturmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">3. Şekil yönünden ihbarnamenin iptali</p>
<p style="text-align: justify;">Mükellefin adı/unvanı, verginin türü, dönemi, tutarı gibi unsurlarda tereddüt uyandıran ihbarnameler, VUK md. 35’e aykırılık sebebiyle şekil yönünden iptal edilebilecek niteliktedir (E:2022/1336, K:2024/465).</p>
<p style="text-align: justify;">Bu güncel kararlar, hem mükellef lehine başvuru yollarını güçlendiriyor, hem de süre hesaplamalarında İYUK 11 başvurusunun etkisini daha güvenli ve öngörülebilir hale getiriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="TqgDw6JqhP"><p><a href="https://frekansdenetim.com.tr/5-vergi-dava-danismanligi/">Vergi Davaları Danışmanlığı</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Vergi Davaları Danışmanlığı&#8221; &#8212; Frekans Denetim A.Ş. İzmir YMM" src="https://frekansdenetim.com.tr/5-vergi-dava-danismanligi/embed/#?secret=LsYHtKZYgF#?secret=TqgDw6JqhP" data-secret="TqgDw6JqhP" width="500" height="282" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fvergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi%2F&amp;linkname=Vergi%20%C4%B0daresine%20Ba%C5%9Fvuru%20ve%20Dava%20A%C3%A7ma%20S%C3%BCresi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fvergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi%2F&amp;linkname=Vergi%20%C4%B0daresine%20Ba%C5%9Fvuru%20ve%20Dava%20A%C3%A7ma%20S%C3%BCresi" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fvergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi%2F&amp;linkname=Vergi%20%C4%B0daresine%20Ba%C5%9Fvuru%20ve%20Dava%20A%C3%A7ma%20S%C3%BCresi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fvergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi%2F&amp;linkname=Vergi%20%C4%B0daresine%20Ba%C5%9Fvuru%20ve%20Dava%20A%C3%A7ma%20S%C3%BCresi" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fvergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi%2F&amp;linkname=Vergi%20%C4%B0daresine%20Ba%C5%9Fvuru%20ve%20Dava%20A%C3%A7ma%20S%C3%BCresi" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/vergi-idaresine-basvuru-ve-dava-acma-suresi/">Vergi İdaresine Başvuru ve Dava Açma Süresi</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3330</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Borç Döküm Listesine Dava Açılması</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/borc-dokum-listesine-dava-acilmasi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=borc-dokum-listesine-dava-acilmasi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 19:15:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Danıştay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[süre uzatımı]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=3308</guid>

					<description><![CDATA[<p>Borç döküm listesi, mükelleflerin fiziksel yahut elektronik ortamdaki talepleri üzerine vergi dairelerince hazırlanarak mükellefe verilen, güncel borç durumunu gösteren dökümlerdir. Vergilendirme açısından hüküm ifade eden bir vesika yahut yazı niteliği taşımaması sebebiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 93. maddesi kapsamında bir &#8220;vergi vesikası&#8221; olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. &#160; T.C. DANIŞTAY [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/borc-dokum-listesine-dava-acilmasi/">Borç Döküm Listesine Dava Açılması</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Borç döküm listesi, mükelleflerin fiziksel yahut elektronik ortamdaki talepleri üzerine vergi dairelerince hazırlanarak mükellefe verilen, güncel borç durumunu gösteren dökümlerdir. Vergilendirme açısından hüküm ifade eden bir vesika yahut yazı niteliği taşımaması sebebiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 93. maddesi kapsamında bir &#8220;vergi vesikası&#8221; olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<pre style="text-align: center;"><strong>T.C.
DANIŞTAY
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU</strong></pre>
<table style="height: 189px;" width="989">
<tbody>
<tr>
<td width="50">Esas</td>
<td>: 2022/607</td>
</tr>
<tr>
<td>Karar</td>
<td>: 2022/1387</td>
</tr>
<tr>
<td>Tarih</td>
<td>: 16.11.2022</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;">TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı</p>
<p style="text-align: justify;">(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)</p>
<p style="text-align: justify;">VEKİLİ : Av. …</p>
<p style="text-align: justify;">KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Taahhüt Gıda ve Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketi</p>
<p style="text-align: justify;">VEKİLİ : Av. …</p>
<p style="text-align: justify;">İSTEMİN KONUSU : &#8230; Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">YARGILAMA SÜRECİ :</p>
<p style="text-align: justify;">Dava konusu istem: Davacının 28/11/2014 tarihli borç döküm listesiyle öğrendiğini belirttiği 2002, 2006, 2007, 2012 yıllarına ilişkin muhtelif vergi, ceza, gecikme faizi ve gecikme zammının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong><strong>&#8230; Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Davanın konusu vergi borcuna yönelik olduğundan davalı idarenin davanın süresinde açılmadığına yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Olayda, davaya konu borç sorgulama işleminin dayanağı 2007 yılının Ocak ila Eylül dönemleri ile aynı yılın Ocak-Aralık ve 2012 yılına ait borca ilişkin ihbarnameler davacının ikametgâh adresinde tebliğe çalışılmış, davacının imzadan imtina etmesi nedeniyle 21/12/2012 tarihinde muhtara tebliğ edilmiş ve bir nüshası da davacının önüne bırakılarak tutanak düzenlenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda, usulüne uygun tebliğ edildiği halde ödenmeyen ve dava da açılmayan söz konusu borçta hukuka aykırılık bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Davalı idarece, 2002 yılının Haziran dönemi ile 2007 yılının Ocak-Mart ila Ekim-Aralık dönemlerine ait borca ilişkin ihbarname ve tebliğ alındısı ibraz edilmemiştir. Bu durumda borcun usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği anlaşılamadığından değinilen kısımda hukuka uygunluk görülmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer taraftan, mahkeme kararıyla kaldırılan 2006 yılına ilişkin vergi borcunda da hukuki isabet görülmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle borç döküm listesiyle öğrenildiği belirtilen 2002 yılına ait ceza, 2006 yılına ait vergi, ceza ve gecikme zammı ile 2007 yılının Ocak-Mart ila Ekim-Aralık dönemlerine ait gecikme zammını kaldırmış, 2007 yılının Ocak ila Eylül dönemleri ile aynı yılın Ocak-Aralık ve 2012 yılına ait vergi, ceza, gecikme faizi ve gecikme zammı yönünden davayı reddetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 19/12/2019 tarih ve E:2016/11358, K:2019/7290 sayılı kararı:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Borç döküm listeleri, mükelleflerin fiziksel yahut elektronik ortamdaki talepleri üzerine vergi dairelerince hazırlanarak mükellefe verilen, güncel borç durumunu gösteren dökümlerdir. Vergilendirme açısından hüküm ifade eden bir vesika yahut yazı niteliği taşımaması sebebiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 93. maddesi kapsamında bir &#8220;vergi vesikası&#8221; olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bilgilendirme amacı taşıyan bir dökümün aynı zamanda bazı durumlarda haberdar etme niteliği de taşıyabileceği açıktır. Borç döküm listesini alan bir kişiye, içeriği vergi ve cezalara karşı açacağı davada, döküm içeriği vergi ve cezalara ilişkin düzenlenen vergi vesikalarının (ihbarnamelerin, ödeme emirlerinin) 213 sayılı Kanun&#8217;da öngörülen tebligat esaslarına uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin irdelenmesine imkan tanınması mahkemeye erişim hakkının bir gereğidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Borç döküm listesinin 213 sayılı Kanun kapsamında bir vergi vesikası olmaması sebebiyle, borç döküm listesiyle öğrenilen vergi ve cezalara karşı açılacak davaların 2577 sayılı Kanun hükümleri uyarınca vergi ve cezaların öğrenildiği borç döküm listesinin temin edilmesinden itibaren genel dava süresi içinde açılması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Olayda, dava dilekçesine ekli borç sorgu dökümünün 28/11/2014 tarihli olduğu, yargılama esnasında Mahkemece verilen ara kararla taraflardan, borç döküm çıktısının hangi tarihte tebliğ edildiğinin sorulması üzerine davalı idarece, borç döküm çıktısının yapılandırma işlemine yönelik olarak başvuru sahiplerine verildiği, ayrıca tebliğ edilmediği, davacı tarafından ise borçlardan 14/12/2014 tarihinde haberdar olunduğu belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda, tarafların ara karara cevapları ile davacı tarafından dava dilekçesi ekine 28/11/2014 tarihli borç dökümü çıktısının eklendiği maddi gerçeği göz önüne alındığında, davacının borç döküm listesi içeriği vergilerden haberdar olma tarihinin borç döküm listesi üzerinde yazılı 28/11/2014 olarak kabulüyle yasal dava açma süresi geçtikten sonra 09/01/2015 tarihinde açılan davanın süre aşımı yönünden reddi gerekmekte iken işin esası incelenmek suretiyle verilen Mahkeme kararının davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Daire, bu gerekçeyle kararın, 2002 yılına ait ceza, 2006 yılına ait vergi, ceza ve gecikme zammı ile 2007 yılının Ocak-Mart ila Ekim-Aralık dönemlerine ait gecikme zammını kaldırılması yolundaki hüküm fıkrasını bozmuş; davacının karar düzeltme istemini reddetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8230; Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Borç döküm listesiyle öğrenilen vergi ve cezalara karşı açılacak davalarda, dava açma süresinin hesabında borç döküm listesinin temin edildiği tarih değil, vergilendirmeye ilişkin vesikaların tebliğ edilmesine dair tarihin dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle ihbarnamelerin tebliğ edildiğini gösteren evrakların ayrı ayrı irdelenmesi sonucunda davalı idarenin davanın süresinde açılmadığına yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Olayda, davaya konu borç döküm listesinde yer alan vergi ve cezaların dayanağı olan ve ihbarname ve tebliğ alındıları dava dosyasına ibraz edilemeyen 2007 yılının Ocak-Mart ila Ekim-Aralık dönemlerine ait geçici vergilerin (1086 vergi kodlu gecikme zamları) usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği davalı idarece ispatlanamadığından, söz konusu amme borçlarında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer taraftan, 2002 yılının Haziran dönemine ait ceza ile 2006 yılına ilişkin vergi ve cezalara (3073 kodlu usulsüzlük cezaları, 1086 vergi kodlu gecikme zammı, 0010 vergi kodlu kurumlar vergisi) ilişkin amme borçlarının dayanağı ihbarnamelerin ara kararıyla davalı idareden istenildiği halde, 2002 yılının Haziran dönemine ilişkin ihbarname ve tebliğ alındısının ibraz edilemediği görülmekle usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği davalı idarece ispatlanamamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca Mahkeme kararları ile dayanağı ihbarnamelerin iptal edildiği anlaşılan 2006 yılına ilişkin vergi ve cezalarda da (3073 kodlu usulsüzlük cezaları, 1086 vergi kodlu gecikme zammı, 0010 vergi kodlu kurumlar vergisi) hukuki isabet görülmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi Mahkemesi ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle bozulan hüküm fıkrası yönünden ısrar etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Israr kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir</p>
<p style="text-align: justify;">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …&#8217;iN DÜŞÜNCESİ:</p>
<p style="text-align: justify;">Temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddi ile Mahkeme kararının diğer yönlerden temyizen incelenmesi için dosyanın Danıştay Üçüncü Dairesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>
<p style="text-align: justify;">Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İNCELEME VE GEREKÇE:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İLGİLİ MEVZUAT:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) işaretli bendinde; idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtilmiştir. Kanun&#8217;un 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasında ise dilekçelerin, görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 2577 sayılı Kanun&#8217;un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anılan Kanun&#8217;un 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinde de dilekçelerde, aynı Kanun&#8217;un 14. maddenin 3/c (ehliyet), 3/d (idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlemin olup olmadığı) ve 3/e (süre aşımı) bentlerinde yazılı hallerin bulunması halinde davanın reddine karar verileceğine yer verilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 377. maddesinin birinci fıkrasında, mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilecekleri düzenlenmiştir. Kanun&#8217;un 378. maddesinde ise, vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödeme yapılmış veya ödemeyi yapan taraftan verginin kesilmiş olması gerektiği belirtilmiştir.</p>
<h3 style="text-align: justify;">HUKUKİ DEĞERLENDİRME :</h3>
<ol style="text-align: justify;" start="14">
<li><strong><em> Dava konusu edilen işlemin, 2577 sayılı Kanun&#8217;un 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (d) işaretli bendi uyarınca idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde olup olmadığı yönünden hukuki değerlendirme:</em></strong></li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">Davacı tarafından borç döküm listesi ile öğrenilmiş olan vergi ve cezalar ile bunlara bağlı olarak hesaplanan fer&#8217;iler dava konusu edilmiştir<strong>. Dava dilekçesinde borç döküm listesinin iptali istenilmemiştir</strong>. Vergi uyuşmazlığından doğan idari davanın konusu belirlenirken, 2577 sayılı Kanun&#8217;un 63. maddesi uyarınca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun kaldırılan hükümleri arasında yer verilmeyip hukuki varlığı korunan ve bu konuda özel hüküm niteliği taşıyan 213 sayılı Kanun&#8217;un 377 ve 378. maddelerinin de dikkate alınması gerekir. Dava konusu vergi ve cezaların 213 sayılı Kanun&#8217;un anılan kuralları uyarınca idari davanın konusunu oluşturabileceğinde duraksama bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kurul Üyeleri …, …, …, …, … bu görüşe aşağıdaki gerekçeyle katılmamışlardır:</p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 14. maddesinde dava dilekçelerinin kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği, Kanun&#8217;un 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinde dava konusu edilebilecek bir işlem bulunmadığı takdirde davanın reddedileceği hüküm altına alınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi mahkemesinde dava açmaya yetkili olanları belirleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 377. maddesinin birinci fıkrasında, mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilecekleri belirtilmiştir. Anılan Kanun&#8217;un 378. maddesinde de vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödeme yapılmış veya ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması gerektiği belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı Kanun&#8217;un 2. maddesinde öngörülen idari davalara konu edilebilecek idari işlemler, idari makamlar tarafından bir kamu hizmetini yürütmek üzere kendilerine tanınan kamu gücü kullanılarak ve idarenin tek yanlı iradesiyle tesis edilen, kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte olup ilgililerin menfaatini etkileyen hukuksal işlemlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi mahkemelerinde dava konusu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler, tesis sebepleri, şekli, doğuracağı hukuki sonuçları vergi kanunlarıyla belirlenmiş vergi tarhiyatına, ceza kesilmesine ve vergi tevkifatına ilişkin işlemler ile düzeltme işlemleri, düzeltme ve şikayet başvurularının reddine ilişkin işlemler, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun&#8217;un uygulanmasına ilişkin ödeme emri, haciz, ihtiyati tahakkuk, ihtiyati haciz gibi işlemler ile ilgililerin hukuki menfaatini etkileyen diğer işlemlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda mükelleflerin vergi idaresine olan borçlarını gösterir bilgilendirici mahiyette olan borç döküm listeleri idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai nitelikte işlem olmadıklarından, 2577 sayılı Kanun&#8217;un 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendi uyarınca, borç sorgulama sonucu öğrenilen vergi borçlarının kaldırılması istemiyle açılan davanın incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle işin esasını incelenerek verilen ısrar kararında hukuki isabet görülmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı Kanun&#8217;un 22. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer verilen, 15. maddede sayılan sebeplerden biri ile veya yargılama usulüne ilişkin meselelerde azınlıkta kalanların işin esası hakkında da oylarını kullanacaklarına ilişkin kural ve Kurulumuzun usule ilişkin meselelerde azınlıkta kalanların diğer usuli meselelerde ve nihai kararda oy kullanacaklarına dair içtihadı uyarınca usuli mesele yönünden karşı oyda kalanlar işbu davanın süresinde açılıp açılmadığı yönünden de oylamaya katılmıştır.</p>
<ol style="text-align: justify;" start="14">
<li><strong><em> Vergi Mahkemesince işin esası incelenerek verilen ısrar kararıyla kaldırılan vergi ve cezalar ile bunların üzerinden hesaplanan fer&#8217;ilere karşı açılan davanın, 2577 sayılı Kanun&#8217;un 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (e) işaretli bendi uyarınca süresinde açılıp açılmadığı yönünden değerlendirme:</em></strong></li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">Danıştay Üçüncü Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">KARAR SONUCU :</p>
<p style="text-align: justify;">Açıklanan nedenlerle;</p>
<p style="text-align: justify;">Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,</p>
<p style="text-align: justify;">&#8230; Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,</p>
<p style="text-align: justify;">Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,</p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı Kanun&#8217;un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.</p>
<p style="text-align: justify;">XX &#8211; KARŞI OY:</p>
<p style="text-align: justify;">Temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddi ile kararın diğer yönlerden temyizen incelenmesi için dosyanın Danıştay Üçüncü Dairesine gönderilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="DWZABx7Scy"><p><a href="https://frekansdenetim.com.tr/5-vergi-dava-danismanligi/">Vergi Davaları Danışmanlığı</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Vergi Davaları Danışmanlığı&#8221; &#8212; Frekans Denetim A.Ş. İzmir YMM" src="https://frekansdenetim.com.tr/5-vergi-dava-danismanligi/embed/#?secret=2KZPHuuJTu#?secret=DWZABx7Scy" data-secret="DWZABx7Scy" width="500" height="282" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fborc-dokum-listesine-dava-acilmasi%2F&amp;linkname=Bor%C3%A7%20D%C3%B6k%C3%BCm%20Listesine%20Dava%20A%C3%A7%C4%B1lmas%C4%B1" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fborc-dokum-listesine-dava-acilmasi%2F&amp;linkname=Bor%C3%A7%20D%C3%B6k%C3%BCm%20Listesine%20Dava%20A%C3%A7%C4%B1lmas%C4%B1" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fborc-dokum-listesine-dava-acilmasi%2F&amp;linkname=Bor%C3%A7%20D%C3%B6k%C3%BCm%20Listesine%20Dava%20A%C3%A7%C4%B1lmas%C4%B1" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fborc-dokum-listesine-dava-acilmasi%2F&amp;linkname=Bor%C3%A7%20D%C3%B6k%C3%BCm%20Listesine%20Dava%20A%C3%A7%C4%B1lmas%C4%B1" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fborc-dokum-listesine-dava-acilmasi%2F&amp;linkname=Bor%C3%A7%20D%C3%B6k%C3%BCm%20Listesine%20Dava%20A%C3%A7%C4%B1lmas%C4%B1" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/borc-dokum-listesine-dava-acilmasi/">Borç Döküm Listesine Dava Açılması</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3308</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Takdir Komisyonu Kararına Karşı Dava Açma</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava</link>
					<comments>https://frekansdenetim.com.tr/3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 18:45:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Danıştay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[izmir mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir ymm]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=3304</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanun&#8217;da takdir komisyonu kararlarının mükelleflere tebliğ edilmesi yönünde bir usul benimsenmemiş olması durumu gözetilerek mükelleflerce emlak vergisine esas asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının öğrenme tarihinden itibaren (30) günlük genel dava açma süresi içerisinde ve en geç anılan kararın alındığı yılın son gününe kadar [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava/">Takdir Komisyonu Kararına Karşı Dava Açma</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanun&#8217;da takdir komisyonu kararlarının mükelleflere tebliğ edilmesi yönünde bir usul benimsenmemiş olması durumu gözetilerek mükelleflerce emlak vergisine esas asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının öğrenme tarihinden itibaren (30) günlük genel dava açma süresi içerisinde ve en geç anılan kararın alındığı yılın son gününe kadar dava açabileceklerinin kabul edilmesi gerekmekte olup bu tarihten sonra dava açma imkanı bulunmamaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<pre style="text-align: center;"><strong>T.C.
DANIŞTAY
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU</strong></pre>
<table style="height: 126px;" width="982">
<tbody>
<tr>
<td width="50">Esas</td>
<td>: 2022/14</td>
</tr>
<tr>
<td>Karar</td>
<td>: 2023/2</td>
</tr>
<tr>
<td>Tarih</td>
<td>: 15.02.2023</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>ARSA VE ARAZİ BİRİM DEĞERLERİNİN TESPİTİNE YÖNELİK TAKDİR KOMİSYONU KARARLARININ İPTALİ İSTEMİ</strong></li>
<li><strong>EMLAK VERGİSİNİN MATRAHI</strong></li>
<li><strong>ARSA VE ARAZİLERE AİT ASGARİ ÖLÇÜDE BİRİM DEĞER TESPİTİNE İLİŞKİN DEĞERLERİN BELİRLENMESİ</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>ÖZET</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>28.04.2023 tarihinde www.resmigazete.gov.tr&#8217;de yayınlanan Danıştay Veri Dava Daireleri Kurulu kararı. Asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerlerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarına karşı en geç anılan kararların alındığı yılın son gününe kadar dava açılabileceği hakkında.</em></p>
<p style="text-align: justify;">BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR</p>
<p style="text-align: justify;">I- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ</p>
<p style="text-align: justify;">İSTEMİNDE BULUNAN : Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu</p>
<p style="text-align: justify;">II- İSTEMİN ÖZETİ : Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 06/10/2022 tarih ve E:2022/299, K:2022/526 sayılı kararı ile İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 22/09/2022 tarih ve E:2022/2287, K:2022/1742; 25/10/2022 tarih ve E:2022/2454, K:2022/1994; 20/09/2022 tarih ve E:2022/2286, K:2022/1727 sayılı kararları ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2022/4101, K:2022/1119 sayılı kararı, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin 06/04/2021 tarih ve E:2021/151, K:2021/735 sayılı kararı ile Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 04/06/2021 tarih ve E:2021/1318, K:2021/1316 sayılı kararı arasındaki aykırılığın 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun&#8217;un 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca giderilmesi, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin bu yöndeki istemini uygun gören Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 01/12/2022 tarih ve E:2022/12, K:2022/13 sayılı kararıyla istenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">III- MADDİ OLAY:</p>
<p style="text-align: justify;">Davacılar tarafından, maliki oldukları taşınmazlar için tahakkuk eden emlak vergisi matrahlarına esas teşkil etmek üzere belirlenen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerlerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının iptali istemiyle davalar açılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">IV- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI:</p>
<p style="text-align: justify;">A-Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin E:2022/299 sayılı dosyasına konu yargılama süreci:</p>
<p style="text-align: justify;">Dava konusu istemin özeti: Davacı tarafından, 2022 yılı emlak vergisi matrahlarına esas teşkil etmek üzere belirlenen asgari ölçüde arsa birim değerlerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararının 09/02/2022 tarihinde davalı idareye yapılan başvuruya cevaben yazılan aynı tarihli yazıyla öğrenildiği ileri sürülerek söz konusu kararın maliki olduğu taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Samsun Vergi Mahkemesinin 15/03/2022 tarih ve E:2022/293, K:2022/187 sayılı kararı:</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 31/05/2012 tarih ve E:2011/38, K:2012/89 sayılı kararıyla iptal edilmeden önceki birinci cümlesi, &#8220;Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirler.&#8221; şeklindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisinin tarh ve tahakkukunu düzenleyen 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun ilgili maddeleri 09/04/2002 tarihli Resmî Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren 4751 sayılı Kanun ile değiştirilmiş ve yapılan değişiklikle tarh ve tahakkuka ilişkin esaslar getirilmiş, emlak vergisi uygulaması sonucunda görülen olumsuzlukları ortadan kaldırmak ve vergilemede kolaylığın ve basitliğin sağlanması amacıyla dört yılda bir alınmakta olan beyan esasının kaldırılması ve sadece vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde mükelleflerden bildirim alınmasını sağlamaya yönelik değişiklikler yapılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Arsa ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespiti takdir komisyonlarınca dört yılda bir yapılmakta olup kesinleşen asgari ölçüde birim değerleri esas alınarak hesaplanan bina ve arazilere ilişkin emlak vergisi, takdirin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve Şubat ayında yıllık olarak tarh olunmakta ve tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılarak Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nda mükellef olarak belirtilenler tarafından birinci taksiti Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksiti ise Kasım ayında olmak üzere iki eşit taksitte ödenmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisi mükelleflerinin takdir komisyonu kararlarına karşı idari dava açma haklarını kısıtlayan düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmeden önce daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilmekte iken söz konusu düzenlemenin iptal edilmesi ile birlikte verginin mükellefi olan bireylerin menfaatlerinin ihlal edilmesi halinde verginin tarh ve tahakkukuna dayanak olan asgari arsa ve arazi birim değerlerinin belirlenmesine ilişkin takdir komisyonu kararlarına karşı dava açma hakkının önünde herhangi bir yasal sınırlama kalmamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra dava açma ehliyetine sahip olan mükellefler tarafından takdir komisyonu kararının iptali istemiyle açılan davalarda dava açma süresi ile ilgili bir yasal düzenleme bulunmadığından dava açma süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağı ve en son hangi tarihe kadar dava açılabileceği hususlarının 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun ilgili hükümleri çerçevesinde ve emlak vergisinin genel özellikleri dikkate alınarak irdelenmesi gerekmektedir,</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının üçüncü bendinde yer alan dava açma süresini içeren cümle tamamen iptal edildiğinden, takdir komisyonu kararlarına karşı açılacak davalarda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 7. maddesinde yer alan yasal dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Kanun&#8217;un mükerrer 49. maddesinde arsa ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdir komisyonu kararlarının, öteden beri dava açma ehliyeti bulunan odalara, belediyeler ile köy ve mahalle muhtarlıklarına imza karşılığı verileceği belirtilmekte ise de emlak vergisi mükelleflerine ilan yoluyla tebliğ edileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı gibi ilgililere ne suretle tebliğ edileceği de düzenlenmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda, Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde yer alan hükümler, emlak vergisi ile ilgili yasal düzenlemeler ve emlak vergisinin özelliği göz önüne alınarak emlak vergisi mükelleflerinin hangi tarihe kadar dava açabilecekleri hususunun da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisinin matrahı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun 29. maddesinde tanımlanan vergi değeri olup bina, arsa ve arazilere ilişkin emlak vergisi hesaplamasına esas alınan vergi değeri dört yılda bir ilgili belediyeler tarafından yeniden hesaplanmakta ve vergi değerinin hesaplanmasında esas alınan arsa ve arazi birim değerleri de dört yılda bir takdir komisyonları tarafından belirlenmektedir. Belediyelerce de Emlak Vergisi Kanunu&#8217;na göre dört yılda bir defa belirlenen ve kesinleşen arsa ile arazi metrekare birim değerleri göz önüne alınarak emlak vergileri tarh ve tahakkuk ettirilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Arsa ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin değerlerin nasıl belirleneceğine dair usuller Emlak Vergisi Kanunu&#8217;ndaki hükümlerden ayrı olarak Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde özel olarak düzenlenmiş olup emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti, kesinleşmesi ve ilanı ile takdir komisyonu kararlarına karşı kimlerin hangi sürelerde yargı yoluna gidecekleri açıklanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anılan Kanun&#8217;un mükerrer 49. maddesinin son fıkrasında, kesinleşen asgari ölçüde birim değerlerinin ilgili belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir yere asılmak suretiyle tarh ve tahakkukun yapıldığı yılın başından Mayıs ayı sonuna kadar ilan edileceği belirtilmektedir. Maddede yer alan &#8220;kesinleşme&#8221; tabiri dava açılmayarak dava açma süresinin dolması ya da dava açılarak sonuçlanması anlamını taşıdığından, herhangi bir değerin ya da bedelin kesinleşmesinden sonra değiştirilmesi kanunen ve hukuken mümkün olamayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anılan maddede arsa ve arazilere ait asgari ölçüde belirlenen birim değerleri yönünden dava açılması ve devamı özel olarak düzenlendiğinden, maddede kesinleşen değerlerin ilanından bahsedilmek suretiyle verginin tahakkuk ettirildiği yılın başından önce vergi değerinin kesinleşmesi sağlanmak istenmiştir. Belediyelerce kesinleşen bu değerler esas alınarak tarh ve tahakkuk yapıldığından, mükelleflerin takdir komisyonlarınca dört yılda bir belirlenen arsa ve arazi asgari metrekare birim değerlerinin kesinleşmesinden önce idareye yapılacak başvuru sonucu verilen cevaptan ya da herhangi bir şekilde öğrenildiği tarihten itibaren 2577 sayılı Kanun&#8217;un 7. maddesinde yer alan ve (30) günlük genel dava açma süresi içerisinde söz konusu işlemin iptali istemiyle dava açmaları gerekmektedir. Sözü edilen değerlerin kesinleşmesinden sonra ise dava açma imkanı bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisi mükellefleri, takdir komisyonlarınca dört yılda bir belirlenen değerlere karşı kesinleştikten sonra veya kesinleşme ile birlikte tarh ve tahakkuktan önceki dönemlerde ya da verginin tarh ve tahakkukundan sonra açtıkları davalarda ilgili takdir komisyonu kararlarının iptalini isteyemeyeceklerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, davacı tarafından, vergi değerinin kesinleşmesinden sonra, başka bir anlatımla, kesinleşen vergi değeri esas alınarak tarh ve tahakkuk yapıldıktan sonra asgari arsa birim değerinin belirlendiği takdir komisyonu kararının maliki olduğu taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Nitekim Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 28/05/2015 tarih ve E:2015/4646, K:2015/5755 sayılı kararı da bu yöndedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkeme, bu gerekçeyle davayı süre aşımı nedeniyle reddetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Davacının istinaf istemini inceleyen Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 06/10/2022 tarih ve E:2022/299, K:2022/526 sayılı kararı:</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye Cumhuriyeti Anayasası&#8217;nın &#8220;Hak arama hürriyeti&#8221; başlıklı 36. maddesinde herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu ve hiç bir mahkemenin, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamayacağı hükme bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkemeye erişim hakkı Anayasa&#8217;nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en temel unsurlarındandır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında özetle, mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tabi olabildiği, bununla birlikte getirilen kısıtlamaların hakkın özünü ortadan kaldıracak şekilde kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiği, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşme&#8217;nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile bağdaşabileceği, bu ilkelerden hareketle, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla beraber mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kaldırılmasına neden olacak kadar aşırı bir esneklikten kaçınılması gerektiği belirtilmektedir (İdari Yargıda Adil Yargılanma Hakkına İlişkin Emsal Kararlar Kitabı, Sayfa 440, İnceoğlu, Arat, Duymaz).</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde arsa ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdir komisyonu kararlarının, öteden beri dava açma ehliyeti bulunan odalara, belediyeler ile köy ve mahalle muhtarlıklarına imza karşılığı verileceği belirtilmekte ise de emlak vergisi mükelleflerine ilan yoluyla tebliğ edileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı gibi ilgililere ne suretle tebliğ edileceği de düzenlenmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 8. maddesinde sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı ifade edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Kanun&#8217;un mükerrer 49. maddesinde, arsa ve arazi birim değerlerinin verginin tahakkuk edeceği yılın başından önce yargı yolu dahil kesinleştirilmesi amaçlanmış ise de bu süreçte ilan edilmeyen arsa veya arazi birim değerinin mükelleflere tebliğ de edilmemesi nedeniyle mükelleflerin, idareye başvuruları üzerine haberdar oldukları birim değerlerine karşı tebliğ veya öğrenme tarihinden itibaren otuz gün içerisinde dava açabileceklerinin kabulü gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Aksi durumun kabulü halinde dava açma hakkı, şeklen Kanun&#8217;da yer almış olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, davaya konu takdir komisyonu kararından 09/02/2022 tarihinde haberdar olan davacının, 01/03/2022 tarihli dilekçesi ile açtığı davanın süresinde olduğunun kabulü gerekeceğinden işin esasına girilerek karar verilmesi gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi Dava Dairesi bu gerekçeyle istinaf istemini kabul ederek vergi mahkemesi kararını kaldırdıktan sonra açıklanan hususlar dikkate alınarak yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Vergi Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 25/10/2022 tarih ve E:2022/2454, K:2022/1994; 22/09/2022 tarih ve E:2022/2287, K:2022/1742 ve 20/09/2022 tarih ve E:2022/2286, K:2022/1727 sayılı kararlarına konu maddi olay ve yargılama süreci yukarıda özetlenen Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin E:2022/299 sayılı dosyasına konu maddi olay ve yargılama süreci ile benzerlik arz etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">B- Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin E:2021/151 sayılı dosyasına konu yargılama süreci:</p>
<p style="text-align: justify;">Dava konusu istemin özeti: Davacı tarafından, 2020 yılı için tahakkuk eden emlak vergisi matrahlarına esas teşkil etmek üzere belirlenen arsa birim değerlerinin tespitine yönelik 03/05/2017 tarih ve 39 sayılı takdir komisyonu kararının 28/05/2020 tarihinde öğrenildiği ileri sürülerek söz konusu kararın iptali ve 2020 yılının 1. ve 2. dönemleri için tahakkuk ederek ihtirazi kayıtla ödenen emlak vergisinin iadesi istemiyle dava açılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Eskişehir 1. Vergi Mahkemesinin 19/11/2020 tarih ve E:2020/322, K:2021/581 sayılı kararı:</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkeme, 03/05/2017 tarih ve 39 sayılı takdir komisyonu kararı yönünden, yukarıda değinilen Samsun Vergi Mahkemesinin 15/03/2022 tarih ve E:2022/293, K:2022/187 sayılı kararında yer alan aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle 2018 yılına ait kesinleşen vergi değeri esas alınarak tahakkuk ettikten sonra davacı tarafından, 08/06/2020 tarihinde dava konusu edilen asgari ölçüde arsa birim değerinin tespitine ilişkin takdir komisyonu kararının iptali istemini süre aşımı nedeniyle reddetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">2020 yılının 1. ve 2. dönemleri için tahakkuk ederek ihtirazi kayıtla ödenen emlak vergisinin iadesi istemi yönünden ise emlak vergisi muafiyeti devam eden taşınmaz için tahakkuk ettirilen vergide hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bu istem yönünden davayı kabul ederek uyuşmazlık konusu verginin davacıya iadesine karar vermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Tarafların istinaf istemlerini inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin 06/04/2021 tarih ve E:2021/151, K:2021/735 sayılı kararı:</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu vergi mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istemleri reddetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2022/4101, K:2022/1119 sayılı kararı ile Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 04/06/2021 tarih ve E:2021/1318, K:2021/1316 sayılı kararına konu maddi olay ve yargılama süreci yukarıda özetlenen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin E:2021/151 sayılı dosyasına konu maddi olay ve yargılama süreci ile benzerlik arz etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">V- SAMSUN BÖLGE İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLAR KURULUNUN GÖRÜŞÜ:</p>
<p style="text-align: justify;">Başkanlar Kurulu, arsalara ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdir komisyonu kararlarına karşı vergi değerinin kesinleşmesinden sonra, başka bir ifadeyle, arsa ve arazi vergisinin tarh ve tahakkukundan sonra emlak vergisi mükelleflerince açılan davaların süresinde açılmış bir dava olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varıldığını belirterek, aykırılığın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2022/4101, K:2022/1119; Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin 06/04/2021 tarih ve E:2021/151, K:2021/735 ve Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 04/06/2021 tarih ve E:2021/1318, K:2021/1316 sayılı kararları doğrultusunda giderilmesi yönünde görüş bildirilmesine oyçokluğuyla karar vermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">VI- İLGİLİ MEVZUAT:</p>
<p style="text-align: justify;">1- i. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının ilgili bölümü şu şekildedir:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin dört yılda bir yapacakları takdirler, tarh ve tahakkuk işleminin (Emlâk Vergisi Kanununun 33 üncü maddesinin (8) numaralı fıkrasına göre yapılacak takdirler dahil) yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanarak, arsalara ait olanlar takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere, araziye ait olanlar il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve belediyelere imza karşılığında verilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Büyükşehir belediyesi bulunan illerde takdir komisyonu kararları, vali veya vekalet vereceği memurun başkanlığında, defterdar veya vekalet vereceği memur, vali tarafından görevlendirilecek tapu sicil müdürü ile ticaret odası, serbest muhasebeci mali müşavirler odası ve esnaf ve sanatkârlar odaları birliğince görevlendirilecek birer üyeden oluşan merkez komisyonuna imza karşılığında verilir. Merkez komisyonu kendilerine tebliğ edilen kararları onbeş gün içinde inceler ve inceleme sonucu belirlenen değerleri ilgili takdir komisyonuna geri gönderir. Merkez komisyonunca farklı değer belirlenmesi halinde bu değerler ilgili takdir komisyonlarınca yeniden takdir yapılmak suretiyle dikkate alınır.</p>
<p style="text-align: justify;">(İptal edilen birinci cümle: Anayasa Mahkemesinin 31/5/2012 tarihli ve E:2011/38, K:2012/89 sayılı kararıyla) (&#8230;) (***) Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine onbeş gün içinde Danıştaya başvurulabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kesinleşen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri, ilgili belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir yere asılmak suretiyle tarh ve tahakkukun yapıldığı yılın başından Mayıs ayı sonuna kadar ilân edilir.&#8221;</p>
<ol style="text-align: justify;" start="49">
<li>Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının üçüncü paragrafının Anayasa Mahkemesinin 31/5/2012 tarihli ve E:2011/38, K:2012/89 sayılı kararıyla iptal edilmeden önceki birinci cümlesi, &#8220;Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirler.&#8221; şeklindedir.</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">iii. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (c) işaretli fıkrası ilgili şu şekildedir:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Yukarıdaki fıkralara göre, Danıştay ve vergi mahkemelerinde dava açılması halinde, davalının onbeş gün içinde vereceği tek savunma ile dosya tekemmül etmiş sayılır. Danıştay ve vergi mahkemelerince bu davalar, dosyanın tekemmül ettiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">2- i. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun 11. maddesi şu şekildedir:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Bina vergisi, ilgili belediye tarafından;</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,</li>
<li>b) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep yılın son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte,</li>
<li>c) 33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir il veya ilçe sınırları içerisinde birden fazla belediye olması halinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan araziye ait arazi vergisini tarha yetkili olacak belediye, ilgili valiler tarafından belirlenir.&#8221;</p>
<ol style="text-align: justify;" start="21">
<li>1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun 21. maddesi şu şekildedir:</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Arazi vergisi, ilgili belediye tarafından;</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,</li>
<li>b) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte,</li>
<li>c) 33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan arazi vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir il veya ilçe sınırları içerisinde birden fazla belediye olması halinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan araziye ait arazi vergisini tarha yetkili olacak belediye, ilgili valiler tarafından belirlenir.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">3- Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun &#8220;Vergi değeri&#8221; başlıklı 29. maddesinin ilgili bölümü şu şekildedir:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Vergi değeri;</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>a) Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre,</li>
<li>b) Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan (700 Sayılı KHK&#8217;nın 59 uncu maddesiyle değişen ibare; Yürürlük:09.07.2018)yönetmelik hükümlerinden yararlanılmak suretiyle,</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">Hesaplanan bedeldir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi değeri, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunur.</p>
<p style="text-align: justify;">33 üncü maddeye (8 numaralı fıkra hariç) göre mükellefiyet tesisi gereken hallerde vergi değerinin hesaplanmasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 49 uncu maddesinin (b) fıkrasına göre belirlenen arsa ve arazi birim değerleri, takdir işleminin yapıldığı yılı takip eden ikinci yıldan başlamak suretiyle her yıl, bir önceki yıl birim değerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle dikkate alınır.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">VII- HUKUKİ DEĞERLENDİRME:</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde takdir komisyonlarının arsa ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin kararlarına karşı sadece kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıklarının onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği açıkça belirtilmişti. Bununla birlikte söz konusu düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesinden sonra bu kararların mükelleflere tebliğine ilişkin bir düzenleme yapılmadığından mükellefler tarafından anılan takdir komisyonu kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda dava açma süresi ile ilgili bir boşluk oluşmuştur. Bu nedenle, dava açma süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağı ve en son hangi tarihe kadar dava açılabileceği hususlarının Vergi Usul Kanunu ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun ilgili hükümleri çerçevesinde ve emlak vergisinin genel özellikleri dikkate alınarak irdelenmesi gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisinin tarh ve tahakkukunu düzenleyen Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun ilgili maddeleri 09/04/2002 tarih ve 24721 sayılı Resmî Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren 4751 sayılı Kanun&#8217;la değiştirilmiştir. Bu Kanun&#8217;la emlak vergisi uygulaması sonucunda görülen olumsuzlukları ortadan kaldırmak ve vergilemede kolaylığın ve basitliğin sağlanması amacıyla dört yılda bir alınmakta olan beyan esasının kaldırılması ve sadece vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde mükelleflerden bildirim alınmasını sağlamaya yönelik değişiklikler yapılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun yukarıda anılan hükümleri uyarınca bina ve arazi vergileri, dört yılda bir defa takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve Şubat aylarında Kanun&#8217;un 29. maddesine göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunacaktır. Tarh olunan vergilerin tahakkuk etmiş sayılacağı da Kanun&#8217;da ayrıca öngörülmüştür. Yine anılan Kanun hükümleri uyarınca yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29. maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina ve arazi vergileri, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılacaktır. Ayrıca vergi değeri mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisinin tarh ve tahakkuk ettirilmesinde esas alınan vergi değeri ise Kanun&#8217;da öngörülen diğer unsurlar yanında, Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesi uyarınca asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlere göre takdir komisyonlarınca takdir olunan birim değerler dikkate alınarak hesaplanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla sahip olduğu bina veya arazi nedeniyle emlak vergisi ödemekle yükümlü olan vergi mükellefleri açısından, takdir komisyonlarınca belirlenen asgari ölçüde birim değerleri, takdirin yapıldığı yılı takip eden ve bunu izleyen yıllarda, takdir komisyonunca kanunda öngörülen süre ve koşullar altında yeni bir birim değer takdir edilinceye kadar, ödenecek emlak vergisi tutarının belirlenmesi açısından önem arz etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisi mükellefleri, muhatap olacakları vergi yükünün hesaplanmasında esas alınacak takdir komisyonlarınca takdir edilen asgari ölçüde birim değerleri ile bu değerler üzerinden hesaplanarak bulunan vergi değerinin ve vergi değeri esas alınarak her yıl için tarh ve tahakkuk ettirilecek emlak vergisi tutarının hukuka uygun bir biçimde hesaplanıp hesaplanmadığını yargı mercileri önünde ihtilaf konusu yapmak isteyebilirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Kanun&#8217;un dört yıllık bir dönem boyuncu emlak vergisinin hesaplanması ile tarh ve tahakkuk ettirilmesi açısından öngördüğü yukarıda ana hatlarıyla belirlenen yöntem emlak vergisi mükellefleri yönünden hukuken belirli ve öngörülebilir niteliktedir. Bu nedenle emlak vergisi mükellefleri, vergi yükünün belirlenmesinde temel bileşeni oluşturan ve takdir komisyonlarınca takdir olunan asgari ölçüde birim değerlerinin hukuka uygunluğunu yargı mercileri önünde ihtilafa konu etmek istedikleri takdirde, davanın, Kanun&#8217;da hukuken belirli ve öngörülebilir bir biçimde düzenlenen bu tarh ve tahakkuk usulüne uygun bir şekilde açılması, kanun koyucunun anılan tarh ve tahakkuk usulünü benimseme amacını da gözeten bir yaklaşım olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Arsa ve arazilere ait asgari ölçüde birim değerlerinin nasıl belirleneceğine dair usul, Emlak Vergisi Kanunu&#8217;ndaki hükümlerden ayrı olarak Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir. Buna göre, takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin dört yılda bir yapacakları takdirler, tarh ve tahakkuk işleminin yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanacaktır. Ayrıca takdir edilen birim değerlerden, arsalara ait olanlar takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere, araziye ait olanlar il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve belediyelere imza karşılığında verilecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Takdir komisyonu kararlarına karşı kimlerin hangi sürelerde yargı yoluna gidecekleri hususunda, Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi ve bu hususa ilişkin yeni bir düzenleme yapılmamış olması nedeniyle bir açıklık bulunmamakta ise de Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi dikkate alındığında anılan kararlara karşı mükelleflerin dava açabileceklerinin kabulü gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kanun koyucu tarafından, dört yılda bir olmak üzere, takip eden yılda Ocak ve Şubat aylarında tarh ve tahakkuk edecek bina vergisi ve arazi vergisi yönünden arsa ve arazi birim değerlerinin belirlenerek ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere imza karşılığında bildirilmesi sürecinin, emlak vergisinin tarh ve tahakkuk edeceği tarihten altı ay önce başlaması ve ivedi bir şekilde özel bir yargılama usulü benimseyerek dava sürecinin yeni yıldan önce bitirilmiş olmasının amaçlandığı açıktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kanun koyucunun amacı bu şekilde olmakla birlikte Anayasa Mahkemesinin takdir komisyonlarınca belirlenen değerlere karşı bu değer belirlenmesinden menfaati etkilenen mükelleflere yargı yolunun kapatılmasının Anayasa&#8217;nın hak arama hürriyeti ve hukuk devletine ilişkin 2 ve 36. maddelerine aykırı görerek 213 sayılı Kanun&#8217;un mükerrer 49. maddesinin (b) bendinde yer alan kuralı iptal etmesi ve mükelleflere anılan kararların tebliğine ilişkin bir düzenleme yapılmamış olması karşısında mükelleflerin açacakları davalarda dava açma süresinin hak arama hürriyetine uygun bir yaklaşımla ele alınması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda Kanun&#8217;da takdir komisyonu kararlarının mükelleflere tebliğ edilmesi yönünde bir usul benimsenmemiş olması durumu gözetilerek mükelleflerce emlak vergisine esas asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının öğrenme tarihinden itibaren (30) günlük genel dava açma süresi içerisinde ve en geç anılan kararın alındığı yılın son gününe kadar dava açabileceklerinin kabul edilmesi gerekmekte olup bu tarihten sonra dava açma imkanı bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">VI-SONUÇ:</p>
<p style="text-align: justify;">Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle aykırılığın, arsa ve arazi birim değerlerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarına karşı en geç anılan kararların alındığı yılın son gününe kadar dava açılabileceği yönünde giderilmesine, 15.02.2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.</p>
<p style="text-align: justify;">X &#8211; KARŞI OY:</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisine esas arsa ve arazi birim değerlerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarına karşı emlak vergisi mükellefleri tarafından öğrenme tarihi itibarıyla açılan davaların süresinde açılmış dava olarak kabul edilip edilmeyeceği hususunda Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi istenilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (d) işaretli bendinde, dava dilekçelerinin, ortada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemin olup olmadığı yönünden inceleneceği hükmüne yer verilmiş; Kanun&#8217;un 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinde de böyle bir işlemin bulunmaması halinde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 377. maddesinde, mükellefler ve kendisine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilecekleri; 378. maddesinde ise vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması gerektiği hükme bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">İdari davaya konu olabilecek işlemler, idarenin tek yanlı, kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemleridir. Bu nedenle vergilendirme ile ilgili olarak tarh edilmesi gereken verginin tespitine yönelik olarak tesis edilen takdir komisyonu kararlarının tek başına dava konusu edilmesi mümkün olmayıp ancak söz konusu takdir komisyonu kararı esas alınarak salınan vergi ve kesilen cezanın dava konusu yapılması halinde dayanağı takdir komisyonu kararının da tartışılması mümkündür. Böyle bir durumda da tartışılarak değerlendirilmesi yapılan söz konusu takdir komisyonu kararının hukuk aleminden kaldırılıp kaldırılmaması yönünde hüküm kurulmaksızın, takdir komisyonu kararının hukuka uygunluğu değerlendirilerek bu karara dayalı olarak yapılan vergilendirme hakkında yargı yerlerince hüküm kurulabilmesi mümkün olabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bununla birlikte kanun koyucu tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 31/05/2012 tarih ve E:2011/38, K:2012/89 sayılı kararıyla iptal edilmeden önceki birinci cümlesinde yer alan, emlak vergisinin özellikleri dikkate alınarak yapılan istisnai düzenlemeyle takdir komisyonu kararlarına karşı sınırlı sayıda kişi ve kurumun dava açabilmesine imkan tanınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu şekilde, takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerlerinin yargısal denetiminin yapılması sağlanmış ve milyonlarca emlak vergisi mükellefinin tahakkuk eden emlak vergisine karşı dava açma ihtiyacı ortadan kaldırılmış olmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">İstisnai bir düzenleme ile dava konusu edilebilir hale gelen takdir komisyonu kararları, söz konusu yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi ile dava konusu yapılabilme niteliğini kaybetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Takdir komisyonunca belirlenen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerlerine karşı dava açma imkanı ortadan kalkmış olduğundan, artık sadece emlak vergisi tahakkukuna karşı açılacak davalarda takdir komisyonu kararlarının yargısal denetimi yapılabilecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu itibarla, takdir komisyonu kararlarının vergilendirmeye yönelik tarhiyatın hazırlayıcısı mahiyetinde olması, tek başına kişinin hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmesinin hukuken mümkün bulunmaması, kesin ve yürütülmesi gerekli icrai nitelikte bir işlem olmaması nedeniyle söz konusu kararların iptali istemiyle açılan davanın incelenmeksizin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">XX &#8211; KARŞI OY:</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa&#8217;nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biridir. Söz konusu hak, mahkemeye başvuru konusunda tutarlı bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada açık, pratik ve etkili fırsatlara sahip olmasını gerektirmektedir. Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkansız hale getiren uygulamalar hariç olmak üzere dava açmak için belli sürelerin öngörülmesi, mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmamakla birlikte, yargı yerlerinin usul kurallarını uygularken bir yandan adil yargılanma hakkını ihlal edebilecek aşırı şekilcilikten, diğer yandan da yasalar tarafından düzenlenen usul kurallarının ortadan kaldırılması sonucunu doğurabilecek aşırı esneklikten kaçınmaları gerekmektedir (AİHM, Walchli/Fransa B. No: 35787/03, 26/07/2007, §29; Eşim/Türkiye B. No: 59601/09, 17/09/2013, §19-21).</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde arsa ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdir komisyonu kararlarının, öteden beri dava açma ehliyeti bulunan odalara, belediyeler ile köy ve mahalle muhtarlıklarına imza karşılığı verileceği belirtilmekte ise de emlak vergisi mükelleflerine ilan yoluyla tebliğ edileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı gibi ilgililere ne suretle tebliğ edileceği de düzenlenmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa&#8217;nın 125. maddesinin üçüncü fıkrasında idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağı hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 8. maddesinde de sürelerin, 7. madde bağlamında tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı ifade edilmiştir. Kimi hallerde ortada bir tebligat olmasa da tebliğin varlığı kabul edilerek (olayda olduğu üzere öğrenme üzerine) dava hakkının doğduğu ve dava açma süresinin başladığı kabul edilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Takdir komisyonu kararına dayanılarak salınan emlak vergisine karşı açılan davalarda, davacıya ait taşınmazların bulunduğu cadde ve sokaklar için takdir edilen asgari arsa ve arazi birim değerinin tespitine ilişkin takdir komisyonu kararı, daha önce başka mükellefler tarafından açılan davalar sonucunda iptal veya kısmen iptal edilmiş ise, bunun neticelerinden aynı mahalle, cadde, sokak veya bölgede bulunan ve dava açmayan diğer tüm emlak vergisi mükellefleri de etkileneceğinden, taşınmazların bulunduğu yer için dava açılıp açılmadığının, açılmış ise vergi değerlerinin ne şekilde kesinleştiğinin araştırılması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla, 2577 sayılı Kanun&#8217;un 7. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca, emlak vergisi tarhiyatının bildirilmesi veya öğrenilmesi gibi uygulama işlemleri üzerine dayanağı takdir komisyonu kararlarının iptalinin en geç emlak vergisinin ilk taksit süresine kadar istenebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Aksi durumun kabulü, kendisine herhangi bir bildirim yapılmayan mükelleflerin uygulama işlemi üzerine takdir komisyonu kararının iptali istemiyle açtıkları davaların süre aşımı nedeniyle; emlak vergisine karşı açtıkları davaların da takdir komisyonu kararının dava açılmayarak kesinleştiği gerekçesiyle reddi sonucunu doğuracak ve dava açma hakkı, şeklen Kanun&#8217;da yer almış olacaktır. Bu durum adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkının ihlali sonucunu doğuracaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, emlak vergisine esas arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarına karşı emlak vergisi mükellefleri tarafından en geç emlak vergisinin ilk taksit süresine kadar açılan davaların süresinde açılmış olduğunun kabulü gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">XXX- KARŞI OY:</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi Usul Kanununun mükerrer 49. maddesi ile arsa ve arazilere ilişkin asgari ölçüde birim değerleri yönünden davanın açılması ve devamı özel olarak düzenlenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Maddede kesinleşen değerlerin ilanından bahsedilerek kanun koyucu tarafından verginin tahakkuk ettirildiği yılın başından önce vergi değerinin kesinleşmesi sağlanmak istenilmiş olup belediyelerce kesinleşen bu değerler esas alınarak tarh ve tahakkuk yapılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle mükelleflerin takdir komisyonlarınca dört yılda bir belirlenen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerlerinin kesinleşmesinden önce idareye yapılan başvuru sonucu verilen cevaptan ya da herhangi bir şekilde öğrenildiği tarihten itibaren 2577 sayılı Kanun&#8217;un 7. maddesinde yer alan (30) günlük genel dava açma süresi içerisinde söz konusu işlemin iptali istemiyle dava açmaları gerekmekte olup sözü edilen değerlerin kesinleşmesinden sonra dava açma imkanı bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun emlak vergisinin tarh ve tahakkukuna ilişkin esasların düzenlendiği 11 ve 21. maddelerinde, bina ve arazi vergilerinin dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve Şubat aylarında 29. maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunacağı ve bu suretle tarh olunan vergilerin tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılacağı düzenlenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla emlak vergisine esas arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının alındığı yılın son günü itibarıyla kesinleşmiş olduğu dikkate alındığında, anılan kararlara karşı kesinleşme tarihini takip eden günden itibaren (30) günlük genel dava açma süresi içinde dava açılabileceği sonucuna varılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, emlak vergisine esas arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarına karşı emlak vergisi mükellefleri tarafından takdir komisyonu kararlarının alındığı yılın son gününü takip eden günden itibaren (30) günlük genel dava açma süresi içinde açılan davaların süresinde açılmış olduğunun kabulü gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">XXXX-KARŞI OY:</p>
<p style="text-align: justify;">Arsa ve arazi birim metrekare değerlerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının kesinleşmesinden sonra açılan davaların süresinde açılmış dava olarak kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin olarak bölge idare mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun görüşü doğrultusunda giderilmesi için 2575 sayılı Kanun&#8217;un 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca Danıştayca bu konuda karar verilmesi istemiyle başvurulmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Emlak vergisinin matrahı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun 29. maddesinde tanımlanan vergi değeri olup bina, arsa ve arazilere ilişkin emlak vergisi hesaplamasına esas alınan vergi değeri dört yılda bir ilgili belediyeler tarafından yeniden hesaplanmakta ve vergi değerinin hesaplanmasında esas alınan asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri de dört yılda bir takdir komisyonları tarafından belirlenmektedir. Belediyelerce de Emlak Vergisi Kanunu&#8217;na göre dört yılda bir defa belirlenen ve kesinleşen arsa ile arazi metrekare birim değerleri göz önüne alınarak emlak vergileri tarh ve tahakkuk ettirilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Arsalara ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin değerlerin nasıl belirleneceğine dair usuller Emlak Vergisi Kanunu&#8217;ndaki hükümlerden ayrı olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde özel olarak düzenlenmiş olup emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti, kesinleşmesi ve ilanı ile takdir komisyonu kararlarına karşı kimlerin hangi sürelerde yargı yoluna başvurabilecekleri açıklanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Kanun&#8217;un sözü edilen maddesinin (b) işaretli fıkrasında, takdir komisyonlarında arsalara araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin dört yıl bir yapacakları takdirlerin tarh ve tahakkuk işlemlerinin yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanacağı belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Anılan Kanun&#8217;un mükerrer 49. maddesinin son fıkrasında, kesinleşen asgari ölçüde birim değerlerinin ilgili belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir yere asılma suretiyle tarh ve tahakkukun yapıldığı yılın başından Mayıs ayı sonuna kadar ilan edileceği belirtilmektedir. Maddede yer alan &#8221;kesinleşme&#8221; tabiri dava açılmayarak dava açma süresinin dolması ya da dava açılarak sonuçlanması anlamı taşıdığından, herhangi bir değerin ya da bedelin kesinleşmesinden sonra değiştirilmesi mümkün olamayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca yayımlanan 2021/1 Seri Nolu Emlak Vergisi Kanunu İç Genelgesi&#8217;nin, &#8220;II. TAKDİR SÜRESİ&#8221; başlıklı bölümünün &#8220;2.&#8221; işaretli kısmında, 213 sayılı Kanun&#8217;un mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrası uyarınca asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değer takdir işlemlerinin tamamlanarak karara bağlanması ve kararların ilgililere tebliğ işlemlerinin 30/06/2021 günü mesai saati bitimine kadar yapılması gerektiği öngörülmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun mükerrer 49. maddesinde, mükelleflere bu takdir komisyonları kararlarının tebliğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi sözü edilen maddenin (b) işaretli fıkrasındaki dava açılmasıyla ilgili düzenlemede Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararından sonra da kanun koyucu tarafından mükelleflere bu kararların tebliği ve dava açma süresine ilişkin yeni bir düzenleme getirilmediğinden mükelleflerin bu kararlara karşı nasıl dava açabilecekleri tartışmalı hale gelmiş, uygulamada ise emlak vergisi mükelleflerinin muhtarlıklara asılan ilan panolarından bu takdir kararlarını öğrenmiş sayıldıkları kabul edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kabulün, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu&#8217;nun ilgili hükümleri çerçevesinde ve emlak vergisinin genel özellikleri yanı sıra uygulamanın getirdiği zorunluluktan kaynaklandığı düşünülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Zira emlak vergisinin takdirin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve Şubat ayında yıllık olarak tarh edilip bu tarihte de tahakkuk etmiş sayılacağı dikkate alındığında, artık verginin kesinliği ile ilgili bir tartışma olmaksızın ödemenin gerçekleşmesi sağlanmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dolayısıyla ilgili takdir komisyonu kararının ilan edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde dava açılması ve aykırılığın bu yönde giderilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="aUcHS642V5"><p><a href="https://frekansdenetim.com.tr/1319-emlak-vergisi/">Emlak Vergisinde Vergi Ziyaı Cezası Uygulanamaz.</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Emlak Vergisinde Vergi Ziyaı Cezası Uygulanamaz.&#8221; &#8212; Frekans Denetim A.Ş. İzmir YMM" src="https://frekansdenetim.com.tr/1319-emlak-vergisi/embed/#?secret=P1L1a3ynyJ#?secret=aUcHS642V5" data-secret="aUcHS642V5" width="500" height="282" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<p><a href="https://frekansdenetim.com.tr/5-vergi-dava-danismanligi/">https://frekansdenetim.com.tr/5-vergi-dava-danismanligi/</a></p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Dava%20A%C3%A7ma" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Dava%20A%C3%A7ma" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Dava%20A%C3%A7ma" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Dava%20A%C3%A7ma" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava%2F&amp;linkname=Takdir%20Komisyonu%20Karar%C4%B1na%20Kar%C5%9F%C4%B1%20Dava%20A%C3%A7ma" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava/">Takdir Komisyonu Kararına Karşı Dava Açma</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://frekansdenetim.com.tr/3304-2takdir-komisyonu-kararlarina-karsi-dava/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3304</post-id>	</item>
		<item>
		<title>KDV İndirim Reddi</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/3301-kdv-indirim-reddi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=3301-kdv-indirim-reddi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 18:14:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Danıştay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[izmir mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir ymm]]></category>
		<category><![CDATA[yeminli mali müşavir]]></category>
		<category><![CDATA[ymm izmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=3301</guid>

					<description><![CDATA[<p>Takdir komisyonlarının görevi; Vergi Usul Kanunu uyarınca, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ile vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmektir. 3065 sayılı Yasa&#8217;da öngörülen indirim mekanizması ise vergilendirme tekniği açısından, matrah takdirinden farklı bir müessese olup mükelleflerin; gerek sahte fatura kullanmaları, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3301-kdv-indirim-reddi/">KDV İndirim Reddi</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Takdir komisyonlarının görevi; Vergi Usul Kanunu uyarınca, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ile vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmektir. 3065 sayılı Yasa&#8217;da öngörülen indirim mekanizması ise vergilendirme tekniği açısından, matrah takdirinden farklı bir müessese olup mükelleflerin; gerek sahte fatura kullanmaları, gerek defter ve belgelerini ibraz etmemeleri durumlarında, matrah takdirini gerektiren bir husus bulunmaması nedeniyle, bu tür fiillerin, Katma Değer Vergisi Kanunu&#8217;nun 29 ve 34. maddelerinde düzenlenen, indirim mekanizması içinde değerlendirilmesi suretiyle, katma değer vergisi indirimleri yönünden yapılacak vergi incelemesi ile bir sonuca bağlanması gerekmektedir. Bu nedenle, bu gibi hâllerde, mükelleflerin matrah takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmesi ve kendisine matrah, servet ve kıymet takdiri görevi verilmiş olup KDV indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonlarınca takdir edilen matrah üzerinden mükellefler adına cezalı tarhiyat yapılması mümkün değildir.</p>
<pre style="text-align: center;"><strong>T.C.</strong>
<strong>DANIŞTAY</strong>
<strong>DOKUZUNCU DAİRE</strong></pre>
<table style="height: 193px;" width="964">
<tbody>
<tr>
<td width="50">Esas</td>
<td>: 2024/940</td>
</tr>
<tr>
<td>Karar</td>
<td>: 2024/3742</td>
</tr>
<tr>
<td>Tarih</td>
<td>: 27.06.2024</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;">TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…</p>
<p style="text-align: justify;">VEKİLİ : Av. …</p>
<p style="text-align: justify;">KARŞI TARAF (DAVACI) : &#8230; Çevir. Dan. İnş. Rek. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.</p>
<p style="text-align: justify;">VEKİLİ : Av. …</p>
<p style="text-align: justify;">İSTEMİN KONUSU : Davacı adına bir kısım alış faturalarının sahte olduğundan bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2009/Nisan ilâ Aralık dönemleri için re&#8217;sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı; dava konusu cezalı tarhiyatın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle kabul eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın, Danıştay Dördüncü Dairesince bozulması üzerine bozma kararına uymayarak ilk kararında ısrar eden Bölge İdare Mahkemesi kararının Vergi Dava Daireleri Kurulu tarafından dava konusu cezalı tarhiyatın zamanaşımına uğramadığı, işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği, öte yandan davacının duruşma talebinin gözetilmemesinde de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bozulması üzerine bozma kararına uyarak Vergi Mahkemesi kararını kaldırıp, duruşma prosedürü izlendikten sonra yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine iadesi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan temyiz istemini reddeden ve dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesi yönünde karar veren Vergi Dava Daireleri Kurulu kararı üzerine dosyayı yeniden incelemek suretiyle davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden … Bölge İdare Mahkemesi &#8230; Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Önceki beyanların tekrarıyla dava konusu işlemin yerinde ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, kararın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması istenilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.</p>
<p style="text-align: justify;">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …&#8217;NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>TÜRK MİLLETİ ADINA</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İNCELEME VE GEREKÇE:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>MADDİ OLAY:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Davacı adına bir kısım alış faturalarının sahte olduğundan bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2009/Nisan ilâ Aralık dönemleri için re&#8217;sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>Takdir Komisyonlarının Yetkileri Hakkında Mevzuat</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun &#8220;Re&#8217;sen vergi tarhı&#8221; başlıklı 30. maddesinin 1. fıkrasında, re&#8217;sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hâllerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış ve maddenin 2. fıkrasının 3. bendinde; tutulması zorunlu olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmaması veya tasdik ettirilmemesi veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi hâli, 6. bendinde de; tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması hâli re&#8217;sen tarh nedeni olarak sayılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı Kanun&#8217;un &#8220;Takdir kararı&#8221; başlıklı 31. maddesinde, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanacağı belirtilmiş, &#8220;Komisyonların görevleri&#8221; başlıklı 74. maddesinin (a) fıkrasının 1. bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak; 2. bendinde de vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek, komisyonun görevleri olarak belirlenmiştir. Kanun&#8217;un &#8220;Maksat&#8221; başlıklı 134. maddesinde; vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu,135. maddesinde ise, vergi incelemesinin; vergi müfettişleri, vergi müfettiş yardımcıları, ilin en büyük mal memuru veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılacağı, Gelir İdaresi Başkanlığının merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında görev yapanların her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haiz olduğu belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu&#8217;nun 29. maddesinde de katma değer vergisi indirim mekanizması düzenlenmiş, anılan maddenin (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiştir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>Takdir Komisyonlarının KDV İndirim Reddi Hakkında Hukuki değerlendirme </strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Yukarıdaki Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla düzenlenen fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtmadığı ve sahte olduğu hususunun ortaya konulmuş olması durumunda, 3065 sayılı Kanun ile getirilen ve katma değer vergisine özgü bir mekanizma olan indirim mekanizmasından yararlanamayacakları, ancak davacının sahte fatura kullandığı hususunun, Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 134. maddesi uyarınca usulüne uygun yapılacak vergi incelemesi sonucunda düzenlenecek vergi inceleme raporu ile tespit edilebilecek bir durum olduğu, zira, burada tespit edilecek hususun, matrahın beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi değil, mükellefin yasal defterlerine kaydetmek suretiyle indirim konusu yaptığı fatura ve belgelerin gerçek durumu yansıtıp yansıtmaması olduğu, söz konusu fatura ve belgelerin gerçek durumu yansıtmaması durumunda ise vergi dairesince, mükellefin katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle hakkında tarhiyat yapılabileceği anlaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin 2009 yılı hesap ve işlemlerinin incelemesi için takdire sevk edilmesi üzerine, şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu dikkate alınarak tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin davacıya tebliğ edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Takdir komisyonlarının görevi; Vergi Usul Kanunu uyarınca, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ile vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmektir. 3065 sayılı Yasa&#8217;da öngörülen indirim mekanizması ise vergilendirme tekniği açısından, matrah takdirinden farklı bir müessese olup mükelleflerin; gerek sahte fatura kullanmaları, gerek defter ve belgelerini ibraz etmemeleri durumlarında, matrah takdirini gerektiren bir husus bulunmaması nedeniyle, bu tür fiillerin, Katma Değer Vergisi Kanunu&#8217;nun 29 ve 34. maddelerinde düzenlenen, indirim mekanizması içinde değerlendirilmesi suretiyle, katma değer vergisi indirimleri yönünden yapılacak vergi incelemesi ile bir sonuca bağlanması gerekmektedir. Bu nedenle, bu gibi hâllerde, mükelleflerin matrah takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmesi ve kendisine matrah, servet ve kıymet takdiri görevi verilmiş olup katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonlarınca takdir edilen matrah üzerinden mükellefler adına cezalı tarhiyat yapılması mümkün değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">İdari işlem ve tasarruflarla kişilerin hukukunda haricen değişiklik yapma yetki ve imtiyazına sahip olan idarenin, bu yetkisini kullanırken öncelikle yetkinin kullanılmasına ilişkin şekil ve koşullarının belirlendiği usul kanunlarının kendi üzerine yüklediği görevler çerçevesinde hareket etmesi gerekir. Zira Anayasa&#8217;da yer alan hukuk devleti ilkesinin doğal bir sonucu da idarenin işlem ve eylemlerini, hukuk kuralları çerçevesinde ve yine bu kuralların yüklediği görev ve yetki kapsamında yürütmesidir. Bu nedenle, yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca, davacı şirketin takdir komisyonuna sevk edilmesi üzerine, katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonunca alınan karara istinaden davacı adına yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın kabulü yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle yasal isabetsizlik bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">KARAR SONUCU:</p>
<p style="text-align: justify;">Açıklanan nedenlerle;</p>
<p style="text-align: justify;">Davalının temyiz isteminin reddine,</p>
<p style="text-align: justify;">… Bölge İdare Mahkemesi &#8230; Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA,</p>
<p style="text-align: justify;">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi &#8230; Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/06/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.</p>
<p style="text-align: justify;">(X)KARŞI OY :Davacının fatura aldığı mükellef hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle verilen Daire kararına katılmıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3301-kdv-indirim-reddi%2F&amp;linkname=KDV%20%C4%B0ndirim%20Reddi" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3301-kdv-indirim-reddi%2F&amp;linkname=KDV%20%C4%B0ndirim%20Reddi" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3301-kdv-indirim-reddi%2F&amp;linkname=KDV%20%C4%B0ndirim%20Reddi" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3301-kdv-indirim-reddi%2F&amp;linkname=KDV%20%C4%B0ndirim%20Reddi" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F3301-kdv-indirim-reddi%2F&amp;linkname=KDV%20%C4%B0ndirim%20Reddi" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/3301-kdv-indirim-reddi/">KDV İndirim Reddi</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3301</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ortaklık Paylarının Hisse Senedine Dönüştürülmesi Halinde, Senetlerin İktisap Tarihi ?</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/senetlerin-iktisap-tarihi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=senetlerin-iktisap-tarihi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jan 2024 18:11:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Danıştay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=3078</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bildiğiniz üzere geçmiş dönemlerde limited şirketin anonim şirkete ve ortaklık paylarının senede dönüştürülmesi halinde, senetlerin iktisap tarihi olarak, limited şirket ortaklık payına sahip olunan (tescil olunan) tarih dikkate alınmaktaydı. Ancak Gelir İdaresi bu konudaki görüşünü değiştirmiş olup, verilen bir özelgedeki görüş ve dayanakları şu şekildedir. &#8220;23/3/2000 tarihli 23998 sayılı Resmi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/senetlerin-iktisap-tarihi/">Ortaklık Paylarının Hisse Senedine Dönüştürülmesi Halinde, Senetlerin İktisap Tarihi ?</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-3620 alignleft" src="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2024/01/images-21.jpeg" alt="" width="188" height="267" /></p>
<p>Bildiğiniz üzere geçmiş dönemlerde limited şirketin anonim şirkete ve ortaklık paylarının senede dönüştürülmesi halinde, senetlerin iktisap tarihi olarak, limited şirket ortaklık payına sahip olunan (tescil olunan) tarih dikkate alınmaktaydı. Ancak Gelir İdaresi bu konudaki görüşünü değiştirmiş olup, verilen bir özelgedeki görüş ve dayanakları şu şekildedir.</p>
<p>&#8220;23/3/2000 tarihli 23998 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren 232 seri  numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin &#8220;2- Hisse Senetlerinin İktisap Tarihi&#8221; başlıklı bölümünde,</p>
<p>&#8220;Hisse senetlerinin üç ay süreyle elde tutulduktan sonra satılması halinde doğan değer artış kazancının vergilendirilmeyecek olması hisse senedinin iktisap tarihinin bilinmesini önemli kılmaktadır. Bu nedenle, hisse senedi alım satımı yapanların vergisel yükümlülüklerini tam olarak yerine getirebilmeleri açısından hisse senetlerinin iktisap tarihini izlemeleri gerekmektedir.</p>
<p>Genel olarak hisse senedi üzerinde tasarruf hakkına sahip olunan tarihin iktisap tarihi olarak dikkate alınması gerekmektedir. Bununla birlikte gerçek kişi ortakların şirketin sermaye artırımına gitmesi dolayısıyla sahip oldukları hisse senetlerinin ve aynı hisse senedinden değişik tarihlerde alım yapıldıktan sonra bunların bir kısmının elden çıkarılması halinde elden çıkarılan hisse senetlerinin iktisap tarihinin belirlenmesi farklılık göstermektedir.&#8221;<br />
açıklamalarına yer verilmiştir.</p>
<p>Bu hüküm ve açıklamalara göre, nevi değiştirerek anonim şirkete dönüşen limited şirkete ait ortaklık hakları, şirketin anonim şirkete dönüştüğü tarihte hisse senedi çıkarılmak suretiyle hisse senedine bağlanmış olması durumunda, anonim şirket hisse senetlerinin iktisap tarihi olarak; bu hisseler üzerinde tasarruf hakkına sahip olunan (hisse senetlerinin bastırıldığı) tarihin esas alınması gerekmektedir.&#8221; (GİB, 06.11.2023 Tarih E-62030549-125-1238228 Sayılı Özelge).</p>
<p>Bizim de görüşümüz Gelir İdaresinin vermiş olduğu son özelge doğrultusundadır. Başka bir ifadeyle hisse senedinin bastırılıp, ortağın hisse senedi üzerinde tasarruf hakkına sahip olduğu tarih, ortağın hisse senedini iktisap ettiği tarih olup, iki yıllık sürenin bu tarihten itibaren hesaplanması gerekmektedir.</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fsenetlerin-iktisap-tarihi%2F&amp;linkname=Ortakl%C4%B1k%20Paylar%C4%B1n%C4%B1n%20Hisse%20Senedine%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9Ft%C3%BCr%C3%BClmesi%20Halinde%2C%20Senetlerin%20%C4%B0ktisap%20Tarihi%20%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fsenetlerin-iktisap-tarihi%2F&amp;linkname=Ortakl%C4%B1k%20Paylar%C4%B1n%C4%B1n%20Hisse%20Senedine%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9Ft%C3%BCr%C3%BClmesi%20Halinde%2C%20Senetlerin%20%C4%B0ktisap%20Tarihi%20%3F" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fsenetlerin-iktisap-tarihi%2F&amp;linkname=Ortakl%C4%B1k%20Paylar%C4%B1n%C4%B1n%20Hisse%20Senedine%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9Ft%C3%BCr%C3%BClmesi%20Halinde%2C%20Senetlerin%20%C4%B0ktisap%20Tarihi%20%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fsenetlerin-iktisap-tarihi%2F&amp;linkname=Ortakl%C4%B1k%20Paylar%C4%B1n%C4%B1n%20Hisse%20Senedine%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9Ft%C3%BCr%C3%BClmesi%20Halinde%2C%20Senetlerin%20%C4%B0ktisap%20Tarihi%20%3F" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Fsenetlerin-iktisap-tarihi%2F&amp;linkname=Ortakl%C4%B1k%20Paylar%C4%B1n%C4%B1n%20Hisse%20Senedine%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9Ft%C3%BCr%C3%BClmesi%20Halinde%2C%20Senetlerin%20%C4%B0ktisap%20Tarihi%20%3F" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/senetlerin-iktisap-tarihi/">Ortaklık Paylarının Hisse Senedine Dönüştürülmesi Halinde, Senetlerin İktisap Tarihi ?</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3078</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mükellefin Devletten Olan Vergi Alacağına Hangi Faiz Uygulanmalı?</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/124vergialacagi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=124vergialacagi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jan 2024 18:05:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Danıştay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=3074</guid>

					<description><![CDATA[<p>Danıştay, Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu, 24.5.2023 Tarih, E. 2022/385, K. 2023/489 sayılı kararıyla bozulan bölge idare mahkemesi kararına göre;  “Devlet, dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, yargı organı kararının tebliğ tarihine kadar geçen süre için daha yüksek oranda gecikme [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/124vergialacagi/">Mükellefin Devletten Olan Vergi Alacağına Hangi Faiz Uygulanmalı?</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Danıştay, Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu, 24.5.2023 Tarih, E. 2022/385, K. 2023/489 sayılı kararıyla bozulan bölge idare mahkemesi kararına göre;  “Devlet, dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, yargı organı kararının tebliğ tarihine kadar geçen süre için daha yüksek oranda gecikme faizi hesaplamak suretiyle uğradığı ekonomik kaybı telafi etmektedir. Aynı ilişkinin diğer tarafı olan mükellefin davayı kazanması durumunda ise daha düşük bir faiz oranına rıza göstermesi beklenmektedir. Bu durum, devlet ile birey arasında adil olması gereken çıkarlar dengesini birey aleyhine bozmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu dengenin, Anayasa&#8217;nın 35 ve 90. maddeleri ile AİHM içtihatları doğrultusunda, devletin kendi alacaklarına uyguladığı faiz oranının mükelleflerin alacakları bakımından da esas alınması suretiyle sağlanması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, iadesine karar verilen meblağ üzerinden tahsil tarihinden iade tarihine kadar gecikme zammı oranında hesaplanacak faiz tutarı davacıya ödenmelidir.”</p>
<p style="text-align: justify;">Hakkaniyetin bunu gerektirdiğine inandığımız bu karar, Kurulun kararıyla bozulmuş ve tecil faizinin uygulanması gerektiğine hükmedilmiştir.</p>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F124vergialacagi%2F&amp;linkname=M%C3%BCkellefin%20Devletten%20Olan%20Vergi%20Alaca%C4%9F%C4%B1na%20Hangi%20Faiz%20Uygulanmal%C4%B1%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F124vergialacagi%2F&amp;linkname=M%C3%BCkellefin%20Devletten%20Olan%20Vergi%20Alaca%C4%9F%C4%B1na%20Hangi%20Faiz%20Uygulanmal%C4%B1%3F" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F124vergialacagi%2F&amp;linkname=M%C3%BCkellefin%20Devletten%20Olan%20Vergi%20Alaca%C4%9F%C4%B1na%20Hangi%20Faiz%20Uygulanmal%C4%B1%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F124vergialacagi%2F&amp;linkname=M%C3%BCkellefin%20Devletten%20Olan%20Vergi%20Alaca%C4%9F%C4%B1na%20Hangi%20Faiz%20Uygulanmal%C4%B1%3F" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2F124vergialacagi%2F&amp;linkname=M%C3%BCkellefin%20Devletten%20Olan%20Vergi%20Alaca%C4%9F%C4%B1na%20Hangi%20Faiz%20Uygulanmal%C4%B1%3F" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/124vergialacagi/">Mükellefin Devletten Olan Vergi Alacağına Hangi Faiz Uygulanmalı?</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3074</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İşyeri Olarak Kullanılan Konutun KDV İadesi Olur mu?</title>
		<link>https://frekansdenetim.com.tr/tapuda-konut/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=tapuda-konut</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Frekans YMM İzmir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2020 14:25:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Danıştay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frekansdenetim.com.tr/?p=758</guid>

					<description><![CDATA[<p>I- GİRİŞ Müteahhitler tarafından konut olarak inşaa ve teslim edilmiş olmasına rağmen, daha sona Maliye tarafından yapılan incelemelerde konutların iş yeri olarak kullanıldığının tespit edilmesi halinde, teslime konu olan bağımsız bölümlerin iş yeri olduğu varsayımı ile mükelleflerin bu teslimlere ilişkin iade talepleri yerine getirilmediği gibi bu teslimlere iş yerleri için [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/tapuda-konut/">İşyeri Olarak Kullanılan Konutun KDV İadesi Olur mu?</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-759" src="https://frekansdenetim.com.tr/wp-content/uploads/2020/04/ev-resmi.jpg" alt="" width="305" height="242" /></div>
<h2 class="cl" style="text-align: justify;"><strong>I- GİRİŞ</strong></h2>
<div class="article-text">
<p style="text-align: justify;">Müteahhitler tarafından konut olarak inşaa ve teslim edilmiş olmasına rağmen, daha sona Maliye tarafından yapılan incelemelerde konutların iş yeri olarak kullanıldığının tespit edilmesi halinde, teslime konu olan bağımsız bölümlerin iş yeri olduğu varsayımı ile mükelleflerin bu teslimlere ilişkin iade talepleri yerine getirilmediği gibi bu teslimlere iş yerleri için geçerli KDV oranı uygulanmak suretiyle mükellefler cezalı tarhiyat ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu çalışmamızda da konut olarak inşa ve teslim edilen bağımsız bölümlerin alıcılar tarafından iş yeri olarak kullanılmasının KDV oranına tesir ve iadeye engel teşkil edip etmeyeceği ve Maliye Bakanlığı’nın bu konudaki uygulaması vergi hukuku ve mevzuatı çerçevesinde ele alınacaktır.</p>
<h2 class="ListParagraph" style="text-align: justify;"><strong>II- YASAL MEVZUAT</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Bilindiği üzere 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’na göre; Türkiye’de ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabi olup (md. 1), teslim, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesidir (md. 2). Vergiyi doğuran olay <strong>“malın teslimi”</strong> ile meydana gelmektedir (md. 10). Katma değer vergisi oranı, vergiye tabi her bir işlem için % 10’dur. Bakanlar Kurulu bu oranı, dört katına kadar artırmaya, % 1’e kadar indirmeye, bu oranlar dâhilinde muhtelif mal ve hizmetler ile bazı malların perakende safhası ve inşaatın yapıldığı arsanın veya konutun vergi değeri ve bulunduğu yeri esas alarak konut teslimleri için  farklı vergi oranları tespit etmeye yetkilidir (md. 28).</p>
<p style="text-align: justify;">Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 28. maddesinin Bakanlar Kurulu’na verdiği yetkiye istinaden yayımlanan 24.12.2007 tarih ve 2007/13033 sayılı Kararname eki Karar ile KDV oranı Kararname eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1 olarak tespit edilmiş ve listenin 11. sırasında <strong>“Net alanı 150 m<sup>2</sup>’ye kadar konut teslimleri”</strong> için KDV oranının %1 uygulanacağı karara bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(I) sayılı listenin 11 inci sırasında yer alan net alanı 150 m2&#8217;ye kadar konutlardan</strong>; 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamındaki <strong>büyükşehirlerde</strong> (16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında rezerv yapı alanı ve riskli alan olarak belirlenen yerler ile riskli yapıların bulunduğu yerler hariç), <strong>lüks veya birinci sınıf inşaat olarak yapılan</strong> ve ruhsatın sonradan revize edilip inşaat kalitesinin yükseltilmesi hali de dâhil olmak üzere, yapı ruhsatının alındığı tarihte, üzerine yapıldığı arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesine istinaden tespit edilen arsa birim m2 vergi değerine ve inşaat ruhsat tarihine bakılarak KDV oranı belirlenmektedir.</p>
</div>
<table style="width: 83.9074%; height: 325px;" width="734">
<tbody>
<tr>
<td style="width: 9.97567%; text-align: left;" width="78"><span style="font-size: 10pt; color: #333399;">Vergi Değeri / KDV Oranı</span></td>
<td style="width: 43.1873%; text-align: left;" colspan="3" width="327"><span style="font-size: 10pt; color: #333399;">Yapı ruhsatı 1/1/2013 ila 31/12/2016 tarihleri arasında alınan konut inşaatı projeleri ile kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştirakleri tarafından ihalesi 1/1/2013 tarihinden itibaren yapılacak konut inşaatı projelerinde</span></td>
<td style="width: 44.6472%; text-align: right;" colspan="3" width="329"><span style="font-size: 10pt; color: #003300;">Yapı ruhsatı 1/1/2017 tarihinden (bu tarih dahil) sonra alınan konut inşaatı projeleri ile kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştirakleri tarafından ihalesi 1/1/2017 tarihinden itibaren yapılacak konut inşaatı projelerinde</span></td>
</tr>
<tr>
<td style="width: 9.97567%; text-align: center;"><span style="font-size: 10pt; color: #333399;"><strong>Vergi Değer</strong>i</span></td>
<td style="width: 13.6253%; text-align: center;"><span style="font-size: 10pt; color: #333399;">500 TL altında</span></td>
<td style="width: 13.9903%; text-align: center;" width="111"><span style="font-size: 10pt; color: #333399;">500 TL ile 1.000 (1.000 TL hariç) arasında</span></td>
<td style="width: 15.5718%; text-align: center;" width="128"><span style="font-size: 10pt; color: #333399;">1.000 TL ve üzerinde</span></td>
<td style="width: 15.8151%; text-align: center;"><span style="font-size: 10pt; color: #003300;">1.000 TL altında</span></td>
<td style="width: 10.8273%; text-align: center;" width="85"><span style="font-size: 10pt; color: #003300;">1.000-2.000 TL (2.000 TL dahil) arasında</span></td>
<td style="width: 18.0049%; text-align: center;" width="144"><span style="font-size: 10pt; color: #003300;">2.000 TL üzerinde</span></td>
</tr>
<tr>
<td style="width: 9.97567%;"><span style="font-size: 10pt; color: #333399;">KDV Oranı</span></td>
<td style="width: 13.6253%;"><span style="font-size: 10pt; color: #333399;">% 1</span></td>
<td style="width: 13.9903%;"><span style="font-size: 10pt; color: #333399;">% 8</span></td>
<td style="width: 15.5718%;"><span style="font-size: 10pt; color: #333399;">% 18</span></td>
<td style="width: 15.8151%;"><span style="font-size: 10pt; color: #003300;">% 1</span></td>
<td style="width: 10.8273%;"><span style="font-size: 10pt; color: #003300;">% 8</span></td>
<td style="width: 18.0049%;"><span style="font-size: 10pt; color: #003300;">18%</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div class="article-text">
<p style="text-align: justify;">6306 sayılı kanun kapsamında riskli yapı belirlemesi yapılmış taşınmazların yıkılması sonrasında, arsa sahipleri ile müteahhit arasında yapılmış inşaat sözleşmesi uyarınca inşa edilecek bağımsız bölümlerden arsa sahipleri ve üçüncü kişilere net alanı 150 metre kareden küçük konutların tesliminde %1, net alanı 150 metre kareden büyük konutlar ile iş yeri teslimlerinde %18 KDV uygulanacaktır. Bu taşınmazın arsa birim m² vergi değeri ve Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamındaki büyükşehirlerde olup olmamasının önemi bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">6306 sayılı Kanun kapsamında rezerv yapı alanı ve riskli alan olarak belirlenen yerlerde bulunan 150 m² nin altındaki konutların satın alınarak herhangi bir işleme tabi tutulmadan satışında, arsa birim m² vergi değerlerine bakılmaksızın %1 oranında KDV uygulanacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yine Büyükşehir Belediye Kanununa göre büyük şehir belediye sınırları içinde ve yapı ruhsatı 01/01/2013 ve 01/01/2017 tarihinden sonra alınmış olmakla birlikte lüks ya da birinci sınıf olarak nitelendirilmeyen net alanı 150 m² nin altındaki konut teslimlerinde arsa birim m² vergi değerine bakılmaksızın %1 oranında KDV uygulanacaktır. Büyük şehir belediye hudutları dışındaki konutlarda ise, inşaat ruhsatının tarihi, kalitesi, arsa birim metre kare vergi değeri ne olursa olsun 150 metre karenin altındaki konutların tesliminde % 1 KDV oranı uygulanacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak,</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>2016/9153 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına istinaden <strong>%18 KDV oranına tabi konutların</strong> <em>&#8220;08/09/2016 tarihinden 30/09/2017&#8221;</em> (2017/9759 sayılı BKK&#8217;nın 3&#8217;üncü maddesiyle uzatılan süre) tarihine kadar teslimlerinde %8 oranında KDV uygulanacaktır.</li>
<li>5 Mayıs 2018 tarihinde yayımlanan 2018/11674 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla söz konusu  2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’na geçici 3. madde eklenmiş ve <em>konutlardaki % 18 olan KDV oranının</em> <strong>05.05.2018 – 31.10.2018 </strong>tarihleri arasında % 8 oranında uygulanmıştır.</li>
<li>18 Mayıs 2018 tarihinde yayımlanan 2018/11750 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile sözü edilen geçici 3. maddeye <strong>“işyerleri (bina ve/veya bağımsız bölüm şeklinde olanlar)”</strong> ibaresi eklenerek KDV oranı % 18 olan işyerlerinin <strong>31.10.2018 tarihine kadar tesliminde % 8 oranında KDV </strong>tatbik edilmiştir.</li>
<li>31 Ekim 2018 tarih ve 287 sayılı Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile de <strong>%18 KDV oranına tabi konutlar</strong> ve <strong> işyerleri</strong> (bina ve/veya bağımsız bölüm şeklinde olanlar) için %8 olarak uygulanan KDV oranı indiriminin <strong>31.12.2018 tarihine kadar</strong> (bu tarih dahil) devam etmesi,</li>
<li>30 Aralık 2018 tarih ve 535 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile <strong>%18 KDV oranına tabi konutlar ve  işyerleri</strong> (bina ve/veya bağımsız bölüm şeklinde olanlar) için %8 olarak uygulanan KDV oranı indiriminin <strong>31.03.2019 tarihine kadar</strong> (bu tarih dahil) devam etmesi,</li>
<li>20 Mart 2019 Tarih ve 843 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile de yukarıda bahsedilen geçici 3. maddede değişikliğe gidilmiş ve “31.03.2019” ibaresi “31.12.2019” şeklinde değiştirilmek sureti ile <strong>%18 KDV oranına tabi konutlar ve  işyerleri</strong>(bina ve/veya bağımsız bölüm şeklinde olanlar) için <strong>%8 </strong>olarak uygulanan indirimli KDV oranının <strong>31.12.2019</strong> tarihine kadar (bu tarih dahil) devam etmesi öngörülmüş ve bu dönemlerde %18 KDV ye tabi taşınmazlar için indirimli oran uygulanmıştır.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Diğer taraftan vergi indirim hükümlerinin düzenlendiği 29. maddenin 2. fıkrasında <strong><em>“</em></strong><strong><em>Bir vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergisi toplamı, mükellefin vergiye tâbi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki fark sonraki dönemlere devrolunur ve iade edilmez. Şu kadar ki, 28. madde uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan vergi, bu mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli idareler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin % 51’i veya daha fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında bulunan (5615 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle değişen ibare. Yürürlük: 04.04.2007) işletmeler ile organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına mahsuben ödenir. (5838 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle değişen ibare) Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen vergi izleyen yıl içinde talep edilmesi şartıyla nakden veya mükellefin yukarıda sayılan borçlarına mahsuben iade edilir. Bakanlar Kurulu, vergi nispeti indirilen mal ve hizmet grupları ile sektörler itibarıyla, iade hakkını kısmen veya  tamamen ya da  amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisi ile sınırlı olmak üzere kaldırmaya; Maliye Bakanlığı, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir”</em></strong>hükmüne yer vermiştir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>II- KONUYA İLİŞKİN GÖRÜŞÜMÜZ VE YARGI KARARI</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Herkes istediği gibi inşaat yapamamaktadır. Bunun için ilgili kurumlardan inşaatın başlamasına ve yapımına izin veren inşaat ruhsatının alınması gerekmektedir. 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca <strong>“yapı ruhsatları”</strong> belediye sınırları içinde  kalan yerlerde inşa edilecek yapılar için belediye, belediye sınırları ve mücavir alanlar dışında 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu uyarınca il özel idaresinin ilgili organlarınca verilmektedir. Ayrıca 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinde (ç),  (ğ) ve (h) bentlerinde ki düzenlemelerde belirtilen yapılara ruhsat ve yapı kullanma izni vermek Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görevleri arasında sayılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">İnşaat işinde diğer bir önemli bir belge ise <strong>“yapı kullanım izin belgesidir”</strong><em>.</em> 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 30. maddesi ve Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 64. maddesine göre; Yapı tamamlandığında tamamının veya kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığında bu kısımlarının kullanılabilmesi için, yapı ruhsatını veren ilgili idareden izin alınması zorunludur.  Yapının kısmen kullanılması mümkün olan kısımlarına yapı kullanma izni düzenlenebilmesi için, bu bölümlere hizmet veren ortak kullanım alanlarının tamamlanmış ve kullanılabilir olması ve yapıda mevzuata aykırılığın bulunmaması şarttır. Yapı kullanma izninin verildiği tarih, yapının tamamlandığı tarihtir. 5 yıllık ruhsat süresi içinde yapı kullanma izninin düzenlenmesi gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre malikler gerekli hukuki şartları yerine getirmek üzere bağımsız bölümlerin cins tashihine giderek meskenleri iş yeri olarak kullanmalarında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.  Diğer bir ifadeyle inşa edilen ve teslime konu olan şey net alanı 150 metre kareden küçük konutları, alıcılar ya da kullanıcılar isterlerse gerekli hukuki şartları yerine getirmek üzere iş yeri olarak kullanabilecektir. Bu durum ise satıcı müteahhitlerle ilgili bir durum değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Katma Değer Vergisi Kanunu açısından vergilendirmede malın <strong>“teslim anında mevcut olan hukuki durumu”</strong> esas alınmaktadır. Yasalara göre <strong>“konut”</strong> olarak inşa edilen gayrimenkullerin, teslimden sonra fiilen işyeri olarak kullanılmalarının, bu gayrimenkullerin teslim anındaki vasfına ve vergilemeye etki etmeyeceği tabiidir. Mesela bir tekne ya da yatın ikamet maksatlı kullanılması ona konut niteliği kazandırmaz ve vergilemesi (KDV) teslim aşamasındaki hukuki vasfına göre yapılır. Bu durumda, <strong>“konut”</strong> olarak inşa edilen gayrimenkullerin teslimlerinin indirimli orandan yararlanması gerekmekte olup, teslimden sonraki zamanlarda alıcıların gayrimenkulü kullanım şekilleri vergilendirmeye (verginin konusu, matrahı, oranı vs) etki etmemektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Taşınmaz tesliminde uygulanacak KDV oranının belirlenmesinde vasfına bakılması Bir gayrimenkulün vasfının belirlenmesinde temel unsur <strong>“inşaat ruhsatı”</strong> ve <strong>“yapı kullanma izin belgesi ve tapu kayıtları”</strong> olup, satıştan/teslimden sonraki fiili kullanım şekli bu belirlemede bir önem arz etmemektedir. Aksi bir düşünce ile alıcıların kullanım tercihlerine göre, verginin konusunun ve vergi oranının değişmesi söz konusu olamaz. Zira teslime konu olan şeyin alıcıların kullanım tercihlerine göre KDV’ye tabi tutulması ve KDV oranı uygulanması vergilemede kanunilik ilkesine alenen aykırılık teşkil edecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer taraftan vergi dairesi teslime konu edilmiş meskenlere ait KDV’nin iadesi aşamasında meskenlerin iş yeri olarak kullanıldığının tespit edilmesi halinde iadeyi yapmamaktadır. Bu esnada bağımsız bölümler müteahhit tarafından teslime konu olduktan sonra hiç mesken olarak kullanılıp kullanılmadığı bilinmemektedir. Bu manada alıcılar kaç gün ya da kaç yıl aldıkları bu bağımsız bölümleri mesken kullanmaları/kullandırmaları gerekir ki, müteahhitler bu bağımsız bölümlere teslim aşamasında indirimli oranda KDV uygulasınlar ve bu inşaat dolayısıyla yüklendikleri KDV’yi iade olarak alabilsinler. Yasal düzenlemelerin hiçbir yerinde konuta indirim oran uygulanması ve müteahhitlerin yüklendikleri vergiyi iade alabilmeleri için alıcıların, teslime konu olan bağımsız bölümün mesken olarak kullanılması şartı yer almamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Öte yandan net alanı 150 metre kareden küçük konutlara %1 KDV oranının uygulanmasının temel amacı <strong>“dar gelirlilerin konut sahibi olmaları”</strong> olamaz. Çünkü bugün itibariyle Dünyanın/Türkiye’nin en zengin insanlarının bütün mal varlığını net alanı 150 metre kare küçük konutlara yatırmasında ve bu teslimlere %1 KDV oran uygulanmasında mer’i mevzuata göre bir engel bulunmamaktadır. Ayrıca 01.01.2013 tarihine kadar teslime konu olan meskenin değeri de KDV oranını değiştirmemekteydi. (Bu tarihten sonra genel anlamda vergi değerine göre değişen KDV oranlarının uygulanması karara bağlanmıştır). Bu anlamda Kanunun net alanı 150 metre kareden küçük konutları alımını değil de, üretimini teşvik ettiği söylenebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sebeple tapu kaydı,  inşaat ruhsatı, yapı kullanma izin belgelerinde, teslime konu olan şeyin teslim aşamasında hukuken mesken vasfında olduğu ve net alanı 150 metre kareden küçük konutların indirimli orana tabi teslimlerden kaynaklanan KDV iadesinden yararlanması, teslim/vergiyi doğuran olay aşamasındaki hukuki durumlarına göre %1 KDV ye tabi olması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Satıcıların meskenlerini satarken, bedelini faturalandırırken teslime konu bağımsız bölümlerin alıcılar tarafından ne amaçla kullanılacağını araştırma ve alıcılardan bu yönde bir beyan ya da taahhüt alma gibi bir görev, yetki ve sorumluluğu bulunmadığı gibi, alıcıların da bu böyle bir beyan ya da taahhütte bulunma zorunluluğu bulunmamaktadır. Dolayısıyla teslime konu olan şeyin ve vergi oranının kavranmasında tapu ve ruhsat bilgilerinin (bir nevi kimlik bilgilerinin, hukuki vasıflarının) esas alınması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa’nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyal bir hukuk devleti olduğu açıkça belirtilmiştir. Hukuk devleti olmak, yönetilenlere hukuk güvencesi sağlar. Hukuk güvenliği ilkesi, yasama, yargı ve yürütme organlarının tüm işlemlerinin hukuk kuralları içinde kalması ile gerçekleşebilir.Anayasa’nın Temel Hak ve Ödevler kısmı  (II.) Siyasî Haklar ve Ödevler bölümünde (IV) yer alan <strong>“Vergi Ödevi”</strong> başlıklı 73. maddesine göre <strong><em>“Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.”</em></strong> Verginin kanuniliği ilkesinin yasal dayanağını oluşturan bu hüküm mali açıdan hukuk güvenliğinin en önemli dayanağıdır. Anayasa’da <strong><em>“Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır”</em></strong> denilerek vergilemenin bir yasama işlemiyle yapılmasını öngörmüştür. Yürütme erkinin kanunda açıkça yer almayan bir hususta yasa koyucu yerine geçerek ihkak-ı hak iddiasında bulunması söz konusu olamaz. Aksi bir durum vergi koyma açısından anayasaya göre yetkisi olmayan yürütme ve yargı organlarının yeni vergiler koymasına ve kamu hukukunda bu durum fonksiyon gaspına, adaletsizliği ve kargaşaya neden olur.</p>
<p style="text-align: justify;">143 Seri No.lu VUK Genel Tebliği’nde de <strong>“Diğer yandan, kanun hükümlerinin kanuna hakim olan hukuki düşüncenin sınırlarını aşacak şekilde genişletilerek yorumlanmaması ve kıyas yolu ile başka hadislere teşmil edilmemesi gerekir. Kanunda diğer bir hükme atıf yapıldığı durumda bile kanunun öngördüğü sınırlar içinde kalınmalıdır. Ayrıca, kanun hükümlerinin açık olmaması veya kanunda birbiriyle çelişen hükümlerin bulunması halinde, objektif hüsnüniyet kuralı göz önünde tutularak yorum yapılması esastır. Kanunda hüküm bulunmayan hallerde ise, hüküm koyacak kanun boşluklarının doldurulması kuralı vergi hukukunda kullanılamaz.”</strong> ifadesiyle vergi hukukunda kıyasın uygulanamayacağı dile getirilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bilindiği üzere, Anayasa’nın 91. maddesine göre; <strong><em>“Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez.”</em></strong> Bu hükümle Anayasa vergilemenin yasanın öngördüğü hadler dışında yürütme organı tarafından çıkarılan kanun hükmünde kararname ile bile yapılamayacağını kararlaştırmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Vergi hukukunda kıyas yasağı kanunilik ilkesini tamamlayıcı nitelik taşır. Hukuk devletinin hukuki güvenlik ilkesi ve vergilerin yasallığı ilkesi, vergi hukukunda kıyas yoluna başvurulmasını engeller. Aksi halde idare ve yargı organlarının bu yoldan yeni vergi doğurucu olaylar yaratmaları veya vergi yükünü arttırmaları olasılığı doğabilir. Bu durum da hukuki güvenliğe ve barışa zarar verir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sebeple vergi dairesinin Kanun da yer almamasına rağmen kendilerini kanun koyucu yerine koyarak Kanun da açıkça düzenlenmemiş bir hususta yorum yoluyla mükelleflerin vergi yükünü artırıcı ve iade hakkını gasbetici işlem tesis etmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.</p>
<p class="Gvdemetni1" style="text-align: justify;">Nitekim, İzmir 4. Vergi Mahkemesi’nin <span class="Gvdemetni">Kararı’nda da <strong>“… bağımsız bölümün yapılırken ve teslim edilirken konut niteliğinde olduğu, teslim aşamasında aksi yönde bir tespitin de bulunmadığı, idarece teslimden yaklaşık 3 yıl geçtikten sonra yapılan yoklamada söz konusu bölümlerin iş yeri olarak kullanıldığı tespitinin teslim aşamasında yapıların konut olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği, teslim alan kişiler tarafından sonradan kullanım amacının değiştirilmiş olması halinin, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas olduğu ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde dikkate alınamayacağı sonucuna varılmıştır.”</strong> (1)</span><span class="Gvdemetni">h</span><span class="Gvdemetni">ükmüne varılmıştır. İşbu karar Danıştay 9. Dairesi tarafından onaylanmıştır (2). Aynı Daire 23.12.2020 tarih, E:2020/3808 K:2020/6139 sayılı kararı ile davalı vergi dairesinin karar düzeltme talebini reddetmiştir. Böylelikle bütün hukuki yollar tükenmiş ve karar kesinleşmiştir.</span></p>
<p class="Gvdemetni1" style="text-align: justify;"><span class="Gvdemetni"> Bizim de görüşümüz tamamen bu paraleldedir.  Aksi bir husus ancak kanunla yapılmış bir düzenlemeyle geçerlidir.</span></p>
<h2 class="Gvdemetni1" style="text-align: justify;"><span class="Gvdemetni"><strong>III- SONUÇ</strong></span></h2>
<p class="Gvdemetni1" style="text-align: justify;"><span class="Gvdemetni">Mezkur mahkeme kararında da hükme varıldığı katma değer vergisinde vergiyi doğuran olayda teslime konu olan şeyin teslim anındaki durumuna bakılmalıdır. Bağımsız bölümlerin <strong>konut olarak inşa ve teslim edildiği yapı ruhsatı,  yapı kullanma izin belgesi ve tapu belgeleriyle sabit olan konutlara</strong>,<strong> &#8220;konutlar için belirlenmiş KDV oranları uygulanmalı&#8221;</strong> ve indirimli orana tabi konut teslimlerinde ait olup yüklenilip indirim yoluyla giderilemeyen KDV iade edilmelidir. Alıcıların buraları mesken olarak kullanmaları zorunlu değildir. İş yeri olarak kullanmaları indirim oran uygulanmasına ve KDV iadesine engel değildir. Ayrıca müteahhitlerin </span>meskenlerini satarken ve bedelini faturalandırırken teslime konu bağımsız bölümlerin alıcılar tarafından ne amaçla kullanılacağını araştırma ve alıcılardan bu yönde bir beyan ya da taahhüt alma gibi bir görev, yetki ve sorumluluğu bulunmadığı gibi, alıcıların da bu böyle bir beyan ya da taahhütte bulunma zorunluluğu bulunmamaktadır. Aksi yönde vergi dairesince yapılacak işlemin hukuki zeminde kabul edilebilir hiçbir tarafı bulunmaktadır. Böyle bir husus vergilemede kanunilik, yorum ve kıyas yasağı ilkelerine alenen aykırıdır. Ayrıca bir nevi idarenin ihkak-ı hak ihdasıdır.</p>
<div style="text-align: justify;">
<div>Dr. Kemal AKMAZ</div>
<div>Yeminli Mali Müşavir</div>
<div></div>
<hr align="left" size="1" width="33%" />
<div id="ftn1">
<p>(1) İzmir 4. Vergi Mahkemesi’nin, 30.12.2015 tarih ve E. <span class="Gvdemetni">2014/1627, K.  2015/1948 sayılı Kararı.</span></p>
<p>(2) Danıştay 9. Dairesinin 28.11.2019 Tarih, E.2016/14740 K.2019/6320 Sayılı Kararı</p>
</div>
</div>
</div>
<p><a class="a2a_button_facebook" href="https://www.addtoany.com/add_to/facebook?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Ftapuda-konut%2F&amp;linkname=%C4%B0%C5%9Fyeri%20Olarak%20Kullan%C4%B1lan%20Konutun%20KDV%20%C4%B0adesi%20Olur%20mu%3F" title="Facebook" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Ftapuda-konut%2F&amp;linkname=%C4%B0%C5%9Fyeri%20Olarak%20Kullan%C4%B1lan%20Konutun%20KDV%20%C4%B0adesi%20Olur%20mu%3F" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_whatsapp" href="https://www.addtoany.com/add_to/whatsapp?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Ftapuda-konut%2F&amp;linkname=%C4%B0%C5%9Fyeri%20Olarak%20Kullan%C4%B1lan%20Konutun%20KDV%20%C4%B0adesi%20Olur%20mu%3F" title="WhatsApp" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Ftapuda-konut%2F&amp;linkname=%C4%B0%C5%9Fyeri%20Olarak%20Kullan%C4%B1lan%20Konutun%20KDV%20%C4%B0adesi%20Olur%20mu%3F" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_tumblr" href="https://www.addtoany.com/add_to/tumblr?linkurl=https%3A%2F%2Ffrekansdenetim.com.tr%2Ftapuda-konut%2F&amp;linkname=%C4%B0%C5%9Fyeri%20Olarak%20Kullan%C4%B1lan%20Konutun%20KDV%20%C4%B0adesi%20Olur%20mu%3F" title="Tumblr" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://frekansdenetim.com.tr/tapuda-konut/">İşyeri Olarak Kullanılan Konutun KDV İadesi Olur mu?</a> first appeared on <a href="https://frekansdenetim.com.tr">Frekans İzmir YMM Şirketi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">758</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
